ABD merkezli The New York Times (NYT), İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Ağustos ayı sonunda matbaada basım aşamasındayken polis baskınıyla el konulan ve ardından mahkeme kararıyla yasaklanan kitabını inceleyerek içeriğine dair ayrıntıları sayfalarına taşıdı.
Ben Hubbard imzalı haberde, Türkiye'de dağıtımı engellenen ve çok az kişinin okuma fırsatı bulduğu kitaba gazetenin ulaştığı belirtilerek, eserin yasaklanma süreci ve Türkiye’nin güncel siyasi atmosferindeki karşılığı değerlendirildi.
MATBAADA EL KONULDU, DAĞITIMA GÜNLER KALA YASAKLANDI
Mahkeme kayıtlarına dayandırılan habere göre, İmamoğlu’nun kaleme aldığı "Millet Şahidimdir" adlı kitap için 22 bin adetlik ilk baskı planlanmıştı. Kitabın 30 Ağustos'ta raflara çıkması hedeflenirken, dağıtıma günler kala savcılığın talebi üzerine matbaadaki nüshalara el konuldu.
Savcılık başvurusunda, kitapta yer alan bazı ifadelerin "Cumhurbaşkanına, yargı mensuplarına, hükümete ve kamu görevlilerine yönelik aşağılayıcı ve küçük düşürücü" nitelikte olduğu öne sürüldü. 27 Ağustos'ta mahkeme; "kamu düzenini sağlamak ve suç işlenmesini önlemek" gerekçesiyle, içeriğin toplumda gerginliği artırabileceği değerlendirmesinde bulunarak kitabın dağıtımını ve satışını yasakladı.
"HUKUKİ SAVUNMADAN ÇOK BİR SEÇİM KAMPANYASI MANİFESTOSU"
NYT, İmamoğlu’nun hakkında 2 bin yılı aşkın hapis cezası talep edilen ana dava için hazırladığı ancak mahkeme heyeti önünde sözlü olarak dile getiremediği savunma metnini doğrudan halka ulaştırmak amacıyla kitaplaştırdığını yazdı.
Kitabın üslubunu değerlendiren gazete, eserin teknik bir hukuki itirazdan ziyade uzun bir siyasi kampanya konuşması ve manifesto hissi verdiğini kaydetti. İmamoğlu’nun metinde doğrudan bir eylem çağrısında bulunmadığı, bunun yerine sandığa gitme, anayasayı savunma ve demokrasiyi sahiplenme vurgusu yaptığı belirtildi.
İmamoğlu kitapta yer alan ifadelerinde, iktidara ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sert eleştiriler yönelterek şu tespitleri dile getiriyor:
"Muhalefetin yok edilmek istenmesinin gerçek nedenini biliyor musunuz? Tek adam rejimini kalıcı kılmak. İktidar şunu çok iyi biliyor: Adil bir seçim olursa kaybedecekler."
"Mesele, halkın önüne koyduğunuz sandığın gerçek mi yoksa sahte mi olduğudur. Seçimlerin gerçek mi yoksa bir aldatmaca mı olduğu, çok partili sistemin gerçek mi yoksa bir tiyatro mu olduğudur."
İmamoğlu ayrıca iktidarı "demokrasinin içini boşaltmak ve milletin hükümeti değiştirme yetkisini fiilen elinden almakla" suçluyor; belediyedeki mali işlemlere dair suçlamalara teknik yanıtlar verirken yolsuzluk iddialarını iktidara yöneltiyor.
SERKAN ÖZCAN: "KORKTUKLARI ŞEY İMAMOĞLU’NUN SİYASET YAPMASI"
Haberde, kitabın neden ağırlıklı olarak hukuki maddelere değil de siyasi argümanlara dayandığı sorusuna, İmamoğlu’nun eski danışmanlarından Serkan Özcan’ın görüşleriyle cevap verildi.
Özcan, İmamoğlu’nun yaklaşımını şöyle aktardı:
"Kendisi, 'Ben seçilmiş bir siyasetçiyim, İstanbul'un belediye başkanıyım ve bir cumhurbaşkanı adayıyım; dolayısıyla savunmam siyasi olmalıdır' dedi."
Kitabın yasaklanmasını değerlendiren Özcan, kararın İmamoğlu’nun siyasi potansiyeline duyulan kaygıdan kaynaklandığını savunarak, "Korktukları şey İmamoğlu. Konuşmasını istemiyorlar, görünmesini istemiyorlar, siyaset yapmasını istemiyorlar" ifadelerini kullandı.
4 BİN SAYFALIK İDDİANAMEYE 2 GÜN SÜRE
NYT, kitabın arka planındaki duruşma sürecine de dikkat çekti. Haberde, İmamoğlu’nun Temmuz ayında mahkemede savunma yapmasının planlandığı, ancak mahkeme heyetinin yaklaşık 4 bin sayfalık iddianameye karşı savunma için kendisine iki günden az bir süre tanıdığı hatırlatıldı.
Bu kısıtlamaya itiraz eden İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan tartışmanın ardından mahkemenin, İmamoğlu’nun salondan çıkarılmasına ve "savunma yapmaktan vazgeçmiş sayılmasına" hükmettiği bilgisine yer verildi.
NYT’DEN TÜRKİYE ANALİZİ: MUHALEFET VE ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI
Ben Hubbard, haberinde Türkiye’deki genel siyasi iklime ve muhalefete yönelik süreçlere geniş yer ayırdı. İki yıla yayılan soruşturmalar kapsamında çok sayıda muhalif yetkilinin ve belediye başkanının görevden alındığı ya da tutuklandığı hatırlatıldı.
Haberde Türkiye'nin iç siyasi dengelerine ve basın özgürlüğüne ilişkin gelişmelere de dikkat çekildi. Bu kapsamda, mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin değiştirilerek 2023 seçimlerini kaybeden önceki genel başkanın göreve iade edilmesi ve partide yaşanan ayrışmaların muhalefet cephesini böldüğü kaydedildi. Medya ve internet üzerindeki denetimlere de değinilen analizde; bağımsız haber portalı T24’ün internet sitesi ile sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engeli kararı ile engelli hesapları takip eden mecralara uygulanan kısıtlamalar örnek gösterildi.
İmamoğlu’ndan yasaklanan kitabı için videolu mesaj: “Millet olduğu sürece sesim kısılamaz”
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın normal şartlarda Mayıs 2028’de dolacak olan görev süresini yeniden aday olarak uzatabilmesi amacıyla erken seçim ihtimalinin kamuoyunda sıkça tartışıldığına dikkat çekilerek, muhalefetin ise bu süreçte parçalı bir tablo sergilediği ve kimi aday göstereceğinin henüz belirsizliğini koruduğu vurgulandı.
İktidar yetkililerinin Türk yargısının bağımsız olduğuna yönelik açıklamalarına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik yolsuzluk suçlamalarına yer verilen haberde; Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın NYT’nin yorum taleplerine cevap vermediği bildirildi.

