Back To Top
Hepimizin içindeki o ‘insan’ kayboluyor

Hepimizin içindeki o ‘insan’ kayboluyor

Hepimizin içindeki o ‘insan’ kayboluyor
- A +

Müge İplikçi’nin ‘Çok Özel İsimler Sözlüğü’ kitabında, giriş öyküsüyle beraber 30 hikaye yer alıyor. Hikayelerde, günümüzün karmaşası içinde kaybolan, boğulan ve bu nedenle arayışta olan kişiler anlatılıyor. İplikçi “Girdiğimiz tünellerde, ayrı ayrı kaybolsak da, kaybolma fiili hepimizi içeriyor. Ancak şu da bir gerçek ki 21’inci yüzyılda kaybolan insan hepimizin içinde” diyor.

KARAR RÖPORTAJ/ ERKUT TEZERDİ

Koray, Yüksel, Seniha, Aziz, Naime, İrfan... Müge İplikçi’nin yeni çıkan ‘Çok Özel İsimler Sözlüğü’ öykü kitabındaki bu karakterler benzer coğrafyaların insanları. Her bölüm bir adla başlıyor, ismin sahibi olan kişinin yaşamından bir kesit sunuluyor veya başka bir hikayede karakterler iç içe geçiyor; kişilerin hayatının sonrası da öncesi de öykülere dahil ediliyor. Bazı karakterler fiziken büyümüş ama ruhu adeta hep çocuk kalmış, bazıları ise ailesinin baskın kurallarının, geçmişindeki sırların ve kapitalist ekonomik sistemin tüm yükünü sırtında taşıyor; bedeni gençken fikirleri olgunluğa erişiyor.

17-04/15/15kr02-cok-ozel-isimler-1492223765.jpg

Yapmak ve yapmamak, gitmek ve arada kalmak gibi düşüncelerle boğuşan karakterlerin yer aldığı kitapta, 30 hikaye var. Kadın-erkek ilişkileri, kaza eseri ölenler, yarı yolda kalanlar, şiddet görenler, bekletenler, umut verenler... Öykülerde hayatın içinde, sürekli bir şeyleri yakalama derdindeki 21’inci yüzyılın kaybolan insanları anlatılıyor. İplikçi’yle kitabını konuştuk.

Nasıl başladı bu kitabı kaleme alma, öyküleri bir araya getirme serüveni?

Haftada iki kere yazdığım gazete yazıları bana bu konuda yol gösterdi. Gündelik yaşamı ve arızalarını daha farklı takip etme dürtüsü o yazılarda çok hakimdir. Oradan yola çıkarak gündelik hayat öykülerini yeniden tasarlamayı arzu ettim. Çok yeni öyküler yazdım, eskilerine katık ettim, yeniden düşündüm ve yeniden yazdım. Sonra bu kitap çıktı.

İsimler kişilerin yaşamı hakkında neler söyler veya hayatların seyrini belirler mi?

Eğer bir edebiyat metniyse karşımızdaki, kesinlikle söyler. Hayatların seyrini de belirleyebilir. Ancak bir de yaşanılan coğrafya var ki o her şeyin üstünde. ‘Çok Özel İsimler Sözlüğü’ biraz da buna değiniyor.

Bir hikayede kütüphanede çalışan bir memurenin hayatından kesit, başka hikayelerde inşaat çalışanları… Her bir öykü kısa metraj film tadında. Bu karakterlerin bir kitapta toplanmasındaki amaç nedir?

Yaşam böyle bir çeşitlilik. Girdiğimiz tünellerde, ayrı ayrı kaybolsak da, kaybolma fiili hepimizi içeriyor. Birçok diğer fiil de bunu içeriyor. Ancak şu da bir gerçek ki 21’inci yüzyılda kaybolan insan hepimizin içinde kaybolan insandır.

Toplumun her kesiminden kişileri anlatıyorsunuz… Bu insanlar bazen birbirinin hayatına giriyor. Bir hikayenin finali başka öykünün başlangıcı oluyor… Karakterlerin ortak noktaları için neler söylersiniz?

Benzer coğrafyaların insanları var karşımızda. Kimi daha heyecanlı, kimi daha hüzünlü. Kimi bir şeyleri fark etmek üzere, kimi toprağa girerken bile ‘Neden ben?’ sorusunu sormakla meşgul. Bazı kadınlar daha sevilesi, bazıları ise ‘tüh!’ dedirtiyor. Kimi erkekler anlamış, kimileri çocuk kalmış. Hemen hepsi bir şeyleri yakalama derdinde. Ancak neyin peşinden koştukları sorusuna pek de cevap veremiyorlar. Bu kişilere benzeyen çok sayıda insan var etrafımda.

Kitabınızdaki ‘İrfan’ bölümüne istinaden soruyorum; bu dünyada ‘sizce’ en büyük meziyet nedir?

Kimseyi ve doğadaki hiçbir kaynağı kanırtmadan, talan etmeden mutlu olmak ve bu mutluluğu bir biçimde paylaşmak. Sadece kahkahalarınızı değil, bilginizi ve donanımınızı paylaştığınız zaman da mutlu olabilir ve karşınızdakileri mutlu edebilirsiniz. Elbette karşınızdakilerin de bu hassasiyeti anlayacak kıvamda olması önemli. Bu bir ütopya, farkındayım. Ancak seviyorum bu hayali.

Öykülerde başka kişilerin bakış açısından Yüksel karakterinin neredeyse tüm yaşamını öğreniyoruz. Kimdir Yüksel, onu bu kadar özel kılan nedir?

Yüksel arada kalmış biri. Bu arada kalmışlığı benim edebiyatçı cephemden bakıldığında onu renkli biri yapıyor. İçinde birikmiş bir sürü tortu var. Yaşanmamış, yaşansa da yanlış yaşanmış bir sürü detay mevcut kişisel tarihinde. Zengin oğlanı seçmiş, ailesinin ona verdiklerini uygulamış, meslek sahibi olmuş, ayaklarının üzerinde durduğu sanılan bir kadın. Akıllı biri. Ancak yaşam içindeki haline baktığımız zaman çok da can sıkıcı bir insan. Mutsuz.

YETİŞKİNLERE BONKÖR DEĞİL

Okurlar sizi çocuk hikayeleri yazarı olarak da biliyor. Var mı bu konuda altın kurallar? Çocuklara nasıl uzanmak gerekiyor?

Çocuklara yazerken verdiğiniz mesaj önemli. Hayat böyle ama düzeltilebilir mesajı çok belirgindir çocuk kitaplarımda. Yetişkinlere bu kadar bonkör davranmıyorum!

KADIN CEPHESİNDENBAKMAK ÖNEMLİ

Türkiye’de kadın yazarları nasıl buluyorsunuz? Konu seçimleri, anlatımları veya yarattıkları karakterlerin farklılıklarını nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye gibi bir ülkenin açmazlarını kadın cephesinden farklı dil arayışıyla verme çabalarını çok önemsiyorum. Ancak yanlış anlaşılmasın. İyi bir metnin içinde gezinen bu seslerin farklılığı onları marjinalleştirmiyor. Tam tersi onları daha net görmemize olanak sağlıyor. Edebiyatın altın kuralının altını çizen bir tavır bu: Farklılıktan evrensel olana ulaşmak.

HAFTANIN KİTABI

17-04/15/15kr02-insanliga-3.jpg

Yaşama dair son izler silindi

New York Times’ın çok satanlar listesinde uzunca bir dönem kalan Southern Reach Üçlemesi’nin ilk kitabı ‘Yokoluş’ta; X Bölgesi’nin dünyayla bağlarının kopmasının ardından onlarca yıl geçiyor. Doğa, insan uygarlığına ait son izleri de siliyor. Bölgeye defalarca keşif ekipleri gönderiyor. Ancak her biri ya toplu intiharlarla ya kanserden ani ölümlerle ya da nedeni belirsiz katliamlarla başarısız oluyor. Kitapta, 12’nci keşif ekibinin yaşadıkları anlatılıyor. Bu grup antropolog, haritacı, lider psikolog ve anlatıcı olan biyolog karakteri olmak üzere dört kadından oluşuyor. Görevleri, arazinin haritasını hazırlamak, çevrelerini ve birbirlerini gözlemlemek ve bu gözlemlerini kaydetmek. Fakat hiçbir şey umdukları gibi gitmiyor. İkinci kitap ‘Yetki’de etrafı görünmez bir sınırla çevrili, kötü niyetli ve uygarlığa dair tüm izlerin silindiği X coğrafyasına art arda keşif ekipleri yollanıyor. John adlı kişi X Bölgesi’nin sırrını anlamaya başlıyor. Rahatsızlık verici gerçekler yavaş yavaş aydınlanıyor. Üçleme’nin son kitabı ‘Kabulleniş’te ise tüm sorular yanıtlarını buluyor, doğa gerçek yüzünü gösteriyor, dehşetin seviyesi artıyor. Jeff Vandermeer’ın kaleme aldığı ve dünyada büyük ilgi gören kitapların birincisi ‘Annihilation’ adıyla beyazperdeye uyarlandı. Film 2017’nin sonbaharında izleyici karşısına çıkacak.

YENİ ÇIKANLAR

17-04/15/15kr2yenicikan1.jpg

İyi ki yazmışım

Vesikalı Yarim, Ah Güzel İstanbul, Tatar Ramazan, Umut Dünyası ve Taçsız Kral... Çok sevilen bu yapımlar, sinema dünyasının hafızasına yerleşti. Adı geçen filmlere imza atan yönetmen ve senarist Safa Önal’ın öyküleri ‘Dünyanın En Güzel Gemisi’nde yayımlandı. 57 yıl sonra yeniden basılan kitapta Önal, 1950-60 yılları arasında kaleme aldıkları için “Bu kitap o öykülere, o öykü insanlarına, öykülerdeki olaylara veda bir anlamda… Bunca yıldan sonra gene buluşmak varmış. İyi ki yazmışım” yorumunu yapıyor.

Bir kara dejavu

Daha önceki polisiyelerinde beş yaşındaki bir dedektifle olayları çözüme kavuşturan Alper Canıgüz’ün yeni romanının kahramanı ikinci sınıf aşk romanları çevirmeni, orta sıklet avare Aziz. Bir yangında küle dönüşmek üzereyken, zamanda yolculuk yaparak 20 yıl öncesine gider. Üstelik 25 gençleşmiş bir halde. Henüz işlenmemiş bir cinayeti çözmek üzere harekete geçmesi mümkündür. Peki, bu amatör dedektif, kaderin hükmünü değiştirebilecek mi?

ÇOK SATANLAR TÜRKİYE

17-04/15/15kr02-huzursuzluk.jpg

Huzursuzluk

Zülfü Livaneli

Sen On Yedi Yaşımsın

Miraç Çağrı Aktaş

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig

Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens

Yuval Noah Harari

Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler

Elena Favilli, Francesca Cavallo

Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali

Türkiye’de çok satan kitaplar D&R, Kitapyurdu, Idefix, Remzi ve Babil listelerinden derlenmiştir.

İTALYA

17-04/15/15kr02-storie-della.jpg

Storie della buonanotte per bambine ribelli

Francesca Cavallo, Elena Favilli

L’ ultimo faraone

Wilbur Smith

Sete

Jo Nesbo

Chi sta male non lo dice

Antonio Dikele Distefano

Tredici

Jay Asher

İtalya’da çok satan kitaplar lafeltrinelli, ibs, mondadoristore ve Amazon listelerinden derlenmiştir.

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN