Back To Top
Cehalet kültür olunca…

Cehalet kültür olunca…

- A +

Türkiye’de yıllarca birtakım bilgiç kişilerden ‘eğitim şart’ lafını duyduk ve mizahını yaptık. Eğitimi dar anlamda anladıkları ve sırf okulda çocukların kafasını ‘temizleyip’ yeniden doldurarak onları makbul yetişkinler haline getirebileceklerini sandıkları için… Ancak eğitimi daha geniş anlamda, bir toplumun yarattığı her türlü bilişsel, kültürel ve estetik ürün ve bunların kullanımından elde edilip içselleştirilebilen mesajlar olarak anladığımızda gerçekten de eğitim son derece belirleyici. Nitekim içerik olarak fazlasıyla yüzeysel kalsalar da, ‘Atatürkçülerin’ Batı ile aramızdaki mesafenin eğitimle kapanacağını düşünmelerinde gerçek payı var… Sorun şu ki, eğitimi yüzeysel yaptığınızda, yani klişe ve kalıplara oturttuğunuzda, eğitim arttıkça Batı ile mesafe de artıyor. Diğer deyişle asıl kritik unsur eğitimin fiziksel koşulları ve konuları değil, nasıl yapıldığı yani zihniyeti.

***

Batıda ideolojik, ezberci ve savunmacı bir eğitim anlayışı yok. Eğitim merak, araştırma ve düşünme çabası etrafında biçimleniyor. Herkes bu imkandan tam olarak yararlanamasa da, söz konusu anlayış genel kültüre işliyor. Medyanın haber yapma biçiminden sivil toplumun aktivizmine, oradan siyasetçilerin söylem ve sağduyusuna uzanan bir ‘kalite’ yaratılıyor. Tabi ki bütün siyasi ve toplumsal aktörler buna uygun davranmıyor… Ancak herkesi kuşatan kültürel kodlar bu kişileri de sınırlıyor ve kendilerini denetlemelerine, hadlerini bilerek konuşup davranmalarına neden oluyor.

Batıda da herkes ‘kaliteli’ değil… Ama herkes kaliteyi biliyor ve neyin niçin kaliteli olduğunu anlıyor. ‘Derinlik’ toplumsal olarak tanınan ve saygı duyulan bir haslet… Sonuçta Batı toplumlarında kamusal alana baktığımızda aptal veya cahil kişi sayısının göreceli olarak az olduğunu görüyoruz. Toplumun geneli ise birçok konuda bilgisizliğinin farkında ve öğrenmek için çaba sarf ediyor. Bilgisizliğin ve sığlığın farkında olmamanın asıl cehalet olduğunu düşünürsek, Batının cehalete mesafe alabilmiş toplumlar yaratmış olduğunu teslim etmek durumundayız.

Buna karşılık kendimize baktığımızda neredeyse tam tersi bir durum var. Bizde eğitim ideolojik, ezberci ve savunmacı. Her konuda devletin veya cemaat yapılarının koyduğu şablonlar, bunlara dayandırılan sloganlar üremiş ve kutsallaşmış . Eğitim sisteminin sizi ‘beğenmesi’ bu şablon ve sloganları ne denli çok ve uygun kullandığınıza bağlı... Yüzeyselliği bir genel kültür haline getiren bu zemin, değişmeyen doğrular üzerinde yükseliyor ve sonuçta düşünmeyen, düşünmesi gerekmeyen, zaten düşünmesi de istenmeyen kişiler yaratıyor. Nasıl düşünüldüğünden, neye ‘bilgi’ dendiğinden, bir sebep-sonuç ilişkisi kurabilmenin önkoşullarının neler olduğundan habersiz olarak eğitimimizi tamamlıyoruz. Dolayısıyla cehalet yaygın ve paylaşılan bir özellik haline geliyor ve kimseyi rahatsız etmemek bir yana, cehaletten çıkmak isteyenlere de iyi gözle bakılmayabiliyor.

***

Kendimizi kandırmayalım... Birçok hasletimiz olabilir, ama yarattığımız gündelik kültür ideoloji temelli aptalca tutum ve davranışlara, cahilce kanaat ve değerlendirmelere çok yatkın. Kamusal alanı belirleyen yoğun bir vasatlığın içinde yaşıyor, tam da bu vasatlığı paylaştığımız için kendimizi ‘bilgili’ veya ‘akıllı’ sanabiliyoruz...

Kültür kendini besler, yeniden üretir ve her yeni nesli var olan ortama uyum sağlamak zorunda bırakır. Eğer düşünme ve sorgulama özelliklerine sahip olmayan bir kültürünüz varsa, bu özelliklere sahip olanlarla aranızdaki mesafe tabi ki açılacaktır... Türkiye’nin Batı standardını görmüş ve Türkiye’de yaşayabilen yeni nesillere ihtiyacı var. İşin ilk kısmı kolay... Ama ikinci kısmı, yani gerçekten düşünmeyi öğrenen nesilleri Türkiye’de tutmak zor…     

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 13:44
Lozan'ın 94. Yılı Kutlu Olsun! Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesi olan Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923'te imzalandı. Türk milleti, Mustafa Kemâl Paşa önderliğinde bağımsızlık mücadelesi verdikten sonra Anadolu ve Trakya'nın Türk toprağı olduğunu, yeni Türk devletinin tam bağımsız olduğunu Lozan'da tescil ettirmiştir...
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 20:18
0
Erzurum Kongresi'nin 98. Yıldönümünü Kutluyor, Başta M.K.Atatürk ve Silah Arkadaşlarıyla Milli Mücadele Kahramanlarımızı ve de ayırım yapmaksızın tüm şehit ve gazilerimizi Saygı, Rahmet ve Minnetle Anıyoruz..
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 11:19
İlkokul mezununu din adamı diye bu ülke halkı başının tacı yapmadımı? Cehaletin alasını yaşadık. Kültür aile okul çevre eğitimi olmadan batıyada gitsen nanay. Batıya gittiği şekilde geri dönüyor. Biat eden nesil değil sorgulayan nesil olmalı.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 10:27
Kadınlarımız erkekten sonra geri planda olmayı tercih ettikleri sürece hiç bir yere varılamaz. İkinci sıra yerine eşit olmayı tercih etse bu ülkeye büyük katkı verecekler.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 10:16
Batı standardını gören kimse geri gelmiyor. Sadece eş dost akraba ziyareti adı altında iznini kullanıp geri dönüyor.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 00:33
Körü körüne Batıcılıktan daha büyük cahillik olmaz...
Batıcılık Kalmadı 25 Temmuz 2017 14:02
0
Arkadaş sen hangi yüzyılda yaşıyorsun :)) Belli ki zır cahil çürümüş Siyasal İslamın basmakalıp ideolojine göre kalem oynatıyorsun :)) Batıcılık 18.Yüzyılın sonu 19.Yüzyılın ortalarına kadar süren bir fikri akımdır.21.Yüzyılda Batıcılık denen bir fikir yok :))Birisi seni çok fena işletmiş :))
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 21:01
Sayın Yazar öve öve bitiremiyorsunuz bu "prima nocte" uygarlığını... Çok mu hoşunuza gidiyor..
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 13:36
1
Gör önce avrupayi sonra sor. Bilmeden konuşmamak lazım.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 19:42
Bazı yorumları okuyunca PISA testinin bütün segmentlerinde neden yerlerde süründüğümüzü ve “okuduğunu anlama” konusunda ise neden en sonuncu sırada olduğumuzu görmek zor olmuyor. İtalya başta olmak üzere Batı ülkeleri bin yıl önce, yani daha Osmanlı İmparatorluğu bile ortada yokken üniversiteler kurmaya başladı. Sen ilk üniversiteni onlardan 800 yıl sonra kurabildin. Bugün bile analitik düşünebilen, sorgulayan beyinler yetiştirmek gibi bir derdin yoksa, varacağın yer PISA'da sıfır noktasıdır. İstisna da olsa bu ülkede yeşerebilen "büyük beyinler" Batıdaki üniversitelerde veya araştırma kuruluşlarında çalışmayı tercih eder, oralarda Nobel alırlar. TÜBİTAK'ın reddettiği projeler gider ABD'de 2.500 proje arasında birinci olur. Sen hala ahbabını, yandaşını müdür veya rektör yapmakla uğraşırsın. Bizdeki sanayiciler neden harıl harıl üniversite kuruyorlar bu ülkede? Akılsız mı bunlar, arazisi v.s. ile yüz milyonlarca Dolar yatırıyorlar üniversitelerine? Çünkü kendi ideolojine göre her yıl başka bir çorbaya çevirdiğin eğitim sitemi, onların ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünü, özgür düşünebilen, yaratıcı beyinleri yetiştiremiyor. 15 yıl boyunca İngilizce öğrettiğini sandığın çocuk o sürenin sonunda İngilizce yol tarif etmeyi bile beceremiyor. En nihayet, hoşumuza gitmeyen sömürme gücünün nereden kaynaklandığına dair en ufak bir fikrin bile olmaz. Çünkü sen sadece etkilendiğin sonuçla ilgilenirsin. Avrupa’nın ta 17. yüzyılda giriştiği teknolojik ve zihinsel devrimi bugün bile kendine çok görürsün. Birileri uzaya gider, uçan arabalar yapar, sen sana sürekli satılan “büyüklük hayalleri” ile veya “bugün de Batıya ağzının payını verdik” diyerek uyumaya devam edersin. Her kızdığında Batıya kimi zaman haklı sorular sormayı akıl edersin ama senin paranı harcayan siyasetçilere dönüp de ödediğin verginin hesabını bile sormayı akıl edemezsin.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 12:06
3
sıkayet edip durdun fakat bir çözüm sunmadın. çözüm nedir. teknoloji için 17 yy a , universiyte için de 10 yy a geri zaman yolculuğu yapamayacağımıza göre çözüm öneriniz nedir yada biz adam olmayız kafası ile mi takılalım
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 14:50
1
ikinci karar okuru rumuzlu kişinin yorumu çok güzel.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 16:06
1
Karar Okuru 12.06'ya... (Karar'dan özür diliyorum, konuyu uzatmak istemezdim ama yanıt şart olmuş.) "Zaman yolculuğu" lafınız kelime israfı. Onu geçelim. O sadece bir tespit. "Çözüm?" demişsiniz. Çözüm metnin içinden gözünüze bakıyor. Yani bugün yapılanın tam tersinin yapılması gerekiyor. Mesela TÜBİTAK'a hayvanat bahçesinden müdür atamayacaksınız. Ne demişti Başbakan bu konuda: "Bazen insanın kafası bozuk oluyor, doğru düzgün düşünemiyor. Öyle bir anımıza gelmiştir." Vah vah! Mesela bu yorumu okuyup bana soru sorabiliyorsunuz, benden çözüm isteyebiliyorsunuz (Milli Eğitim Bakanı ben değilim ki) ama hükümete dönüp, "yahu bize neden 15 yıl boyunca İngilizce öğretmeyi beceremiyorsunuz?" veya "biz PISA testinde niye sonuncuyuz?" veya "TÜBİTAK'a niye hayvanat bahçesi memurunu müdür olarak atadınız?" diye sormayı akıl edemiyorsunuz. Belki bundan sonra sorarsınız hükümete.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 16:47
4
Karar okuru 1606 ya: yani tubitak a akıllı müdür atarsak ve 15 yılda İngilizce öğretmeyi becerebilirsek aniden zekileşecek ve PİSA testinde mucizelermi yaratacağız. Mesela sende durmadan neden olmadı-neden başarılı olmadı soruları soracağınıza nasıl başarılı olabileceğimiz ile ilgili fikir vermeye çalışsan. Mesela siz milli eğitim bakanı olursanız yada başbakan olursanız düşünebilen beyinler geliştiren bir eğitim sistemini nasıl geliştireceksiniz. Halen anlamadınız galiba. soru sormayın çözüm üretin diyorum. Eğer siz her şeyin çözümünün atanan müdürde bittiğini zannediyorsanız ülkenizi hiç tanımamışsınız. Atanan bir milli eğitim bakanının okullarda öğretilen bazı ideolojileri müfredattan çıkarma gibi bir yetkisinin olması mümkün değilki???? Eğer siz bu durumu akp kabahati olarak görüyorsanız zaten size karşı yorum yapmaya bile gerek yok. bikaç tüyo:düşünebilen bir beynin herhangi bir ideolojiye baglı olmaması lazım. bir ideolojiye bapli bir kimse nin beyni soru sormaz,sorgulamaz sadece kabul eder. Her ideolojide kendi cemaatini oluşturur. Cemaatsel bir toplum yapsı oluşunca da cemaatler arası çatışmalar başlar ve rasonaliteye ulaşmak zorlaşır.mesela Kemalizm bir ideolojidir ve ülkedeki öğretmen ve üniversitelerin ezici bir çoğunluğu kemalisttir. Kemalimsi yok etmeye kalkarsan karşında askeri bulursun?? Sana silah çekerler. İslamı hedef alırsan da İslamcıların saldırısına hedef olursun?? . ne yaparsın fikirlerini alalım lfn???
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 19:30
0
Verilen örneklerden aklı selim bir sonuç çıkarmak yerine, onları demagojinize malzeme yapıyorsunuz. Anlıyorum, toz kondurmak istemiyorsunuz ama Ak Parti eski hükümetlerden farklı değil. Herkes kendi taraftarını çoğaltmaya çalıştı bugüne kadar. Asıl meseleye gelince... Okuduğunu anlama gibi temel bir zihinsel beceriye sahip herkes, özellikle de TÜBİTAK örneği üzerinden irdelemeye çalıştığım ve önerdiğim temel çözümü görebilirdi aslında. Yani yaklaşım sorununu, yani TÜBİTAK'a o atamayı yapabilen bir zihniyetle, boşverin PISA'yı, hiç bir yere gidilemeyeceğini. Ha, çözümü hala anlayamadıysanız, Google'da "Marmara Üniversitesi Mert Mercan" yazın ve okuyuverin bir zahmet. Bilim insanlarının kapalı kapılar ardında neler çektiğinin en son örneğini göreceksiniz. Çözüm öncelikle o zihniyete karşı verilecek mücadelede saklı. Gerisi gelir, öyle ya da böyle. Bu arada ana dilinizi de (Türkçe olduğunu varsayarak) geliştirmenizi öneririm. Muhatabınıza "sen" diye mi, yoksa "siz" diye mi hitap edeceğinize karar vermelisiniz. Öbür türlü pek sakil duruyor da... "İngilizce" dedik ama Türkçeyi bile öğretemiyor bu sistem maalesef. Kalın sağlıcakla.
Ümit Çini 23 Temmuz 2017 19:34
Hadi oradan! Şu yazıyı biz yazsak, burnu büyük, elitist, halktan kopuk olurduk!
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 17:21
"Türkiye’nin Batı standardını görmüş ve Türkiye’de yaşayabilen yeni nesillere ihtiyacı var." demissiniz ancak Yurtdisindaki standartlara alişmış insanların Türkiye'de yaşayabilmesi genellikle mümkün olamıyor ben kendim ancak birkaç sene dayananildim arkadaşlarımın neredeyse tamamı bir sene bile dayanamadan yurtdışına geri döndü.Türkiye'de özellikle İstanbul'da insanların kurallara uymak gibi bir derdi yok,üstüne bir de taşradan gelenler kenti ve diğer büyük şehirleri yaşanamaz hale getirmişler.İstanbul başta olmak üzere kanun,kural tanıyan yok,görgü,medeniyet, hakkına ve sırasına razı olmak yok,herkes hakkı olmayanın peşinde,trafikte, bir devlet dairesinde sıra beklerken, kırmızı ışıkta,çocuğunu kendi yaşadığı yerin dışında bir okula kaydettirmekte,yaşadığı apartmanın kurallarına uymamakta,100 dairelik binalarda yaşayıp ayakkabılarını kapının önüne bırakmakta,anlaşmazlıklarını şiddetle çözmekte olan insanların yaşadığı bir şehirde ve ülkede böyle bir kaosun içinde yurtdışını gören insanlar niye yaşasınlar ki?
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 18:11
1
Yurtdışındaki Türk Elçiliklerinde bile bizlere sanki Türkiye'de yaşıyormuşuz gibi muamele ediyor elçilik çalişanları,Türkiye özlemini gidermek için Türk Elçiliklerine işiniz düşsün bütün Türkiye özleminiz biter.Yurtdışında sıradan insanlara saygı ile muamale edilirken,Türkiye'de birilerinin yakını olmak gerekiyor adam yerine konmak için.Saygının,hakkın,hukukun olmadığı bir toplumda yaşamak çok kolay değil buna alışmış insanlar için.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 22:03
7
Başka bir Batı mı var? Siz hangi Batıdan bahsediyorsunu? Bebek katili terör örgütlerine yataklık eden, 250 kişiyi bir gecede şehit eden teörrist Fetöye sship çıkan Batı mı?
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 14:58
düşünme eksikliklerini şu ana kadar hep dindar ve muhafazakar kesime yamadınız fakat bu yazınızda ilk kez kemalizmide suçlamışsınız. ben ingilterede yüksek öğretim yapmış bir deist olarak yazıyorum: kemalizm denen ideoloji yok edilemedikçe, m.kemalin meydanlardaki heykel ve tüm resmi daire ve okullardaki fotoğrafları yok edilmedikçe ve bunun olabilmesi içinde okullarda kemalist beyin yıkamaya son verilmedikçe bu toprakların insanı doğru düşünmeyi öğrenemez. AKP kemalist beyin yıkamanın proje sahibi askeri vesayeti bir daha kolay kolay kendine gelemeyecek şekilde sarttı fakat acaba kemalist beyin yıkamayı önleme konusunda aynı beceriyi gösterebilecekmi. teknik universitede inkilap tarihi ve türkçe okunduğu halde bunun halen daha eleştirilemediği bir düzende tabiiki biraz zor olacak. ben 10 yaşındaki kendi kızımı bile bu beyin yıkamadan kurtarmakta büyük zorluklar çekmekteyim. 10 yaşındaki çocuğun müfredatında erzurum kongreleri ve amasya genelgeleri var. yahu bu çocuğun beyni henüz kongre ve genelge nin tam tamına ne oldugunu anlamaya müsait değilki kongre ve genelgelerden bahsediyorsun. ideolojinin ve beyin yıkamanın girdiği bir kurumdan düşünce üretilemez. işte aynı vatan haini bildirgeye imza atabilecek 1100 den fazla akademisyenin var olabilmesinin nedeni de budur.işallah bu köşeyi takip een üniversite mezunları kendilerini yazarın yazısının kapsama alanında olduklarını düşünmemiştir zira yazarın esas kapsama alanı kendileridir. chp ye oy vermekle düşünme özürlü olmaktan kurtulunamıyor maalesef....
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 17:57
6
İnsanlar bu kadar nankör olmamalı
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 19:19
31
Çok doğru bir ekleme yapmışsin. Kemalizm büyük problem bu ülkede
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 19:32
1
İktidarın, bu kongreler hakkında, (siyasi rant vb. hariç ) mana ve öneminden bahsettiğini ve de kutladığını gördünüz, duydunuz mu! Yakın tarihten, Erzurum Kongreleri ve Amasya Genelgeleri’nden bu rahatsızlık niye? 10 yaşındaki çocuğun müfredatındaki hangi kelime beyin yıkıyor ki! Yabancılar müfredatında 10 yaşındaki çocuklara nasıl “tarih dersi,şuuru” veriliyor? Yazsanız!
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 19:46
1
Fikrinizi mantıklı açıklamak yerine, M.Kemal’in (niye küçükharf? !) meydanlardaki heykel ve tüm resmi daire ve okullardaki fotoğraflarından bu rahatsızlık niye! ABD Kongresinde geri plandaki eşhas kim, rahatsız olunuyor ve şikayet ediliyor mu! Ve size bi soru: bayramlarda kuleler boyunca sarkan resimler için ne düşünüyorsunuz! Avrupa meydanlarındaki tarihi şahsiyetlere aiyt sanat eserleri yok mu? Onlar hakkındaki düşünceniz.Sanat tarihi ne sizce? ve de tarih şuuru,nesilller aktarımı hakkındaki düşünceniz...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 19:57
1
Benim de Kemalistlerle aram iyi değildir ama o bildiriye imza atanların arasında Kemalist birilerini bulmanız çok zor. Kemalistlerden vatan haini çıkarabilmek? Hmmm, yok ben o kadar hayalperest veya intikamcı olamadım. Hem de Perinçek'in bile Ak Parti'yi desteklediği bir konjonktürde.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 20:39
1
Demek ki hükümetin yaptıklarını destekliyorsunuz.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 20:40
2
Chp oy vermeyi özürlü olarak kabul edip yaşananları desteklemeniz şaşırtıcı.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 20:41
1
Son dönemlerde meydanlarda yapılan haksızlıkları görmezden gelmek insani mi.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 20:42
1
Kemalist düşüncenin yerini yeni bir kemalist düşünce aldı. Değişen hiç bir şey olmadı.
Sebebi ne ola!... ?! 23 Temmuz 2017 20:43
1
Davetiyelerde TBMM'nin kurumsal kimliğini temsil eden "TBMM Yaldızlı Eskiz" logosundaki Mustafa Kemal Atatürk'ün "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözünü kullanmamak-hatası da - ayrı bir saygısızlık diye düşünüyorum.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 20:58
1
Din dil ırk farklılıklarıyla bir arada yaşamışsın ama öğrenememişsin. Demekki sistem önemli.
sıkıntınız ne ola! 23 Temmuz 2017 22:15
1
Erzurum Kongresi (23 Temmuz 1919)Kararları: - Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, bölünemez. - Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet hep birlikte kendini savunacak ve direnecektir. - Kuva-yı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır. - Manda ve himaye kabul edilemez.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 22:37
3
bu yoruma 11 beğenmeme gelen bir ülkede tabiiki düşünme becerisinden bahsedilemez. bari beğenmeyenler neden beğenmediklerini açıklama cesareti gösterebilse
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 23:02
1
sorun, 10 yaşındaki kendi kızınıza yakın tarihe ait olan erzurum kongreleri ve amasya genelgeleri vb. anlatamamanızda.kendiniz anladınızmı ki..., nasıl anladığınızı anlatmak,tartışmak yerine demogoji yapmanızda...150 den fazla din adamınında arkasında durduğu hareketin liderine olan kininiz.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 01:48
4
evet hükümetin yaptıklarını destekliyorum fakat daha yapılacak çok şeyler olduğunu düşünüyorum ve hükümetin bu yapılması gerekenleri yapıp yapmama konusundaki iradesini ciddi şekilde çok merak ediyorum ve izliyorum
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 05:44
1
Kusura bakmayin ama "sizin ayaklariniz okula ve Bati'ya gitmis".
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 10:56
1
Yaşa da gör demişler. Dileklerim bu yönde.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 13:11
1
Biraz kısa yazmak için bazı detayları atladım çünkü yorumun yayınlanacağından pek emin olunamıyor bu köşede ve bazen çok uzun ve detaylıca yazdığım yorumlar güme gidebiliyor .açıklamaya çalışayım: Tabiî ki bazı büyüklerin heykel ve resimleri meydanlarda ve resmi dairelerde olabilir fakat bizdeki gibi ayyuka çıkmamak şartı ile. Atatürke saygıgöstermeyelim anlamı çıkarmayın mesajımdan lütfen. Böyle bir niyetim yok. fakat dünyanın gelişmiş herhangi başka bir ülkesinde tüm meydanların ve resmi dairelerin aynı kişinin heykelleri ile dolu olduğunu göremezsiniz. Özellikle bir asker in. Gelişmiş dünyada meydanlarda bilim insanı ve sanatçıların heykel ve resimleri çoğunluktur. Her ülkenin bir kurtarıcısı vardır fakat bu kurtarıcı modern dünyada bizim %1 imiz kadar bile abartılmaz.. kaldıki bu kurtarılan topraklar Osmanlının kanı ile kazanılmış topraklar olduğu halde ülkemizde meydanlara Osmanlı padişahı heykeli koymak gericilik olarak algılanır. Peki Osmanlı o toprakları almamış olsa idi Atatürk neyi kurtaracakti diye kimse sormaz kendisine. İşte Kemalizm böyle düşünce özürlü bir ideolojidir.benim bu konulardaki eleştirilerimi atatürke kin duymak olarak algılayan bir beyne de sadece acınır. O beynin düşünme becerisi kazanması artık mümkün değildir. Kızımın inkilap tarihi dersine gelince:yahu bundada bır mantık aramayın yada Kemalizm söz konusu olduğu anda beyninizin dümüre uğradığını kabul edin. Bu yaşta bir çocuğun kongre ve genelge gibi olguları tam olarak zihinsel olarak kavrama yeteneği bile yoktur.daha henüz tarih dersine başlamadan inkilap tarihi ve Kemalizm öğretmek hangi mantık ve düşüncenin ürünü olabilir?? Çocuğun bir kere neler olduğunu zihinsel olarak anlayabilmesi için önce Osmanlı tarihini bilmesi lazım ? öyle değimli? Osmanlı tarihi bilmeden Kemalizm öğretirsen tabiî ki beyin yıkamaya yönelik ezber okutmuş olursun. Hem zaten orta ve lisede bolcana öğreteceksin bu ideolojiyi, ilkokul çağındaki bir beyni gereksiz zorlamaya ne gerek var???????. hangi medeni ülkenin üniversitesinin fen bölümünde(matematik diyelim bölümün adına) ülkenin kurtuluş tarihi ve dil dersi okutulduğunu duydunuz??? Tüm bunlar orta ve lise seviyesinde okutulur. Universite bir bilim yuvasıdır ideoloji yuvası olamaz. Halen daha anlamadıysanız varolduğundan emi olamadığım tanrı yardımcınız olsun…….
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 16:29
0
Batida yasayan, deist bir humanist akademisyen olarak size katiliyorum. Kemalizm ve benzeri cemaatci kulturlu "inanc" sistemleri beyinleri dusunemez hale getiren, adeta robotlastiran bir hastaliktir.
Ömer 23 Temmuz 2017 14:40
Katıldığınız kimi konferans, "soirée"lerde gördüğünüz, elindeki imkânlar ile belli bir kültür seviyesine ulaşmış insânları "alelâde" kişiler addettiğiniz sürece, Batı insânına kör gözlüğüyle bakmaya devâm edeceksiniz.
haydar 23 Temmuz 2017 23:46
1
Yukarıdaki yorum bir tipik siyasal ıslamcı yorumu. Gülüp geçin.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 13:53
Sorunun farkli boyutlari var. Ariflerin!? Cehaleti, etimetini kullanarak farkli misyonerlige soyunmasi, guncel siyasetten ve gucten nemalanmaya calismasi ve beceremeyince kisisel hesaplasma gibi etikle, akilla izanla bagdasmayacak yollara sapmasi, ozelestiri yapmamasi,aynalarlA dusman olmasi ve buns ragmen hicbirsey olmamis ve eski gunlerdeki kredisini kulkanarak savruldugu yerden ahkam kesmeye devam etmesi sorunu... ITC donemindeki gibi .. topluma yabancilasmak,kucumsemek, kolonyalist zihniyet,...fanatil baticilik, yikip yerine koyamamak... toplum ve hatta dagdaki coban, boyle donemlerde sozde aydinlarin aptallastigi ve cahilliyet abidesi oldugu donemlerde "vatanaeverlik, insanlik,vicdan" abidesi olarak sadece "sorgulayan/dusunen/medeni:))?! irkci batiya degil, tum dunyaya ornek olmustur.... Sn.Engin Ardicin bugunku yazisi size gelsin sn.yazar
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 16:02
3
Bu yorum tam olarak ''şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler'' örneği olmuş. Yazara ayar vereyim demiş ama kendi sirkatini ortaya koymuş. İmlaya dikkat edilmemiş, cümle nerede başlayıp nerede bitmiş belli değil, harfler yutulmuş, hangi birini sayayım...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 13:31
batı kalitesi,mazlumun sömürülüp kanının emilmesinin kamuflajıdır.bu kalitenin reklamını yapanlarda,ganimetten faydalanan asalaklardır.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 15:34
1
Çok, a salak bir yorum olmuş.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 15:53
1
Yazıyı bu kadar yanlış anlamayı nasıl başardınız?
Oguz 23 Temmuz 2017 16:38
3
Karindan konusma bunlar. Her halde bati ürünlerini en cok sen tüketiyorsundur, mesela Coco Cola. Ya batinin ilaclari, mesela Aspirin, alman mali, yillardir kullaniyorsunuz ama laf ebeligi yapiyorsunuz.
Ömer Faruk 23 Temmuz 2017 22:04
0
Mahirsiniz bir güzel hasleti başka bir hatayla örtmeye
sabri ayçiçek 23 Temmuz 2017 13:07
Eğitim konusunda acilen "makas" değişikliğine ihtiyacı var ülkemizin.Devlet,bize "ne düşüneceğimizi" değil,"nasıl düşüneceğimizi" öğretmeli.Bunun yolu da analitik akıldan geçmekte,soru soran,merak eden,araştıran ve mümkünse dağın ardını gören hayal gücü zengin nesillere ihtiyacımız olduğu kesin.Özü bu,diğerleri detay bence.
Oguz 23 Temmuz 2017 13:00
Daha hala hic ilgisi olayan bölümlerde, mesala Makina mühendisligi, Atatürk ve Inkilaplari dersi okutulan bir egitim sisteminden ne beklersiniz? Mesala Almanyada böyle bir ders kesinlikle yok, Makina okuyorsan makinayla ilgili dersler ve bunun yaninda meslekle ilgili dersler, mesala isletmecilige giris falan. Ne almanca ders olarak var nede Politik bir ders. Almanlarinda kahramanlari yokmuydun yani ki, bu adamlar niye öyle uyduruk bir dersi Makina mühendisligi bölümünde cocuklara okutmuyorlar. Türkiyede il okuldan ta üniversite bitirinceye kadar tek kalip bir egitim var, aynen komünist devletlerde oldugu gibi...
Akif 23 Temmuz 2017 15:32
4
Aaaaa ! Gerçek mi ? Almanya'da "Atatürk ve Inkilaplari dersi" okutulmuyor mu ? :))
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 21:02
1
Unutmayalım ki, Bismarck üç adımda diplomatik ve askeri başarılarla Almanya'nın birliğini gerçekleştirdi,cumhuriyete geçildi,hatalardan ders alındı, demokrasi ve hukuk devleti hızla yerleştirildi..Bunlar yapılırken hiçbir Alman itiraz etmedi. Almanya'da bu dönem anlatılmıyormu üniversitelerde!
Almanların edebiyatta Goethe, Herder, Schiller gibi isimlerle dil ve edebiyat sahasında başlayan milli şuur hamlesinin, Grimm kardeşlerin Alman halk masallarını toplamaları ile devam ettiğini ve Niebelungen Destan’ın bulunuşu ile Almanların kendi benliklerini ulaştıklarını görüyoruz. Bu edebi çalışmalar ve Alman destanlarının ortaya konuluşu sayesinde Almanlar kendi sanatlarının ve kendi mimarilerinin farkına vardılar. Bu büyük hareketi Wagner’in Alman milletini dile ve sese getiren, tamamen Alman destanlarından esinlenen operaları izledi. Bu hareket Almanların tarihte ve coğrafyada yarattıkları eserlerin farkına varmalarıdır. Almanya böyle bir gelişmenin sonucunda bir millet haline geldi. Genç nesillere aktarılan bu milli ruh,var olmak azim ve iradesini uyandırdı. Büyük hamleler bundan sonra başladı.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 12:17
Vurucu olan son cümle. Umarım siz de o kervana dahil olmazsınız.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 12:02
Batı medyasının haber yapma biçimi ve siyasetçilerin sağduyusu mu? Burada mı kalite? Bir yanı işgal ve soykırım olan kaliteye mi özenelim? Bunca kaliteli eğitim mi Afrika'yı bu hale getirdi? Orta Doğu'yu? Bunların kalitesi Edirne'ye kadar. Tabi, Saraybosna'ya uğramadan. Sadece kendi sınırları içinde bir kalite üreten, bununla beraber kendilerini dışındakileri cahil bırakmak için bir savaş kültürü ve işgal tarihi inşa eden Batı'dan övgü ile bahsedilmesi bazı şeyleri eksik söylemek olmaz mı? Kaliteli eğitim onlara soykırım yapmanın yanlış olduğunu öğretmiyor mu? Öğretmiyorsa o eğitim kalitesie niçin övgüler diziyorum ben?
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 11:46
Etyen bey Turkiye' nin en temel sorununu ve cozumunu son derece carpici bicimde anlatiyor, anlamak isteyenlere. Karar bu makaleyi ilk sayfadan bir bicimde sunabilirse cok faydali olur. Asil tartismamiz gereken bu. Egitimde yol alamazsak hicbir sansimiz yok 21. yuzyilda...
Ahmet Yaşar 23 Temmuz 2017 11:38
Batıda herkes kaliteyi biliyor... Toplumun geneli ise bilgisizliğinin farkında... demişsiniz. Amerika için 'genel' tabirini kullanamayız sanıyorum. Çünkü Amerka'yı Amerika yapan üniversiteler değil mi? Kiloluk dondurma bidonlarına kaşık daldırıp 5-6 saat televizyon izleyen kitlenin çoğunluğu oluşturduğunu unutmayalım. Diğer söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Ancak 'Batıda herkes ve genel' tabirlerine katılmıyorum.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 15:49
2
Etyen Bey'in tanımına daha ziyade Avrupa uyuyor. Amerika birçok ölçüsüz haliyle Türkiye'yi andırıyor.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 10:38
Karar ın misyonu da kalite oldu. Böyle devam
Leyla Çakar 23 Temmuz 2017 10:29
Yanılmışım, özür!
amor fati 23 Temmuz 2017 10:21
''düşünmek; yüzyıllardır kutsanan aklın, düşünmenin önündeki en büyük engel olduğunu anladığın noktada başlar.'' Martin Heidegger ve arkasından ekliyor: hesaplayıcı düşünce değil tefekkür eden düşünce dir bize lazım olan diyerek zamanımızda asıl tehlike bizim düşünemememiz değil düşünecek şeylerin bizden yüz çevirmesidir diyerek ''çarmıha gerilen'' gibi ''çöl büyüyor'' diyor. bütün bunları yedeğimde tutarak size soruyorum etyen bey alınan pozisyona göre konuşmak hangi tür düşünceye girer?...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 08:43
Bu konu daha çok yazı dizisi gerektirir. Dilinize sağlık devamını bekleriz. Herkesin torunu gibi zekii(!) bir torun sahibiyim. Otur; üç saat sohbet et, o anlatsın sen dinle, misali. Müthiş bir gözlem uzmanı, ultra bir hayal kuramcısı ve en önemlisi sanki Kamu-si Türki ciltlerini devirmiş bilmediği kelime yokmuşcasına akıcı bir uslüp! Maaşallah diyorum, ancak bir yıl sonra okula başlayacak! Şimdiden bütün dallarını filizlerini okulda (o kalıplaştırma sebebiyle) budayacaklar, hayallerinden önce hayal kurma yeteneğini elinden alacaklar; Hemde bunu daha 7-10 yaş arasında yapacaklar diye ödüm patlıyor. Üstelik bunları bir öğretmen emeklisi olarak görünce şimdiden kabir azabı çekiyorum.
Ismail Kose 23 Temmuz 2017 08:25
Kemalistler'in kalipsal dusunceleri beni de yillardir rahatsiz ediyor.Ancak Turkiye'nin bu okuyan,dil ogrenen,dunyaya entegre topluluga ihtiyaci coktur.Uretim,spor,edebiyat,sinema v.b. alanlarda sekuler insanlarin lokomitifligi bu ulkenin yakitlarindan biridir.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 15:45
0
Size tamamen katılıyorum. Mesela Koç ailesi ve onların sanata katkıları. Osmanlı eserlerine de en iyi onlar sahip çıkmış, koleksiyonunu, sergisini vs yapmışlar. CB de yerli otomobil için Müsiad'a değil de Tüsiad'a çağrı yapıyor sürekli. Neden? Kendi çevresi de muhafazakar dolu ama işte olmuyor. Malesef muhafazakar mahallemiz çok dar görüşlü, çok kısa vadeli düşünüyor hep.
ÖzkN 23 Temmuz 2017 07:48
Etyen Bey tespitleriniz mükemmel keşke sizi anlayan siyasiler olsa siyasi ve ideolojik yaklaşım eğitimin baş belası öncelikle bütün siyasilerin buradan nemalanmaktan vazgeçmesi gerek
Neyzen 23 Temmuz 2017 06:33
" Bizde eğitim ideolojik, ezberci ve savunmacı. Her konuda devletin veya cemaat yapılarının koyduğu şablonlar, bunlara dayandırılan sloganlar üremiş ve kutsallaşmış . Eğitim sisteminin sizi ‘beğenmesi’ bu şablon ve sloganları ne denli çok ve uygun kullandığınıza bağlı... Yüzeyselliği bir genel kültür haline getiren bu zemin, değişmeyen doğrular üzerinde yükseliyor ve sonuçta düşünmeyen, düşünmesi gerekmeyen, zaten düşünmesi de istenmeyen kişiler yaratıyor. Nasıl düşünüldüğünden, neye ‘bilgi’ dendiğinden, bir sebep-sonuç ilişkisi kurabilmenin önkoşullarının neler olduğundan habersiz olarak eğitimimizi tamamlıyoruz. Dolayısıyla cehalet yaygın ve paylaşılan bir özellik haline geliyor ve kimseyi rahatsız etmemek bir yana, cehaletten çıkmak isteyenlere de iyi gözle bakılmayabiliyor."Tespitiniz bu ve doğru.. Sayın Etyen bey.. Cehalet sıradanlaşmadan evvel tepemdekiler bunu kanıksayıp empoze ediyor. Geziparki olayları sosyo-psikolojik analiz ile irdelenmesi gerekir . Orda pretosto dili ve tavrı yeni neslin niteliklerini gösteriyordu. Zeka ve mizah argoya kaçmadan nasıl yapılır,gösterildi. Ama bu zenginlik heba oldu..Oysa bu vesile ile burdan yöneticilere ve siyasete hangi zemin üzerinde olduklarını anlatmışlardı..Ama dinlemediler ve anlamak istemediler..Çünkü cehaletlerinden kurtulabilme cesaretleri yoktu, ne iktidarın ne de muhalefetin.!. Aci olan yönetenlerden daha vizyoner ve zeki olduklarını kabul ettiremeyişleri idi.. Öyle ki..güya aşağılayacam diye taktiklarları lakap "GEZİ ZEKALILAR" ! Anlama düzeyi bu...Gezi pretostocularina karşı olan islamcı, muhafazakâr kitlenin ve seçtiği yönetici,yazar,akademisyenlerin ! Bazıları da iktidar nefreti nedeniyle sadece muhalif yanını öne çıkardı..istismar için.. O sosyo-politik dil ve düzey kalite katacak nitelikte idi .. Bunların anlamı ne ? Farkı fark etme yeteneği olmayanlar yeteneğe de , yetenekli olana da zulmeder ..ülkemiz bu nedenle kriz yaşıyor .. Abus suratlı,ağzından kin ve öfke ateşi kusan .. baba gibi bakan anlamayan adamlar hayati olanı toprak altına gömdü farkında değiller..Oysa muhalefet ve itiraz bir tavırdır bir talebi kendince ifade dır.. Bunu yapma tarzını beğenmediği için küçümseyip görmemezlikten gelme problemi çözmez..bunu anlayacak eğitim olmadiktan sonra
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 13:17
3
Zeka ve mizah argoya kaçmadan nasıl yapılır gezi parkı gösterdi deme bari bir kısmı falan de hiç mi nasıl galiz küfürler ettiklerini duymadın arkadaş görmemiş olsak hadi neyse
Emin 23 Temmuz 2017 06:17
Egitimi ve kulturu de arz talep ile degerlendirebiliriz. Osmanli son doneminin "sanat sanat icindir ve sanat toplum icindir" tartismasina benzer olarak "egitim, egitim icin mi olmalidir" yoksa "egitim ile toplum seviyesini yukseltmek mi istiyoruz". Mevcut durumda birinci tez agir basiyor. Vatandas ise egitim ile cocuklarinin iyi bir is sahibi olmasini amacliyor. Su an revacta olan alanlar ise mezuniyetten sonra "maasli" bir ise girme orani yuksek olan okullar. Hukuk, Polislik, hemsirelik ve TIP basi cekerken, 20 sene once revacta olan muhendislikler su an tercih edilmiyor. Ozetle egitim sistemi ile gunluk hayat arasinda toplumumuzda bir kan uyusmazligi olusmus, yerli yerine oturtamamiyoruz bir turlu.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 04:28
Batı standardını görüp de n'apcaz? Adamlar hasbelkader kaliteli olmuş, hasbelkader cehalete mesafe koymuş toplumlar yaratabilmiş.
Ahmet Yaşar 23 Temmuz 2017 11:44
0
Batı standardını ne yapacağız diyorsunuz... bu konuda alternatif bir modeliniz var mı? Kalkınmada, ne bileyim, siyaset, ekonomi, sanat-edebiyat, bilim teknoloji... Oyuncak değil beyefendi bu işler... Aşağı yukarı 18. yüzyılın başlarında başlayan çetin bir süreç... Onca nesil, onca savaş, onca hamle, tarih, lider, yazar, düşünür, münevver var bu süreçte... En islamcısı bile Batıyı reddetmemiş, en radikali bile...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 14:15
1
Lümpen bir cevap. Tam yazıda izah edilmeye çalışılan kitleye örnek olmuş.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 15:33
0
@Ahmet Yaşar: Bendeniz aslında ironi yapmak istemiştim ama yanlış anlaşıldım. Batı medeniyetini bugünlere ulaştıran çetin süreçten haberdarım. Geçenlerde bir devlet adamı 'hasbelkader' kelimesini kullanarak bu çetin süreci görmezden gelmişti. Ben de o devlet adamımızın bakış açısına atıfta bulunayım istedim. Ayrıca ilgilenenlere bu süreci iyi anlattığını düşündüğüm bir kitabı tavsiye ederim: Demir melekler: makinanın doǧuşu, tarihi ve kudreti. Yazar, Walther Kiaulehn
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 04:12
Yunus'tan mülhem 'bunca bilgi yarışması var iken , geçmez bizim cehaletimiz'.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 04:07
İki asırdır alıştık artık, içimizden çıkan Batı hayranları istinasız bu milletin cahili oluyor...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 04:02
Değil cehalete mesafe koymak, cehaletimizle şuursuzca övünen bir toplum olduk. Kitap okumadığını nerdeyse gururla söyleyen bir üniversite mezunuyla müşerref(!!!!) oldum. Özgeçmişine kitap okumayı hobi olarak yazan bir üniversite gençliği var, varın gerisini siz tahayyül edin.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2017 01:06
0
Bir kişiyle mi Müşerref oldunuz efendim bendeniz birçoklarıyla aynı dediğiniz hususta naşeref oldum mealesef..
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 03:53
Batı standardını görmüş ve de benimsemiş bir insan Türkiye'de uyum sorunu yaşar. Sonuç itibariyle herşeyi sorgular, eleştirir, hiçbir şeyi düzeltemez, sonunda mutsuz bir insan olur çıkar. kendimden biliyorum:(
engin açıksöz 23 Temmuz 2017 11:17
15
"Batı standardını görmüş ve benimsemiş" derken, farkında olmadan orada "asimile" olduğunu da söylemiş oluyorsun. Yeni Türkiye'nin "yerli" ve "milli" değerleri senin gibileri daha da mutsuz edecek. Ama Batı'yla artık göz hizasından konuşabilen bir ülkenin çocukları olarak biz hâlimizden çok memnunuz.
Ahmet Yaşar 23 Temmuz 2017 11:49
1
Onun gerçekten Batı standardı olduğunu düşünüyor musun, bir... İkincisi, batı matı bu işleri bir yana koy, günlük yaşama, rutin meselelere bak mesela, para, kadın, güç, ün, beğenilmek vs. istersin, insansın nihayetinde, ama olmaz, ömrün istediğini yapamamanın azabıyla geçer... demek istediğim aslında pek çok konuda insan, bir hayal kırıklığıdır.
Diğer bir karar okuru 23 Temmuz 2017 15:18
0
Anlaşıldı, o "yerli" ve "milli" değerler arasında sorgulamak ve eleştirmek yok. Maazallah asimile falan olunur! Mahçupyan'ın yazısı iyice anlaşılıncaya kadar tekrar tekrar okunacak.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 15:21
0
@Engin Açıksöz: Halinizden memnunsanız ne mutlu sizlere. Asimile meselesine gelince, ben kendi ülkemde asimile olmamak için Batı'ya gitmiştim. Kendi ülkem dini inançlarım, kıyafetim, mezun olduğum lise yüzünden beni dışlarken Batı bana kapılarını açtı, burs verdi vs. Çalıştığım firma da taa ilk günden 'dini hassasiyetlerin nelerdir, senin için nelere dikkat etmemiz lazım' diye yaklaştı bana, namaz kılacağım yer tahsis etti. Akıl sahipleri için örnek alınacak çok şey var Batı'da. TV'den ya da politikacılardan duyduğunuz herşeye hemencecik inanmayın.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2017 17:35
0
Ne yazık! Dünyadan bi haber ezberletilmiş klişele söylemlerle artık doğrular örtülemiyor.İletişim çağındayız ve bilgiye ulaşmak çok kolay.Belli ki batıyı tanımıyorsunuz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN