Antalya’da yaklaşık 5 yıldır serbest dalış sporuyla ilgilenen ve son iki yıldır su altındaki keşiflerini aksiyon kamerasıyla kaydeden Hüseyin Fırat, deniz dibinde eşine az rastlanır görüntülere imza attı. Derinliklerde karşılaştığı ilginç deniz canlılarını ve su altı atıklarını görüntüleyen Fırat’ın en yakın dostları ise kamufle olma ustası ahtapotlar oldu.
"GÖZLE SEÇMEK İMKÂNSIZ, YUVALARINI MİDYE KABUKLARI ELE VERİYOR"
Ahtapotların milisaniyeler içinde renk ve desen değiştirerek mükemmel bir biçimde gizlendiğini ifade eden Hüseyin Fırat, bu canlıların yuvalarını nasıl bulduğunu şu sözlerle anlattı:
"Ahtapotları yukarıdan bakarak fark etmek neredeyse imkânsızdır; çünkü muazzam bir kamuflaj yetenekleri var. Biz onların yuvalarını genellikle bir noktada kümelenmiş boş midye kabuklarından anlıyoruz. Eğer bir kayanın dibinde yığılmış midye kabuğu görüyorsanız, bilin ki orası bir ahtapot yuvasıdır. Yoksa gözünüzün önünde dursa dahi taş sanıp geçebilirsiniz."
"BEN ONU TUTMUYORUM, O BANA SIMSIKI SARILIYOR"
Ahtapotların yuvalarına denk geldiğinde asla onları zorlamadığını ve sabırla beklediğini belirten tecrübeli dalgıç, aralarındaki teması şöyle aktardı:
"Yuvasının girişinde onları tedirgin etmeden 3-4 dakika beklerseniz, önce temkinli bir şekilde tek bir kollarını uzatıp teninize dokunurlar. Tehlike olmadığınızı anladıklarında ise tamamen dışarı çıkıp sizinle oyun oynamaya başlarlar. Bazen kollarınıza dolanır, bazen göğsünüze yapışıp vakumlarlar. Tedirgin olduklarında ilk başta mürekkep dumanı atabilirler ama bundan kesinlikle korkmamak gerekir. Ben ahtapotu yakalamıyorum, o gelip beni tutuyor. İşi bittiğinde veya sıkıldığında da kendi kendine süzülüp gidiyor."
"YERYÜZÜNDEKİ BİR UZAYLIYLA TEMAS ETMEK GİBİ"
Ahtapotların biyolojik yapısına ve yüksek zekasına hayran kaldığını vurgulayan Fırat, su altındaki bu deneyimin tarif edilemez bir duygu olduğunu söyledi. İnsanın ait olmadığı bir dünyada böylesine büyüleyici bir canlıyla dostluk kurmanın heyecanını paylaşan dalgıç, "Bu canlılar adeta dünyadaki bir uzaylı gibi. Onlarla korkusuzca iletişim kurup oyunlar oynayabilmek muazzam bir his. İşin tek püf noktası; panik yapmamak, onları korkutmamak ve biraz sabır göstermek" ifadelerini kullandı.
