İspanyol yönetmen Rodrigo Sorogoyen’in sömürge dönemini ele alan ‘The Beloved’ filmiyle Cannes Film Festivali’nde yer alan 57 yaşındaki usta aktör Javier Bardem, düzenlediği basın toplantısında Hollywood’un baskıcı sistemine karşı adeta bir manifestoya imza attı. Sinema endüstrisinde Susan Sarandon gibi isimlerin Filistin’e destek verdikleri için kara listeye alınmasını eleştiren usta oyuncu, kariyerinde bedel ödemekten korkup korkmadığı yönündeki soruya tarihi bir yanıt verdi: “Evet, korku var ama insan biraz korksa da doğru bildiğini yapmalı. Aynaya bakabilmeniz, kendi gözlerinizin içine bakabilmeniz gerekir.
Benim için durum buydu. Annem beni böyle yetiştirdi. Bunun bir B planı yok. Sonuçları olacaksa da bunları taşımaya hazırım. Hollywood’da baskı mekanizmaları kuran kişiler gelecekte kamuoyu önünde eleştirilecek ve bedel ödeyecek.” Dünyada artık anlatının değiştiğini ve küresel kamuoyunun akıllı telefonlar sayesinde Gazze’de yaşanan dehşeti doğrudan gördüğünü belirten Bardem, hiçbir şeyin gizlenemeyeceğini ifade etti. Soykırımı desteklemenin ya da sessiz kalmanın toplumsal sonuçları olacağını anlatan usta aktör, baskıcı tekelcilere rağmen daha fazla projeden teklif aldığını söyledi. Konuşmasında küresel liderlerin savaş politikalarını da hedef alan usta oyuncu; Donald Trump, Vladimir Putin ve Benjamin Netanyahu’nun adını zikrederek yürüttükleri siyaseti ‘toksik erkeklik’ olarak tanımladı ve sözlerini “Atalarımız yanıldı” diyerek tamamladı.
