ÖZEL HABER / IŞIL ÇALIŞKAN
Yazar Nilüfer Taşkın, ‘Bu Bir İsyan Şarkısı Değil!’ kitabında Laz kültürünü masaya yatırıyor. Taşkın, bir etnik kimlik olarak marjinalleşmek istemeyen Lazların önce Temel Fadime fıkralarıyla kendilerini kabul ettirdiğini ancak bu durumun bir süre sonra rahatsızlık yarattığını ifade ediyor. Taşkın, kimliğini fıkra olmaktan çıkaran Lazların müzikle toplumsal kabulü tam olarak sağladığını belirtiyor. “Kitapta genel olarak müzik üzerinden Laz kimliğinde cumhuriyet tarihinin dinamikleri ve kentleşme süreçleriyle nasıl dönüştüğünü anlatmaya çalıştım” diyen Taşkın, sorularımızı yanıtladı.
Neden böyle bir konuyu araştırma ihtiyacı duydunuz?
Lazların cumhuriyet tarihi boyunca yaşadıkları temsil sorunlarına ve bunun sebeplerine değinmek istedim. Çünkü kimlik, temsille birlikte şekilleniyor ve eğer burada bir problem varsa çatışmalara sebep oluyor. Türkiye’de stereotipler o kadar güçlü ki ister istemez Lazlar da bu temsiller üzerinden tanımlanıyor. Bu nedenle onlarla ilgili ya aşırı pozitif ya da aşırı negatif bir tutum içinde olunduğunu gözlemliyorum. Oysa ancak önyargısız bir karşılaşmanın toplumsal barışa hizmet edeceğine inanıyorum. Dolayısıyla tabiri caizse Lazları, insarların gözünde ‘sıradanlaştırmak’ istiyorum.
Bunu yaparken neden müzikle anlatmayı tercih ettiniz?
Lazlar, sadece fıkralar üzerinden temsil edilirken son yıllarda özellikle Kazım Koyuncu ile başlayan ve adı ‘Karadeniz rock’ diye kategorize edilen müzik türüyle farklı bir temsil biçimiyle özdeşleşir oldu. Böylece Lazlar her ne kadar asi, isyankar, muhalif gibi yeni etiketler edinseler de aslında işin aslının çok da öyle olmadığını anlatmak istedim. Çünkü bu müzikal tür başta Kazım’la birlikte yok sayılan Lazcayı Türkiyelilere tanıtması anlamında radikal bir çıkış yapmış olsa da; çeşitli şekillerde hegemonik söylem, müzik piyasası ve Lazların genel olarak iktidarla ters düşmek istemeyen kimlik algısıyla örtüşüyor. Ama elbette sistemle örtüşmeyen ve muhalif kalan yanları da var.
LAZLIK RESMEDİLEMEZ
Bir Karadenizli olarak size göre sahici Laz nasıl olur?
Aslına bakarsanız kitapta tam da böyle sahici bir Lazlıkın resmedilemeyeceğini anlatmaya çalışıyorum. Çünkü 19’uncu yüzyılın Hacivat Karagöz gösterilerinden bu yana popüler kültür ürünleriyle bir tür Lazlık temsil ediliyor ve Lazlar da adeta bu temsilin altını doldurmak için yarışıyor. Elbette Lazları diğer etnik gruplardan farklılaştıran ve benzeştiren özellikler var. Dil, müzik ve dans bunların başında geliyor diyebiliriz. Ama bu özeliklerin değiştiğini farklı kültürlerle etkileşim halinde olduğunu unutmamak gerekiyor.
Fıkraların Laz kültürüne faydası ve zararları nedir?
Fıkraların toplumsal hiyerarşiyi kurmada önemli işlevi olmuştur: Türkiye’de Lazlar, İran’da Türkler, Britanya’da İskoçlar... Bu anlamda müzik ve dans çok önemli bir rol oynadı. Fıkralarla birlikte Laz temsili Lazlar’ın önüne o kadar geçti ki sürekli olarak onlardan bir Fadime-Temel performansı sergilemeleri bekleniyor. Onlar da kendilerinden beklenen bu performansı gösteriyor. Lazlar adeta başka türlü kendilerine yer açamıyorlardı ta ki bu kültürel performanslar popüler olana dek. Böylece Lazlar, Lazlıklarını kamusal alanda marjinalleşmeden farklı bir biçimde de ifade edebileceklerini gördü.

