DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, yayımladığı basın bülteniyle, Türkiye genelinde artan gıda fiyatları ve alım gücündeki düşüşün yarattığı gıda güvenliği risklerine dikkat çekti. Karal, özellikle emekliler, öğrenciler ve engellilerin "tarihi geçmiş ürün reyonlarına" mahkum edildiğini savundu.
"MESELE YASAL OLMASI DEĞİL, MECBURİYET"
Karal, İstanbul, Eskişehir, Bursa ve Çanakkale başta olmak üzere birçok ilde, tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) aylar hatta bir yıl geçmiş ürünlerin satıldığına dair basına yansıyan haberleri hatırlattı. Bu ürünlerin yoğunlukla dar gelirli gruplar tarafından tercih edildiğini belirten Karal, durumun yasal mevzuatla açıklanamayacak kadar vahim olduğunu ifade etti.
Tavsiye edilen tüketim tarihi ile son tüketim tarihi (STT) arasındaki mevzuat ayrımının sahadaki insani krizi açıklamaya yetmediğini vurgulayan Karal, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Burada asıl soru 'yasal mı?' değildir. Asıl soru şudur: Vatandaş neden buna mecbur bırakılıyor? Gıda israfını önleme söylemiyle yoksulluğun üzeri örtülüyor. Ortaya çıkan tablo, dar gelirli vatandaşların fiilen 'tarihi geçmiş gıda reyonlarına mahkum edildiği' bir düzendir. Özellikle süt, et ve hayvansal gıdalar konusunda ciddi bir zehirlenme ve sağlık riski söz konusudur."
"HALK SAĞLIĞI VE İNSAN ONURU SORUNU"
Yaşananların sadece ekonomik bir tercih değil, "çaresizlikten doğan bir eleme süreci" olduğunu belirten Karal, konunun halk sağlığı ve sosyal devlet anlayışıyla doğrudan ilgili olduğunu kaydetti.
Bir ülkede emeklilerin alışveriş yaparken sağlık riskini hesaplamak zorunda kalmasının sistemsel bir sorun olduğunu ifade eden Karal, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Sosyal devlet, vatandaşına 'en ucuz olanı seç' demekle yetinemez. Sosyal devlet, vatandaşına 'en güvenli olana eriş' diyebildiği ölçüde güçlüdür. DEVA Partisi olarak biz, insan onuruna yakışır bir yaşamı esas alan, vatandaşını riskli tercihlere mahkum etmeyen bir düzeni savunuyoruz."
