Back To Top
Dijital ekonomi için 10 altın kural

Dijital ekonomi için 10 altın kural

 - Son Güncelleme: 30.06.2017 Cuma 11:15
Dijital ekonomi için 10 altın kural
- A +

Dijital dönüşüme ayak uydurmaya çalışan dev şirketler milyonlarca dolar yatırım yaparken KOBİ’ler bu değişimde bocalıyor. Ne yapacağını bilmeyen işletmelere yol göstermeyi hedefleyen bir çalışmada ise dijital tim ve strateji oluşturulması gibi 10 kritik tavsiye yer alıyor.

MİKDAT KARAALİOĞLU / FRANKFURT

Katlanarak artan dijital gelişmeleri takip etmek nerdeyse mümkün değil. Endüstri 4.0, ‘Big Data’, yapay zeka, nesnelerin interneti gibi kavramlara sürekli karşımıza çıkıyor ve kafamızı karıştırıyor. Baş döndüren hızla yaşanan gelişmeleri takip etmek ve uygulamak zorunda olma hissi de firmaları farklı bir rekabetin içine soktu. Bu amaçla dünyanın dev şirketleri dijital değişim için devasa yatırımlar yaparak rekabette bir adım öne geçmeyi hedefliyor. Peki küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) yeni döneme nasıl uyum sağlayacak? Mevcut yapılarını koruyarak dijital avantajlardan nasıl istifade edebilirler? Almanya’nın en önemli dijital platformlarından Bitkom küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital rekabette yer alabilmeleri için 10 maddelik bir tavsiye metni hazırladı.

1. Dijitalleşmeyi firmanızda öncelikli hale getirin: Dijitalleşme firmanız için büyük imkanlar ve şanslar içeriyor. Stratejik önemi çok yüksek. Bütün sorulara şirket yöneticisi olarak cevap vermek zorunda değilsiniz. Ancak dijitalleşmeyi etkin bir şekilde yönlendirmeniz, bütün çalışanları bu konuda bilinçlendirmeniz gerekir.  Dijitalleşmenin firmanız için sağlayacağı katkıyı çalışanlarınızla birlikte keşfedin.

2. Dijital bir tim oluşturun: En iyi çalışanlarınızdan dijital bir tim oluşturun.  Elemanlarınızın şirketinizin mümkün olan farklı birimlerinden olmasına dikkat edin. Bu kişileri şirket hiyerarşisine entegre edin. Şirketinizde smartphone ve bilgisayarlarla büyümüş genç çalışanlar varsa bu kişilerin bilgilerini kullanın.  Dijital bir sorumlu belirleyin. Büyük şirketleri bu pozisyonu Chief Digital Officer (CDO) olarak isimlendiriyor.

3. Dijital bir strateji geliştirin: Şirketinizde hangi birimlerin dijitalleşmesi gerektiği konusunda bir analiz hazırlamak için timinize ya da CDO’ya görev verin. Hangi birimlerde dijital yenilikler yapmak gerektiğini belirleyin.  Bu verilerle bir strateji oluşturun. Duruma göre birimlerde ya da şirketin tümünde dijital değişikler olabilir.  Hiçbir şirket dijital dönüşümü kendi başına halledemez. Müşterileriniz, tedarikçileriniz ve diğer partnerlerle işbirliğine girin.

4. Start Up işletmelerle işbirliği yapın: Genç yazılım firmaları sürekli yeni teknolojiler ve çözümler üretiyor. Belki bu inovasyonların bazıları size uyabilir. Bu imkanı kullanın hatta ortaklığa girmekten bile çekinmeyin.

5. Çalışanlarınıza yatırım yapın: Dijitalleşme şirketinizde radikal değişikliklere, hiyerarşi yapısının değişmesine neden olabilir. Bu kültür değişiminden korkmayın. Değişim sürecinde çalışanlarınızı göz ardı etmemeniz gerekir.  Çalışanlarınıza değişimler hakkında düzenli bilgi verin. Gerekli meslek içi eğitim ve ilave beceriler kazanmalarını sağlayın.  Yeni personel alımlarında dijital yeterliliği olan kişileri tercih edin.

6. Müşterilerinizi her zaman merkeze koyun: Mevcut dijital işletmelerini başarı nedenlerinin başında müşteri memnuniyetini ön plana koymaları geliyor. Orta ve küçük ölçekli işletmelerin en önemli silahı müşterilerine yakın olmaları.  Bu imkanı kullanın ve dijitalleşme sürecinde müşterilerinizi ağa dahil edin. Müşterileriniz ve çalıştığınız firmalar dijitalleşme sürecinde neredeler? Şirketinizden hangi beklentileri var? Bu soruları gözden kaçırmayın.

7. Verilerinizi kullanın: Şirketinize ait bütün verileri kullanın. Big Data karar vermeye yaracak verilerin kazanılması ve kullanılmasına yarar.  Küçük işletme ve kurumlar bile Big Data yardımıyla ürün ve servis kalitelerini arttırabilir.

8. İş modelinizi dijitalleştirin: Server, e-mali, PDF faturalar vs gibi dijital hizmetler zaten işletmelerde kullanılıyor ve olağanüstü faydalar sağladılar. Bu gelişme artık yapay timler, farklı yazılımların kullanılması, verilerin iCloud’a yüklenmesi ya da büyük verilerin Big Data aracılığıyla değerlendirilmesi yönüne gidiyor. Bu yeni gelişmeler mevcut dijital unsurları sollayıp anlamsız hale getirebilir. Bunun için dijital dünyadaki gelişmeleri dikkatli takip etmek gerekiyor.

9. En yeni teknolojileri kullanın: Mevcut teknolojiler bu noktada işinize yarayabilir. En hızlı internet bağlantısı, belgelerin dijital idare programları ile kullanılması gibi. Bitkom tarafından yapılan bir araştırmaya göre büro ve idare süreçlerinin dijitalleşmesi başarıya önemli katkılar sağlıyor.

10. Sadece bir istikamete bağlı kalmayın: Dijital alandaki gelişmeler belki sizin sektörünüz dışında yaşanan dijital gelişmeler aracılığı ile olabilir. Hatta başka sektörlere yatırım yapmak bile söz konusu olabilir. Birçok internete dayalı şirket geleneksel denilecek alanlarda da yatırım yapıyor.

 

Teknolojik rekabette Türkiye son sıralarda

Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü’nünce (IMD) ilk kez yayımlanan Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında Türkiye, 63 ülke arasında 52. sırada yer aldı. En rekabetçi ülkeler sıralamasında Singapur’u, İsveç, ABD, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, Hong Kong, İsviçre, Kanada ve Norveç takip etti. Venezuela’nın sonuncu olduğu listede, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Romanya,  Brezilya, Ürdün, Arjantin, Kolombiya, Endonezya, Ukrayna, Moğolistan ve Peru alt sıralarda yer aldı. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Oğuz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede ülkenin dijital rekabetçilik endeksinde gerilerde olmasının temel nedeninin dijital teknolojiler alanında teorik bilgi düzeyinin uygulamaya yansımaması olduğunu vurguladı. Türkiye’de araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin bilimsel yayın sayısı olarak yüksek olsa da yüksek teknoloji içeren patent desteklerinin yetersiz düzeyde olduğunu savunan Oğuz, şunları kaydetti: “Yurt dışından kalifiye eleman çekme konusunda Türkiye yetersiz kalmaktadır. Yurt içindeki çalışanların eğitiminde de olması gereken yerde değildir.” 

Doğru veri tabanı maliyeti yüzde 60 düşürebilir

Bulut bilişim, altyapı ve modernizasyon çözümleriyle BT pazarında yhizmetler sunan TmaxSoft’un Türkiye Genel Müdürü İlker Saltoğlu, “Bir uygulama satın alırken veya geliştirirken kullanılan veri tabanına daha fazla önem verilmesi gerektiği açıkça görülüyor” diyor ve doğru veri tabanının sahip olması gereken özellikleri şöyle sıralıyor:  * Büyüyen veri miktarları ile baş edebilir, ölçeklenebilir olmalıdır.  * Yerel destek hizmeti olmalıdır.  * Süreklilik arz etmelidir.  * Performansı yüksek olmalıdır. * Her türlü ortama uyum sağlayabilmelidir.  * Kolay yönetilebilmelidir.

17-06/30/fvrgbthnyjm.jpg

Doğru veri tabanının tüm bunları sağlarken aynı zamanda uygun maliyetli olmasının şirketlere rekabette önemli bir avantaj sağladığına da değinen Saltoğlu, “Seçeceğiniz veri tabanı, yüksek satın alma maliyeti ve yüksek bakım maliyetleri ile bütçe düşmanı olmamalı. Tam tersine, tasarruf ederek yeni projelere bütçe yaratabilmenizi sağlamalıdır. Örneğin, lider veri tabanı yazılımımız Tibero, beş yıllık bir zaman ölçeğine dayalı olarak, piyasadaki benzerlerine kıyasla %60’a varan oranda maliyet avantajı sunuyor. Bu, kurumlar için göz ardı edilmeyecek kadar önemli bir fark” diyor.

Yorumlar

Yorumlar
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN