Back To Top
Büyüme fetişi

Büyüme fetişi

- A +

Hükümetin ekonomide yüksek büyüme isteğini anlıyoruz. Büyüme istihdam ve gelir artışı demek. Yerel seçimler ve ardından yüzde elli alınması gereken cumhurbaşkanlığı seçimi beklemekteyken, kesintisiz bir büyüme trendi yakalamak iktidarda kalabilmenin de önkoşulu haline gelmiş durumda. Ancak siyasetçilerin demeçlerine, büyümeden söz ederken sergiledikleri vücut dillerine baktığımızda meselenin daha ‘derin’ olduğunu hissediyorsunuz. Aynı şekilde çeşitli toplumsal aktörlerin değerlendirmelerini ve siyasetçileri dinleyen yığınların yüz ifadelerini gördüğünüzde de, olayın seçim kazanmak kadar ‘basit’ olmadığını kavrıyorsunuz.

Aslında yüksek ekonomik büyüme oranı başarılı bir ekonominin sahip olması gereken birçok özellikten sadece biri. Her şeyden önce bu büyümenin ‘kompozisyonu’ yani gerçekte neyin büyüdüğü ve bunun ne denli istenilir olduğu sorusu var. Ayrıca söz konusu büyümenin ‘maliyeti’ de önemli. Acaba piyasa dengelerini, fiyat istikrarını koruyarak mı büyüme sağlıyorsunuz, yoksa bütün bu dengeleri ve beklentileri bozarak mı? Bunların ötesinde büyümenin cari açığınızı ve bütçenizi ne denli olumlu ya da olumsuz etkilediği de kritik bir nokta. Çünkü büyümenin ne denli otonom bir dinamik yarattığı, hükümet müdahalesine gerek duyup duymadığı, dolayısıyla sürdürülebilirliği buna bağlı.

***

Kısacası tek başına yüksek büyüme sağlamak bir maharet değil. Bunu nasıl yaptığınız ve ekonominin diğer değişkenlerini nasıl etkilediğinize bakmak gerek. Öte yandan bu değerlendirme başka herhangi bir hedef için de geçerli. Örneğin faizleri düşürmek de kendi başına bir maharet değil ve istenirse kolayca yapılabilir. Ne var ki bunun nasıl yapıldığı toplumun ödemesi gereken maliyete de işaret edecektir ve yanlış yapıldığında ekonominin tüm dengesini bozan bir adıma dönüşebilir.

Kıssadan hisse ekonominin bir ‘denge problemi’ ima ettiği… Yani içinde olduğunuz konjonktürün gereklerini dikkate alarak, tüm değişkenlerini belirli sınırlar dahilinde tutacak şekilde, aynı anda ve birbiriyle tutarlı biçimde hedeflemeniz ve buna uygun politikaları hayata geçirmeniz gerekiyor. Böyle bakıldığında büyüme oranının örneğin cari açık oranından çok daha ‘değerli’ olduğunu ileri süremeyiz.

Ne var ki Türkiye’de büyüme oranı ekonominin ima ettiğinin ötesinde bir ideolojik anlama sahip. Yönetenlerde de yönetilenlerde de bir ‘büyüme fetişizmi’ söz konusu. Ekonomik büyüme neredeyse coğrafi alan genişlemesi, yani ‘fetih’ ile benzer duyarlılıkları tetikliyor. Ülkeler arası hiyerarşi çeşitli alanlardaki büyüklükler ile ölçüldüğü için, ekonomide hızlı büyüme de bizim diğer ülkeleri geçip, uluslar liginde daha ‘üst’ konuma yerleştiğimiz izlenimi veriyor. Büyümenin gönülleri besleyen bir başarı olmasının ardında, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin ‘her alanda’ güçlenme mesajı içermesi yatıyor.

Ekonomimizin büyüdüğünü duyduğumuzda bir yandan toprak fethetmişcesine ‘cetlerimize yakışan bir diriliş’ gerçekleştirdiğimiz duygusuna kapılıyor, diğer yandan da ülkeler arası yarışta öne geçtiğimiz kanaatiyle, muhtemelen bütün diğer ülkelerden daha akıllı ve becerikli olduğumuzu düşünmeye meylediyoruz.

***

Teknik açıdan bakıldığında, büyüme ile enflasyon arasında hedeflere ulaşma zorluğu açısından pek fark olmasa da, bizim hükümetlerin enflasyonu düşürdüğü için göreceği takdir, yüksek büyüme sağladığında göreceğinin yanında çok sönük kalıyor. Anlaşılan o ki ‘büyüme’ bizim için fazlasıyla ideolojik bir konu. Kimliğimizi besleyen ve ötekiler karşısında sağlamlaştıran bir kıvanç vesilesi…

Aynı zamanda bu psikolojik de bir mesele… Muhtemelen özgüven eksikliğimiz, ya da Batıya had bildirme ihtiyacımız nedeniyle ‘büyümek’, böylece diğer ülkelerin önüne geçmek ve onlara “Türk’ün gerçek kapasitesini” göstermek istiyoruz. Tarihsel küçülme döneminin ruhsal kalıntıları, belki de bugün ekonomiye pek rasyonel bakamama sonucu yaratıyor. Öyle ki hükümet ne pahasına olursa olsun büyüme peşinde koşarken, toplumun önemli bir yüzdesi de bunu ‘maç kazanma’ coşkusuyla karşılayabiliyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Okur 21 Haziran 2018 05:33
Sayın Etyen Bey, dediklerinizi yadsıyan yorumlar çok; bu yorumcular -istemeyerek de olsa- “büyüme”nin insanlar için adeta efsanevari bir önemi olduğunu göstererek Türkiye´de “büyüme fetişişizm”inin güçlü olduğu görüşünüzü maalesef doğruluyor. Maalesef, zira büyüme fetişizmi sayesinde hem hatalı ekonomi politikaları desteklenmekte, hem de duvara çarpıldığında yaşanan hayal kırıklığı da büyük olacak. Fetişizm sarsıldığında ise iş işten geçmiş olur. Dilerim büyümeye bel bağlayan kesim tahmin ettiğiniz kadar geniş değildir.
ramazan gün... 20 Haziran 2018 00:24
(5)mahçupyan, kaç kere yazdı oysa, 'faizciler gariban', mevduattan krediyi çıkar üç kuruş kalmıyor 'oğlanlara' diye 'hesap dökümü' bile verdi 'sevmediğim' modern iktisat terimleri ile!. dönelim.. ayfon işleri bir yandan, faizci abilerin kesitiği haraç bir yandan; bir kaç tur sonra, ortada 'takla' attıracak para kalmıyor. e bu kadar bolluk nerden peki, adam akıllı, sana ayfon satmak için sana lazım olan parayı siyasi bağlılık karşılığı veriyor; bi tur ayfon 'çakıyor', dönüyor bi tur da verdiği paradan faiz çakıyor!..
ramazan gün... 20 Haziran 2018 11:27
2
fetiş?. ayfon, 'pis faiz'.. kokain?. 'biri bizi durdursun!..
ramazan gün... 20 Haziran 2018 00:17
(4)arkadaş, ordan buraya-burdan oraya parayı taşımaktan ibaret bir 'hizmet' işi yapan 'mutemet'in, alanı vereni 'paraya itibar kazandıran' adamdan daha çok kazandığı nerde görülmüş. burda!. bir kamu bankası siosu yazışmaları patlamıştı: faizleri bilmem ne yapacaklar da, diğer banka siolarına 'abi' çekiyordu. 70 bini de 'koyuyor' ayda!. yakalandı, 'grevli sendikalı özlük hakları' da cebine konarak ödüllendirildi. sonra 'abilerden' birinin bankasında işe girdi!. 'biri bizi durdursun'!. kokain? saygı duyarız!.
ramazan gün... 20 Haziran 2018 00:10
(3)asli görevi finans akışına nizam vermek olması gereken adam, 'bu işten çok pis para kazanabileceğini' keşfedince; bu faiz değil, daha 'pis bişey'; morgıç krizinde piyasanın anasını belleyen finans kurumları ımf'den 'çok abazanım gel' dosyası ile atılan başkanın toplantısında (başkan söylüyor) 'biri bizi durdursuuuun'! diye kokainli kafa ile bu 'pis bişeyi' anlatmaya çalışıyor.. bizdekiler kokain çekiyor mudur?. kimbilir; 'kişisel tercih, saygı duymak gerek'..
ramazan gün... 20 Haziran 2018 00:03
(2) hımm.. güzel işte; tıkır tıkır sistem!. ak partiye burdan 'çakacaksan' bu işin 'dibi' yok; rahat alan.. zira ayfona, ota-tota dünya para bayılan bir milletin tüketiminde 'para yetmiyor' yavesi daima aksisada bulacaktır; gözün karnı yok, 'ihtiyaçlar da sonsuz' (ha! bi de kaynaklar kıt) bu ayfon denen meretin parasını kefere dolarla istiyor. öyleyse dolar bulman lazım; bak burda bir sorun var gibi.. sonra.. ne güzel al gülüm ver gülüm 'taklalar' atarak büyüyorduk oysa...
ramazan gün... 19 Haziran 2018 23:54
(1)modern iktisat denilen şeyden anlamadığımı söylemiştim; 'anlamayan' olarak devam edelim. kalkınma-büyüme ne ile hesap ediliyor hacı?. 'ince'sini bilmem 'bodozlamadan' söylersek, paranın piyasada attığı 'takla' ile; geçmiş işler, ben böyle okumuştum. yanlışsa, yazarlar beni fena 'keklemişler' demektir. bu taklayı, bir önceki senenin taklasına nisbet edip, aradaki farka 'kalkınma rakamı' diyorlar. şimdi 7 civarı mı dediler?. teknik olarak, üretiyorsun, biri geliyor tüketiyor ve sen yerine yenisini koyuyorsun. hımm!..
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 22:55
George Soros, bir makale yazmış ABD ve AB'ye diyor ki: "Türkiye'yi durdurun." Siz ise gelinen noktaya Büyüme fetişi diyorsunuz. Aslında gönlünüzden geçeni Soros kadar açık söyleyemiyorsunuz.
Concerned citizen 19 Haziran 2018 20:48
Bence ekonomik buyumeden maksatları parasal buyume ne kadar cok para basıldıgı ve dolasıma sokuldugu. Halbuki toplum icin onemli olan ne kadarlık insanca calisma ile surdurulebilir insanca yasam kalitesi elde edilebiliyor ve fırsatların esit paylasımı ve gelir dengesi elde edilebiliyor bu onemli. Bu acıdan bakıldıgında daha kotu durumdayız , gelinen konum cok daha kotu. Buyuduk lafları kandırmaca....Bankacının isine yarayan bir sey sadece...
Enes Boran 19 Haziran 2018 16:33
Sayın yazar Ekonominin durumu siyasilerin vücut dilinden değil verilerden anlaşılır, rakamlar ekonominin büyüdüğünü gösteriyor. Ama yazarlık yerine siyaset yapacaksanız buyurun er meydanına
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 23:43
0
abi şu büyüme işi nasıl oluyor bir anlatsan. Benim ekonomim biraz küçükte...!
Okur 20 Haziran 2018 18:44
0
Borç alıp üretimi gereğince artırmadan büyümenin nereye kadar gideceğini sanırsınız? Komşudan borç al, yeni mobilyalarla evini donat, sonra da kendini zenginleşmiş sanıp işe gitmekten vazgeç! Komşu “bu dipsiz kuyu” diye artık eskisi gibi cömert borç vermek istemeyince de, komşuya küs. „Çalış da borcunu öde; bu kadar da borç alma“ diyeni de er meydanına çağır!
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 15:38
Birilerinin büyüdüğünden hiç şüphemiz yok zaten.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 13:11
Sebzenin belkide en ucuz olduğu yer Adana... Az önce manav sonra markete baktım.. Soğan 5 patates 6. Hadi gel de harca bakalım harcayabilirsen!
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 23:11
5
Hani çiftçinin malı para etmiyor diyordunuz. Şimdi niye mızmızlanıyorsunuz...
KARAR OKURU 20 Haziran 2018 22:56
0
23.11 öbür çiftçide soğan alıyor kardeş. herkes soğan ekmiyor.
KARAR OKURU 20 Haziran 2018 23:13
0
çifçide patates sogan ne arar bu mevsimde. para eden stokcularinki
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 13:09
kişi başı milli gelir 25000 usd ye çıkmış olsa idi bunuda ekonominin kötüye gittiğine dair nasıl delil olarak sunacaktınız çok merak ettim. eminim 1 sene içinde milli gelir 25000 usd ye çıksada ekonomi battı da ondan oldu diyeceksiniz
Köroğlu 19 Haziran 2018 14:15
0
Ama çıkmadı. 2008 seviyesinde takılı kaldı. Neden? Ah , özür. Tabi ya faiz lobisi, gezi, Aralık, 15 Temmuz. Gene iyi dayandık di mi? Peki Gezi, Aralık, 15 Temmuz niye oldu? Ah, evet, havalimanını kıskanan Lufthansa, köprüleri kıskanan İngiltere, Afrin'de TSK'yı durduramayan ABD. E devam o zaman. Bakalım nereye kadar?
Muhocan 19 Haziran 2018 14:17
1
Olmayan beyni ipotek ettirmenin tipik hali... Gülmekten kopuyorum șu anda... Reel de 6000 usd olan hükümet merkezli 10000 usd olan birr kişibaşı milli geliri, 1 senede 25000 usd yapmak haaa... Hala gülüyorum.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 17:56
15
1407 gülmeye devam. sizin beyinden başka birşey çıkmaz. 25 haziranda da gülmeye devam etmeye çalış
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 21:19
13
Köroğlu hakketen kör oğlu kör imişsin. Kalbinde korlaşmış. Varmı bu bahsettiğin badireleri yaşayan devlet. Sanki 15 temmuz yaşanmamış yada çok basit birşeymiş gibi konuşuyorsun
Köroğlu 19 Haziran 2018 22:48
0
Bunlar yaşanmadı demedim. Bunlar, ekonomik sıkıntının sebebi değildir'i ima ettim. ekonomik sıkıntının temeli derin devletin (Ergenekon'un) ve himaye ettiği Erdoğan'ın Rusya yanlısı/batı düşmanı söylemleri ve ekonomideki ideolojik körlükleri. Ekonomi ideolojik körlük kaldırmaz, emirle yönetilmez. Çin, K.Kore, Rusya gibi ülkeler emirle ekonomi yönetmeye kalktıklarında milyonlar açlıktan öldü. Gezi,aralık, 15 temmuz ise tamamen RTE'nin yönetim hatalarının /zaaflarının ürünü.
ramazan gün... 19 Haziran 2018 13:03
(2)Sonra araya ‘darbe’ girdi ve geri dönüldüğünde ‘tuhaf’ yaklaşıma da geri dönülmüş oldu. Sonrası malum, bahçeli ‘bu millet bizi ne olduruyor, ne öldürüyor’!.. Bu ittifak, mhp için ‘bir şans’ olmalı; BÜYÜK DOĞUYA dönmeli. DAHA ÖNEMLİSİ ak parti bu ‘tuhaflığı’ üzerine almamalı; ‘dönüşmesi’ gereken akparti değil, mhpdir!. ‘nerde ittifak’?; seçim hesaplarını bırakma tamam ama, bunun üstünde bir ‘anlayış’ta ittifak; BÜYÜK DOĞUDA!. tabi bu benim fikrim. ama sonra 'dip dalgayı göremedik' yazısı okumak istemiyorum..
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 13:44
12
Sayın Ramazan Gün;size acizane bir tavsiye Muhalif kesim ve onların bu platformdaki sözcüleri ve Mahçupyan'ın taktiği şu "İnsanları ikna edemezsen akıllarını karıştır."Bu sebeple amaç doğruyu, gerçeği, hakikati arayıp bulmak olmadığından ne yazıp söyleseniz sonuç değişmez....
Köroğlu 19 Haziran 2018 14:23
1
Hakikat şu: Erdoğan dik duruyor, laf sokuyor ama ekonomiden anlamıyor. Her ne kadar sevenleri tarzına bayılsa da ülkeyi yönetmek için altyapısı yetersiz. Sevenleri de çok olduğu için kaçınılmaz olarak yokuş aşağı kaymaya başladık, sonunda duvara toslayacağız. Bu da tahmin: Ortada ne Erdoğan ne de AKP kalacak (ne de CHP). Taban yok olmaz tabi. Yeni oluşumlar çıkacak ortaya.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 22:58
6
14:23, Madem yeni oluşumlar çıkacak, Ak Partiyi bu kadar dert edinme... Üzüntüden iştahın kesilecek.
Köroğlu 20 Haziran 2018 09:46
0
Etmiyorum zaten? İştahım kesilecek kadar üzülmüyorum doğrusu, hatta "beter olsunlar" moduna girdiğim bile oluyor. Ama insan vatan bellediği topraklardaki insanların daha iyi yaşamasını da istiyor, doğal olarak. Benim tuzum kuru, hayatım keyifli, ama Türkiyelilerin çoğu için aynı şeyi söyleyemem. O da üzüyor tabi. Bir de mutlu olduğum için suçluluk duygusu da var.
ramazan gün... 19 Haziran 2018 13:01
(1)mahçupyanın dünkü yazısına devamla. -ihtimal- 'dertlerimiz' başka ama, siz 'aynı saftan' seslendiğimi düşünün. ak partinin mhp ile 'ittifak' yapmasına bir şey dediğim yok; 'makuller arasında' kaldığı sürece hdp ile de yapabilirdi. Sorun şu ki, mhp 'tuhaf' bir ideolojik geleneğe sahip. tabandaki anadolu milliyet duygusunu, tavana doğru yükseldikçe, kemalist türkçülükün kapısına taşıyıcı bir yaklaşıma dönüşüyor. türkeş, 70lerde, bu 'tuhaflığı' bir deklarasyon ile BÜYÜK DOĞUYA meylederek -olduğu kadarıyla- aşmıştı.
#DEĞİŞTİR 19 Haziran 2018 13:13
0
Bugün geciktiniz Ramazan Bey... Endişelendik doğrusu...
Nihilo 19 Haziran 2018 11:18
Kim derdi ki akp chp den daha katı Kemalist politikalara yönelecek? Bir şeyler eksik galiba. Dönüp dolaşıp kemalist prangalara takılan bir ülkeyiz. Ben akp den sonra bu durumun içinden çıkılmaz bir paradoks olduğunu düşünmeye başladım. Kemalizmden kurtuluş yok.
İlyas 19 Haziran 2018 11:07
Biz bir fabrikayız. Yeni bir üretim tekniği geliştirdik ve daha az işçi ile daha çok üretim yapıyoruz. Fazlalık işçileri çıkardık. Üretimi arttırdık. Toplam gelirimiz arttı. Kişi başına düşen gelir arttı. Bir kısım insan daha varlıklı iken bir kısmı daha yoksul oldu. Ancak zenginleşenlerin varlık artışı yoksullaşanların yoksullaşmasından daha ileri boyutta olduğundan toplamda az da olsa bir artış görüldü. Şimdi buyrun bu büyümeyi kutlayın.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 10:32
Etyen bey:borsa zirve yapar ekonomi battı dersiniz, büyüme rekoru kırarız bu ekonominin kötü gittiğinden dolayı dersiniz. Acaba ekonomi konusunda daha nekadar saçmalayacaksınız. Hafta sonu AVM lere , piknik yerlerine, AVM lerin yeme içme bölümlerine gidip kalabalıkları izleyin. Ancak bu şekilde ekonomi konusunda fikir sahibi olabilirsınız. Millet harcamaya devam ettiği müddetçe her şey normal demektir. Ayrıca son 6 ayda halkın harcama katsayısı da artmış. Hadi size tüyo. Bunuda ekonominin battığına dair delil olarak kullanın.size yakışır
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 10:23
Hocam ekonomide büyümek her zaman olumludur ve bununa ksinisöyleyen ekonomist olmamıştır. Ekonomik büyüme ve GSMH ekonominin en sağlam göstergeleridir. Dolayısıyle tüm yaygaralarınıza rağmen ekonomi nin iyi yolda olduğu kesin. Ekonomi batsinki akp den kurtulalım diye gece gündüz dua eden vatan haini kardeşlere geçmiş olsun.bu ülkede yaşanmaz deyip ülkeyi terk etsinler yalnız lütfen 3 gün sonra geri dönmek için ağlamaya başlamasınlar
Köprülü 19 Haziran 2018 13:29
0
Kişi başı gelir kaç Polyanna? 2002'de kaçtı? 2008'de kaçtı? Şimdi kaç?Polonya'da, Mısır'da, Yunanistan'da, İspanya'da kaçtı kaç oldu? Yalanla gideceğiniz yer doların 5 TL olmasına kadar.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 18:00
14
köprülü:2002 deki 2000 dolar şu anda 10-12000 usd civarı .varmı başka 5-6 ya katlayan. memleketinin gelişmesine neden üzülüyorsun?
Köprülü 19 Haziran 2018 20:43
0
2002'deki 2000 dolar kriz sonrası 2000 dolar. Kriz öncesi 3500 dolardı. Aynı büyümeyi bütün gelişmekte olan ülkeler (Rusya, Çin, Polonya, Brezilya, Endonezya, aklına ne gelirse) yaşadı. Yalnızca Türkiye değil, çünkü FED dünyayı dolara boğdu. 2008'den sonra diğerleri durdu bir süre sonra büyümeye devam etti. Türkiye çakılı kaldı olduğu yere. Tek sebep beceriksiz milliyetçi/izolasyonist yönetim. Ekonomi yalan kaldırmaz, hesabı er geç ödetir.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 21:27
8
18.00. 2000 den 10 bine cikmasinin sadece bir kismi reel buyumeye bagli ( bu ise buyuk olcude Dervis reformlarinin ve AB surecinin sonucu), buyuk kismi ise hesaplama yontemindeki degisiklikle kagit uzerinde "basarilmis" bir is. Bugun is ideolojik yonetim sayesinde 10.000 den 7000 dolara dusmus durumda, boyle giderse de dusus deveam edecek...
KARAR OKURU 20 Haziran 2018 11:02
6
sn koprulu ve 2127 biz bu hikaye/uydurmaları zaten sözcü gazetesi ve halk tv de bolda okuyor ve duyuyoruz. daha yaratıcı olmaya çalışın. yada size yardım edeyim: son 10 senedeki reel artış %60 diyebilirsiniz
Köprülü 20 Haziran 2018 13:20
0
11:02 Neresi uydurma yazdığımın? Sallayıp geçme. Ahlaklı ol. Yalan söyleme. Uyduruk kısmı afişe et.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 09:52
Büyüme ama nasıl bir büyüme? istihdama katkısı olmayan, refahı artırmayan, kuru bir büyüme. Belki de hastalıklı. Kahvedeki Hasan Amcanın,evdeki Meryem Teyzenin bundan haberi olmaması normal ama ekonomistlerin,aydınların(ibrahim bey istisna) sus pus olmasını nasıl izah edeceğiz? İktidarla çıkar ilişkimiz bizi susmaya mı itecek? Ta ki biri kral çıplak diyene kadar öyle mi?
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 12:58
13
09:52Dün işsizlik rakamları açıklandı.Bariyorumyazacaksanızezber yerine son işsizlik rakamlarına baksaydınız.2017 büyümesinin de etkisiyle işsizlikte Mayıs 2016’dan sonra en düşük seviyeyi gördük. Genç işsizlikte ise yüzde 3.7 puan geriye gidiş var. Tabii ki yüzde 10’u aşan işsizlik oranlarının daha da geriye gitmesi gerekiyor. Ancak, 2016’dan beri yaşananlar ortada. İşsizlikte 15 Temmuz darbe girişimi öncesi seviyeleri görmemiz önemli. Ancak seçimlerden sonra sanayinin ivmesinin daha da artacağını, genç işsizlikte ise atılacak adımlarla çok
metin palamut 19 Haziran 2018 09:41
Ben ekonomist falan değilim ve ekonomi yazıları da pek okumam ve anlamam da.Ancak şunu bir katkı olarak çorbada bizim de tuzumuz olsun misali pahalılık mefhumunu olumsuzluk olarak görmüyorum mutlak anlamda ve pahalılığın devlet eliyle önlemeneyeceğini de savunuyorum.Çünkü pahalılıkta insanı daha çok çalışmaya ve büyümeye kamçılayan bir olgu olduğunu düşünüyorum.
metin palamut 19 Haziran 2018 09:36
Büyümeye karşı neden bu kadar allerji hissediyor sayın mahçupyan anlamak çok çok zor?!?!!Özellikle hükümetin büyümeye adeta bir fetih gözüyle baktığını yazıyor.Aklıma bazı tarihsel şeyler de geldi de.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 08:55
1 kğ soğan= 1 Dolar.....Demirbank iyi günler diler...demirbank ....demirbank
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 11:11
0
Hükümet artık bir Soğanbank kurmalı bence. Ne bu yahu!
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 20:01
0
İyi işte doların değeri düşmüş, ancak bir kilo soğan alabiliyor. Neye itiraz ediyorsun... Not: Söylediğin mizah değil.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 07:32
4x4 bir analiz.
KARAR OKURU 19 Haziran 2018 02:12
Büyüklük takıntısı var yöneticilerimizde maalesef... Dolar TL ye oranla oldukça büyüdü, ne yapacağız şimdi?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN