DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, cezaevlerindeki doluluk oranlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılı verilerinde cezaevlerindeki kişi sayısının 401 bin 519 olarak açıklandığını hatırlatan Şahin, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden edinilen güncel bilgilere göre bu sayının 421 bin 207’ye çıktığını belirtti.
Şahin, Türkiye’de ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesinin 305 bin 86 kişi olduğunu ifade ederek, mevcut tabloya göre cezaevlerinde resmi kapasitenin 116 bin 121 kişi aşıldığını söyledi.
DEVA Partili Şahin’e göre bu tablo yalnızca fiziki kapasite sorunu değil, aynı zamanda yargı sisteminin işleyişine ve hukuk devleti ilkesine ilişkin daha derin bir krize işaret ediyor.
“KÂĞIT ÜZERİNDE REFORM, CEZAEVLERİNDE KAPASİTE FERYADI VAR”
İdris Şahin, Adalet Bakanlığı’nın kısa süre önce açıkladığı veriler ile güncel sayılar arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirtti.
Bakanlık verilerinde 401 bin 519 olarak yer alan cezaevi nüfusunun kısa sürede 421 bin 207’ye ulaştığını kaydeden Şahin, bu artışın 19 bin 688 kişilik yeni bir yük anlamına geldiğini söyledi.
Şahin, “İnsan sayısı artıyor, yer daralıyor, denetim zayıflıyor. Buna reform diyebilecek bir mantık henüz icat edilmemiştir; bunun adı en yalın haliyle krizdir” değerlendirmesinde bulundu.
Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan “gecikmeyen, öngörülebilir ve güven veren adalet” hedeflerine de atıf yapan Şahin, mevcut istatistiklerin bu vaatlerle çeliştiğini savundu.
Şahin, “Kâğıt üzerinde reform şatafatı, cezaevlerinde ise kapasite feryadı vardır” dedi.
“TUTUKLULUK FİİLİ CEZALANDIRMA YÖNTEMİNE DÖNÜŞTÜ”
Açıklamasında tutukluluk süreleri ve yargılamaların uzunluğuna da dikkat çeken Şahin, hukuk devletinde tutukluluğun istisna olması gerektiğini vurguladı.
Şahin, mevcut uygulamada tutukluluğun giderek “fiili cezalandırma yöntemine” dönüştüğünü savunarak, hakkında kesin hüküm verilmemiş kişilerin aylarca ya da yıllarca özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının hukuk devleti açısından ciddi bir sorun olduğunu söyledi.
DEVA Partili Şahin, “Karar verilmeden infaz edilen bu süreç, adaletin terazisini daha mahkeme kürsüsüne çıkmadan bozmaktadır” ifadelerini kullandı.
“CEZAEVLERİNİ BÜYÜTEREK ADALET KRİZİNİ KÜÇÜLTEMEZSİNİZ”
İdris Şahin, cezaevi kapasitesi sorununun yeni binalar inşa edilerek çözülemeyeceğini belirtti. Asıl meselenin yargılamaları hızlandırmak, tutukluluğu gerçekten istisna haline getirmek ve suçun oluştuğu zemini ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.
Şahin, “Cezaevlerini büyüterek adalet krizini küçültemezsiniz. Yeni binalar inşa etmek, geciken yargılamayı hızlandırmaz; duvarları yükseltmek, hukuka olan güveni artırmaz” dedi.
Türkiye’nin daha fazla cezaevi binasına değil, hukuka daha güçlü bağlılığa ihtiyaç duyduğunu söyleyen Şahin, kapasite sorununun arkasında geciken yargılamalar, ölçüsüz tutuklama kararları ve karşılık bulmayan reform vaatleri olduğunu savundu.
“KOĞUŞLARI DEĞİL, ADALETİ BÜYÜTMEK ZORUNDASINIZ”
Şahin, cezaevlerinde kapasitenin aşılmasının insan onuru, infaz koşulları ve hukuk devleti kimliği açısından alarm verici olduğunu ifade etti.
“305 bin kişilik yere 421 bin insanı sığdırmaya çalışırken sadece koğuşları değil, hukuk devletini de sıkıştırıyorsunuz” diyen Şahin, iktidara şu çağrıda bulundu:
“Koğuşları değil, adaleti büyütmek zorundasınız. Cezaevlerini dolduran değil, suçun zeminini kurutan ve yargıyı hızlandıran bir düzen kurmak zorundasınız.”
Şahin, Türkiye’nin öncelikli görevinin insan onurunu merkeze alan, tutukluluğu istisna haline getiren ve adaleti yalnızca belgelerde değil, mahkemede, sokakta ve vicdanlarda görünür kılan bir sistemi inşa etmek olduğunu belirtti.
