Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını ve jeopolitik çıkarlarını koruma altına alacak olan yeni yasal düzenleme için çalışmalar hız kazandı. AK Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, daha önce farklı mevzuatlara dağılmış olan deniz yetki alanlarına ilişkin hükümler, hazırlanacak bu yeni "temel kanun" ile bütüncül bir yapıya kavuşturulacak.
DENİZ YETKİ ALANLARINDA "MÜSTAKİL KANUN" DÖNEMİ
Hazırlanan teklif, Türkiye’nin ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığı sınırlarını doğrudan bir kanun maddesi haline getirerek yasal statülerini tahkim etmeyi amaçlıyor. Bu düzenlemeyle birlikte:
Türkiye’nin kendi deniz yetki alanları içinde uygulayacağı hukuki normlar netleştirilecek.
Mevcut kanunlardaki eksiklikler giderilerek, deniz sınırları uluslararası sulara karşı koruma altına alınacak.
Farklı kanun ve yönetmeliklerde yer alan denizcilik hükümleri tek bir temel metinde toplanacak.
EGE’DEKİ "GRİ BÖLGELER" İÇİN ULUSLARARASI TANIM
TRTHaber'in aktardığına göre, kanun teklifinin en kritik başlıklarından birini, Ege Denizi’nde Türkiye ile Yunanistan arasında tartışma konusu olan coğrafi formasyonlar oluşturuyor. "Gri bölge" olarak nitelendirilen ada, adacık ve kayalıkların hukuki statüsü, Uluslararası Deniz Hukuku ilkeleri referans alınarak taslak metne eklendi. Bu adımın, Türkiye’nin tezlerini uluslararası hukuk nezdinde daha güçlü bir yasal zemine oturtması hedefleniyor.
TSK VE DIŞİŞLERİ EŞGÜDÜMÜNDE HAZIRLIK
Taslak metin, devletin ilgili kurumlarının en üst düzey katılımıyla şekillendirildi. Hazırlık sürecinde izlenen yol haritası ise şöyle:
Teknik Analiz: Uluslararası Deniz Hukuku normları ile mevcut Türk kanunları karşılaştırmalı olarak incelendi.
Stratejik Görüşler: Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın teknik önerileri taslağa dahil edildi.
Diplomatik Koordinasyon: Dışişleri Bakanlığı bürokratları, yasal düzenlemenin uluslararası anlaşmalarla uyumu konusunda aktif rol üstlendi.
