Türkiye'de kenevir yetiştiriciliğine izin verilen sınırlı iller arasında yer alan Yozgat, tarım ve arıcılığı bir araya getiren örnek bir projeye ev sahipliği yaptı. Sorgun ilçesine bağlı Karaveli köyünde 13 dekarlık alanda ekimi yapılan kenevir hasadında yüksek rekolte beklenirken, üretimin asıl dikkat çeken ayağını tarlanın bitişiğindeki kovanlardan elde edilen "kenevir balı" oluşturdu.
Sorgun İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen hasat programına Sorgun Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat ile İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yusuf Canbolat katılarak sahada incelemelerde bulundu.
"KİMYASAL İLAÇSIZ DOĞAL BAL: KENEVİR ENSTİTÜSÜ'NDE TAHLİL EDİLECEK"
Bölgedeki üretimin hem tohum ve sap verimi hem de arıcılık boyutuyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıdığını belirten Sorgun İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yusuf Canbolat, çalışmanın detaylarını şu sözlerle aktardı:
"Burada 13 dekarlık alanda kenevir yetiştiriyoruz. Bu sezon yaklaşık 4 tona yakın sap verimi ve 2 ila 2,5 ton civarında tohum rekoltesi bekliyoruz. Buradaki keneviri asıl özel kılan durum ise kenevirden bal üretimi yapılmasıdır. Yan tarafta kurulan arılıkta arılar kenevir bitkisinden faydalanarak bal üretiyor. Bu çalışmanın en büyük özelliği, arı hastalıklarına karşı hiçbir ilaç kullanılmadan tamamen doğal ve farklı bir bal üretilmesi. Ürünlerimiz, kenevir alanında Türkiye'nin tek ihtisas üniversitesi olan Yozgat Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırma Enstitüsü'ne teslim edilecek ve laboratuvar ortamında kapsamlı şekilde tahlil edilecektir."
"2 YILDIR İLAÇ VERMİYORUM, VARROA GÖRÜLMEDİ VE VERİM ARTTI"
Dede mesleği olan arıcılığı kenevir tarımıyla buluşturan üretici Oğuzhan Şahin ise iki yıldır yürüttüğü deneme üretiminde arı kolonilerinde çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını belirtti. Arıcılık sektörünün en büyük kabusu olan varroa parazitine karşı kenevirin kalkan vazifesi gördüğünü ifade eden Şahin, şunları kaydetti:
"Dedemizden kalan 13 dönümlük alanda arıcılık faaliyetini sürdürüyoruz. Kenevirin arı hastalıkları ve varroa akarına etkisini gözlemlemek amacıyla arılarıma iki senedir hiç varroa ilacı vermedim. Bu süreçte kovanlarımda çok ciddi bir gelişim gördüm; bal verimi arttı ve kolonilerde hiçbir hastalık yaşanmadı. Şu an için kovanlarda varroa parazitine rastlanmıyor. Üniversitemizle sürekli temas halindeyiz, gerekli incelemeleri sürdürüyorlar. Tahlillerle tescilimizi aldıktan sonra tüm arıcı meslektaşlarımıza bu yöntemi tavsiye edeceğiz. Kenevir hem arıyı korudu hem de balın kalitesini ve özüt değerini yükseltti."
