Şanlıurfa’nın önemli değerlerinden olan ve Balıklıgöl Platosu’nda yer Halil-ür Rahman Camisi, şehrin en yoğun ve eski ibadethanelerinden biri.
Şanlıurfa’nın önemli değerlerinden olan ve Balıklıgöl Platosu’nda yer Halil-ür Rahman Camisi, şehrin en yoğun ve eski ibadethanelerinden biri.
Tarihi kesin olarak bilinmeyen, kaynaklarda Meryem Ana Kilisesi olarak geçen cami, Abbasi Halifesi Memun zamanında (813-833) camiye dönüştürülmüştür. Sonraki yıllarda Selahattin Eyyubi’nin yeğeni El Melik’ül Eşref Muzafferüddin Musa ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından restore edilerek günümüze ulaşan cami, Ramazan ayı boyunca on binlerce kişiyi ağırladı.
1200 YILI AŞKIN BİR GEÇMİŞİ VAR
Kayıtlara göre 1200 yılı aşkın bir geçmişi olan cami, asırlara meydan okuyarak yerli ve yabancı turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biri oluyor. Özellikle kandil geceleri ve özel günlerde caminin içinde yer bulamayan vatandaşlar avluya serilen hasırlarda ibadetlerini yerini getiriyor.
“BURAYA GELDİĞİMDE ALLAH’A TESLİM OLUYORUM”
Dergah Camisi cemaatinden Mehmet Demir, "Buraya geldiğimde her şeyi bırakıp Allah’a teslim oluyorum" diyerek, tarihi yapının atmosferinin kendisine huzur verdiğini dile getirdi.
Kırsaldan şehre geldikleri zaman ilk duraklarının Dergah Camii olduğunu söyleyen Halil Demir de şu ifadelere yer verdi:
“Eskiden büyüklerimiz, özellikle cuma günleri sadece namaz kılmak için buraya gelirdi. Biz de şimdi onların izinden gidiyoruz. Bu camiye her gelişimizde ayrı bir mutluluk hissediyoruz; sanki başka bir yerdeymişiz gibi oluyor. Harran Ovası’ndan gelen köylüler de şehre geldiklerinde mutlaka burada ibadet eder.”
“ÇOK BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİP”
Cemaatten Bilal Kaya da "Bu cami Şanlıurfa halkı için çok büyük bir öneme sahip. Düzenli olarak gelmeye özen gösteririm. Hz. İbrahim'in mağarasının hemen yan tarafında olması da buraya ayrı bir anlam katıyor" ifadelerine yer verdi.