Back To Top
AK Parti’deki ‘hoşnutsuzlar’

AK Parti’deki ‘hoşnutsuzlar’

 - Son Güncelleme: 19.05.2017 Cuma 02:06
- A +

Çok az bir farkla ‘evet’ lehine sonuçlanması, referandumun siyasi işlevinin de yeniden masaya yatırılmasına ve anlamlandırılmaya çalışılmasına neden oldu. Eğer Cumhurbaşkanlığı sistemi bazı çevrelerin beklediği üzere yüzde 60 civarında bir destekle kabul edilseydi, siyasetin bundan sonra alacağı yön berraklaşacaktı. Her şeyden önce böyle bir sonuç MHP’nin iktidarın olanaklarının cazibesi altında yeniden Bahçeli etrafında bütünleştiğinin işareti olacak, partideki muhalifler pratikte siyasetin dışına itileceklerdi. Bu durum aynı zamanda ‘merkezde’ sağlam bir milliyetçi tabanın bulunduğunu gösterdiği ölçüde, AK Parti için de göz ardı edemeyeceği bir seçmen kitlesine işaret edecekti.

***

Diğer taraftan böyle bir sonuç, benzer bir bütünleşmenin AK Parti tabanında Erdoğan etrafında yaşandığının da kanıtı olacaktı. Demokratik nitelikler açısından net bir şekilde olumsuz niteliklere sahip bir taslağın yüksek teveccüh bulmasının tek anlamı, Erdoğan’ın kişisel karizma ve liderliğinin gücüyle olabilirdi ancak… Dolayısıyla yüzde 60 civarında bir sonuç Erdoğan’ın herhangi bir seçmen kitlesine bağımlı olmayan, neredeyse siyaset üstü bir lider konumuna oturmasını teşvik edecekti.

Bu denklemin muhtemel uzantısı, AK Parti içindeki birtakım değişiklikler sayesinde, iktidarın milliyetçiliği merkeze alan ve onu muhafazakarlıkla kuşatan bir popülist ‘sağcılığa’ doğru ilerlemesi olacaktı. Ancak öyle olmadı ve sonuç yukarıdaki projenin sahipleri için tatsız bir sürprize dönüştü. MHP’nin getirisi sadece yüzde 4’de kalırken, HDP’li Kürtlerin de ‘evet’ oyuna en az o kadar katkı yapmış olduğu ortaya çıktı. Nitekim İstanbul’da Sultanbeyli, Esenler, Bağcılar gibi HDP desteğinin yüksek olduğu yerlerde ‘evet’ çıkması, bölgedeki davranış kalıplarının Türkiye’nin genelinde de sergilenmiş olduğunu ortaya koyuyor.

Diğer deyişle bir yandan güvenilen MHP dağına kar yağdı, öte yandan da güvenilirliği son derece zayıf ve ters tepebilecek HDP desteği ile birlikte iktidar yönetilmesi çok zor bir Türkiye ile karşı karşıya kaldı. Üstelik Türkiye’nin Kandil’i bombalayıp, Münbiç’e gireriz, Sincar’a saldırırız lafları ettiği ve hükümetin Kürt kimliğine soğuk bakan devletçi pozisyona yanaştığı bir dönemde…   

***

Ancak referandum sonucunun AK Parti açısından çok daha uyarıcı bir yönü bulunuyor. AK Parti’nin güçlü olduğu Eyüp, Üsküdar ve Çekmece’de ‘hayır’ cenahının kazanması bunun basit işareti. Bütüne baktığımızda ise şunu görüyoruz… Referandum sonucunu doğru tahmin eden kamuoyu şirketlerinin ‘Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?’ sorusuna aldığı yanıtlar, AK Parti’yi istikrarlı bir biçimde yüzde 52 seviyesinde gösteriyordu. Oysa referandumda 51.4 çıktı ve üstelik bunun 4’er puanı MHP ve HDP’den geldi… Yani AK Partililerin sadece 43.5 puanı referandumda ‘evet’ dedi. Bunu 52’den çıkardığımızda elimizde kalan 8.5 AK Partili hoşnutsuzların Türkiye seçmeni içindeki oranını veriyor. İlaveten hoşnutsuz olmakla birlikte sandığa gitmemekle yetinenleri (ya da saha araştırmasında oy tercihini söylemekten kaçınanları da) dikkate almak gerek. Toplamı yüzde 15 civarında olan bu grubun 10 puanı siyasetle ilgisiz ve zaten hiçbir seçimde oy kullanmıyor. Geriye kalan 5 puanın yarısının AK Partili olduğunu varsaymak gerçekçi olur. Eklendiğinde toplam yüzde 11’lik bir ‘ayrışma’ potansiyeliyle karşılaşıyoruz. İktidar doğru davranırsa Erdoğan’a destek verebilecek, aksi halde kendisine çıkış arayacak bir yeni sosyoloji…

AK Parti iki gün sonra sembolik bir kutlama yaptığını sanıyor olabilir, ama aslında kendi kaderini belirleyecek kritik bir siyasi kararın arifesinde…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
44 20 Mayıs 2017 00:23
tabandaki kuskunler partideki küskünler mebde olanlardan dolayı mebdeki hukuksuzluk küskünleri ekle de kele bunlar kazanılmazsa ak parti nasıl kazanacak eski birlikteliklerde çok zor görülüyor bakalm mevlam neyler neylerse güzel eyler
SEPTİK 20 Mayıs 2017 00:18
Bir zamanlar hep yetmez ama evetçilerdik.Türkiyenin demokratik dönüşümünün muhalif - mağdur İslami parti eksenine oturduğunu ve devletinde bu parti eliyle dönüştürüleceğini düşlüyorduk.Ancak bu mazlum kesimin niteliğini, yetişdikleri ideolojik ve düşünsel formatları, ana ve geleceğe yönelik projelerini,hayallerini tartışmıyorduk.Aslında hepimizin dşüncesinin kültürel arka planında İslamın Efsane döneminin söylem ve uygulamaları vardı:Hasırda yatıpta Beytülmale dokunmayan Hz.Muhammet, Adalet sahibi Hz.Ömer, yolsuzluk karşısında halifeye kafa tutan Ebuzer Gaffari vardı.Hayatımızın herhangi bir döneminde işlediğimiz günahlardan tövbe için sığınacağımız camimiz, dinimiz,müslümanlığımız vardı.Ve alnı secdiye değenlerden YOLSUZLUK, PARTİZANLIK, İLTİMAS ,ZULÜM ummuyorduk.Bizimki bir düşmüş işte.Adamlar bir iktidar oldu pir iktidar oldular.Kamu kaynaklarını,belediye rantlarını ve memurluk alımlarını ele geçirince Hülaguya rahmet okuttular.Devlet çarkının çivisi çıktı.Kamu idaresi bozuldu.Hukuk devletini bırak kanun devleti aranır oldu.Böyle bir gidişin sonucu SEÇİM olamaz.Seçim olur muhalif cumhurbaşkanı seçilir artık hayaldir.O nedenle öyle seçim tahlillerini unut sayın Ethen.Dış politikada yapılan hatalar,yapılan anlaşmalarla verilen sözler sonucu ÜLKNİN AKIBETİ NE OLUR ona kafa yor.
Tora Bora 19 Mayıs 2017 23:43
Referandum sonucunu "başkanlık sistemi" tartışmaları değil, FETÖ ve 15 Temmuz darbe süreci belirledi. Çünkü "başkanlık tartışması" görünürdeki bir tartışmaydı. Derinde yatan asıl çelişki ise başkaydı. Böylelikle toplum referanduma giderken, bu iki olumsuz (FETÖ ve15 Temmuz) gelişmelerine "ikna olanlar" ve "ikna olmayanlar" olarak ikiye ayrılarak gitti.
Mustafa Bağcılar 19 Mayıs 2017 17:26
Demokrasi ona layıksan seni yönetir , Çünkü yapılan yolsuzluk v.s. gayri meşru işlerin soruşturulduğu bağımsız mahkemelere sahiptir demokrasi , aksi halde keyfi yönetimler ülkeleri perişan eder. Türkiye Cumhuriyeti öyle yada böyle bu toplumu çağdaş insanlık ailesi içinde tuttu , bu referandumda da tehlikeyi sezen toplumun yarısı " hayır " diyerek bu topraklarda şura ve meşverete dayanan parlementer sistemden yana tavır aldı. Ben bir bbp li olarak mecliste yer alamadığım halde Ülkemin geleceğini parlementer sistemde görürken Yönetimde istikrar palavrasıyla 15 yıldır iktidar olan ve benim bbp ye verdiğim oyların yarısını seçim sistemi sebebiyle yutan akp bunu da beğenmiyor , Gelinen nokta ise çok karışık ve bunu akp'nin idare etmesi çok müşkil görünen o ki kendi kendine iktidarını zora soktu. Ne diyelim Rabbim Vatan ve milletimiz için hakkımızda hayırlısını nasib eylesin.
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 14:48
Mhp nasıl böyle bir yola girdi akıl almıyor..
M.Ç 19 Mayıs 2017 15:27
0
Devlet Bahçeli için çok hayal kurdum. Aslında şunu yapmak istiyor diye. Aslında, vs, vs. Acı gerçek, zoruma gidiyor. Sanırım, koltuk sevdası. Olsun Beştepeye beş kuruş almadan satacak kadar dürüst diyordum. Avukatını HSK üyesi yaptı.
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 14:31
Sayın Mahçupyan tüm kürtleri Hdp li olarak görmekte. Ateist ve istihbarat örgütlerinin oyuncağı hdp ye muhalif müslüman, liberal hatta solcu kürt gurupların olduğunu bilmiyor olamaz.
d 19 Mayıs 2017 13:36
Bir MHP li olarak bahçeli varsa yokuz.MHP ilk seçimde biter.
Köroğlu 19 Mayıs 2017 12:50
Bahsedilen %11 Türkiye'nin kingmaker'ları. 2010'da eveti MHP'siz %58'e çıkaran, 2017'de MHPsiz % 47ye düşürenler bu kesim. Onlar kimi isterse iktidar onun oluyor. ÖDP, HDP, SP, Akşener'den çok daha kritik bir kesim bu. Bütün siyasi partilerin, özellikle CHP'nin bu %11'in psikografik pofilini iyi çıkarması gerekiyor. Neden bu kesim 2010'da evet dedi, 2017'de hayır dedi? Kim bunlar? Nerede yaşıyorlar? Nasıl para kazanıyorlar? Değer sistemleri ne? Hangi kriterlere göre oy veriyorlar? Zihin haritalarında CHP'nin, AKP'nin, HDP'nin, MHP'nin ve diğerlerinin konumu ne? Bu insanları ikna etmek için ne lazım?
M.Ç 19 Mayıs 2017 15:30
1
Tespitinize hayran kaldım.
serok etyeen 19 Mayıs 2017 12:47
0 yuzde sekiz veya on her partide var onlar gezer veya karasiz secmenler buda siyaesitin olagan akisi ,....sarkizyan ne oldu ,..ordaki secimler kolejler,.....
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 12:15
Gerçek hdp li akp ye oy vermez. Unutun.
külyutmaz 19 Mayıs 2017 11:43
Ak Partinin ve Erdoğan'ın en büyük şansı CHP, Kılıçtaroğlu, MHP ve Bahçelidir.Ana akımdan doğru dürüst bir hareket çıkarsa Ak Parti balon gibi söner.Şimdiki halde bile 2019'da Erdoğan'a oy vereceklerin bir kısmının Ak Partiye oy vermeyeceğini görmek için fazla çabaya gerek yok.2019'da Ak Partinin alacağı oy maksimum %36'dır.Erdoğan da bunu gördüğünden Ak Partinin oyuna bağımlı olmamak için alelacele cumhurbaşkanlığı istedi.Bu hareketin zamanı geçti.Ne yaparsanız yapın (bu şekildeki yorumlarımı yayınlamasanız da ) geri döndüremezsiniz.15 temmuz, suriye ve pkk rüzgarı geçtiğinde tozlar yere inecek.
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 11:38
Etyen beye yeni bir oyuncak çıktı 2019'a kadar.
Mustafa Soylutürk 19 Mayıs 2017 11:30
Sayın Mahcupyan M.H.P. ye karşı düşmanca davaranman bir seçim tahlilinden farklı! Acaba gönüllü H.D.P. Sözcüsümüsünüz? Yok bana Bahçeli ''Birşeyler''v.s.Desin deTükenen kalemim sabitleşmiş fikrim ,üstü örtülen aklım kaybolan hafızam yerine gelsin diyorsan.Boşana bekleme!...Senin sönmüş yıldızını parlatmaya değmez!..... Seni kimse''Reklamlarda oynatmaz''!
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 11:25
Sn.yazar, referandumdan aylar öncesinden itibaren içindeki gizli kemalisti salıverdin gittin gari... referandumun siyasi işlevini yazarın duygu ve ideolojisine göre yeniden anlamlandırmak, referandumun tek kaybedeni olan ve hala buna inanamayan "vesayetçi ideolojinin" tipik davranış kalıbıdır:)
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 11:05
Akp değerlerine sahip çıkmalı Müslüman demokrat yoksa popülist tribüne oynayan 2.sınıf sağcı bir parti olur
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN