Back To Top
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”

“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”

- A +

Başbakan Binali Yıldırım dün, 14 yıllık AK Parti hükümetlerinde görev yapmış, çoğu partinin kurucu ismi olan “eski bakanlar” ile bu kez kahvaltıda bir araya geldi.

Bu, son bir ay içerisinde gerçekleşen üçüncü buluşma.

Elbette ki, referanduma 26 gün kala, Sayın Binali Yıldırım’ın mitingden mitinge koştuğu bir süreçte “hadi bir araya gelelim, bir sabah kahvesi içelim, eski günleri yad edelim” buluşması değildi.

35 ismin katıldığı ‘kahvaltılı buluşma’ üç saat sürdü. Katılan isimlerin neredeyse tamamı söz alıp konuştu denilirse abartılmış olmaz.

Konuşulan hususları, içerikleri itibari ile özetle ben şöyle başlıklandırdım:

AK Parti’nin ‘evet’ kampanyası: Neredeyse bütün bakanlar söz almış. Ve yine neredeyse büyük bir çoğunluk kampanyada kuşatıcı bir dil kullanılmadığı, toplumu ötekileştiren, kamplara ayıran bir dil kullanıldığı konusunda örneklerle uyarmışlar. Ve bilakis 14 yıl boyunca ülkeye hizmet eden, devrim niteliğinde reformlar gerçekleştiren AK Parti’nin ‘evet’ diyeni de ‘hayır’ diyeni de samimi olarak kucaklayacak, kuşatacak bir dile sahip olması gerektiği ve toplumu ayıran değil, birleştiren bir söylemi benimsemesi gerektiğinin altını kalın kalın çizmişler. Özetle “Bizim partimiz kuşatıcı olmalı, parmak sallamamalı, ötekileştirmemeli” denmiş.

Hatta “16 Nisan’a kadar diyelim ki ‘evet’ çıkması için, seçmeni ‘evet’e ikna etmek için her türlü gerilim siyaseti yapıldı. Diyelim ki siyasette olur böyle şeyler. Peki, 17 Nisan’dan sonra nasıl bir Türkiye olacak. Bu kadar kamplaşmış, bu kadar gerilmiş bir toplumla ne yaparız” denilmiş.

Din ve siyaset: Din ve siyaset konusunda alkışlanası konuşmayı Sayın Sait Yazıcıoğlu yapmış. Dini argümanların, dini referansların oldukça dünyevi olan siyasete bu kadar hunharca alet edilmemesi gerektiği dile getirilmiş. Yine AK Partili bazı il ve ilçe başkanlarının söylemlerinden örnekler sunularak, “Deniz Baykal’ın ‘peygambere verilse bu yetkiler,’ söyleminin yanlışlığını, aşırılığını, hadsizliğini eleştiriyoruz da peki bizim içimizdekilere hiçbir şey söylemeyecek miyiz?”  denmiş.

Referandumu etkileyecek üç husus: Referanduma 26 gün var. AK Parti stratejisini yeniden gözden geçirip, kendisine bir yol haritası belirleyebilir. Ancak sanırım bunu MHP lideri Devlet Bahçeli’yi kızdırmadan yapması gerekiyor. Zira ikinci husus biraz kendisini ilgilendiriyor.

1 ) 16 Nisan’da ilk kez oy kullanacak bir buçuk milyon genç var. Gençlerin ikna edilmesi gerekiyor.

2) Kürt seçmenler. MHP ile ittifak Kürt seçmenlerin oyunu nasıl etkileyecek bunu bilmiyoruz.

3) Yargı mağduru olan FETÖ ile alakası olmayan kesimler.

Dış politika hamaset ve popülizm: Özetle son günlerde yaşadığımız hadiselerden yola çıkarak dış politika konusunda şunlar dile getirilmiş. AK Parti’nin giderek pozitif ve gerçekçi söylemlerden uzaklaştığı ve çatışmacı bir dile doğru yaklaştığı tespiti yapılmış. Henüz üzerinde polemik dumanları tüten Hollanda ve Almanya meselesi gündeme gelmiş ve özetle şunlar söylenmiş: “Ülkemize yapılanlar elbette affedilmez, itibarımızın zedelenmesine asla müsaade etmeyelim, ülkemizin hukukunu koruyalım. Bir vatandaşımızın dahi bulunduğu ülkede hor görülmesine izin vermeyelim. Ancak bunları yaparken, itirazımızı yaparken, tepkimizi gösterirken de kendi dilimizle itibarımızı zedelemeyelim. Yarın bu ülkelerle yüz yüze bakacağız. Muhataplarımızla ilişkilerimizi devam ettireceğimiz gibi bir gerçeğimiz de önümüzde duruyor.”

Medyanın ve siyasetin içindeki troller: Aslında bunlara operasyonel karakter suikastçileri adını vermek daha doğru. Yine gündeme gelmişler. Sanırım AK Parti’ye en büyük zararı veren ve gün geçtikçe daha büyük bir sorun yumağı haline gelen bu sorun, çözülmediği sürece Başbakan Binali Yıldırım’ın da AK Parti Genel Merkez’in de önüne gelmeye devam edecek. AK Parti içine fitne sokmaya çalışan “troller” meselesini gündeme getiren isim, AK Parti’nin kurucu isimlerinden olan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beştepe’deki yemekte yanına oturttuğu ve ‘abi’ diye hitap ettiği Sayın Bülent Arınç. İkinci söz alan isim olmuş. Sayın Bülent Arınç’ın konuşmasıyla sınırlı kalmamış mevzu: “AK Parti adına tuhaf bir şekilde söz sahibi olduğunu iddia eden, parmak sallayan, yol arkadaşımız dediğiniz isimler itibar suikastine uğrarken bizim partimizden ve sizler neden çıkıp ‘ne oluyor, siz kimsiniz’ denilmiyor” denilmiş. Hatta “Partimizden neden ses çıkmıyor sorusu” ciddi ciddi sorulmuş. Başbakan Binali Yıldırım zaman zaman kendisinin de bu sorundan muzdarip olduğunu ve bizzat bu sorunla ilgilendiğini söylemiş.

Velhasıl Türkiye’nin ‘sistemini’ değiştirecek olan paketin içeriği tartışılmamış. Ancak Sayın Cemil Çiçek o toplantıda olur da Türkiye’nin yargı sorunu gündeme gelmez mi? Gelmiş. Elbette ki siyasetin ahlakla buluşması gerektiği konusu da... Devletin bekasını ilgilendiren bir FETÖ sorunumuz var, ancak gittikçe büyüyen bir mağduriyet de var, yargının gerçek anlamda çalışmalarına bir an önce başlaması gerektiğini uzun uzun anlatmış.

Yerim sınırlı olduğu için ben bu kadarını yazabildim.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
E.Arslan 22 Mart 2017 01:35
Strateji strateji strateji ....hükümet çok akılcı hareket etmeli. Bu zor günlerden ancak böyle çıkarız. Belki de bu zor dönemler gelecek güzel günlerin habercisidir. .Umudunu yitirmesin ve olumlu düşünsün herkes birazda. .Bu ülke çok zor dönemlerden alnının akıyla çıkmayı başardı hep....
Raşit 22 Mart 2017 01:13
Ihl mezunuyum, 28 Şubat mağduruydum, ve 13 yıllık kamuda çalışıyordum başkanlık en büyük hayalimdi, 28 Şubat ve öncesi dönemlerde inanan insanlarin yaşadığı zulmlerin önüne geçmek için başkanlık sistemi olmalı diye düşünür hayaller kurardim. akranlarimin eğlendiği zamanlarda ben inançlı bir ideolojiye sahip insan olarak kendimi gelistirdim ulkeme insanima 13 yil hizmet ettim sağolsun bu yil akparti beni kapının onune koydu. ben bu ülkeye ve hükümete ve partiye hiç ihanet etmedim vicdanim çok rahat ama beni yaftaladilar, etiketlediler, hakkim haram olsun.
Ahmet Türk 21 Mart 2017 20:11
Ahmet Türk: Baskılar hiçbir dönemde para etmedi; bugün de etmeyecek....... Herkesin Kürtlerin vereceği oyu merak ettiğini dile getiren Türk, şunları söyledi: Zindan siyasetine, Sur, Şırnak vahşetine, kayyumlara ‘evet’ mi diyeceğiz.’ Yıllardan beri siyasetin içinde bir kardeşiniz olarak birçok zulüm ve baskıyla karşı karşıya kaldık. 12 Eylül’ü yaşadık, 90’larda faili meçhullerin şahidi olduk. Kürt halkı susturulmak istendi ama özgürlük mücadelemiz kartopu gibi büyüyerek daha büyük bir inançla bugüne geldi. Bugün de zulüm politikalarına devam ediliyor. Kürt halkının sindirilmesi için her türlü oyunun oynandığı bir süreçteyiz. Kütlerin kazanımlarını ortadan kaldırmak için Kürt halkı bugün Kürdistan’da bir saldırıyla karşı karşıya. Baskılar hiçbir dönemde para etmedi. Bugün de etmeyecek. Ancak diyalogla, ortak akılla sorunları çözebiliriz. Dünya örnekleri var. Yarım yüzyıl boyunca Kolombiya’da savaş yaşandı ama sonunda sorun barışla sonuçlandı. Güney Afrika’da siyahlar üzerindeki baskı yine diyalogla sona erdi.
bulent 21 Mart 2017 18:59
Partide herkes belli başlı şeylerden şikayetçiyken nasıl oluyor da o şeyler parti tarafından düzeltilemiyor anlamıyorum. Kararları kim veriyor? Düne kadar kimsenin tanımadığı, partiyle ideolojik benzerliği olmayan, resmi bir bağı bulunmayan, kıymeti kendinden menkul bazı kişiler nasıl oluyor da bu işin asıl sahiplerini böyle ezebiliyor, herşeyin sahibi gibi davranabiliyorlar? Cidden aklım almıyor.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 17:54
Ak parti özüne donmeli Musluman demokrat kimligine asiri sagci savrulmadir
Hikmet 21 Mart 2017 16:58
CFRye İncirlik Üssümüzden Irak Kürdistanı kurdurduğumuz gibi şimdi de yine İsrailin müttefiki Suriye Kürdistanı kurduruyoruz. Ne yazarların umurunda ne yorumcuların umurunda. İşsizliğe çözüm olacak binlerce köy boşalmış durumdayken varsa yoksa elma-armut ticareti. Allah iman ve akıl versin bizlere...
KARAR OKURU 21 Mart 2017 15:55
Eskiler her şeyi açık seçik söylemiş. Adamlar vicdanen görevlerini yapmışlar. Fakat yönetenlerin eskilerin ikaz ve uyarılarına kulak asacağını sanmıyorum. Çünkü hayal pompalayan, seç çok yaşa padişahım diyerek, koltuk kapanların çokça olduğu, bu şakşakları, alkışları duymaktan çok zevk alan bir yönetim kademesi varken hiç bir şey değişmez. %50 & %50 olarak karpuz gibi fikren ortadan ikiye bölünmüş bir toplumla yeniden diriliş nasıl olacak anlamakta zorlanıyorum. Evde baba ile oğul düşman olmuş. Baba; ahlak, alın teri, adalet, hakkaniyet, helal, haram, kul hakkı derken, oğul; menfaat, mevki, koltuk, daha kolay ve güzel yaşamak diyor. Evde baba oğluyla aynı evde yaşamak istemiyor, oğul böyle bir babanın evladı olduğu için çok şansız olduğunu düşünüyor. Tüm bunlar son 3-4 yılın AK partinin milletin parasıyla semirttiği basının ve trollerin eseridir. Bugün TV ekranlarında ''ey müsteşar lan sen kimsin, benim verdiğim vergi ile maaş alıyorsun'' diye nara atanlar eninde sonunda bir gün '' Ey Cumhurbaşkanı sen kimsin benim vergimle yapılan sarayda oturuyorsun'' diyecek nesillere ilham kaynağı olacaktır. Devleti temsil eden kişi ve makamlar sırayla bir bir itibarsızlaştırılacaktır. Devlet, millet, devletin makamları itibarsızlaştırılırsa, çökme süreci başlamış demektir.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 15:51
Benim eskisinden de yenisinden de yana hiç umudum kalmadı. Hadi yenileri anladım da, eskilerden de şifa niyetine bir Allah'ın kulu çıkıp ilkeli bir duruş sergileyemez mi...bunca saçma sapan işler olurken bütün bunları nasıl sindirebiliyorlar? nasıl bu kadar hızlı savrulduk?
dssk 21 Mart 2017 14:36
Ben gerçekten Ak parti'nin mevcut haline üzülüyorum.O eski stratejik akıl bir anda yok olmuş,beceriksiz ve yalaka kadrolarla dolmuş parti.Sadece son olaydan bir örnek vereceğim;Almanya ve Hollanda gerginliğinden.Almanya'ya teröre destek veren ülke diyoruz,İncirlik'te uçakları uçuyor.Hollanda'ya çok sert tepki vericez diyoruz;yaptığımız şey dostluk grubunu lağvetmek.Oysa Rusya bize öyle bir ambargo koydu ki şu an domates yasağını kaldırmak için kırk takla atıyoruz.Dün de Nihat Zeybekçi''Avrupalı dostlarımızla medeniyet yolunda yürümeye devam edeceğiz'' diyor.Söyleyin şimdi bana:Bu kadar kuru sıkı laflar eden,bir dediği bir dediğini tutmayan bir ülkeyi dünyada kim ciddiye alır?lafımız çok ama icraatimiz sıfır.
bütün eski ağır abiler konuşmuş ve çok haklı olarak bugünkü durumun vehametini anlatıp eleştirmişlerde,sayın binali yıldırım ne yapmış... bende bu gidişattan muzdaribim demiş ve kahvaltı bitmiş.... çok güzel.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 13:23
toplantıya katılanların tamamı bu sorunlara başbakanın bır sey yapamayacağını bılıyordur muhtemelen. bıraz şey gıbı olmuş kızım sana soyluyom gelınım sen anla.pekı bıseyler degısır yanlışlar duzelırmı anlaması gerekenler anlarmı zannetmiyorum cunku buna muktedır olanlar kımsenın ama kımsenın bugun ıtıbarıyla ne fıkrıne ne zıkrıne ve hatta nede varlıken şeklıne dahı ıhtıyaç kalmadığını düşünüyorlar.
O k u r 21 Mart 2017 13:02
Yazar, toplantıyı anlatmaktan çok, toplantıyı kılıf yaparak kafasındakileri sırlamış... Zaten toplantıdan da hep mişli, muşlu haber vermiş...
KARAR OKURU 21 Mart 2017 20:42
0
Eleştirmek bu kadar zor olmasaydı da rahat rahat eleştirebilseydi keşke. Anladığım toplantıyı katılanlardan birinden dinlemiş. Fakat yine aynı gerekçeyle ismini vermemiş sanki.
O k u r 22 Mart 2017 01:46
1
Tayyip Beyi ya da Ak Partiyi mi eleştirmek zor? Tuhaf bir serzeniş, kim ne demek istedi diyemedi, çoğu zaman küfür ve hakaret dahil...
KARAR OKURU 21 Mart 2017 11:18
Sevgili Elif hanim ysziniz yine güzel ve berrak aslinda yazilan degilde yazilmayan satirlari okumayi ögrendik. Ama birde yazilanlari bile anlamakta zorlanan hatta direnen tabiri caizse odun-kafa insanlara laf anlatmak cok zor. Senelerce sürdürülen ve AKP tarafindan tesvik edilen troll haber bombardimanindan zehirlenmis beyin artik yalana degil dogrulari yazan söyleyen ve dürüst bir bakis acisi sergileyen yazi ve yazarlara karsi rezidenst olmus. Illada yalan tarafli mümkünse yalaka haber istiyor cogu insan.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 10:08
vay arkadaş eskilerin başka işi yok mu,,sahaya inip çalışsınlar, bırakın bu iyi niyet saçmalığını,,zülüm yapan hep aynı kesimler,,,dikkat etmesi gereken hep bizmiyiz..niye!!!!
KARAR OKURU 21 Mart 2017 15:26
0
İstikametimiz bozulmuşsa, sahada bağırmanın çalışmanın faydası yok. Önce istikamet yeniden düzeltilmeli. Partinin eski ve tecrübeli isimlerinin dikkat çektiği hususların hepsi yerinde ve doğru tespitler.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 08:22
Boş laflar bunlar, kimi kime şikayet ediyorsunuz
KARAR OKURU 21 Mart 2017 08:14
Eline sağlık. Şahane bir yazı
evin 21 Mart 2017 06:56
bunun için öncelikle kırdığınız, ötekileştirdiğiniz, yeri geldiğinde asılsız suçlamalarda bulunduğunuz bu vatanın milyonlarca "laikçi" vatandaşından özür dilemeniz gerekiyor. bunca olandan sonra kabul ederler mi bilemem. ben olsam kabul etmem.
Fer 21 Mart 2017 04:27
Bütün bu yazdıklarınız aslında hükümetin topluca istifa bile değil, topluca intihar etmesini gerektirmez mi? Özetle diyorsunuz ki, yargı partizan, oy için dünyada düşman yaratılıyor, partinin finanse ettiği medyada insanlar linç ediliyor, daha ne olabilir onu anlayamadım.
KARAR OKURU43 21 Mart 2017 03:13
Bunları söyleyen eski vekiller neden meydanlara inip partilerinin desteklediği Evet görüşünü savunmuyorlar. Birde fetö yü sivil toplum kuruluşu olarak gören, pkk ya gösteri hakkı veren Avrupa'yla ilişkiler iyi tutulmalı demişler ki REİS bunları iyi ki tekrar vekil yapmamış. Diriliş ruhu bu vekillerle olmazmış.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 11:23
1
Dirilsen gam yemeyeceğim de. Dirilen ne var hocam? Lafla peynir gemisi yürümüyor. Ekonomin ne durumda? Geleceği ne durumda? Bak Kahveci ne diyor: senden hıyar bile almayan Rusya'ya gıkın çıkamıyor, nükleer santral ve doğalgaz üstüne bir de S400 almak için 'ricacı' oluyorsun. Rusya demişken, n'oldu Membiç? N'oldu PISA? N'oldu yerli motor? Dirilen nedir? Koreliler'e, İtalyanlar'a, Japonlar'a cebimizdeki parayı verip yaptırdığımız (ama pek kullanmadığımız) köprülerin ortağı olan yandaş müteahhitler dirildi Allah için. Bir de İstanbul rantını yiyen belediyeler ve yandaş inşaatçılar. Başka dirilen var mı?
KARAR OKURU 21 Mart 2017 15:37
1
Bir diriliştir diye tutturulmuş gidiyor. Arkadaş ben vatandaş olarak her gün ekonomik açıdan eriyorum. Bu dirilenler kim? Bana da dirilmenin reçetesini verin de bizde bir dirilelim.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 15:47
3
arkadaş diriliş ruhu diyor da, Barzani nin ,haritasından haberi yok galiba...bütün dünyaya uydudan yayınlar yapıp,23 ilimizi kürdistan diye anlatıyor.
KARAR OKURU 21 Mart 2017 15:58
8
bütün mesele anlayış farkından kaynaklanıyor, şu empati denen şeyi kavrasanız hiç bir sorun kalmayacak. yöneticilerin DİRİLİŞ derken kasdettiği şeyi anlayamıyorsunuz. BEKA SORUNU kavramı da öyle. biraz empati lütfen!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN