Ağır Alzheimer hastalığı bulunan kişilerde ise enzimin daha düşük seviyelerde olduğu bildirildi. Bu sonuçlar, beyinde hastalıkla ilişkili protein birikimlerinin yanı sıra sinir hücrelerini koruyabilecek biyolojik mekanizmaların da bilişsel işlevler üzerinde etkili olabileceğini düşündürüyor.
Ancak bu bulgular, enzimin tek başına Alzheimer'a karşı koruma sağladığını kanıtlamıyor. İnsanlardaki ilişkinin nasıl işlediğinin ve başka faktörlerden ne ölçüde etkilendiğinin daha fazla araştırılması gerekiyor.
Alzheimer araştırmasında umut veren keşif: Değişiklik var, hafıza kaybı yok
GEN TEDAVİSİ İHTİMALİ GÜNDEMDE
Araştırmanın sonuçları, yaşlanmayla bağlantılı bilişsel gerilemenin önlenmesine yönelik yeni çalışmaların önünü açabilir. Araştırmacı Amar Sahay'ın kurduğu LIPOS BIO girişiminin de enzimin işlevini tedaviye dönüştürebilecek yöntemler üzerinde çalışmayı hedeflediği bildirildi.
Enzimin beyindeki etkinliğini artırmaya yönelik gen terapileri, gelecekte araştırılabilecek seçenekler arasında yer alıyor. Bununla birlikte, bu yaklaşımın insanlarda güvenli ve etkili olup olmayacağı henüz netleşmiş değil.
Çalışma, Alzheimer ve yaşa bağlı hafıza kaybının kesin olarak önlenebildiğini göstermiyor. Bulguların klinik uygulamaya dönüşebilmesi için ek araştırmalara ve insanlarda yapılacak kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.
