İstanbul'un otopark sorununun çözümü için Esenler'in yüz ölçümü kadar yeni alan gerekiyor

İstanbul'un otopark sorununun çözümü için Esenler'in yüz ölçümü kadar yeni alan gerekiyor

Trafikteki araç sayısının 4 milyona ulaştığı İstanbul'da otopark krizi alarm veriyor. Türkiye Trafik Durum Raporu verilerine göre, megakentin araç parklanması sorununu çözebilmek için Esenler ilçesinin yüz ölçümüne denk devasa bir yeni alan gerekiyor. Öte yandan uzmanlar, İstanbul'daki yoğunluğun sürücülere yılda 288 saat kaybettirdiğini ve kente faturasının 10 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

İstanbul'da yaşayan milyonlarca vatandaşın günlük yaşam kalitesini aşağı çeken ulaşım keşmekeşi, Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından hazırlanan Türkiye Trafik Durum Raporu ile tüm ayrıntılarıyla kayıt altına alındı.

Yurt genelinde 15 yaş ve üzeri 3 bin kişinin katılımıyla yürütülen saha araştırması ve dört büyük ildeki odak grup görüşmeleriyle şekillenen çalışma, kent içi tıkanıklığın yıllık faturasının 10 milyar dolara dayandığını ve bir İstanbullunun senede 288 saatini direksiyon başında harcadığını ortaya koydu.

Veriler; ekonomik çöküntüden sürücü psikolojisine, denetim boşluklarından şehir planlama hatalarına kadar krizin çok boyutlu bir yapıda ilerlediğini gösteriyor.

BİR SÜRÜCÜ YILDA 12 GÜNÜNÜ DİREKSİYON BAŞINDA TÜKETİYOR

Araştırmada yer verilen zaman kaybı analizleri, İstanbul trafiğinin ulaştığı vahim tabloyu iki farklı göstergeyle kanıtlıyor.

Saha incelemelerine göre, kent sakinleri yılda ortalama 288 saate varan zaman kaybı yaşarken, bu tablo tam 12 günlük kayba karşılık geliyor.

Raporda atıf yapılan INRIX 2025 verileri de bir kent içi sürücünün sırf tıkanıklık sebebiyle fazladan 105 saat kaybettiğini belgeliyor.

Farklı ölçüm tekniklerine dayanan bu iki gösterge, metropolde tükenen saatlerin iş gücü verimliliğini ağır biçimde baltaladığını ve bireysel yaşam kalitesini doğrudan çökerttiğini somut biçimde gözler önüne seriyor.

YILLIK FATURA 10 MİLYAR DOLAR: AKARYAKITA 760 MİLYON DOLAR

Trafiğin yarattığı devasa ekonomik hasar yalnızca boşa giden saatlerle sınırlı kalmıyor.

Rapordaki güncel hesaplamalar, İstanbul'daki yoğunluğun senelik doğrudan ve dolaylı ekonomik bedelinin 10 milyar dolar düzeyine ulaştığını gösteriyor.

Zaman israfı, çalışma hayatındaki verimsizlik ve genel aksamaların yanı sıra dur-kalk trafiğin tetiklediği ekstra yakıt tüketimi tek başına 760 milyon dolar seviyesine ulaşıyor.

Uzmanlar, megakentteki bu kaybın ülke ekonomisine binen devasa bir yük olduğuna dikkat çekiyor.

KURAL İHLALLERİ VE DİKKATSİZLİK TRAFİĞİN EN BÜYÜK SORUNU

Saha çalışmasına katılanların yüzde 55,5'i en büyük trafik problemini sürücülerin dikkatsizliği, kasıtlı kural ihlalleri ve temel bilinç eksikliği olarak gösteriyor.

Yol kapasitesinin yetersiz kalmasını ve otopark krizini ana sorun görenlerin oranı yüzde 46,3 seviyesinde gerçekleşirken, yaya ile alt ve üst geçitlerin yetersizliğinden yakınanlar yüzde 30,4 olarak kayıtlara geçiyor.

Dikkat çekici bir diğer bulgu ise katılımcıların neredeyse tamamının kendisini kurallara uyan dikkatli sürücüler sayması, bütün tehlike ve aksaklıkların kaynağı olarak diğer sürücüleri işaret etmesi oluyor.

TRAFİKTEKİ ARAÇ SAYISI 10 YILDA 33 MİLYONU GERİDE BIRAKTI

Türkiye yollarındaki taşıt yoğunluğu da raporda detaylı bir kronolojiyle sunuluyor.

Ülke genelinde 2015 yılında 20 milyon bandında seyreden tescilli taşıt miktarı, 2025 yılı ekim ayı sonu itibarıyla 33 milyon 193 bin 636 rakamına dayandı.

Araştırmaya katılanların yüzde 61,8'i aktif direksiyon kullandığını, yüzde 43,8'i bizzat araç sahibi olduğunu belirtiyor.

Yıllık bazda yaklaşık 2 milyon yeni aracın yollara çıktığı Türkiye'de, 2024 yılında 1 milyon 444 bin 26 trafik kazası meydana geldiği ve bu kazaların 266 bin 854'ünün ölüm veya yaralanmayla neticelendiği kayıtlara geçiyor.

MOTOKURYELER VE SÜRÜCÜLER ARASINDAKİ GÜVENLİK GERİLİMİ

Saha araştırmasında İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya'da görev yapan trafik polisleri, zabıtalar, sürücü kursu temsilcileri ve motokuryelerle yapılan odak grup görüşmeleri çarpıcı bir tabloyu yansıtıyor.

Motokuryeler; ağır teslimat baskısı, güvencesiz mesai şartları, yetersiz şerit ve park düzenlemeleri yüzünden trafikte mecburen risk aldıklarını anlatıyor.

Diğer taşıt sürücüleri ise kuryelerin ani şerit değiştirme ve manevralarını sürüş güvenliğine tehdit görüyor.

Raporda bu tablonun bireysel kusurların ötesinde, ekonomik baskılar ve sektörel çalışma şartlarıyla birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

İSTANBUL'DA ESENLER İLÇESİ KADAR YENİ OTOPARK İHTİYACI DOĞDU

Raporu hazırlayan heyette bulunan Ulaşım Uzmanı Dr. Fatih Gündoğan, tarihi kent mirasından kaynaklanan altyapı sıkışıklığına ve hızla artan araç sahipliğine parmak bastı.

Türkiye'de bin kişiye düşen araç sayısının 200 olduğunu ve hızla yükseldiğini aktaran Gündoğan, gelişmiş ülkelerde 400 bandında sabitlenen bu oranın Türkiye'de tırmanışını sürdürdüğünü ifade etti.

İstanbul'da 4 milyon aracın bulunduğunu kaydeden Fatih Gündoğan, şunları söyledi:

"İstanbul'da son 10 yılda, Esenler'in yüz ölçümü kadar otopark ihtiyacı ortaya çıktı.

Yeni gelen araçlarla beraber şu an 4 milyon aracımız var İstanbul'da.

Bu da ister istemez hem park sıkıntısı yaşatıyor hem de trafikte sıkıntı meydana getiriyor.

Bir diğer noktamız da parklanmayla ve bunların düzenlenmesiyle ilgili sıkıntılarımızın olması.

Bu sıkıntılar da ister istemez düzensiz parklanma sonucunda trafik sıkışıklığına neden oluyor.

Bir de planlama, uygulama ve denetim arasındaki zincirlerin kopuk olmasından kaynaklanan bir sorun yaşıyoruz."

METRO SİSTEMİ OLMADAN TRAFİK PROBLEMİ ÇÖZÜLEMEZ

Sorunların bertaraf edilmesi için birinci koşulun toplu taşımanın güçlendirilmesi olduğunu belirten Fatih Gündoğan, planlama, uygulama ve denetim zincirindeki kopuklukların acilen giderilmesi gerektiğini söyledi:

"Toplu taşımaya aktarabildiğimiz kadar yolcuyu aktarıyor olmamız lazım.

Bugün Taksim Meydanı'nda ne kadar trafiğimiz iyi olursa olsun, ne kadar fazla yolumuz olursa olsun, toplu taşıma olmadığı sürece, orada metro sistemi olmadığı sürece insanları oraya bir araya getiremeyiz.

O yüzden toplu taşıma sistemi birinci önceliğimiz."

Ayrıca, yasak alanlara park eden araçlara müsamaha gösterilmemesi ve trafiği kilitleyen hasarlı kazalara ekiplerce derhal müdahale edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

TÜRKİYE GENELİNDE TRAFİK TIKANIKLIĞI 70 MİLYAR DOLARI BULUYOR

Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Demir ise verilerin ekonomik ve davranışsal arka planını değerlendirdi.

Araştırmaya katılan kadınların en çok sürücü dikkatsizliğini dert ettiğini, erkeklerin ise yüzde 32 oranında yol kapasitesi darlığından yakındığını açıkladı:

"Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 1,8'i ile yüzde 3,8'i arasındaki bir maliyet trafik sıkışıklığı ve kazalara gidiyor.

Türkiye'nin Gayri Safi Milli Hasılası'nı 1,6 trilyon aldığımızda, aslında alt değerden 40 milyar dolara, üst değerden 70 milyar dolara uzanan büyük bir para profilinden bahsediyoruz. Yani trafik sıkışıklığının maliyeti.

İstanbul için bu trafik sıkışıklığının maliyetini, yaptığımız bazı öngörülere bağlı olarak yaklaşık 10 milyar dolar olarak öngörüyoruz."

2025 YILINDA KAZALAR ARTTI CAN KAYIPLARINDA DÜŞÜŞ GÖRÜLDÜ

Trafik yoğunluğunun doğrudan faturasının yanında stres, sağlık sorunları, araç ve karayolu yıpranması ile lojistik aksamalar gibi devasa görünmeyen maliyetler doğurduğunu hatırlatan Doç. Dr. Abdullah Demir, kaza bilançosundaki son tabloyu paylaştı:

"Kazalar normalde 2024 yılında 2026'nın değerleri tamamen çıkmadı, devam ediyor.

2024 yılına göre 2025 yılında kaza sayısı arttı, ama ölüm sayısı azaldı.

Bu aslında iyi bir şey.

Yani netice itibarıyla 2024'te olay yerinde veya sonrasında bir ay içerisinde vefat edenlerin düzeyi 6 bin 400 civarındaydı.

2025 yılında bu 6 bin 35'e düştü.

Yani yaklaşık 300 civarında bir insanımızı kurtarmış olduk."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN