İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında tutuklanan isimlerin yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), Saraçhane Parkı'nda 30. kez bir araya geldi. Duruşmada 18 kişi hakkında verilen tahliye kararının değerlendirildiği buluşmada, tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, "Tahliye edilenler için sevindik ama içeride tutulmaya devam edilenler için sevincimiz buruk" ifadelerini kullandı. Buluşmada söz alan avukatlar ve tutuklu yakınları, hukuki sürece ve iddianameye yönelik eleştirilerini dile getirdi.
19 Mart süreci ve sonrasındaki operasyonlar kapsamında tutuklanan İBB ve ilçe belediye yöneticileri ile çalışanlarının yakınlarının oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı, Saraçhane'deki eylemlerinin 30'uncusunu gerçekleştirdi.

CHP yöneticileri, milletvekilleri ve vatandaşların da destek verdiği buluşmada; geride bıraktığımız gün mahkeme heyeti tarafından açıklanan 18 kişilik tahliye kararına ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Açıklamalarda tahliyelerin olumlu karşılandığı ancak tutuklu yargılamaların devam etmesine tepki gösterildiği vurgulandı.
İMAMOĞLU: GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
Grup adına basın açıklamasını okuyan Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, haklarında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişilerin aylarca cezaevinde tutulmasını eleştirdi.

18 kişinin tahliyesinin herkesi sevindirdiğini belirten İmamoğlu, “Ancak açıkça söylemek gerekir ki geç gelen adalet, adalet değildir. Her tahliye kararı, aslında hiç yaşanmaması gereken bir mağduriyetin geç de olsa sona ermesidir. Evet, bugün tahliye edilenler için sevindik; ama sevincimiz buruk. Çünkü içeride haksız yere tutulmaya devam edilen herkes için öfkemiz aynıdır” diye konuştu.
Tutukluluğun istisnai bir tedbir olmaktan çıkıp peşin cezalandırma yöntemine dönüştürüldüğünü savunan İmamoğlu, kendi aile üyelerinin de somut deliller olmadan tutuklu bulunduğunu öne sürdü. Aile bağlarının şüphe sebebi sayılmasını eleştiren İmamoğlu, yargılamanın şeffaf olması adına davaların TRT’de canlı yayınlanması talebini bir kez daha yineledi.

AV. SİNEM KELEŞ AKGÜN: İDDİANAME SAHİPSİZ KALDI
Buluşmada söz alan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün eşi ve avukatı Sinem Keleş Akgün ise süreci hukuki boyutuyla değerlendirdi.
Dört haftalık yargılama sürecinde iddianamenin zayıflığının ortaya çıktığını öne süren Keleş Akgün, "İddianame sadece zayıf değil, artık sahipsizdir. İddianamenin dayanağı olan etkin pişmanlık ifadeleri de tek tek çöktü. Bu ifadelere sığınan kişiler bile bizzat kürsüye çıkıp savcılığın kurgusunu yalanladılar" dedi.

Mahkemenin yargılama süresi için 12 yıl gibi bir öngörüde bulunduğunu belirten Avukat Keleş Akgün, “Mahkemenin 12 yıl öngördüğü bir yargılama sürecini, suçsuz insanları 4 duvar arasında bekleterek sürdüremezsiniz” diyerek, Resul Emrah Şahan ve Ceyhun Avşar gibi isimlerin İstanbul'un çıkarlarını korudukları için hedef alındığını iddia etti.
"HEM TUTUKLANDILAR HEM İŞTEN ÇIKARILDILAR"
Buluşmada son sözü Bayrampaşa Belediyesi operasyonu kapsamında tutuklanan Ahmet Tufan’ın ablası Nergis Tufan aldı.

Kardeşinin 21 Ocak sabahı gözaltına alındığını hatırlatan Tufan, sürecin aileleri ekonomik olarak da zor durumda bıraktığını belirterek, “Ahmet'i bizden aldıkları yetmezmiş gibi, hiçbir gerekçe gösterilmeden Ahmet'in 2 çocuğunu da belediyedeki işlerinden çıkardılar. Sabah uyanıyorsunuz, 2 evladınızın ekmeği elinden alınmış” ifadeleriyle duruma tepki gösterdi.
Buluşma, tutuklu bulunan tüm isimlerin serbest bırakılması talebiyle sona erdi.

