Türkiye'nin en değerli kamu varlıkları arasında yer alan boğaz köprüleri ve otoyolların işletme haklarının devri için uluslararası şirketlerle masaya oturulması, geçmişte yaşanan "değerleme" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bloomberg'in Ernst & Young ve BTY Group ile anlaşıldığını duyurmasının ardından CHP Hazine ve Maliye Politika Kurul Başkanı Kerim Rota, hükümetin kendi Orta Vadeli Program'ında (OVP) rakamlarla 2012 yılındaki tavrını karşılaştıran çarpıcı bir analiz yayınladı.
Ekonomist Kerim Rota, tartışmalara sosyal medya hesabından 4 ay önce yazdığı bir makaleyi paylaşarak katıldı. Rota'nın kaleme aldığı makale, "beklenen gelir" ile "geçmişte reddedilen gelir" arasındaki milyar dolarlık uçurumu ve değişen ekonomik konjonktürü gözler önüne serdi.
"VATANA İHANET"TEN 4 MİLYAR DOLARA: NE DEĞİŞTİ?
Kerim Rota'nın analizinin en can alıcı noktası, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2012 yılındaki iptal gerekçesi ile bugünkü hedefler arasındaki tezatlık oldu.
2012 yılında yapılan ihalede Koç-Ülker-UEM ortaklığı, köprü ve otoyolların 25 yıllık işletmesi için 5 milyar 720 milyon dolar teklif vermişti. Ancak Erdoğan, bu rakamı düşük bularak ihaleyi iptal etmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: "Bu değerin altındaki satış vatana ihanettir."
Rota, hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program'daki (OVP) verilere işaret ederek şu tespiti yaptı: "Programda 2026 bütçesine özelleştirme geliri olarak 185 milyar TL tahmini ilave edilmişti. Ortalama kurla bu yaklaşık 4 milyar dolar ediyor. Bloomberg haberiyle, bu gelirin köprü ve otoyol satışından beklendiği açıklığa kavuştu."
Bu tabloya göre hükümet, 2012'de "düşük" bularak reddettiği ve "ihanet" olarak nitelendirdiği 5,7 milyar dolarlık rakamın bugün çok daha altına, yaklaşık 4 milyar dolara (tahmini) razı olma noktasında.
"KENDİ MALIM OLSA BU FİYATA SATMAZDIM"
Ekonomik göstergelerdeki bozulmanın varlık değerlerini erittiğini savunan Rota, analizini kişisel bir notla tamamlayarak sürecin mantıksızlığına vurgu yaptı:
"Sonuç olarak 2012'de verilen 5,7 milyar dolarlık tekliflerde 'vatana ihanet' gerekçesiyle reddedildiği için ihale yeniden yapılacak ve muhtemelen OVP'de tahmin edildiği gibi daha düşük bir fiyatla karşılaşılacak. İşletme hakkı devredilecek varlıklar yarım yüzyıl önce ortaya çıkmış, düşük maliyetle yüksek gelir üreten 'nakit inekleri'. Kendi malım olsa bu şartlarla ve bu fiyata satmazdım."

1,7 MİLYAR DOLARLIK KAYIP NEDEN OLUŞTU?
Rota, aradan geçen 13 yılda varlıkların değerinin neden dolar bazında bu denli düştüğünü ise küresel ve yerel ekonomik değişimlerle açıkladı.
2012 yılında Türkiye'nin risk priminin (CDS) 125 baz puan, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin ise yüzde 1,8 seviyesinde olduğunu hatırlatan Rota, o dönem finansmana erişimin ucuz ve kolay olduğunu belirtti. Bugün ise ABD faizlerinin yüzde 4,15'e, Türkiye'nin CDS priminin ise 240 baz puana yükseldiğini vurgulayan Rota, "Bugün ihaleye gireceklerin yapacağı iskonto, 2012'ye göre çok daha fazla olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
GELİR, GARANTİLİ KÖPRÜLERE GİDECEK
Özelleştirmeden elde edilecek gelirin bütçedeki "kara deliği" kapatmaya yetmeyeceğini de savunan Rota, paranın akıbetine dair şu öngörüde bulundu:
"Bu varlıkların gelirlerinden 25 yıl boyunca vazgeçmenin karşılığında elde edilecek tutar, faiz ödemelerinin yanında devede kulak kalacak. Özelleştirmeden gelen para, iki yıl içinde Yap-İşlet-Devret (YİD) yöntemiyle yapılan diğer yolların (Osmangazi, Çanakkale vb.) garanti ödemeleri için harcanıp gidecek."
İktidar kanadından henüz OVP'deki 185 milyar liralık hedefin detaylarına veya Bloomberg'in haberine ilişkin resmi bir yalanlama gelmedi.


