Antalya’nın Belek turizm merkezinde düzenlenen 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında Türkiye-İtalya Uzay Ortaklığı paneli gerçekleştirildi.
Panele İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giuseppe Manzo, İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, ilk Türk astronot ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Alper Gezeravcı, İtalyan astronot Walter Villadei ve IAC 2026 IPC Başkanı Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu katıldı.
Panelin moderatörlüğünü ise İtalya Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Dairesi Başkanı Andrea Della Nebbia yaptı.
UZAY İŞBİRLİĞİ İKİ ÜLKENİN ÖNCELİĞİ
Açılışta konuşan İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Temmuz ayındaki NATO Zirvesi sırasında uzay işbirliğini de görüştüğünü belirtti.
Uzay teknolojilerinin sağlık, doğal afetlerin takibi ve güvenlik gibi alanlarda kullanıldığını anlatan Manzo, şu ifadeleri kullandı:
“İtalya-Türkiye işbirliğinde güçlendirilecek ve genişletilecek bir alan varsa, bu kesinlikle uzay sektörüdür. Bu konu aslında bizim en temel ihtiyaçlarımıza dokunuyor.”
ORTAK UYDU GÖREVİ İÇİN GÖRÜŞMELER
İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, İtalya Uzay Ajansı ile Türkiye Uzay Ajansı’nın 2025 yılında imzaladığı mutabakat muhtırasıyla 10 yıllık bir işbirliği çerçevesi oluşturulduğunu söyledi.
Anlaşmanın yer gözlemi, uydu navigasyonu, yer altyapısı, uzay havası, fırlatma sistemleri ve eğitimi kapsadığını belirten Cospito, iki ülkenin ortak görev üzerinde çalıştığını açıkladı.
Cospito, “Artık diyalogdan, yapılandırılmış bir işbirliğine geçtik. ASI ve TUA şu anda bir veya daha fazla 12U Küp Uyduya dayalı bir Yer Gözlem ve Yörünge İçi Teknoloji Gösterim Görevi için bir uygulama düzenlemesini müzakere ediyorlar. Ortak bir görev; teknolojik hedefleri, sorumlulukları, kabiliyetleri paylaşmak ve tüm görev döngüsünü tamamlamak için birlikte çalışmak anlamına geliyor” dedi.
“AY’A GÖNDERECEĞİMİZ UZAY ARACI HAZIR”
Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamındaki hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, Türk vatandaşının uzaya gönderilmesinin ardından Ay görevi için de çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Karabeyoğlu, Türkiye’nin Ay’a göndermeyi planladığı uzay aracının hazır olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bir diğeri ise yine son derece iddialı olan, Ay’a bir uzay aracı göndermek. Umuyoruz ki önümüzdeki yılın başlarında bu gerçekleşecek. Uzay aracımız hazır ve bu araçta hibrit roket itki sistemi de dahil olmak üzere Türkiye içinde yerli ve milli olarak geliştirip ürettiğimiz pek çok sistemimiz bulunuyor.”
SOMALİ’DE UZAY LİMANI HEDEFİ
Türkiye’nin kendi fırlatma kabiliyetini geliştirmeyi hedeflediğini belirten Karabeyoğlu, Somali’de kurulacak uzay limanının önemine de dikkat çekti.
Türk-İtalyan işbirliğinde Baykar ile Leonardo arasındaki ilişkiye de değinen Karabeyoğlu, Türkiye’nin bağımsız fırlatma kabiliyeti oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Karabeyoğlu, “Türkiye’nin bir uzay limanına ihtiyacı var. İtalya’nın Kenya sahillerine çok yakın bir uzay limanı olduğunu biliyorum. Biz de ona çok yakın, komşu bir ülkede bir uzay limanına sahip olacağız. Türk şirketleri bünyesinde kendi uzay fırlatma kabiliyetlerimize sahip olmak istiyoruz, bu bağımsızlığımız için önemli” ifadelerini kullandı.
GEZERAVCI: UZAY BİR İŞBİRLİĞİ ALANIDIR
İlk Türk astronot Alper Gezeravcı da panelde yaptığı konuşmada ilk insanlı uzay görevinin yalnızca kişisel bir hayali değil, bir milletin hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.
Görev sırasında insan metabolizması, tıp, malzeme bilimi ve mikrobiyoloji gibi alanlarda 13 deney yaptıklarını anlatan Gezeravcı, uzayın ülkeler açısından bir işbirliği alanı olduğunu vurguladı.
Gezeravcı, “Uzay bir rekabet alanı değil, bir işbirliği alanıdır. Bu işbirliği, tüm alanlardan farklı disiplinleri ve farklı geçmişleri bünyesinde barındırır. Elde edilen sonuçların, Milli Uzay Programımıza uygun olarak gelecekte planlanan insanlı görevlere yansıtılması amacıyla geri döndük” dedi.
BİRBİRLERİNİN DENEYLERİNE KATILDILAR
İtalyan astronot Walter Villadei ise Gezeravcı ile uzayda kurdukları ilişkinin bilimsel çalışmalara da yansıdığını anlattı.
Uzay görevlerinin kurumların, bilim insanlarının ve sanayinin katkısıyla gerçekleştirilen kolektif bir çalışma olduğunu belirten Villadei, Türk ve İtalyan astronotların birbirlerinin deneylerine de katıldığını söyledi.
Villadei, “Alper bizim bazı ulusal deneylerimize katkıda bulunduğu gibi, ben de Türk deneylerinden bazılarına katılmaktan büyük mutluluk duydum. Yani dostluk, iş birliği anlamına geliyor. Uzay İstasyonu, uluslararası ortakların barışçıl bir şekilde birlikte iş birliği yaptığı az sayıdaki yerden biri olmaya devam ediyor. Bunu Alper ile Türkiye ile yapmak, birlikte iş birliği yapabileceğimizin gerçek bir kanıtıydı” ifadelerini kullandı.
