Siirt Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen Siirt Ekonomi Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasında bugün Siirt Üniversitesinin fakülteleri, ulusal ve uluslararası çalışmalarıyla bölgesel kalkınma anlamında önemli bir rol icra ettiğini söyledi.
Üniversitenin gelişme stratejisiyle, ilin ve bölgenin kalkınma stratejisinin örtüştürülmesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle pilot üniversiteler belirlendi. İşte onlardan bir tanesi de Siirt Üniversitemiz. Siirt Üniversitesinde yapılan çalışmalar, kamu-üniversite-özel sektör işbirliğinin çok güzel örnekleri." diye konuştu.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda farklı bir zihniyetle hareket ettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Doğu'da, Güneydoğu'da özellikle yollar yapıldıysa, üniversiteler kurulduysa, köylere hizmetler gittiyse, bu kadar hastane, okul inşa edildiyse, şehir altyapıları yapıldıysa, organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri inşa edildiyse bunlar rastgele olmadı. Bunlar, bir zihniyetin yansıması olarak yapıldı. Nedir o zihniyet? Batıda ne varsa doğuda da o olacak, kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. 86 milyon, biriz, beraberiz, kardeşiz ve bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Bu zihniyet olmasa bu hizmetler olmazdı. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.
Son 23 yılda bütün ülkemize hizmet ettik. Hangi beldeye, köye, ilçeye giderseniz mutlaka bu eserlerle karşılaşırsınız. Bizim zihniyetimiz eser ve hizmet zihniyeti. Laf üstüne laf değil taş üstüne taş koyma zihniyeti. Bu bölgemizde, Doğu'da ve Güneydoğu'da ciddi yatırımlar yaptık. Aynı anda iki meseleyle uğraşmak zorunda kaldık. Bir, bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. İki, geçmişin ihmallerini telafi etmek için uğraştık."
''SADECE KAMU YATIRIMLARIYLA BİR İLİN, BİR ÜLKENİN KALKINMASI MÜMKÜN DEĞİL''
Yılmaz, beşeri sermaye ve fiziki altyapıya ciddi yatırım yaptıklarını anlatarak, "Bununla kalmadık, teşvik politikalarımızla özel sektöre destek olduk." dedi.
İlk defa bu dönem "6. bölge" dedikleri teşvikleri bu bölgeye getirdiklerini belirten Yılmaz, şunları dile getirdi:
"6. bölge teşvikleri çok önemli. Özellikle emek yoğun sektörlere çok güçlü bir destek sunduk. Niye bunu yaptık? Çünkü bu bölgemizde genç nüfus var. O genç nüfusun istihdamı için özel sektörün, emek yoğun sektörlerin gelişmesi gerekiyordu. Biz de bu anlamda çok güçlü teşviklerle buna destek olduk. Bugün de aynı anlayışı devam ettiriyoruz. Doğu'da, Güneydoğu'da tekstil ve konfeksiyon geliştiyse, bu noktalara geldiyse işte bu teşviklerle geldi. Sadece teşvik vermekle kalmadık. Tekstil kentler kurduk yani binayı biz yaptık. 'Gelin, makinenizi kurun, yatırım yapın.' dedik. 'Yeter ki istihdam sağlayın.' dedik. Buna benzer birçok adımla özel sektörü destekledik.
Kalkınma çerçevesinde şunun altını çizmek isterim. Bir ilin, bir ülkenin kalkınmasında kamu yatırımları çok önemlidir elbette ama en az bunun kadar önemli olan özel sektör yatırımlarıdır. Üretken dediğimiz, istihdam üreten, ihracat getiren yatırımlar, özel sektör yatırımlarıdır. Sadece kamu yatırımlarıyla bir ilin, bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Tabii ki kamu yatırımları olmazsa olmaz, yanlış anlamayın ama yetmez. Gerekli ama yeterli değil. Özel yatırımların artması gerekiyor. İşte bu anlayışla hareket ettik. Geçmişte maalesef terör ve güvenlik endişeleri nedeniyle özel yatırımlar, bu bölgemizde yeterince gelişmedi. Bırakın dışarıdan sermaye gelmesini, buranın insanı, uygun koşullar olmadığı için gidip Batı'ya, başka bölgelere yatırım yaptı. Bunun en güzel örneklerinden biri aslında Siirt. Bugün Türkiye'nin birçok yerinde Siirtli iş adamları, çok başarılı şekilde yatırımlarını ve ticaretlerini yapıyorlar."
''SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SİYASET, DEMOKRATİK SİYASET OLAMAZ''
Terörün olmaması, huzurun ve güvenliğin sağlanmasının hem demokrasi hem de kalkınma açısından önemine işaret eden Yılmaz, huzurun ve güvenliğin bulunmadığı yerde insanların temel hak ve hürriyetlerini yaşayamayacağını söyledi.
Cevdet Yılmaz, demokrasi denildiğinde herkesin şiddeti ve terörü bir kenara koyması gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sivil siyaseti, demokratik siyaseti savunmamız lazım. Silahların gölgesinde siyaset, demokratik siyaset olamaz. Çok açık ve net. Silahların olmadığı, terörün olmadığı bir ortamda kimin ne diyeceği varsa siyaseten, demokratik bir ortamda çıkar, savunur. Kim halkı ikna edebiliyorsa o yönde, demokratik bir ortamda kararlar alınıp ilerlenir. Bizim zihniyetimiz budur.
Dolayısıyla terörün olmadığı bir Türkiye, terörsüz bir Türkiye, hem demokrasi açısından hem de kalkınma bakımından çok çok önemli. Kalkınma açısından önemi yatırım ortamıyla ilgili. Yatırım ortamı dediğimiz kavram, sadece fiziki altyapı, insan kaynağı ve teşviklerle olmaz. Huzur ve güven ortamıyla oluyor aynı zamanda. Bu ortam pekiştikçe özel sektör yatırımları artar, başka yerlerden sermaye gelmeye başlar, bölge çok daha hızlı kalkınır."
Türkiye Yüzyılı'nın sadece metropollerin kalkınmasıyla ulaşılacak bir hedef olmadığını vurgulayan Yılmaz, "Biz, sıradan bir ülke değiliz. Alelade bir devlet de değiliz. Geçmişimiz var. Büyük bir medeniyetin mirasçısı bir devletimiz, ülkemiz var. İddialı hedeflerimiz var. Bunun için topyekun kalkınmamız lazım. Her ilimizin potansiyelini maksimum düzeyde kullanmamız lazım ki işte o Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşabilelim. Sadece İstanbul, Ankara, İzmir ile olmaz. Siirt de kalkınacak, Batman da kalkınacak, Edirne de kalkınacak, Sinop da kalkınacak, Mersin de daha fazla katkıda bulunacak ki Türkiye Yüzyılı ete kemiğe bürünsün." diye konuştu.
''ARZ YÖNLÜ POLİTİKALARLA, ENFLASYONLA MÜCADELEMİZE KATKIDA BULUNMAMIZ LAZIM''
Tarım ve hayvancılığın bölgenin önemli bir özelliği olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Tarım ve hayvancılık, insanlık var olduğundan beri var. Modası hiçbir zaman geçmeyecek bir sektör ama bunu modern anlayışla daha verimli şekilde yapalım. Ülkemizin de buna ihtiyacı var. Bunu Siirt fıstığı örneğinde görüyoruz. 27 bin tonu aşmış bir üretim var şu anda. Binlerce aile buradan ekmek yiyor. 'Bunu daha da geliştirip katma değerini nasıl yükseltiriz?' diye bakmamız lazım. Tarımsal üretimi, verimliliği artırmamız lazım." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, bu anlamda Garzan Sulama Projesi'nin önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"'Burada en önemli kamu projesi nedir?' derseniz, ekonomik olarak bence Garzan sulamalarıdır. Belli bir aşamaya gelmiş durumdayız. Projelendirme çalışmalarımız devam ediyor. Makro politikalarda da bunu önceliklendirmiş durumdayız. Malum, enflasyonla mücadele ediyoruz. Para politikaları, maliye politikaları, reformlar var. Arz yönlü politikaların çok önemli olduğunu düşünüyoruz, makro politikalarımız açısından da. 2024 Mayıs'ında enflasyon 75,5 seviyelerindeydi. En son 30,6'ya kadar düştü yani yaklaşık 45 puanlık bir gerileme oldu. Yeterli mi? Değil. Daha da düşmesini istiyoruz. İstikametimiz bu yönde.
