Karadeniz'de uluslararası seyrüsefer güvenliğini sarsan saldırı dalgasına ilişkin kritik açıklama Bulgaristan'dan geldi. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Türk sahipli sivil bir yük gemisinin İHA saldırısına uğramasının ardından Karadeniz sularına gömüldüğünü ve gemide bulunan 10 kişilik personelden kurtulan olmadığını açıkladı.
Başbakan Rumen Radev’in paylaştığı askeri ve idari verilere göre saldırı, Bulgaristan’ın doğusunda yer alan Byala kıyı kentinin yaklaşık 112 kilometre (60 deniz mili) açığında gerçekleşti. Yerel saatle gece 03.00 sularında düzenlenen saldırıda hem hava hem de deniz İHA'larının kullanıldığı tespit edildi.
Hedef alınan Togo bayraklı "Alfa Watan" isimli yük gemisinin Türk armatörlere ait olduğu ve Romanya'nın Karadeniz kıyısındaki stratejik Sulina Limanı'na doğru seyir halinde bulunduğu bildirildi. Ağır hasar alarak batan gemideki 10 denizcinin tamamının olay yerinde hayatını kaybettiği teyit edildi.
SON İKİ GÜNDE ÜÇÜNCÜ GEMİ HEDEF OLDU
Karadeniz havzasında sivil deniz ticaretini hedef alan saldırıların sıklığı dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bölgedeki hareketliliğe ilişkin detayları aktaran Radev, yalnızca son 48 saat içerisinde üç sivil ticaret gemisinin doğrudan vurulduğunu ya da batırıldığını kaydetti:
5 Ekim: Romanya açıklarında seyreden Türk sahipli bir başka kuru yük gemisi saldırıya uğrayarak batmıştı.
6 Ekim: Bulgaristan Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) içerisinde tahıl taşıyan bir yük gemisi daha vuruldu. Gövdesinden darbe alan gemideki 18 mürettebat, başlatılan acil tahliye operasyonuyla sağ salim kurtarıldı.
7 Ekim: Son olarak "Alfa Watan" gemisi Byala açıklarında İHA’larla hedef alınarak 10 mürettebatıyla birlikte batırıldı.
KARADENİZ "YENİ HÜRMÜZ" MÜ OLUYOR?
Yaşanan peş peşe saldırılar, deniz ticareti ve uluslararası güvenlik uzmanları tarafından küresel jeopolitikte yeni bir kırılma noktası olarak yorumlanıyor. Güvenlik analizlerinde, Karadeniz’deki durumun Hürmüz Boğazı krizine benzediğine dikkat çekiliyor:
"Nasıl ki İran, Hürmüz Boğazı’nı petrol ve tanker geçişlerini tehdit ederek jeostratejik bir şantaj ve baskı silahına dönüştürdüyse; Rusya da Karadeniz’i benzer bir askeri ve ticari savaş sahasına çeviriyor. Sivil deniz ticaretinin doğrudan hedef alınması, bölgedeki ticari koridorları kilitleyerek küresel tedarik zincirini baskı altına alma amacını taşıyor."
Uzmanlar, sivil gemilerin vurulmasının Karadeniz'i sigorta şirketleri ve armatörler için fiilen "yüksek riskli savaş bölgesi" statüsüne sokacağını, bunun da küresel gıda ve emtia fiyatlarına doğrudan sıçrama yapacağını vurguluyor.
SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ ALARM VERİYOR
Tahıl koridoru ve ticari taşımacılığın merkezinde yer alan batı Karadeniz rotasında peş peşe yaşanan saldırılar, uluslararası denizcilik örgütleri ve kıyıdaş ülkelerde derin endişe yarattı. Sivil gemilerin askeri nitelikli insansız araçlarla açık hedef haline gelmesi üzerine bölgede seyir güvenliği uyarılarının en üst seviyeye çıkarıldığı bildirildi.
