Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) "Merkezin Güncesi" blogunda yayımlanan analize göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak 2026 itibarıyla Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) hesaplamasında uluslararası kriterlere uyum kapsamında üç temel metodolojik değişikliğe gitti. Yapılan düzenlemeler; tüketim harcama sınıflandırmasının değişmesi, baz yılının 2025 olarak güncellenmesi ve harcama ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılan veri kaynağının değiştirilmesini kapsıyor.

SINIFLANDIRMA SİSTEMİ VE YENİ ÜRÜNLER
Yeni dönemde, Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde zorunlu hale getirilen yeni sınıflandırma sistemine geçiş yapıldı. Bu değişiklik kapsamında harcama kalemleri, eski sistemdeki 12 ana grup yerine 13 ana grup altında yeniden düzenlendi.
Değişen tüketim alışkanlıklarını endekse yansıtmak amacıyla kapsam genişletildi. Özellikle elektrikli otomobillerin şarj ücretleri, paket yemek servisi taşıma ücretleri ve çamaşır kurutma makinesi gibi yeni ürün ve hizmetler ile çevrim içi hizmetler kapsama dâhil edildi. Ayrıca "Haberleşme" grubunun kapsamı genişletilerek "Bilgi ve İletişim" adını alırken, "Eğlence ve Kültür" grubu ise "Eğlence, Dinlence, Spor ve Kültür" olarak yeniden tanımlandı.
HİZMET SEKTÖRÜNÜN PAYINDA BELİRGİN ARTIŞ
TCMB uzmanlarının analizine göre, ağırlıklar açısından en dikkat çekici değişim hizmet sektöründe yaşandı. Tüketim kalıplarındaki değişime paralel olarak hizmet grubunun sepet içindeki payı 7,4 puan artış gösterdi. Bu artışta özellikle lokanta ve otel hizmetleri ile ulaştırma hizmetleri etkili oldu.
Hizmet grubundaki yükselişe karşın diğer ana grupların ağırlıklarında düşüş gözlendi. Enerji grubunun ağırlığı 3,2 puan, temel malların ağırlığı ise 3,0 puan geriledi. Gıda grubunda ise sınırlı bir düşüş yaşanmasına rağmen, alt kalemlerde ayrışma görüldü; işlenmiş gıdanın ağırlığı artarken, taze meyve-sebze kaynaklı olarak işlenmemiş gıdanın ağırlığı azaldı.
Ana harcama grupları bazında bakıldığında ise ağırlığı en fazla azalan grup "Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar" oldu.
VERİ KAYNAKLARINDA DEĞİŞİKLİK
TÜFE ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılan veri kaynaklarında da stratejik bir değişikliğe gidildi. Daha önce Hanehalkı Bütçe Anketi ve idari kayıtlara dayanan sistem yerine, "Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları" verileri ana kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Bu yaklaşımın, tüketim kalıplarındaki değişimlerin endekse daha hızlı yansıtılmasına ve TÜFE ile GSYH deflatörü gibi makroekonomik göstergeler arasında tutarlılık sağlanmasına olanak tanıdığı belirtildi.
ENFLASYON RAKAMLARINA OLASI ETKİLERİ
Merkez Bankası analistleri, yapılan ağırlık değişikliğinin enflasyon üzerindeki etkilerini de hesapladı. Buna göre, ağırlık yapısındaki değişimin Ocak ayı enflasyonuna etkisi yaklaşık 0,1 puan azaltıcı yönde gerçekleşti.
Ancak yıllık bazda farklı bir tablo öngörülüyor. 2026 yılında da hizmet enflasyonunun mal enflasyonundan yüksek seyredebileceği beklentisi nedeniyle, hizmetlerin ağırlığındaki artışın yıllık enflasyonu yukarı yönlü etkileme potansiyeli bulunuyor. Uzmanlar, hizmetler ve mallar arasındaki enflasyon farkı etkileri birlikte değerlendirildiğinde, ağırlık değişiminin yıllık enflasyona yukarı yönlü etkisinin yaklaşık 1 puan olacağını tahmin ediyor.
