Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü tarafından İçişleri Bakanlığı'nın destekleriyle hayata geçirilen "Anadolu’nun Ahisiyiz, Türkiye’nin Ailesiyiz" projesi, tarihi bir buluşmaya sahne oldu. Türkiye genelindeki esnaf ve sanatkâr odalarının 14 kadın başkanı, başkentte ilk kez bir araya geldi.
Dernek Başkanı Fehmi Çalmuk'un açılış konuşmasıyla başlayan ve ailenin korunması, kadına şiddetin önlenmesi ile mesleki eğitimin masaya yatırıldığı toplantıda kürsüye çıkan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, güncel toplumsal meselelere dair adeta bir manifesto niteliğinde açıklamalarda bulundu.

"ATOM BOMBASI ATSANIZ BU KADAR ZARAR VERMEZ!"
Konuşmasında Türk aile yapısına yönelik en büyük tehditlerden birinin medya ve televizyon yayınları olduğuna dikkat çeken Cemil Çiçek, ekranlardaki şiddet ve yozlaşmaya çok sert tepki gösterdi.
Dizileri üretenlere ve yayınlayanlara "Allah'tan korksunlar" diyerek seslenen Çiçek, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Bu televizyon programları, televizyon dizileri aileyi de ahiliği de bertaraf ediyor. Atom bombası atsanız bu topluma bu kadar çok zarar vermez! Her dizide 10-20 kişi ölüyor, yapanın yanına kâr kalıyor. Uyuşturucu, mafya ilişkileri ve nikahsız birliktelikler... 'Düzeyli birliktelik' adı altında aileyi yozlaştıran, ahilik felsefesine dinamit koyan bir anlayışla karşı karşıyayız. Çoluğunuzla çocuğunuzla izleyebileceğiniz dizi kalmadı."

KANUN ENFLASYONU: "BATI'DA 3 BİN, BİZDE 9 BİN 500 KANUN VAR"
Toplumdaki sorunların sadece yeni kanunlar veya yeni bakanlıklar kurularak çözülemeyeceğini belirten deneyimli siyasetçi, hukuki düzenlemeler ile ahlak arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Ahilik felsefesinin (kardeşlik ve dürüstlük) özümsenememesi nedeniyle devletin sürekli kanun çıkarmak zorunda kaldığını vurgulayan Çiçek, "Batı ülkeleri 3 bin kanunla kamu düzenini ve mutlu bir toplumu inşa edebiliyor. Türkiye'de şu an yürürlükte olan 9 bin 500'ün üzerinde kanun var ama halen bir sürü sıkıntı yaşıyoruz. Adam gibi Müslüman olup bu değerleri oturtamazsak, o kanunu uygulayacak olanlar ahlaksız olursa, siz istediğiniz kadar en mükemmel kanunu çıkarın" dedi.
Çiçek, günümüzde mahkemelerdeki en büyük yığılmanın "Tüketici Mahkemelerinde" olmasını da, hileli ve çürük mal satan esnafların Ahilik ahlakından uzaklaşmasına bağladı.
"KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR MANTIĞI YANLIŞ"
Geçmişteki Ahilik kültürü ile günümüzdeki meslek dayanışması arasındaki farka da değinen Cemil Çiçek, çok konuşulacak bir kıyaslama yaptı: "Bizde 'kol kırılır yen içinde kalır' diye bir atasözü var. Bu sadece aile içi sırlar içindir. Ama biz bunu alıp mesleklere ve siyasete uyarladık. 'Filanca meslektaşımız, aman yemediği halt kalmadı ama biz onu koruyalım' diyoruz. Halbuki Ahilik teşkilatında yanlış yapan, hileli mal satan adamın 'pabucunu dama atarlar'. Üstünü örtmez, teşhir ederler."

AHİLİK VEFA BERATI TAKDİM EDİLDİ
Toplantının sonunda Cemil Çiçek'e, Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği - Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk tarafından "Ahilik Vefa Beratı" takdim edildi.
TESK Başkanı Bendevi Palandöken ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı buluşmada; İstanbul, Eskişehir, Manisa (Akhisar), Ordu (Fatsa) ve Karabük (Safranbolu) gibi Türkiye'nin dört bir yanından gelen 14 kadın esnaf odası başkanı (Gaye Yardımcı, Ayşe Aydın, Pınar Gören, Emine İleri, Meltem Dur ve diğerleri) sorunların çözümü için ortak irade beyanında bulundu.
