Artvin’de yaşayan Temel Ayık’ın dedesi, 62 yıl önce sadece 2 dönümlük eğimli bir araziyi, tamamen insan gücüyle işleyerek terasladı. Taşları teker teker dizerek oluşturduğu duvarlarla yamaçta üretim yapılmasına imkan sağlayan alanlar açan dede Aziz Ayık, zamanla bu alanı 8 dönüme çıkardı. Ondan sonra bayrağı devralan oğlu Hasan Ayık da bu emeği koruyarak devam ettirdi. Hasan Ayık’ın geçen yıl hayatını kaybetmesinin ardından bu zorlu ama değerli mirası üçüncü kuşak olan Temel Ayık devraldı.

ARAZİYE TEK BAŞINA YAPIYOR
Dedesi ve babasından öğrendiği taş ustalığını sürdüren Temel Ayık, yıkılan duvarları onarıyor, yeni evlekler yapıyor ve arazinin bakımını tek başına sürdürüyor. 2 ila 4 metre genişliğinde, uzunlukları farklı ölçülerde olan 35 evlekten oluşan arazi görüntüsüyle dikkatleri üzerine topluyor.
Aile, yıllarca oluşturdukları verimli arazilerde meyve ve sebze üretimi yaparak kendi geçimlerini sağlarken, hayvanları için de otlak alanı oluşturmuş oldu. Şuan arazilerinde; üzüm, elma, armut, dut, kiraz, ceviz, incir ve fındık gibi meyve ağaçları bulunurken; fasulye, mısır, marul, patates ve maydanoz gibi sebzeler de yetiştiriyorlar.

“BU MİRASI YAŞATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Zorlu coğrafyada üretimin kolay olmadığını belirten Temel Ayık, "Rahmetli dedem 1963 yılında buraya yerleşip iki dönüm arazi almış. İçinde evi, değirmeni olan bir yer. O zamanlar geçimlerini topraktan sağladıkları için yıllarca çalışarak, dedem ve babam taş duvar ustalığıyla bu araziyi yavaş yavaş genişletmişler ve sekiz dönüme kadar çıkarmışlar. Taşları tek tek dizerek yaptığı duvarlar hâlâ sapasağlam duruyor.
Biz de zamanla yardımcı olduk ama en büyük emek dedemle babama ait. Şimdi bu arazi dedemden babama, babamdan da bana kaldı. Ben de elimden geldiğince burayı korumak, yeşilini kaybettirmemek ve daha da güzelleştirmek istiyorum. İmkânım oldukça da bakmaya devam edeceğim. Arazide yok yok diyebilirim. Ceviz, kiraz, elma, armut, incir, vişne, kızılcık, fındık gibi birçok meyve ağacımız var. Son yıllarda limon, portakal, mandalina gibi ürünler de yetişmeye başladı. Bunun dışında kendimize yetecek kadar patates, fasulye, soğan, bezelye gibi sebzeler de ekiyoruz. Ben şuna inanıyorum; insan toprağı bırakmamalı. Çünkü yediğimiz, içtiğimiz her şeyin temeli toprak. Toprağa sahip çıkarsak hem kendimiz kazanırız hem de ülke kazanır. Biz de bu mirası yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