KAZIM KOYUNCU LAZCA’NIN VAR OLDUĞUNU GÖSTERDİ
Kazım Koyuncu’nun Laz kimliğine en büyük katkısı ne oldu?
Gerçekten de Lazların, özellikle de ikinci kuşak Laz göçmenlerin kendilerini Laz olarak utanıp sıkılmadan, aşağılanmadan ifade etmelerine inanılmaz bir katkısı oldu Kazım Koyuncu’nun. Trabzon aksanıyla Türkçe konuşan, titreyerek kemençeyle horon oynayan Laz stereotipi o kadar baskındı ki Lazca bir dil var mı yok mu onu bile anlatmak çok zordu. En azından şimdi bu polemikten kurtulmuş olduk. Lazca vardır! Kazım’ın bir diğer önemli katkısı da Laz kimliğinin köylülükle özdeşleşmiş algısı kırıldı ve Laz kimliğinin şehirde modern hayat tarzıyla da uyumlu olabileceği fikri yerleşti.
Bu Bir İsyan Şarkısı Değil!
Lazlar, Kimlik, Müzik
Nilüfer Taşkın
İletişim Yayınları
Sayfa sayısı: 248 Fiyatı: 20.50 TL

RAFLARDAKİ EN YENİLER
Kariyer hedefleyenlere alternatif
‘İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu, Dr. Kevin Dutton ve Andy McNab, Beyaz Baykuş Yayınları, 232 sayfa / 17 TL

Dr. Kevin Dutton, yıllarını psikopatları incelemeye vermiş bir doktor. Son hastalarından biri ise SAS komandosu Andy McNab. Andy biraz değişik biri... O, iyi bir psikopat. Kararlılık, laf dinlemezlik ve korkusuzluk gibi özelliklerini daha iyi biri ve daha iyi bir hayata sahip olmak için kullanıyor. Bu ikili bildiklerini bir araya getirerek ‘yedi ölümcül taktik’ kurallarını yazıyorlar. ‘İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu’ mutlu bir yaşam ve iyi bir kariyer hedefleyenler için alternatif öneriler sunan bir kitap.
24 yazar inceleme altında
Borges’in Dediği Gibi,
Gökhan Yavuz Demir, Nora Kitap
304 sayfa, 20 TL

Kitap, yazarın bazı kitaplara yazdığı önsözler, edebiyat dergileri ve gazetelerin kitap ekleri için kaleme aldığı metinler ile edebi portrelerden oluşuyor. Yeni yazarlarla tanışmak, önyargıları kırmak ve kendi okuma listelerini oluşturmak için okura kapı aralayan ‘Borges’in Dediği Gibi’de aralarında Balzac, Pessoa, Kafka, Cervantes, Oscar Wilde ve Jack London ile Ursula K. Le Guin, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Kemal Tahir’in de bulunduğu yirmi dört yazar okuyucuları bekliyor.
Çocuklar için müze daveti
Zeugma’nın Kayıp Gözbebeği
Elif Ayla, Hayy Kitap
56 sayfa / 14 TL

Önsözünü Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yazdığı bir çocuk öykü kitabı bu. Elif Yemenici’nin resimlediği bu eğlenceli kitap çocuklar için bir müze daveti. Ve Türkiye’de ilk! İlk kez bir müze, çocuklara macera dolu bir hikaye eşliğinde anlatılıyor. Çingene Kızı’nın gözbebeğini çalan fare ve onun yakın dostu bir köstebek gezdiriyor çocukları Türkiye’nin gözbebeği olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde...
Dumansız hava sahası
Duman, John Berger
Yapı Kredi Yayınları
72 sayfa, 12 TL

Dünyaca ünlü yazar ve sanat eleştirmeni John Berger’ın yazdığı ve çizer Selçuk Demirel’in resimlediği kitap, sigara kültürünün değişen sosyal algısını Cevat Çapan’ın çevirisiyle okuyucuya sunuyor. Sigara yasakları ve dumansız hava sahası meselesiyle açılan kitapta ‘‘Kül tablaları bir çeşit konukseverlik araçlarıydı’’ diye yazan Berger, zihnimizde soru işaretleriyle karışık ünlemler üretiyor: Belki de asıl sağlığa zararlı olan şey hayatın ta kendisidir!
HAFTANIN KİTABI
Ferdi ve Şürekâsı / Halid Ziya Uşaklıgil / Can Yayınları / Günümüz Türkçesi 192, orijinal metin 208 sayfa /
İkisi de 15 TL

Zengin-fakir eşleşmesine bambaşka bir açı
Kitap olarak 1895’te basılan roman, 19’uncu asır sonu Yeditepe’nin toplumsal sınıflarına ve orta sınıfın ticaret hayatına dair ayrıntılar sunuyor. Mehmet Rauf tarafından üç perdelik piyes haline getirilen ‘Ferdi ve Şürekâsı’, naif bir aşk ilişkisini merkezine alınıyor. Halid Ziya, edebî zekası doğrultusunda romantik zengin-fakir eşleşmesini bambaşka bir açıdan anlatıyor. Karakterler dil-tavır açısından iyi yapılandırıldığından romandaki anlatım ve kurgu inandırıcılığı hiç yitirmiyor. Halid Ziya’nın “İzmir’de yazılmış büyük romanlarımın sonuncusu” diyerek nitelediği bu yapıt, edebiyatımızda fazla örneği olmayan kurum temalı romanlardan biridir. ‘Ferdi ve Şürekâsı’ hem ilk baskısına uygun, açıklamalı orijinal metin formatında hem de yazarın 1945’te özgün dilini koruyarak yeniden elden geçirdiği günümüz Türkçesiyle yayımlandı. Her iki eser de şimdi Can Yayınları tarafından edebiyatseverlere sunuluyor.
YAYINEVİ MUTFAĞINDAN

Batı kültüründe gençlik fikri
Haftanın yayınevi Koç Üniversitesi Yayınları’nda üç kitap öne çıkıyor. Bunlardan birincisi ‘Gençleşme’. Bu kitapta Sokrates’ten Heidegger’e, Vico’dan Darwin’e, Sophokles’ten Rilke’ye kadar Batı kültürünün bin yıllık tarihinde gençlik fikrinin geçirdiği dönüşüm inceleniyor. İkinci kitap ‘Zoopolis’te hayvan hakları uzmanların görüşleriyle mercek altına alınırken üçüncü kitap ‘Orta Deniz’in Yapımı’nda ise geçmişten günümüze, Akdeniz dünyasındaki medeniyetlerin tarihsel süreçleri değerlendiriliyor. Bölgede yaşayan uygarlıklar enine boyuna anlatılıyor.

ÇOK SATANLAR TÜRKİYE
Hayvanlardan
Tanrılara - Sapiens
Yuval Noah Harari
Havva’nın Üç Kızı
Elif Şafak
OZ
Adam Fawer
Senden Sonra Ben
Jojo Moyes
Şeytanın Gülen Yüzü
Latif Erdoğan
Kırmızı Saçlı Kadın
Orhan Pamuk
Sputnik Sevgilim
Haruki Murakami
* Türkiye’de en çok satılan kitaplar ‘idefix’, ‘D&R’ ve ‘Kitapyurdu’ listelerinden derlenmiştir.

GÜNEY AFRİKA
After You
Jojo moyes
Dead to me
Lesley Pearse
Rage
Wilbur Smith
Tuisland
Karin Brynard
Super Food
Family Classics
Jamie Oliver
Me Before You
Jojo Moyes
Elon Musk
Ashlee Vance
* Güney Afrika’da en çok satılan kiraplar ‘exclus1ves’, ‘bookslive’ ve ‘cna.co.za’ listelerinden derlenmiştir.
