Back To Top
Zafer Karatay: Kırım Tatar Türkleri 1944 travmasını yeniden yaşadı

Zafer Karatay: Kırım Tatar Türkleri 1944 travmasını yeniden yaşadı

 - Son Güncelleme: 19.05.2016 Perşembe 11:05
Zafer Karatay: Kırım Tatar Türkleri 1944 travmasını yeniden yaşadı
- A +

18 Mayıs 1944 gecesi yaşananlar, Kırım Tatar Türkleri için nesilden nesile aktarılacak bir felaketin başlangıcıydı. Stalin'in emriyle binlerce Kırım Türkü, nüfuslarının yarısını kaybedecekleri ölüm yolculuğuna çıkarıldı. Kırım’da 72 yıl sonra yeniden sürgün korkusu yaşanıyor.


SAMİ BAYRAKTAR

Kırım Tatar Türkleri'nden Jamala, Ukrayna adına katıldığı Eurovisiyon şarkı yarışmasında birinci oldu. '1944' isimli şarkı, Kırım Tatarları'nın sürgünde yaşadığı acıları anlatıyordu. Şarkının nakaratında Kırım Türkçesi ile 'Yaşlığıma toyalmadım / Men bu yerde yaşalmadım' diyen Jamala, Kırım Türkleri'nin 70 yıllık dramını dünyanın gündemine taşıdı. Sürgünün 72. yıldönümünde, çekilen acıları ve verilen mücadeleyi Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay ile konuştuk.

8 YAŞINDAKİ KIZ ANNESİNİN CENAZESİNİ YIKADI

18 Mayıs 1944'te Kırım Tatar Türkleri'nin başına ne geldi?

18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatar Türkleri için çok büyük bir travmadır. Binlerce insan bir gecede hayvan vagonlarına dolduruldu ve bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkarıldı. 8-10 yaşındaki çocuklar, tırnakları ile mezar kazıp annelerinin babalarını toprağa veriyor. 8 yaşındaki kız annesinin cenazesini yıkıyor. Yeni nesiller dedelerinden, ninelerinden dinledikleriyle o günlerin acılarını iliklerine kadar hissediyor ve aynı travmayı yaşıyor.

16-05/19/700x157054_tarih-tekrar_1.jpg

Sürgün emrini Stalin veriyor? Peki hangi gerekçeyle sürülüyor Kırım Tatarları?

Sovyet rejimi, soğuk savaş döneminde Türkiye ile muhtemel bir savaşta problem yaratacağını düşündüğü unsurları sürgün ediyor. Bir de Kırım'ın stratejik önemi var. Karadeniz donanmasının güvenliği için çok önemli. Ayrıca, Kırım Sovyet döneminin Antalya'sıydı. Çarlık döneminden itibaren tatil merkeziydi. Bu sebeplerle Nazilerle işbirliği yaptıkları bahanesini uydurup sürgün ettiler.

16-05/19/kirim-surgun.jpg

Kırım Tatarları 1990 yılından itibaren kitleler halinde vatanlarına dönmeye başlıyor? Döndüklerinde neyle karşılaşıyorlar?

Döndüklerinde evlerini, ata topraklarını Ruslara verilmiş olarak buluyorlar. Ama kimseyle
sürtüşme içerisine girmiyorlar. Boş arazilerde çadır şehirler kurarak topraklarına yerleşme mücadelesine girişiyorlar. Bu süreçte çok sıkıntılar çekiyorlar ama yılmıyorlar.

RUSYA UYDURUK REFERANDUM YAPTI

2014'de Rusya Kırım'ı ilhak etti ve Putin bunun gerekçesini referanduma bağladı. 'Halk istedi geldik' dedi. Siz işgal diyorsunuz.

Rusya uyduruk bir referandum yaptı. Yüzde 80'i katıldı dediler. Gerçekte Yüzde 32'si katıldı. O da silah soruyla evlere sandık götürülerek. Avrupa da Amerikada biliyor gerçeği ama sessiz kalmayı seçtiler.

16-05/19/img_7483.JPG

YENİDEN 1944 TRAVMASI

Rusya'nın Kırımı işgalinin üzerinden 2 yıl geçti? Bu süreçte neler yaşandı?

İşgalin başladığı ilk gece Tatarlar 18 Mayıs 1944 travmasının aynısını yaşadılar. Çünkü her yer askerlerle doluydu. Tatarların sokağa çıkması halinde müdahale etmek üzere bekletiliyordu. Yaşlılar ağlamaya başlamış, herkes hazırlık yapmaya başlamış. Yeni bir sürgenle karşı karşıyayız diye. Aradan geçen sürede azalmakla birlikte bu korku hala var.

KAYIPLAR... CİNAYETLER

Halkımızı başsız bırakmak için 1991'dan beri Kırım Tatarlarını temsile yetkili olan ve seçimle belirlenen Kırım Tatar Milli Meclisi'ni kapattılar, yasadışı ilan ettiler. Aydınlara baskı yapmaya başladılar. Toplum içinde etkili olan kanaat önderlerini, aktvistleri hapse attılar. Camiye gidenleri tek tek fişliyorlar. 20'ye yakın insanımız kayıp, akibetleri belirsiz.

16-05/19/img_7494.JPG

'SURİYE' KORKUSU

Yeni bir sürgün tehlikesi var mı?

Yöntemi farklı olmakla birlikte var. Bir çatışma ortamı yaratarak Kırımlıları, aynı Suriyeliler gibi korkutup kaçırmak, mülteci durumuna düşürmek istiyorlar. Rusya bir taraftan da 'Türkiye radikallare silah veriyor, kamplarda eğitiyor, her an saldırıya geçebilirler' propagandası yaparak muhtemel bir müdahale için zemin hazırlıyor.

UÇAK KRİZİNDEN SONRA ZIVANADAN ÇIKTI

Türkiye'nin Kırım politikasını nasıl buluyorsunuz? Kırım Tatarları'nın beklentilerine cevap veriyor mu?

Kırım Tatarlarının beklentilerine uygun şekilde işgalin tanınmadığı duyuruldu. Türkiye, başlangıçta itidalli davrandı. Rusya ile diyaloğu kesmeyelim, dostluğumuzu kullanarak Tatarlar üzerinde bir koruma kalkanı oluşturalım diye düşünüldü. Bu akıllıca ve doğru bir adımdı. Putin'in de akıllıca davranacağı şekilde umutları vardı. Ama Rus uçağının düşürülmesinden sonra iş zıvanadan çıktı.

TÜRKİYE: KIBLEDEN ESEN UMUT RÜZGARI

Kırım Tatarları için Türkiye ne ifade ediyor?

1990 yılında ilk kez Kırım'a gittiğimde karşılaştığım yaşlı bir teyze, 'Balam, bu imansız memlekete ezanı, Kuran'ı siz kıbleden getirdiniz. Bizi buralarda yalnız bırakmayın' demişti. O teyzenin sözlerini vasiyet kabul ettim ve ata toprağımla bağımı bir daha hiç kesmedim. Kırım Tatarları Türkiye'yi kıbleden esen umut rüzgarı olarak görürler.

16-05/19/resimid_3122378.jpg
JAMALA'NIN ŞARKISI UMUTLARI YEŞERTTİ

Ukrayna adına Eurovision'da yarışan Tatar kızı Jamala'nın birinci olması Kırım Tatar Türkleri üzerinde nasıl bir etki yaptı?

Muhteşem bir etki yaptı. 2014 işgali 1944'deki sürgünden sonra ikinci bir travmaydı. Hayatınızı adadığınız davada sıfır noktasına döndüğünüzü hissettiğiniz bir anda halkımıza müthiş bir moral oldu. Milyonlarca dolar harcayıp yapamayacağımız tanıtımı Jamala 3 dakikada bir şarkıyla yaptı.

PUTİN'İ SEVİNDİRMEYELİM

Peki Kırım'ın mücadelesi bundan sonra nasıl devam edecek?

Halkımız, yılmadan mücadeleye devam etmeli. İşgalden sonra umutsuzluğa kapılıp topraklarını terkedenler oldu. 20 bin civarında bir nüfus ayrıldı. Şu anda 250 bin civarında Tatar nüfusu kaldığını tahmin ediyorum. Başlangıçtaki umutsuz hava, büyüklerin ve liderlerin moral vermesiyle yatıştı. Bu mücadele, topraklarımızda özgür yaşayıncaya küdür sürecek. Vatanımızı terk edersek Putin'in istediğini yapmış oluruz.

16-05/19/aaaa113333.jpg

VATANA DÖNÜŞ VE YENİ TRAVMA

Kırım Tatarları, Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinden başlayarak Özbekistan başta olmak üzere Sovyetler Birliği'nin diğer bölgelerine sürüldüler. Toplam 400 bin Kırım Tatarı, hayvan vagonlarına bindirilerek sürgün edildi. Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45'i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle öldü. Kırım Tatarları, sürgünün soykırım olarak tatınması için çağrıda bulunmaktadır.

Kırım Tatarlarının anavatana dönüş süreci, 1967'den itibaren başladı. Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecine girmesiyle vatana geri dönüş kitlelerin göçü şekline dönüştü.

YENİDEN RUS İŞGALİ

1991 yılında Kırım Tatar Milli Meclisi kuruldu. Meclis Başkanlığına getirilen Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 2013 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. Kırım Tatar Milli Meclisi, Rusya'nın 2014'teki işgalinden sonra kapatılarak yasadışı ilan edildi, Kırımoğlu'nun Kırım'a girmesi yasaklandı.

ZAFER KARATAY KİMDİR?

Kırım'dan göçen bir ailenin çocuğu olarak 1958 yılında Ankara'da doğdu. TRT'de çeşitli kademelerde yöneticilik görevinde bulunan Karatay'ın bir diğer önemli yönü gönüllü olarak, Kırım Türklerine ve Türk Dünyasına yaptığı hizmetlerdir. Kırım Tatar Milli Meclisi’nin Türkiye temsilciliğini 1991 yılından beri sürdürmektedir. Kırım, Kırım Türkleri ve Türk Dünyasının meseleleri ile ilgili yayınlanmış çok sayıda makalesi vardır. TRT İstanbul Televizyonunda yapımcı yönetmen olarak görevine devam eden Karatay, hazırladığı Kırım Belgeseli'nde, 1944'deki sürgün dramını, sürgünü yaşayanların tanıklığı ile ekranlara getirdi.

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN