DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, yaptığı yazılı değerlendirmede, Türkiye'deki ekonomik tablonun toplumun geniş kesimleri üzerinde yarattığı ağır yüke dikkat çekti. Küresel ölçekte yaşanan askeri hareketliliklerin insan hayatını tehdit ettiğini belirten Karal, Türkiye'nin gündeminin ise yoksulluk ve enflasyon olduğunu vurguladı.
"HER GÜN OCAĞA, YÜREĞE VE VİCDANA BOMBA DÜŞÜYOR"
Uygulanan ekonomi politikalarının hayatın acı gerçeklerini her gün yeniden hatırlattığını belirten Karal, çarpıcı bir metafor kullanarak şu ifadeleri kaydetti:
"Savaş bugün sadece İran-İsrail hattında değil. Bu ülkede de milyonlarca insan her gün kendi hayat mücadelesini veriyor. Yoksullukla savaşıyor, işsizlikle savaşıyor, enflasyonla savaşıyor, geçim derdiyle savaşıyor. Evine ekmek götüremeyen her ailenin ocağına, çocuğuna istediğini alamayan bir babanın yüreğine, torununa harçlık veremeyen bir emeklinin vicdanına her gün adeta bir bomba düşüyor. Bu bomba can almıyor belki ama insanın onurunu, umudunu ve yarınlara dair inancını derinden yaralıyor."
Ekonomik sorunların salt rakamlardan ibaret olmadığını; toplumun farklı kesimlerinde derin bir psikolojik ve sosyal baskı oluşturduğunu belirten Karal, vatandaşın borçlanarak ayakta kalmaya çalıştığı mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığını savundu.
"DAHA ÖNCE BAŞARDIK, YİNE BAŞARACAĞIZ"
Yaşanan ekonomik krizin kaçınılmaz bir kader olmadığını, aksine yanlış politikaların bir sonucu olduğunu ileri süren Karal, Türkiye'nin sahip olduğu güçlü potansiyele ve çözüm yollarına da değindi. Ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesinin şart olduğunu vurgulayan Karal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ekonomiye duyulan güven zedelendiğinde bunun bedelini yatırım da, üretim de, refah da öder. Bu nedenle ülkemizin güven veren, öngörülebilir ve liyakat esaslı bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır. Türkiye, sorunlarını çözebilecek birikime, tecrübeye ve insan kaynağına sahip güçlü bir ülkedir. Ümitsizlik yok. Yaralara merhem, sorunlara çare var. Daha önce başardık, Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırdık. Yine başaracağız. Şeffaf, öngörülebilir ve liyakat temelli ekonomi politikalarıyla Türkiye yeniden istikrara kavuşacak."
