Gaziantep’te yaşayan İbrahim Çadır ile Ahmet Çadır kardeşler, kentin ünlü lokantacı ustalarından olan babalarından öğrendikleri mesleği günümüzde devam ettiriyorlar.

Kentte “Sakıp Usta” olarak tanınan baba Sakıp Çadır’ın 2019 yılında vefat etmesinin ardından 54 yıl önce kurulan ve zamanla restorana dönüşen işletmeyi ayakta tutmak ev baba mesleğini yaşatmak için kardeşler omuz omuza verdi. Baba emaneti olan işletmede kentin tescilli lezzetlerini sunan kardeşler, azimleri ve çalışkanlıklarıyla herkesten takdir topluyor.

“BU MESLEĞİN İÇİNDE YETİŞTİK”
Çocuk yaşlarından itibaren babasının yanında çalıştığını söyleyen İbrahim Çadır, "Sakıp ustanın büyük oğluyum. İşletmemize küçük yaşlardan beri gelip giderdik. Ahmet ile ben bu mesleğin içinde yetiştik. Kardeşimin benden farkı, işletmeden hiç ayrılmadı. Ben üniversiteyi bitirene kadar gidip geldim. Merhum babamın yönlendirmesiyle gıda mühendisliği bölümünü okudum. İşletmeye değer katmak için elimizden geleni yaptık. Babamız 2019’da rahmetli olunca bu işletmeyi ayakta tutmayı bir sorumluluk görebildik. Yıllardır bir sorumluluk bilinciyle babamızın emanetine sahip çıkmaya çalışıyoruz. Babamda dedesinin emanetine sahip çıkmaya çalışmış. Babamızın dedesinin ismi de Sakıp’tı. İnşallah gelecek nesillere de bu güzel lezzetleri aktarabiliriz. Gaziantep’e gastronomi adına hizmet vermekten gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

“HEP BABAMIZIN ELİNİN ALTINDA ÇALIŞTIK”
Baba mesleğini severek yaptığını belirten Ahmet Çadır da "Ustamızdan devraldığımız bayrağı bu alanda sürdürüyoruz. 2019 yılında babamı kaybettikten sonraki serüven bizim için çok önemliydi ve babamın vefat edeli 7 yıl oldu. Babamı sevenleri hiçbir zaman burayı yalnız bırakmadı. Gaziantep’te köklü bir işletmeyiz. 1972’den beri de rahmetli babamız Sakıp usta, bu şehirde işletmecilik yapardı. Gaziantep gastronomisine ve bu şehre babam çok katkılarda bulundu. UNESCO tarafından koruma altına alınan beyranımız olsun, diğer yemeklerimiz olsun hepsinde babamın büyük emekleri vardır. Babamı rahmetle anıyoruz. Rahmetli babamız iyi bir usta, iyi bir aşçı olunca biz de bu mesleğe gönül verdik. Çünkü babamızı çok seviyorduk. Babam insanlara hizmet etmeyi çok severdi. Biz de babamın yolundan gitmek için insanlara hizmet edip, bu mesleği daha güzel şekilde yapmak zorundaydık. Çünkü bunu kendimize bir borç bildik. Babamızdan sonra günümüzün güzelliklerini işletmelerimize yansıttık. Çok küçük yaştan itibaren benim hayalim lokantacı olmaktı. O yüzden de hep babamızın yanında vakit geçirdik. Hep bu meslekte bir şeyler öğrenmek için çabaladık. Çıraklıktan itibaren hep babamızın elinin altında çalıştık. Daha sonra kendisinden öğrendiklerimizi burada uyguladık. Zaten ailecek rahmetli babamıza çok düşkün olduğumuzdan dolayı babamın yolundan gitmemek gibi bir yolumuz yoktu. Allah onun yolundan ayırmasın. Çünkü hizmeti, güzel yemek yapmayı ve insanları severdi. Biz de burada kendisini taklit ediyoruz" şeklinde konuştu.
