Azerbaycan'da başörtüsü yasakları nedeniyle başlayan ve Türkiye'den gelen eleştirilerle büyüyen tartışmalar sürerken, Azerbaycan devlet televizyonu AzTV'de yayımlanan bir programda Türkiye'yi hedef alan dikkat çekici ifadeler kullanıldı. AzTV'nin "Həftə" programında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in milli birlik, bağımsızlık ve ideolojik güvenlik konusundaki açıklamaları değerlendirilirken, ülkeye yönelik dış müdahale iddiaları gündeme getirildi.
Programda Avrupa ülkelerinin yanı sıra Rusya, İran ve Türkiye de Azerbaycan'a yönelik enformasyon ve ideolojik saldırıların geldiği ülkeler arasında sayıldı.
"AKLIMIZA BİLE GETİRMEDİĞİMİZ KARDEŞ TÜRKİYE'DEN SALDIRILAR GÖRÜYORUZ"
Programın en dikkat çekici bölümünde, 2020'deki 44 günlük Karabağ Savaşı'nın ardından Azerbaycan'a yönelik ideolojik saldırıların arttığı savunuldu. Sunucu, Avrupa'nın bu tür faaliyetlerde ilk sırada bulunduğunu ileri sürerken Türkiye'yi de aynı değerlendirmeye dahil etti.
Yayında şu ifadeler kullanıldı:
"Özellikle 44 günlük Vatan Savaşı'ndan sonra Azerbaycan'a yönelik bu saldırılar daha saldırgan, hatta hakaretamiz bir hal aldı. Ne yazık ki bunların büyük bölümü yalnızca Avrupa'dan gelmiyor. Evet, Avrupa bu listenin başında. Ancak komşumuz Rusya'dan, İran'dan ve son günlerde aklımıza bile getirmediğimiz kardeş Türkiye'den de enformasyon ve ideolojik saldırılara tanık oluyoruz."
Türkiye'nin Rusya ve İran'la birlikte anılması, iki ülke arasında son haftalarda yaşanan tartışmalar açısından dikkat çekti.
"DEVLET KURUMLARINDA YER ALAN BELLİ ÇEVRELER VAR"
Yayında, söz konusu suçlamaların doğrudan Türkiye veya diğer ülkelerin resmî devlet politikalarına yönelik olmadığı belirtilirken, bu ülkelerin içindeki bazı grupların ilişkileri bozmaya çalıştığı iddia edildi. Sunucu, açıklamalarının yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Biz bu ülkelerin Azerbaycan'a karşı düşmanca bir tutum içinde olduğunu söylemiyoruz. Hayır, sözlerimizi farklı anlamayın. Çok şükür, bugün adını saydığımız ülkelerin her biriyle ilişkilerimiz iyi. Ancak bu ülkelerin içinde, hatta devlet kurumlarında yer alan ve bu ilişkilere zarar vermeye çalışan belli çevreler var."
Bu çevrelerin asıl amacının yalnızca ikili ilişkileri bozmak olmadığı, bölgede düşmanlık yaratmak ve Azerbaycan'ın iç bütünlüğünü zayıflatmak olduğu ileri sürüldü.
"AMAÇLARI GENÇLERİN BEYNİNİ KARIŞTIRMAK"
Programda, Azerbaycan'a yönelik olduğu iddia edilen faaliyetlerde medyanın kullanıldığı savunuldu. Sunucu, bu faaliyetlerin temel hedefinin Azerbaycan'daki milli birlik ve dayanışmayı zayıflatmak olduğunu belirterek özellikle gençlerin hedef alındığını öne sürdü.
Yayında, "Bu çevrelerin asıl amacı Azerbaycan'daki milli birlik ve dayanışmayı sarsmaktır. Bunu kimin eliyle yapıyorlar? Gençlerin" denildi.
Söz konusu grupların gençleri yabancı etkilere açık hale getirerek milli kimliklerinden ve devletçilik ilkelerinden uzaklaştırmaya çalıştığı ileri sürüldü.
"BİR DARBEYE İKİ, BEŞ, ON DARBEYLE KARŞILIK VERİYORUZ"
Yayının devamında Azerbaycan medyasının dışarıdan gelen eleştirilere karşı güçlü bir mücadele yürüttüğü savunuldu. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in daha önce Yeni Azerbaycan Partisi'nin 8. Kurultayı'nda yaptığı konuşmadan bir bölüm de izleyicilere hatırlatıldı.
Aliyev'in konuşmasından şu ifadeler aktarıldı:
"Bize indirilen tek bir darbeyi bile karşılıksız bırakmıyoruz. Bir darbeye belki iki, beş, on darbeyle karşılık veriyoruz ki herkes yerini bilsin, işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermeye kalkmasın."
Programda bu sözler, Azerbaycan'ın dışarıdan geldiği öne sürülen ideolojik ve enformasyon faaliyetlerine karşı izlediği tutumun bir örneği olarak sunuldu.
"İDEOLOJİK SAVAŞ DEVAM EDİYOR"
AzTV yayınında, Azerbaycan'a yönelik ideolojik risklerin fiziksel güvenlik tehditleri kadar tehlikeli boyutlara ulaştığı savunuldu. Sunucu, Karabağ Savaşı'nda olduğu gibi enformasyon alanında da milli birlik içinde hareket edilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Çünkü savaş devam ediyor. İdeolojik savaş, enformasyon savaşı. Ve 44 günlük Vatan Savaşı'nda olduğu gibi bu savaşta da lider, halk ve medya birliği gücünü göstermelidir."
Azerbaycan medyasının geçmiş yıllara göre güçlendiğini savunan sunucu, dışarıdan gelen her türlü ideolojik saldırıya karşılık verileceğini söyledi.
İKİ ÜLKE ARASINDA BAŞÖRTÜSÜ GERİLİMİ YAŞANMIŞTI
AzTV'deki açıklamalar, Türkiye ile Azerbaycan arasında son haftalarda yaşanan başörtüsü tartışmalarının ardından geldi. Azerbaycan'da okullardaki başörtüsü yasaklarına yönelik eleştiriler Türkiye'de de yankı bulmuş, bazı siyasi isimlerin açıklamalarına Bakü yönetiminden sert karşılık verilmişti.
Azerbaycan makamları, Türkiye'deki bazı çevrelerin ülkenin iç işlerine müdahale ettiğini öne sürerken, Türkiye'de ise öğrencilerin eğitim hakkı ve din özgürlüğü üzerinden Azerbaycan yönetimine eleştiriler yöneltilmişti.
Azerbaycan'ın Medya ve Yayın Konseyi de 14 Ekim'de yaptığı açıklamada, İran ve Türkiye kaynaklı olduğunu iddia ettiği koordineli enformasyon saldırılarının yoğunlaştığını ileri sürmüştü.
