Doğanın milyonlarca yıl boyunca sakladığı zaman kapsülleri, bazen bir ustanın atölyesinde yeniden gün yüzüne çıkıyor. Bayburt’un sarp dağlarından topladığı kehribarları takı ve tespihe dönüştüren kehribar ustası İpek, son çalışmasında eşine az rastlanır bir bulguya imza attı. Taşın içindeki hava boşluğuna hapsolmuş, ilk günkü gibi duran bir böcek fosili keşfeden İpek, bilim dünyasını heyecanlandıracak bu keşif için uzmanların kapısını çalmaya hazırlanıyor.
ATÖLYEDEKİ KESİM SIRASINDA TARİHİ KEŞİF
Bayburtlu kehribar ustası İpek, her zamanki gibi doğadan kendi elleriyle topladığı ham taşları atölyesinde işleme kararı aldı. Bir taşı kesme makinesine yerleştiren usta, taşın iç kısmına doğru ilerlediğinde alışılmadık bir hava boşluğuyla karşılaştı. Dikkatli bir işçilikle boşluğun üzerini açan İpek, taşın merkezinde bütünlüğü bozulmamış bir canlı kalıntısı görünce büyük bir şaşkınlık yaşadı.

CIMBIZLA YAPILAN İNCELEMEDE MİLYONLARCA YILLIK MİSAFİR
Gördüğü nesnenin ne olduğunu anlamak için cımbız yardımıyla taşın içini inceleyen usta, bunun milyonlarca yıl önce ağaçlardan süzülen reçinenin içinde mahsur kalan bir böcek olduğunu fark etti. Kehribarın oluşum sürecinde oksijenle teması kesildiği için hiç bozulmadan günümüze ulaşan fosil, usta sanatçıyı oldukça heyecanlandırdı. İpek, "Daha önce binlerce taş işledim ama böylesine ilk kez rastlıyorum. Ne olduğunu tam olarak anlamak ve yaşını tayin etmek için laboratuvar ortamında inceleme yapılması gerekiyor" dedi.
DÜNYANIN EN DEĞERLİ "ZAMAN KAPSÜLLERİ" NEREDE BULUNUR?
Kehribar, jeolojik süreçler boyunca denizaltı çökeltilerinin arasında damarlar şeklinde oluşan nadide bir maddedir. Dünya üzerindeki kehribar yataklarının yaklaşık yüzde 90’ı Rusya’nın Kaliningrad bölgesinde yer alsa da; Ukrayna, Romanya, İsveç ve Sicilya gibi bölgelerde de önemli yataklar bulunmaktadır. Türkiye'de de Bayburt ve çevresinde yerel türlerine rastlanan bu "fosil reçine", antik çağlardan beri hem şifa hem de süs eşyası olarak kullanılıyor.

BİLİM İNSANLARININ İLGİSİNİ ÇEKİYOR
Kehribar sadece görsel güzelliğiyle değil, fiziksel özellikleriyle de tarih boyunca bilim insanlarının ilgisini çekmiştir. Dr. William Gilbert tarafından manyetik özellikleri ilk kez tanımlanan bu taş, milattan önce 600’lü yıllarda yünlü kumaşlara sürtüldüğünde elektrik kıvılcımları çıkarmasıyla tanınmıştı.
Usta İpek tarafından koruma altına alınan gizemli fosilin hangi türe ait olduğu ve tam olarak kaç milyon yıllık olduğu, yapılacak paleontolojik incelemelerin ardından netleşecek. Uzmanlar, kehribar içindeki bu tür organik kalıntıların, geçmiş dönemin ekosistemi hakkında paha biçilemez bilgiler sunduğunu belirtiyor.
