Küresel iklim dengelerini altüst eden El Nino hava olayı, bilim insanlarının öngörülerini aşan bir hızla güçlenmeye devam ediyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yayımlanan son rapora göre, Tropikal Pasifik'in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıkları kritik eşikleri aşmış durumda. Dünyanın büyük bir bölümüne ortalamanın çok üzerinde sıcaklıklar getirecek olan bu fenomen; rüzgâr, basınç ve yağış düzenlerini değiştirerek farklı coğrafyalarda eş zamanlı sel ve kuraklık felaketlerine zemin hazırlıyor. 13 uluslararası meteoroloji merkezinin ortak konsensüsü ile hazırlanan rapor, insanlığın son 70 yılın en çetin iklim sınavlarından biriyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
EL NİNO NE ZAMAN ZİRVE YAPACAK?
WMO verilerine göre, El Nino'nun temel ölçüm alanı olan tropikal Pasifik bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları büyük bir ivme kazandı. Haziran ayında normalin 1,6 derece üzerinde seyreden sapma, ağustos ayında 2,5 dereceye fırladı. Asıl korkutan tablo ise yıl sonu projeksiyonlarında ortaya çıkıyor. Ekim-Kasım-Aralık 2026 dönemi için sıcaklık sapmasının normalin 3,7 derece üzerine ulaşması bekleniyor. Bu olağanüstü artış, gözlemlerin başladığı tarihten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olacak ve 2015-2016 yıllarında tüm dünyayı kavuran 2,6 derecelik önceki rekoru açık ara geride bırakacak.

WMO GENEL SEKRETERİ EL NİNO HAKKINDA NE DEDİ?
WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, yayımlanan rapordaki verilerin ciddiyetine dikkat çekerek El Nino'nun küresel atmosfere sağlam bir şekilde yerleştiğini vurguladı. Saulo,
“WMO tahminleri, olayın Şubat 2027'ye kadar devam etme olasılığının yüzde 100'e yakın olduğunu ve potansiyel olarak en az 1950'den bu yana görülen en güçlü El Nino'lardan biri olabileceğini gösteriyor”
uyarısında bulundu. Etkileri şimdiden başlayan bu sistem yüzünden Orta Amerika başta olmak üzere pek çok bölgede büyük ölçekli ekin zararları ve hayvan telefleri rapor edilmeye başlandı.

EL- NİNO NEDİR, DÜNYA İKLİMİNİ NASIL ETKİLİYOR?
Kısaca tanımlamak gerekirse El Nino; Tropikal Pasifik'in orta ve doğu kesimlerindeki okyanus sularının olağan dışı ısınmasıyla karakterize edilen doğal bir iklim döngüsüdür. Genellikle iki ila yedi yılda bir meydana gelir ve etkileri 9 ila 12 ay boyunca sürer. Bu devasa ısınma, okyanus üzerindeki hava kütlelerini ısıtarak küresel rüzgâr akıntılarını (jet stream) ve atmosferik basınç sistemlerini yerinden oynatır. Sonuç olarak, gezegenin bir yüzünde (örneğin Güney Amerika'nın batısında) yıkıcı tayfunlar ve seller görülürken, diğer yüzünde (Güneydoğu Asya ve Avustralya) şiddetli kuraklıklar ve orman yangınları baş gösterir.
Meteorolojik Parametre / Kriter | WMO Resmi Beklentisi ve Etkisi |
Öngörülen Zirve Dönemi | Ekim - Kasım - Aralık 2026 |
Sıcaklık Sapma Tahmini | Normalin 3,7 derece üzeri (Tarihi Rekor) |
Etki Süresi İhtimali | Şubat 2027'ye kadar sürme olasılığı %100'e yakın |
Önceki Rekor (Karşılaştırma) | 2015-2016 Dönemi (2,6 derecelik sapma) |
Tarihsel Şiddet Sıralaması | 1950'den bu yana görülen en güçlü El Nino |
Küresel Doğal Sonuçları | Bölgesel kuraklık, ani seller, ekin kayıpları ve hayvan ölümleri |
EL NİNO İLE LA NİNA ARASINDAKİ FARK NE?
El Nino ve La Nina, aynı iklim tahterevallisinin iki zıt ucudur (ENSO Döngüsü). El Nino dönemlerinde Pasifik Okyanusu'nun yüzey suları normalden çok daha sıcak hale gelir ve bu durum küresel sıcaklıkları yukarı çeker. İspanyolcada "Küçük Kız" anlamına gelen La Nina ise tam tersidir; Pasifik suları normalden daha soğuktur ve genellikle küresel ortalama sıcaklıkları düşürücü, fırtınaları ise artırıcı bir etki yapar. Bu iki döngü arasında "nötr" adı verilen normal hava koşulları yaşanır.
EL NİNO TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLEYECEK?
El Nino'nun Türkiye (ve Akdeniz Havzası) üzerindeki etkileri, Asya veya Amerika kıtalarındaki kadar doğrudan ve yıkıcı olmasa da iklimsel anomalilere yol açar. Güçlü El Nino yıllarında Türkiye'de genellikle kış mevsiminin normallerden daha ılık (sıcak) ve daha yağışlı (özellikle sağanak şeklinde) geçme eğilimi gösterdiği gözlemlenmiştir. Ancak rekor seviyedeki bu ısınma, kar yağışı miktarını azaltarak barajların doluluk oranlarını olumsuz etkileyebilir ve bahar aylarına doğru ani yerel su baskınlarına zemin hazırlayabilir.
