Günümüzde telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirilen sürenin artması, Türkiye genelinde ciddi bir göz sağlığı krizini de beraberinde getiriyor. Uzun süreli ekran maruziyeti; göz kuruluğundan bulanık görmeye, şiddetli baş ağrısından odaklanma güçlüğüne kadar pek çok sorunu tetikliyor. Medical Park Ordu Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nükhet Zaim, polikliniklere yapılan başvurularda hastaların yaşadığı şikayetlerin genellikle hafife alındığını, ancak bu durumun geri dönüşü olmayan hastalıklara davetiye çıkardığını vurguladı.

"BASİT YORGUNLUK SANILIYOR, RİSK GÖZDEN KAÇIYOR"
Toplumda göz sağlığına dair yanlış bir algı oluştuğuna değinen Opr. Dr. Zaim, "Birçok kişi ‘gözüm yoruldu’ diyerek durumu geçiştiriyor. Oysa bazı belirtiler, ilerleyen dönemde kalıcı görme problemlerine zemin hazırlayabiliyor. Erken tanı göz sağlığında hayati öneme sahip" uyarısında bulundu. Özellikle kapalı ofis ortamında çalışanların risk altında olduğunu belirten uzman isim, göz kuruluğunun sadece bir rahatsızlık değil, bir sağlık sorunu olduğunu şu sözlerle anlattı: "Bu durum zamanla gözde yanma, batma ve kızarıklık, ışığa hassasiyet, gün içinde artan bulanık görme ve sık göz kırpma ihtiyacına yol açabilir. Kontakt lens kullanan bireylerde bu şikayetler daha belirgin görülebilir. Göz kuruluğu basit bir konforsuzluk değil, yaşam kalitesini düşüren önemli bir sağlık sorunudur."
SESSİZ KATİL GLOKOM
Görme kalitesindeki azalmanın her zaman gözlük numarasının değişmesiyle ilgili olmadığını ifade eden Opr. Dr. Zaim, katarakt, retina hastalıkları ve diyabete bağlı etkilenmelerin de görmeyi bozabileceğine dikkat çekerek "Gözlük değişmesine rağmen geçmeyen şikayetlerde detaylı göz muayenesinin ihmal edilmemelidir. Bazı bireylerde çocukluk döneminden kalan göz tembelliği fark edilmeden devam edebilir. Ayrıca katarakt başlangıcı, göz tansiyonu (glokom), retina hastalıkları ya da diyabete bağlı göz etkilenmeleri de görme kalitesini olumsuz etkileyebilir" dedi.

Bazı göz hastalıklarının belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Opr. Dr. Zaim, glokomun bu hastalıkların başında geldiğini belirterek "Glokom sinsi seyredebilir ve görme kaybı başladıktan sonra geri dönüşü oldukça zor olabilir. Özellikle risk grubundaki bireyler şikayetleri olmasa bile düzenli göz muayenelerini aksatmamalıdır" dedi.
Yarıyıl tatilinde kapalı oyun alanları alarm veriyor! Uzmanlardan ‘Sakın oraya götürmeyin’ uyarısı
GÖZ SAĞLIĞI İÇİN ALTIN KURAL: 20-20-20
Ekran karşısında geçirilen zamanı daha güvenli hale getirmek için pratik çözümler sunan Opr. Dr. Nükhet Zaim, "Göz sağlığını korumak için basit ama etkili alışkanlıklar tercih edilmelidir. Bu noktada ‘20-20-20’ kuralı uygulanabilir. Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca yaklaşık 20 adım uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarını rahatlatır. Ortam ışığının doğru ayarlanması ve göz kırpma refleksinin azalmasının önüne geçilmesi de göz kuruluğunu azaltmada etkilidir" ifadelerini kullandı.

BU BELİRTİLERİ SAKIN İHMAL ETMEYİN!
Çoğunlukla ihmal edilen belirtilerin altını çizen Doktor Zaim, mutlaka uzmana başvurulması gereken kritik belirtileri şöyle sıraladı: "Sık sık bulanık görme, gözde yanma ve kuruluk hissi, ışığa karşı aşırı hassasiyet, baş ağrısıyla birlikte göz çevresinde baskı hissi ile gece araç kullanırken ışıkların dağılması veya halkalar şeklinde görülmesi gibi durumların mutlaka dikkate alınmalıdır"
Son olarak erken tanının kurtarıcı gücüne değinen Opr. Dr. Nükhet Zaim, "Birçok göz hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilir. Göz muayenesini ertelemek yerine doğru zamanda kontrol olmak, ileride çok daha büyük sorunların önüne geçer." diyerek sözlerini tamamladı.
