Kaliforniya’nın kavurucu sıcağı ve ıssızlığıyla bilinen Ölüm Vadisi’nde, mantık sınırlarını zorlayan bir doğa dansı yaşanıyor. Racetrack Playa olarak adlandırılan kurumuş göl yatağında, ağırlığı 300 kilogramı bulan devasa kayalar, insan eli değmeden yer değiştiriyor. Yıllarca uzaylılardan manyetik alanlara kadar pek çok komplo teorisine konu olan bu fenomen, arkasında bıraktığı gizemli rotalarla bilim dünyasını uzun süre meşgul etti. Yapılan son araştırmalar ve yüksek teknolojili gözlemler, bu devlerin sessiz yürüyüşünün ardında yatan kusursuz fizik kuralını ve doğanın şaşırtıcı mühendisliğini ortaya koydu.
KİLOMETRELERCE SÜREN YOLCULUK
Çölün ortasında, hiçbir canlı müdahalesi olmadan hareket eden bu kayalar, arkalarında bazen düz bazen de zikzak çizen metrelerce uzunlukta izler bırakıyor. Bölgeye giden ziyaretçiler, kayaların sanki birisi tarafından itilmiş gibi yer değiştirdiğini görse de, hareket anına tanıklık etmek neredeyse imkansızdı. Kayaların ağırlığı ve zeminin yapısı göz önüne alındığında, bu hareketin rüzgarla gerçekleşmesi imkansız görünüyordu. Ancak gizem, vadinin dondurucu gecelerinde saklıydı.

YÜRÜYEN KAYALARIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Bilim insanlarının GPS cihazları ve hızlandırılmış kamera kayıtlarıyla yaptığı çalışmalar, bu doğa mucizesinin sırrını çözdü. Olayın başrolünde, nadir görülen yağışların ardından zeminde oluşan ve "pencere camı" kadar ince olan buz tabakaları yer alıyor. Geceleri dondurucu soğukla zemini kaplayan bu ince buz, sabah güneşinin ilk ışıklarıyla parçalanmaya başlıyor. Hafif bir rüzgarın esmesiyle birlikte, buz levhaları kayaların altına girerek sürtünmeyi neredeyse sıfıra indiriyor.

DOĞANIN KUSURSUZ DANSI
Buz tabakalarının sıvı üzerinde kayma etkisi yaratmasıyla, devasa kayalar adeta bir buz pateni pistindeymişçesine hareket etmeye başlıyor. Saatte sadece birkaç metre ilerleyen bu kayalar, çölün yumuşak çamuru üzerinde derin izler bırakıyor. Buz eriyip su buharlaştığında ise geriye sadece gizemli bir şekilde yer değiştirmiş dev kayalar ve onların ıssız yolları kalıyor. Yıllarca süren bu bilmece, doğanın sabır ve hassas dengelerle neler başarabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.
