İnsan ve Medeniyet Hareketi'nden 'fon skandalı' tepkisi: Haksızlıkların İslam’a mal edilmesinin vebali ağırdır

İnsan ve Medeniyet Hareketi'nden 'fon skandalı' tepkisi: Haksızlıkların İslam’a mal edilmesinin vebali ağırdır

Son günlerde kamuoyunu sarsan "fon skandalı" tartışmalarına ilişkin kapsamlı bir bildiri yayımlayan İnsan ve Medeniyet Hareketi, usulsüzlüklerin ve ahlaki aşınmanın doğrudan inanç değerlerini hedef aldığını vurguladı. Açıklamada, "Müslüman kimliğiyle tanınan kişilerin gayriahlaki fiilleri yalnızca kendi itibarlarını değil, İslam’ın itibarını zedeler; bu kötülüğün vebalini daha da ağırlaştırır. Dini söylemler, şeffaflık ve denetimin yerini tutamaz" denildi.

Türkiye genelinde geniş yankı uyandıran borsa, fon ve finans piyasalarındaki usulsüzlük ve mağduriyet iddialarına muhafazakar camianın köklü sivil toplum kuruluşlarından İnsan ve Medeniyet Hareketi'nden (İMH) sert bir özeleştiri ve uyarı geldi.

"Kamuoyuna Açıklama!" başlığıyla paylaşılan metinde, meselenin münferit şahıslardan öte; "haksız kazanç, aldatma, güvenin istismarı ve toplumsal ahlaki duyarsızlaşma" boyutuyla ele alınması gerektiği kaydedilerek tüm kesimler derin bir muhasebeye davet edildi.

"HUKUKEN MÜMKÜN OLMASI HELAL VE ADİL OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ"

Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde; finansal enstrümanlar üzerinden sağlanan gelirlerin biçimsel yasallığının ahlaki meşruiyet sağlamayacağına işaret edildi. İMH, dini kavramların ve toplumsal itibarın bir kalkan olarak kullanılamayacağının altını çizdi:

"Bir kazancın hukuken mümkün ya da piyasa şartları bakımından geçerli olması, onun mutlaka helal ve adil olduğu anlamına gelmez. Dini söylemler, kardeşlik bağları ve kişisel itibar; şeffaflığın, denetimin ve hesap verebilirliğin yerini tutamaz. Mağduriyetlerin giderilmesi, hakların iadesi ve sorumlulukların hukuk içinde belirlenmesi ortak ve en güçlü talebimizdir."

"ZARARI BAŞKASINA YÜKLEMEK, GÜVENİ İSTİSMAR ETMEKTİR"

İslam iktisadının çalışmayı, üretimi ve alın terini esas aldığı hatırlatılan bildiride; Kur'an-ı Kerim'in ölçü ve tartıda hile yapanlara yönelik ikazlarının yalnızca çarşı pazarla sınırlı olmadığı, tüm ekonomik menfaat ilişkilerini kapsadığı belirtildi. Hazreti Peygamber'in "Bizi aldatan, bizden değildir" hadisine atıfta bulunulan açıklamada şu tespitlere yer verildi:

"Müslümanca duruş; kolay ve haksız kazancın cazibesine kapılmadan emek vermeyi, sabretmeyi ve gerektiğinde daha azıyla yetinmeyi bilmektir. Zira asıl zenginlik, başkasının hakkına göz dikerek servet biriktirmekte değil; helal kazancın bereketinde, kanaatin huzurunda ve adaletin gözetilmesindedir. Kendi hakkını eksiksiz alırken başkasının hakkını gözetmemek, kazancı kendine ayırıp zararı başkasına yüklemek ve gerçeği gizleyerek güveni istismar etmek ilahi ilkelerin açıkça ihlalidir."

"MÜSLÜMAN KİMLİĞİNE VE İSLAM'A VERİLEN İTİBAR KAYBI AĞIR BİR VEBALDİR"

Yaşanan usulsüzlüklerin ve güven sarsıcı olayların Müslümanların toplumsal algısına vurduğu darbeye de değinilen açıklamada, inanç değerlerinin şahsi menfaatler için araçsallaştırılmasının vebaline dikkat çekildi:

"Müslüman kimliğiyle tanınan kişilerin hakka, hukuka ve ahlaka aykırı davranışları, yalnızca kendi itibarlarını değil, İslam’ın toplum nezdindeki itibarını da zedeler. Dinimizin kesinlikle reddettiği haksızlıkların İslam’a mal edilmesine yol açmak, yapılan kötülüğün sorumluluğunu ve vebalini daha da ağırlaştırır. Unutulmamalıdır ki Müslüman kimliği yalnızca bir aidiyet değil, sözümüzle davranışımız arasında tutarlılık gerektiren büyük bir emanettir."

ÇAĞRI: "AÇGÖZLÜLÜĞÜN YERİNE KANAAT, HAKSIZLIĞIN YERİNE ADALET"

Bildirinin sonuç bölümünde "Takva Ekseninde Toplumsal Değişim" vurgusu yapılarak, dindarlığın sadece ibadetlerle sınırlı kalamayacağı, piyasada, ticarette ve kurumsal işleyişte adaletle görünür olması gerektiği ifade edildi. İMH, başta kendi mensupları olmak üzere tüm Müslümanları ticari ilişkilerini helal-haram terazisinde tartmaya çağırarak şu çağrıda bulundu:

"Herkesi kul hakkından sakınmaya, alın terinin karşılığını eksiksiz vermeye, haksız kazançtan vazgeçmeye, ihlal ettiği hakları sahiplerine iade etmeye ve hata ile günahlarından samimiyetle tövbe etmeye davet ediyoruz. Müslümanca duruş, yalnızca doğruyu söylemek değil, doğru olanı yapmaktır. Helali savunurken haramdan sakınmak, adaleti talep ederken adil olmak, hakkı gözetirken kendi menfaatinden de vazgeçebilmektir."

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

“KAMUOYUNA AÇIKLAMA!

Son günlerde kamuoyuna yansıyan “Fon krizi”, kazançla imtihanımızı ve ekonomik hayatın ahlaki temellerini yeniden düşünmemizi gerektirmektedir. İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak meseleyi şahıslar üzerinden değil; haksız kazanç, aldatma, güvenin istismarı ve giderek yaygınlaşan ahlaki duyarsızlık/yozlaşma üzerinden ele alıyor, yaşananları hepimiz için ciddi bir muhasebe vesilesi olarak görüyoruz.

İslam, çalışmayı, üretmeyi ve alın teriyle kazanmayı teşvik ederken helal kazancı vazgeçilmez bir ilke olarak ortaya koyar. Müslümanca duruş; kolay ve haksız kazancın cazibesine kapılmadan emek vermeyi, sabretmeyi ve gerektiğinde daha azıyla yetinmeyi bilmektir. Zira asıl zenginlik, başkasının hakkına göz dikerek servet biriktirmekte değil; helal kazancın bereketinde, kanaatin huzurunda ve adaletin gözetilmesindedir.

Kur’an-ı Kerim’in ölçü ve tartıda hile yapanlara yönelik ağır uyarısı, yalnızca alışverişe değil, hak ve menfaatin söz konusu olduğu bütün ilişkilere yöneliktir. Kendi hakkını eksiksiz alırken başkasının hakkını gözetmemek, kazancı kendine ayırıp zararı başkasına yüklemek, gerçeği gizleyerek güveni istismar etmek bu ilkenin açıkça ihlalidir. Peygamber Efendimizin (sav) “Bizi aldatan, bizden değildir.” ikazı, Müslüman için dürüstlüğün bir tercih değil, imanla bağlantılı ahlaki bir sorumluluk olduğunu hatırlatır.

Bir kazancın hukuken mümkün ya da piyasa şartları bakımından geçerli olması, onun mutlaka helal ve adil olduğu anlamına gelmez. Dini söylemler, kardeşlik bağları ve kişisel itibar; şeffaflığın, denetimin ve hesap verebilirliğin yerini tutamaz. Mağduriyetlerin giderilmesi, hakların iadesi ve sorumlulukların hukuk içinde belirlenmesi ortak ve en güçlü talebimizdir.

Müslüman kimliğiyle tanınan kişilerin hakka, hukuka ve ahlaka aykırı davranışları, yalnızca kendi itibarlarını değil, İslam’ın toplum nezdindeki itibarını da zedeler. Dinimizin kesinlikle reddettiği haksızlıkların İslam’a mal edilmesine yol açmak, yapılan kötülüğün sorumluluğunu ve vebalini daha da ağırlaştırır. Unutulmamalıdır ki Müslüman kimliği yalnızca bir aidiyet değil, sözümüzle davranışımız arasında tutarlılık gerektiren büyük bir emanettir.

Takva Ekseninde Toplumsal Değişim, Allah’a karşı sorumluluk bilincinin çarşıda, iş yerinde ve kurumlarda hayat bulmasıdır. Takva; emaneti korumakla, adil paylaşmakla ve kimsenin görmediği yerde de hakkı gözetmekle görünür olur.

İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak başta kendimiz olmak üzere bütün Müslümanları kazançlarını, ticari ilişkilerini ve hayat tarzlarını helal ve haram ölçüleriyle yeniden muhasebe etmeye; açgözlülüğün yerine kanaati, istismarın yerine dürüstlüğü, haksızlığın yerine adaleti hâkim kılmaya çağırıyoruz. Herkesi kul hakkından sakınmaya, alın terinin karşılığını eksiksiz vermeye, haksız kazançtan vazgeçmeye, ihlal ettiği hakları sahiplerine iade etmeye ve hata ve günahlarından samimiyetle tövbe etmeye davet ediyoruz.

Müslümanca duruş, yalnızca doğruyu söylemek değil, doğru olanı yapmaktır. Helali savunurken haramdan sakınmak, adaleti talep ederken adil olmak, hakkı gözetirken kendi menfaatinden de vazgeçebilmektir.

İnsan ve Medeniyet Hareketi”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN