Back To Top
‘Tefrika’larda kalmış eserler gün ışığına çıktı

‘Tefrika’larda kalmış eserler gün ışığına çıktı

‘Tefrika’larda kalmış eserler gün ışığına çıktı
- A +

1831-1928 yılları arasında gazetelerde yayımlanan ama hiç bilinmeyen romanlar ‘Tefrika Dizisi’ adıyla edebiyatseverlerle buluşturuluyor. Onlardan ilk ikisi Belkıs Sami Boyar’ın ‘Aşkımı Öldürdüm’ü ile Selahattin Enis’in ‘Orta Malı’ romanları. Serinin editörü Yrd. Doç. Dr. Ali Serdar, araştırmalarında 560’tan fazla romana ulaştıklarını belirterek Gürpınar’dan Uşaklıgil’e pek çok yazarın çalışmasının sırada olduğunu söylüyor.

ERKUT TEZERDİ

Türk edebiyatında son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Birkaç ay önce Tanpınar’ın ‘Huzur’ romanına ait ‘Suat’ın bilinmeyen mektubu’nun sayfaları bulunup yayımlanmış ve bir nevi romanın finali değişmişti. Bu ses getiren çalışmanın ardından Koç Üniversitesi Yayınları’nın yeni projesi ‘Tefrika Dizisi’ de edebiyatımıza yepyeni bir ışık tutuyor. Hüseyin Rahmi, Halit Ziya, Reşat Nuri, Recaizade Mahmut Ekrem... Aralarında polisiye romanlar da var aşk veya ideoloji konulu olanlar da... 1831-1928 yılları arasında gazetelerde yayımlanan, okunma rekorları kıran ama günümüzde hiç bilinmeyen tefrikalar üç yıl boyunca yapılan araştırmalarda bulundu. 560’tan fazla tefrikanın ortaya çıkarıldığı çalışmalarda Yrd. Doç. Dr. Ali Serdar, Doç. Dr. Nihayet Arslan, Dr. Reyhan Tutumlu, Dr. Ruken Alp, Doç. Dr. Tuba Işınsu İsen Durmuş, Yrd. Doç. Dr. Fatih Altuğ ve Yrd. Doç. Dr. Murat Cankara gibi isimler yer aldı. Türk edebiyatında bir döneme damgasını vuran bu tefrikalardan iki eser şimdi edebiyatseverlere sunuluyor. Bunlardan birincisi Selahattin Enis’in ‘Orta Malı’, ikincisi Halide Edip Adıvar’ın kız kardeşi Belkıs Sami Boyar’ın ‘Aşkımı Öldürdüm’ adlı romanı. Kitapların editörlüğünü de üstlenen Yrd. Doç. Ali Serdar, araştırmaları gerçekleştirirken “Millî Kütüphane ile bir protokol imzalandı, ardından arşivler açıldı. Bunun dışında İBB Atatürk Kitaplığı, Hakkı Tarık Us kütüphanesi, İzmir APİKAM, Ankara Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi, TBMM kütüphanesi, Ankara Üniversitesi Gazeteler Veritabanı, İstanbul Millet ve Beyazıt Kütüphanesi arşivleri de kullanıldı” diyor. Serdar’la tefrikaları konuştuk.

Neden böyle çalışma yapma gereği duydunuz?

Bizim bir tefrika geleneğimiz bulunuyor ancak ‘kaç tane tefrika roman var’ ve ‘bunların yıllara göre dağımı nedir’ gibi bütünlüklü bir çalışma yoktu. 1928’de Harf İnkılâbı gerçekleşti. Projenin bitiş tarihi olarak da biz bu yılı dikkate aldık. Yani Osmanlıca bilmeyen okurun erişemeyeceği inkılâbın öncesini kapsıyor. Amacımız gazete sayfalarında unutulmuş romanları ortaya çıkarmaktı. 2014’te başlayan bu projede 560’tan fazla tefrika roman bulduk. Bunlar o dönemlerde gazetelerde yayımlanmış ama sonrasında yayınevleri tarafından basılmamış. Aralarında az bilinen veya bilinmeyenler de var. Mesela edebiyat araştırmacıları Selahattin Enis’i biliyor ama günümüz okurları tanımıyor. Veya Ahmed Mithat gibi tanınmış yazarların gazeteler arasında unutulmuş kalmış romanları da bulduklarımız arasında...

Araştırmalarınız neticesinde romancılık tarihimize ilişkin neler söylersiniz?

Bizi Batı edebiyatından farklı kılan, romanın ortaya çıkışıyla tefrikanın ortaya çıkışın aynı dönemde olması. Batı’da böyle değil. Onlarda ilk önce roman yayımlanıyor. Biz araştırmalarımızı yaparken 1900’ların başına geldiğimizde roman sayısında çok ciddi bir düşüş olduğunu gördük. Bunun nedeni sansür. Halid Ziya’nın ve Rahmi Gürpınar’ın romanlarının da çalışmalarının yarım kaldığını öğrendik. 1908 ile 1912 yılları arasında tefrika roman yeniden ortaya çıkıyor ama hemen sonrasında savaşlar başladığından sayı yine azalıyor. Bu durum 1918’e kadar devam ediyor.

Tefrikaların dili nasıl?

Osmanlı Türkçesiyle yazılmışlar. Ancak biz her iki romanı yayımlarken günümüz okurunun da okuması ve anlaması açısından metinleri günümüz Türkçesine çevirdik. Orijinal versiyonları tefrikaroman.ozyegin.edu.tr adresinden okunabilir.

Yüzlerce roman arasında neden Selahattin Enis’in ‘Orta Malı’ ile Belkıs Sami Boyar’ın ‘Aşkımı Öldürdüm’ün yayımlanmasına karar verildi?

Araştırmalarımızda ortaya çıkan 560’tan fazla romanın 540’ı erkek yazarlar tarafından kaleme alınmış. 14 kadın yazarın ise 42 romanı var. Belkıs Sami Boyar’ı seçmemizin nedeni Türk edebiyatının yeni bir yazar kazanması. 1926’da Son Saat gazetesinde yayımlanan bu roman, Boyar’ın da tek eseri. Selahattin Enis’i seçmemizin nedeni de yaşadığı dönemde çok önemli gazetelerde tefrika yayınlanması. Ayrıca ‘Orta Malı’nın yayımlanması 150 gün boyunca devam etmiş; bir romanın bu kadar süreye yayılarak yayımlanması onun çok okunduğunu gösterir. Enis’le aynı dönemde gazetelerde yazan Yakup Kadri’nin, Halide Edip’in, Reşat Nuri’nin eserlerini biliyoruz.

Diğer romanlarda hangi temalar öne çıkıyor ve başka hangi yazarlar var?

Dönemin yazarları konu seçimlerinde her şeyi ele alabiliyor; ideolojik fikirler de yansıtılabiliyor. Tür açısından da polisiye, siyasi ve bilimkurgu olarak ayrılıyorlar. Yazarlar arasında da Hüseyin Rahmi, Halit Ziya, Reşat Nuri, Ahmet Hikmet, Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Rasim, Mehmet Celal, Fatma Aliye, Ebuziya Sami, Mehmet Rauf, Fazlı Necip, Celal Nuri gibi önemli isimler de yer alıyor.

17-06/10/ekran-resmi-2017-06-10-011800.png

BAZILARI ÇOK ÜNLÜ YAZARLARA AİT

Hepsini kimlerin yazdığı biliniyor mu?

Evet ama mesela İhsan adında bir romancıyla karşılaştık. 10 polisiye romanı var ancak kim olduğunu bilmiyoruz. Tespit ettiğimiz mahlaslı romanların bazıları da ünlü yazarlara ait. Aralarında ilginç olanlara da ulaştık. Ahmet Mithat, Alayın Kraliçesi adında romanın çevirisini yapıyor ama romanın sonunu beğenmiyor. Bunun üzerine kendisi romanın devamını yazıyor ve adı Alayın Kraliçesi’ne Zeyl oluyor. Peyami Safa’nın da Server Bedi takma ismiyle yayınladığı birkaç romanı bulunuyor. Ancak telif hakları nedeniyle böyle eserleri yayımlamayacağız.

17-06/10/ekran-resmi-2017-06-10-011907.png

Konu seçimleri ve anlattıkları açısından her roman arasında ne gibi farklılıklar var?

‘Aşkımı Öldürdüm’ bir aşk romanı. Kitaptaki ana karakter erken cumhuriyet kadını. Roman olay yoğunluklu değil. O dönemin toplumsal yapısı; yaşayışı ve cemiyet hayatına ilişkin ciddi ip uçları barındırıyor. Kanser hastalığına yönelik de anlatımlar içeriyor. 1926’da böyle bir hastalık hakkında bilgi vermek çok ilginç. ‘Orta Malı’ ise anlatımında cinsellik meselesini ele alıyor. Romanın yazarı Enis, natüralist olarak tanımlanabilir. Olayların kötü yönünü gösterir, deşer.

HAFTANIN KİTABI

17-06/10/10kr02-masallarda.jpg

Masallarda hep iyiler kazanır

Hemen her masalda iyilerin kötülerle çarpıştığını ve finalde her zaman iyilerin kazandığını söyleyen Prof. Dr. Necati Demir, bunun nedeninin iyilerin hep kazandığının zihin dünyasına aktarılması olduğunun altını çiziyor. 330 masalın yer aldığı kitapta ayrıca kültürümüzün uzun geçmişine ve muazzam derinliğine dikkat çekiliyor.  Demir, 30 yıldır hiç durmadan ve dinlenmeden kültür varlıklarımızın kayıt altına alınması ve bunların geniş kitlelerce okunup bilinmesi uğraşı içinde. 2010 yılından beri Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü’de öğretim üyesi olarak çalışan ve bazı kitapları Harvard Üniversitesi’nde yayımlanan yazarın 80’e yakın eserinde bunu görmek mümkün. Anadolu Türk Masallarından Derlemeler başlığıyla sunulan bu çalışmada, 1985 yılından bu yana Anadolu’nun muhtelif yörelerinden, bizzat masal anlatıcılarının kendilerinden dinleyerek kayda alınan masallar bulunuyor.  Ses kayıtları günümüz Türkçesiyle kitaba aktarılmış. Aç Kurt, Bülbül, İncili Kız, Sultan Hanı’nda Üç Gece ve Oduncu ile Abugüneş gibi masallar alfabetik sıraya göre dizilerek okuyucuya sunuluyor. Masallarda geçen mahallî kelime ve deyimlerle ifade biçimleri için de bir sözlük hazırlanmış. Kaynak şahıslarıyla ilgili bilgiler de okuyucunun dikkatine sunulurken masaların geneli klasik masal anlatımıyla başlıyor: “Bir varmış, bir yokmuş.” Demir, konuyla ilgili çalışmalarının son masal derlenene kadar devam edeceğini belirterek, kitabın yenisini de geleceğini ifade ediyor.

YENİ ÇIKANLAR

17-06/10/10kr2yenicikan1.jpg

Devlet ve Neonaziler’in ilişkisi

Dünya edebiyatının en önemli siyasi polisiye yazarlarından Wolfgang Schorlau ‘Koruyan El’de Almanya’da 2000-2006 yılları arasında öldürülen biri Yunanistanlı, sekizi Türkiyeli göçmenin hikâyelerine odaklanıyor. Bu cinayet serisi, medyada uzun süre Türkiyeliler arası mafyavari işlere bağlanarak ‘döner cinayetleri’ diye magazinleştirildi. Cinayetlerin failleri ise 2011’de bir banka soygunu sonrası öldü. Schorlau vakanın peşine takılıyor, devlet ve Neonaziler arasındaki kirli ilişkileri sorguluyor.

17-06/10/10kr2yenicikan2.jpg

Turuncuların en güzel abisi

Yayımlandığı pek çok ülkede çoksatanlar listelerine giren ‘Benim Oyunum’da yeşil sahaların efsanevi futbolcularından Johan Cruyff, Amsterdam’ın beton sokaklarında başlayan hikâyesini, oyununu tanımlayan ve ardından gelen futbolcu ve çalıştırıcı nesillerine damga vuran felsefeyi paylaşıyor. Cruyff’ın dili de futbolu kadar akıcı ve anlattıkları etkileyici. Pep Guardiola onun için şunu söylemişti: “Cruyff’ü tanımadan önce futbol hakkında hiçbir şey bilmiyordum.”

ÇOK SATANLAR TÜRKİYE

17-06/10/10kr02-sapiens.jpg

Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens

Yuval Noah Harari

Karanlıktan Sonra

Haruki Murakami

Huzursuzluk

Zülfü Livaneli

Körlük

Jose Saramago

Karanlık Sular

Paula Hawkins

Sen On Yedi Yaşımsın

Miraç Çağrı Aktaş

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig

Türkiye’de çok satan kitaplar idefix, Remzi, Babil, kitapyurdu ve D&R listelerinden derlenmiştir.

İSPANYA

17-06/10/asfdg.jpg

Escrito en el agua

Paula Hawkins

Patria

Fernando Aramburu

Por trece razones

Jay Asher

Aquí dentro siempre llueve

Chris Pueyo

No soy un monstruo

Carme Chaparro

En la oscuridad

Antonio Pampliega

İspanya’da çok satan kitaplar Amazon, libros.fnac ve planetadelibros listelerinden derlenmiştir.

Yorumlar

Yorumlar
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN