‘Gayretullah’a dokunur’

Türkiye’de iktidarın siyasi sorumluluğu altında bunca hadise cereyan ediyor, AK Parti’de bir tek Bülent Arınç’ın vicdanı ses veriyor. Hukukçu olarak eleştirisini yapıyor, mü’min olarak da “gayretullaha dokunur” diyerek Allah’ın hesap soracağını hatırlatıyor.

Şamil Tayyar’ın “yozlaşa yozlaşa, göz göre göre” demesi de gösteriyor ki, yozlaşma bir anda olmuş değil.

“Denetim ve denge” olmayınca, adeta tabiat kanunu gibi, Lord Acton’un 1887’te yazdığı “güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar” kuralı hükmünü icra ediyor.

Gücün hukukla sınırlanması konusunda, ilk akla gelen kavramlar “anayasa” ve “Anayasa Mahkemesi”dir.

Anayasalarda kuvvetler ayrılığı ilkesi eksiksiz kurumlaştırılmış, özellikle yargı bu ilkeyi yürekten benimsemiş olmalıdır. Birinci görevi iktidarı anayasa içinde tutmak olan Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalıdır. Bizde bu alanlarda ciddi sorunlar var.

HSK Başkanı sıfatıyla Bakan Akın Gürlek, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması karşısında ne yaptıklarını açıklamalıdır.

BAĞIMSIZ HAKİM NEYE BAKAR?

Bülent Arınç, yakından tanıdığı Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ile Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’nin tutuklanmasını eleştirdiği gibi, Gezi hükümlüsü Tayfun Kahraman hakkındaki iki AYM kararının uygulanmamasını da eleştirdi.

Ben bu sütunda, Gezi hükümlüleri hakkındaki AİHM ve AYM kararlarını defalarca yazdım. Uygulanmamasını defalarca eleştirdim.

Gezi hükümlülerinin şahısları için değil… Çünkü AİHM ve AYM kararlarında herkes için bir gün lazım olabilecek temel bir hukuk kuralı vurgulanıyor: Delil ve ispat meselesi.

Kanunen suç olan bir eylem düşünün: Hırsızlıktan tutun da örgüt suçlarına, darbeye teşebbüs gibi suçlara kadar.

Besbelli, 15 Temmuz’da darbe teşebbüsü oldu.

Besbelli, Gezi olaylarında eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un deyimiyle “yaktılar, yıktılar.”

Bağımsız hakimin bakacağı belirleyici unsur şudur: Karşımdaki sanıkla bu eylemlerin ilişkisi nedir? Darbe eylemiyle yahut yakıp yıkmalarla bir alakası var mı? Hukukta buna “illiyet bağı” diyoruz, ya da nedensellik ilişkisi.

‘SOMUT DELİL’

Aynı dinden, aynı ırktan, aynı kabileden, aynı partiden, aynı hareketten diye mahkûmiyet verilebilir mi?

Eskiden veriliyordu; fıkıhta da hukukta da verilemez. Modern hukukta “delil” kavramı en ince ayrıntılara kadar işlenmiştir. Suç oluşturan eylemle sanığın ilgisi “somut deliller”le ispat edilmedikçe mahkûmiyet verilemez.

Mecelle’nin deyişiyle: “Tevehhüme itibar yoktur.”

Yani vehimlere, komplo teorilerine, siyasi yorumlara, delilsiz isnatlara itibar edilmez. Milli menfaat, devrim falan gibi genel kavramlar ceza hukukunda “delil” de olamaz “gerekçe” de olamaz. Ceza hukukunda “kıyas” yapılamaz, “yorum”la suç ihdas edilemez.

Tayfun Kahraman hakkında AYM, “şiddet olaylarıyla ilişkisine dair delil yoktur” tespiti yaparak iki defa “hak ihlal” kararı verdi. Son kararındaki şu paragraf, ceza hukukunun özünü yansıtıyor:

“Başlamış bir toplantı ve gösteri eylemi sürecinde ortaya çıkan şiddet olaylarının salt varlığı, kendi eylemleriyle bu şiddet olayları arasında illiyet bağı kurulmadığı müddetçe kişileri doğrudan sorumlu tutabilmek için yeterli değildir.” (Paragraf: 50)

AYM kararında, Yargıtay’ın da bu “illiyet bağı” yokluğunu dikkate almadan mahkumiyetler verdiği belirtiyor!

‘İLLİYET BAĞI’

Düşünün, Yargıtay bile!.. Yargıtay’ın 3. Ceza Dairesi AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmamış mıydı?!

Bu öylesine vahim yanlıştı ki bu suç duyurusu evrak mahzeninde kaldı, işlem yapılmadı. Fakat, ceza hukukunun temel prensiplerine uymayınca nasıl keyfi suçlamalar yapılabileceğinin kahredici bir örneği oldu.

Ama bundan ibaret değil.

Osman Kavala hakkındaki mahkumiyeti Yargıtay onamıştı. Fakat AİHM’de Büyük Daire’nin Kavala hakkında verdiği “hak ihlali” kararında da aynı “illiyet bağı” (causal link) yokluğu vurgulanıyor. (Büyük Daire, 2170/24, parg. 202)

AİHM’nin Yüksel Yalçınkaya ve Şaban Yasak kararları da gösteriyor ki, bizde insanlar yargıda bu “illiyet bağı” yeterince önemsenmediğinden, faili olmadıkları fiillerden dolayı ağır cezalara çarptırılabiliyor!

Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve evrensel hukukun uygulanmasında umut, AYM’de toplanmış durumda. AYM de değişirşe!..

Ben de “gayretullaha dokunur” diyeyim.

YORUMLAR (9)
9 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.