Sıkı para politikalarımızı devam ettireceğiz, disiplinli maliye politikalarımızı sürdüreceğiz. Buralarda kararlıyız ama bunlar yetmez. Bir taraftan da arz yönlü politikalarla, enflasyonla mücadelemize katkıda bulunmamız lazım. Burada 5 tane kritik alanımız var. Birincisi gıda, ikincisi sosyal konut, üçüncüsü enerji, dördüncüsü lojistik, beşincisi de insan kaynakları. Bu 5 alanda arz yönlü politikaların hem enflasyonla mücadelemize hem dengeli ve sürdürülebilir büyümemize ciddi katkılar sunacağına inanıyoruz.
Bu nedenle sulama projelerini önceliklendirdik. Özellikle de tarla içine gelmiş aşamada olan projeler. Baraj bitmiş, ana kanal büyük oranda bitmiş, tarla içi kalmış. 'İşte oraya yüklenelim.' dedik. Paramızı yeni projelere dağıtıp bütün projeler bitmeden devam etsin diye bakarsak doğru yapmayız. Önceliklendirmemiz lazım."
''KURTALAN PROJESİ'NİN, SİİRT'E GELMESİ BAŞLI BAŞINA ÇOK BÜYÜK BİR PROJE''
Yılmaz, yerel ham madde ve yerel işçiliği kullanan projelere ağırlık verilmesi gerektiğini, bunun bölgeyi daha fazla kalkındıracağını dile getirdi.
Siirt'e yönelik kamu yatırımlarına ilişkin Yılmaz, şu bilgileri paylaştı:
"Hastanemizi tamamlıyoruz, başka projelerimiz var. Güzel bir demir yolu projemiz var. Bahsettiğim 5 öncelik de Siirt'te var diye düşünüyorum. Gıdayı artıracağız. Sosyal konutu artıracağız. 1627 sosyal konutu inşa edeceğiz. Bu, konut fiyatları ve kiralar açısından önemli. Lojistik önemli demiştim. Üretim alanlarını limanlara ve pazarlara bağlayan demir yolları hatları. Kurtalan Projesi, Siirt'e gelmesi başlı başına çok büyük bir proje. Siyasilerimizi, vekillerimizi, emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Cumhurbaşkanımıza tabii çok teşekkür ediyoruz. 25 milyar liranın üzerinde bir projeden bahsediyoruz. Çok büyük bir proje. İnşaat sürecinden sonra hizmete girecek. İnsan kaynaklarına yatırım yapıyoruz. Enerjide, yenilenebilir enerji başta olmak üzere önemli projeler var. HES projeleri, şu anda 1000 megavatın üzerinde."
Program öncesinde Yılmaz, fakültedeki sergi alanında yer alan, Siirt temalı fotoğraf sergisi, geleneksel el sanatları, kadın kooperatiflerinin yöresel ve katma değerli ürünleri, tarımsal ürünler, coğrafi işaretli ürünler, sıfır atık çalışmaları ile Olgunlaşma Enstitüsünün geleneksel dokuma uygulamalarının sergilendiği stantları ziyaret etti.
