Dijital dünyanın karanlık yüzü, bu kez çocukları hedef alan yeni nesil suç örgütlenmeleriyle gündemde. Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Saydam, suç dünyasının geleneksel yöntemleri terk ederek sosyal medya ve küresel oyun platformları üzerinden çocuklara ulaştığını belirterek, devlet mekanizmalarını ve aileleri teyakkuza çağırdı.
"CEZASIZLIK ALGISI EN BÜYÜK SİLAHLARI"
Doç. Dr. Saydam’ın dikkat çektiği en çarpıcı nokta, suç örgütlerinin hukuki boşlukları ve yaşa bağlı ceza indirimlerini birer pazarlama aracı olarak kullanması oldu. Örgütlerin çocukları kandırmak için yürüttüğü algı yönetimine dair şu ifadeleri kullandı:
"Suç örgütleri, Türk Ceza Kanunu’ndaki yaş gruplarına göre ayrılan indirimleri manipüle ederek çocuklara ‘Cezasız kalacaksınız, kısa sürede aramızda olacaksınız’ vaadinde bulunuyor. Toplumdaki ve çocukların zihnindeki bu cezasızlık algısının mutlaka yıkılması gerekiyor."
OYUN PLATFORMLARI "HABERLEŞME KARARGAHI" OLDU
Çocukların masum birer eğlence aracı olarak gördüğü çevrim içi oyunların, suç şebekeleri için gizli birer "haberleşme ve devşirme merkezi"ne dönüştüğünü belirten Saydam, tehlikenin boyutunu şöyle özetledi:
Sanal İllüzyon: Çocuklara oyunlar ve sosyal medya üzerinden "pembe, albenili ve lüks" bir hayat vaat ediliyor.
Dijital Eleman Kazanımı: Oyun içi sohbet odaları, denetimi zor olduğu için örgüt üyeleriyle çocuklar arasındaki ilk temas noktası haline geliyor.
Ağır Suçlara Sürüklenme: Kandırılan çocuklar; uyuşturucu ticareti, gasp, darp ve hatta kasten öldürme gibi ağır suçlarda birer "operasyonel araç" olarak kullanılıyor.
ÇÖZÜM: AKTİF KOLLUK VE BİLİNÇLİ EBEVEYN
Tehdidin teknolojik boyutuyla mücadele etmek için devletin imkanlarının daha efektif kullanılması gerektiğini savunan Saydam, hem ailelere hem de yetkililere görev düştüğünü vurguladı:
Devlet Kanadı: Kolluk kuvvetleri ve siber güvenlik birimleri, yeni nesil suç yöntemlerine karşı daha proaktif yöntemler geliştirmeli ve teknolojik altyapısını güçlendirmeli.
Aile Kanadı: Ebeveynler, "Çocuğum sadece odasında oyun oynuyor" diyerek güvenlik yanılgısına düşmemeli; dijital ayak izlerini ve çevrim içi çevrelerini yakından takip etmeli.
