Sağlık Bakanlığı tarafından Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde gerçekleştirilen son değişiklikler, tıp ve hukuk çevrelerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve Hukuk Bürosu, yayımladığı incelemede Sağlıkta Dönüşüm Programı ile hız kazanan piyasalaşma politikalarının yeni yönetmelikte de sürdürüldüğünü belirtti.
TTB, Danıştay 10. Dairesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun (İDDK) daha önce yönetmeliğin çeşitli maddeleri hakkında verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının ardından bakanlığın tercih ettiği yöntemi eleştirdi. Açıklamada, bakanlığın yargı kararlarındaki hukuka aykırılık tespitlerini gidermek yerine formel kelime değişiklikleriyle kuralları esnettiği ve işletmelere yeni kolaylıklar sunarken hekim emeğini idari denetim kıskacında tuttuğu ifade edildi.
ÖZEL HASTANELERE 3 YILA VARAN "DENETİM TATİLİ"
Yönetmelik değişikliğinde en çok dikkat çeken başlıklardan biri, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) akreditasyonuna sahip özel hastanelere getirilen denetim muafiyeti oldu.
Yeni düzenlemeye göre; TÜSKA platin ve altın kategorisinde akredite olan hastaneler 3 yıl, gümüş kategoridekiler 2 yıl, bronz kategorideki hastaneler ise 1 yıl boyunca bakanlığın olağan denetimlerinden muaf tutulacak.
TTB, daha önce aynı fıkrada yer alan "3 yıl içinde akreditasyon belgesi alma zorunluluğunun" Danıştay tarafından durdurulduğunu hatırlatarak; bakanlığın bu kez zorunluluk yerine denetim muafiyeti vadederek sağlık sermayesine ayrıcalık tanıdığı uyarısında bulundu. Akreditasyon belgelerinin kamusal denetimin yerine ikame edilemeyeceğinin altı çizilen raporda, olağan denetimlerin askıya alınmasının kamusal gözetimi zayıflatacağı vurgulandı.
KONSÜLTASYONDA "ÖNCELİKLE" GİTTİ, "TERCİHEN" GELDİ
Özel hastanelere dışarıdan çağrılan konsültan hekimler konusunda da yargı kararlarının arkasından dolanıldığı öne sürüldü. Danıştay 10. Dairesi, hastanın istediği hekimi seçme hakkını güvenceye alan Hususi Hastaneler Kanunu’na atıfla, hastanede kadrolu çalışan hekimlere öncelik verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve acil durumlarda yaşam hakkı riski doğurabileceğine hükmetmişti.
Bakanlığın yeni düzenlemede "öncelikle" ibaresini yalnızca "tercihen" olarak değiştirdiğine dikkat çeken TTB, kadrolu hekimler lehine yönlendirmenin korunduğunu, muayenehane hekimi ile hastane hekimi arasındaki eşitsizliğin ve hekimlerin mesleki bağımsızlığına dönük kısıtlamanın sürdüğünü kaydetti.
MUAYENEHANE HEKİMLERİNE İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ İZNİ DEVAM EDİYOR
Muayenehane hekimlerinin hastalarını sözleşmeli hastanede tedavi edememesi durumunda başka bir özel hastanede işlem yapabilmesi için getirilen "vaka bazlı il sağlık müdürlüğü izni" şartının korunduğu belirtildi.
Yargının izin sürecindeki belirsizlikleri eleştirmesine karşın, yeni fıkrada usul ve esasların tamamen bakanlığın takdirine bırakıldığı ifade edildi. İznin hangi kriterlerle, ne kadar sürede verileceği ve acil durumlarda mekanizmanın nasıl işleyeceğine ilişkin normatif belirlilik güvencesinin yönetmelikte yine yer almadığına dikkat çekildi.
AKADEMİSYENLERİN ÖZELDE ÇALIŞMASINA YENİ KRİTER
Yönetmelik değişikliği, üniversite öğretim üyelerinin mesai sonrası özel hastanelerde çalışabilme koşullarını da yeniden tanımladı. Danıştay İDDK, 2547 sayılı kanunda yer almayan "vakıf üniversitesiyle iş birliği protokolü şartını" hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurmuştu.
Bakanlık, protokol şartını kaldırırken yerine "onaylanmış uzmanlık eğitim programı bulunması" ölçütünü getirdi. TTB Hukuk Bürosu, mahkemenin eleştirisinin koşulun türüne değil, kanunun tanımadığı ilave idari koşullar konulmasına yönelik olduğunu hatırlatarak, öğretim üyelerinin mesleki faaliyetlerinin hastanelerin kurumsal statüsüne bağlanmasının kanuna aykırı idari kısıtlama pratiğini devam ettirdiğini bildirdi.
SERMAYEYE CİHAZ, LABORATUVAR VE ALAN ESNEKLİĞİ
Raporda, hekimlere ve hastalara yönelik kısıtlamalar sürerken hastane işletmelerinin yükümlülüklerinde belirgin gevşemelere gidildiği kaydedildi:
Hizmet Alımı Yolu Açıldı: Hastanelerde en az bir seyyar veya 500 mA röntgen cihazı ile tıbbi biyokimya/mikrobiyoloji laboratuvarı bulundurma zorunluluğunda "yerinde hizmet alımı" seçeneği kabul edilerek işletmelerin mali yükü hafifletildi.
Fiziki Standartlarda Sapma Artırıldı: Özel hastanelerin asgari fiziki alan standartlarında izin verilen sapma payı yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarıldı.
Eski Hastanelere Muafiyet: 30 Ocak 2025 tarihinden önce ruhsat almış özel hastaneler, yeni fiziki şartlardan büyük ölçüde muaf tutuldu.
"SAĞLIK SERMAYENİN KÂR HESABINA TERK EDİLEMEZ"
TTB Merkez Konseyi ve Hukuk Bürosu açıklamasını şu değerlendirmeyle noktaladı:
"Bakanlık, TÜSKA belgeli hastane işletmelerine olağan denetimden muafiyet tanırken, hekimlerin çalışma olanaklarını hastanenin statüsüne bağlayan koşulları korumakta; konsültasyonda çalışma statüsüne dayalı yönlendirmeyi, muayenehane hekimlerinin hastalarını tedavi etmesinde ise kota ve izin mekanizmalarını sürdürmektedir.
Sağlık hizmetini sermayenin kâr hesaplarına, hekimliği işletmelerin gereksinimlerine tabi kılan bu yaklaşımı reddediyoruz. Halkın sağlık hakkını, hekimlerin mesleki özerkliğini, bağımsız karar verme ve çalışma haklarını savunmayı sürdüreceğiz."
