Azerbaycan'daki başörtüsü gerilimine DEVA'dan tepki: Kardeş toplumlar neden karşı karşıya getiriliyor?

Azerbaycan'daki başörtüsü gerilimine DEVA'dan tepki: Kardeş toplumlar neden karşı karşıya getiriliyor?

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasıyla başlayan tartışmalara ilişkin İsrail bağlantılı araştırmacı Joseph Epstein'ın makalesine dikkat çekti. Azerbaycan ile İsrail arasında 2009 yılından bu yana eğitim, bilim ve kültür alanlarında sürdürülen iş birliğini hatırlatan Esen, başörtüsü meselesinin Türk dünyasının kimliği üzerinden ele alınmasını eleştirdi.

Azerbaycan'da başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberlerle başlayan tartışmalar Türkiye'de de gündemdeki yerini korurken, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir video yayımladı. Başörtüsü meselesinin yalnızca eğitim ve din özgürlüğü açısından değil, bölgesel siyasi ilişkiler ve Türk dünyasının kimliği bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Esen, İsrail'deki stratejik araştırma çevreleriyle bağlantılı Joseph Epstein'ın 29 Eylül 2026'da yayımlanan makalesini gündeme taşıdı.

Azerbaycan ile İsrail arasında uzun yıllardır devam eden eğitim ve bilim iş birliğine de dikkat çeken Esen, bu ilişkilerin başörtüsü kararında İsrail'in yönlendirmesi bulunduğuna dair kanıt oluşturmadığını özellikle vurguladı.

"BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI NEDEN TÜRK DÜNYASININ KİMLİK MESELESİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR?"

Esen, Azerbaycan'da yaşanan gelişmeleri kaygıyla takip ettiğini belirterek Washington merkezli Turan Research Center'ın direktörü Joseph Epstein'ın The Hijab and the Secular State in the Turkic World (Türk Dünyasında Başörtüsü ve Laik Devlet) başlıklı makalesine dikkat çekti.

Epstein'ın, İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesine bağlı Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi (BESA) ile de araştırmacı bağlantısı bulunduğunu hatırlatan Esen, söz konusu makalede Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasının Türk dünyasının millî kimliği, Türkiye'nin bölgesel etkisi ve İran'la rekabet çerçevesinde ele alındığını belirtti.

Esen, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkına erişimde yaşanan sorunların uluslararası siyasi rekabetin bir parçası olarak değerlendirilmesini sorgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Peki neden bir kız çocuğunun eğitim hakkı, bir anda Türk dünyasının kimlik meselesine dönüşüyor? Neden Türkiye'nin başörtüsü özgürlüğü konusundaki hassasiyeti, Azerbaycan'a yönelik bir tehdit gibi değerlendiriliyor?”

AZERBAYCAN İLE İSRAİL'İN 2009'DAN BU YANA SÜREN İŞ BİRLİĞİNİ HATIRLATTI

Esen, Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkilerin yalnızca askerî ve ekonomik alanlarla sınırlı olmadığını, eğitim, bilim ve kültür alanlarında da uzun yıllardır iş birliği yürütüldüğünü söyledi.

Bu kapsamda iki ülke arasında 28 Haziran 2009 tarihinde imzalanan Kültür, Eğitim ve Bilim Alanlarında İş Birliği Anlaşması'na dikkat çekti.

Azerbaycan'ın İsrail Büyükelçiliğinin resmî kayıtlarında da yer alan anlaşmanın eğitim, kültür, kütüphaneler, müzeler ve düşünce kuruluşları arasındaki ilişkiler için kurumsal bir zemin oluşturduğunu belirtti.

Esen, Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Əmrullayev'in 13 Şubat 2023'te düzenlenen Azerbaycan-İsrail İnovasyon Forumu'ndaki açıklamasını da hatırlattı.

Əmrullayev, söz konusu forumda İsrail'in deneyimlerinden yararlanmanın Azerbaycan'ın eğitim sisteminin gelişmesine katkı sağlamasını umduğunu ifade etmişti.

Bakanın açıklamaları, özellikle STEM eğitimi, robotik ve teknolojik yenilikler bağlamında yapılmıştı.

2026'DA EĞİTİM VE BİLİM ALANINDA YENİ ANLAŞMA

Esen, Azerbaycan ile İsrail arasındaki eğitim ve bilim iş birliğinin 2026 yılında da devam ettiğini belirtti.

2 Şubat'ta Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakan Yardımcısı Həsən Həsənli ile İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch'in bir araya geldiğini hatırlatan Esen, görüşmede genel eğitim, STEAM ve yükseköğretim alanlarındaki ilişkilerin değerlendirildiğini aktardı.

İki ülkenin ilgili bakanlıklarının 4 Şubat'ta ortak bilimsel araştırmaların yürütülmesi, projelerin birlikte finanse edilmesi ve akademik değişim programlarının geliştirilmesi konusunda yeni bir mutabakat imzaladığını da ifade etti.

Esen, bu kurumsal ilişkilerin başörtüsü tartışmasının uluslararası boyutunu değerlendirmek açısından dikkate alınması gerektiğini söyledi.

"TÜRK KİMLİĞİ İLE MÜSLÜMAN KİMLİĞİ NEDEN KARŞI KARŞIYA GETİRİLİYOR?"

Azerbaycan'daki okul kıyafeti tartışmasının din özgürlüğü meselesinden çıkarak millî kimlik tartışmasına dönüşmesini eleştiren Esen, Türk kimliği ile Müslüman kimliğinin birbirine karşıt kavramlar gibi sunulmaması gerektiğini savundu.

Başörtüsünün bir kadının kültürel ve millî aidiyetiyle çelişmek zorunda olmadığını belirten Esen, şu soruları yöneltti:

“Müslüman Türk kadını imgesi, Türk kültüründen kopuşun değil; inancını, kimliğini ve kültürel aidiyetini birlikte yaşatmanın bir ifadesi olamaz mı? Başörtüsü, bir kadının Türk kimliğiyle bağını zayıflatan değil, onun kendi tercihleriyle şekillenen bir inanç ve yaşam biçimi olarak görülemez mi?”

Esen, kadınların inançlarıyla kültürel kimliklerini bir arada yaşama hakkının siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"İSRAİL'İN BU KARARI YÖNLENDİRDİĞİNE DAİR ELİMİZDE KANIT YOK"

Açıklamasında İsrail ile Azerbaycan arasındaki iş birliğini gündeme getiren Esen, söz konusu ilişkilerin Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamalarının İsrail tarafından yönlendirildiğini kanıtlamadığının özellikle altını çizdi.

Bununla birlikte Joseph Epstein'ın makalesinde başörtüsü tartışmasının Türk dünyasının kimliği ve bölgesel güç mücadeleleri üzerinden değerlendirilmesini siyasi sonuçları bakımından sorguladı.

Esen, şu ifadeleri kullandı:

“İsrail'in bu kararı yönlendirdiğine dair elimizde bir kanıt yok. Ancak şu soruyu sormak hakkımız: Türkiye ile Azerbaycan'ı din ve kimlik üzerinden karşı karşıya getiren bu gerilim, iki kardeş toplum arasındaki güveni zedeleme riski taşıyarak kimin işine yarıyor?”

"AZERBAYCAN HÜKÜMETİNİ ELEŞTİRMEK, AZERBAYCAN TÜRKLERİNE KARŞI OLMAK DEĞİLDİR"

DEVA Partili Esen, açıklamasının sonunda Azerbaycan hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilerin iki ülke arasındaki kardeşliğe karşı bir tutum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî ve toplumsal bağların hükümetlerin izlediği politikalardan daha köklü olduğunu vurgulayan Esen, eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün siyasi hesapların konusu yapılmaması çağrısında bulundu.

Esen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Azerbaycan hükümetinin kararını eleştirmek, Azerbaycan Türklerine karşı olmak değildir. Bizim kardeşliğimiz, hükümetlerin politikalarından daha köklüdür. Ve hiçbir kız çocuğunun eğitim hakkı, hiçbir kadının inancı, hiçbir milletin kimliği siyasi hesapların malzemesi yapılmamalıdır.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN