Türkiye’nin en güzel köşelerinden olan Datça Yarımadası, el değmemiş doğası ve turkuaz kıyılarıyla gideni kendine hayran bırakıyor.
Türkiye’nin en güzel köşelerinden olan Datça Yarımadası, el değmemiş doğası ve turkuaz kıyılarıyla gideni kendine hayran bırakıyor.
Marmaris’ten antik kent Knidos’a uzanan bu rota, huzur ve macera isteyenlerin ideal adresi oluyor.
52 KOYDA MAVİ YOLCULUĞA ÇIKAN
52 farklı koya ev sahipliği yapan Datça, ailelerin çok sevdiği mavi bayraklı Aktur ve koruma altında olan kumullarıyla Gebekum Plajı doğal zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Karadan ulaşım sağlanmayan Domuz Çukuru da kendini tamamen doğaya bırakmak isteyenlere izole bir kaçış imkanı tanıyor.
TARİH VE KÜLTÜR BURADA BİRLEŞİYOR
Ege ve Akdeniz’in birleştiği noktadan yükselen Knidos Antik Kenti, Helenistik dönemin ihtişamını günümüze yansıtıyor. Tarih severler için Emecik’teki Apollon Tapınağı ile Yaka Akademi bünyesinde uluslararası sanat faaliyetleri, Datça’yı yalnızca bir tatil beldesi olmaktan çıkararak yaşayan bir kültür merkezi de yapıyor.
Tüm bunların yanı sıra rüzgarıyla ünlenen Datça, özellikle Haziran’dan sonra sörf tutkunlarının akınına uğruyor. Kitesurf ve windsurf için eşsiz koşullara sahip olan Datça, Hzıırşah ve Palamutbükü arasındaki çam ormanlarının kapladığı yürüyüş parkurlarıyla doğaseverlere çeşitli maceralar sunuyor.