Back To Top
CHP travmayı aşabilecek mi?

CHP travmayı aşabilecek mi?

- A +

İktidarda olduğu için AK Parti’nin hem yapıcı hem yıkıcı eleştirilere maruz kalması çok doğal. Bu partinin ülkeyi muhtemelen daha uzun yıllar yöneteceği düşünüldüğünde durum daha da anlaşılır. Ne var ki herkes aslında bir muhalefet sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu biliyor ve bununla CHP’yi kastediyor. Ne de olsa siyaset ‘açıkta’ oynanan bir oyun. Herkes olan biteni görüyor, üzerine konuşuyor ve tartışıyor. İnsanlar kendi algı, bilgi ve değerlendirmelerinden hareketle tercihte bulunuyor. Sonuçta bu tercihler son on beş yılda AK Parti’yi istikrarlı bir biçimde büyütürken, CHP’yi giderek tıkanan bir siyasi muhafazakarlığa hapsetti.

***

Bu ayrışmada üç temel faktör rol oynadı. Seksen yıllık vesayetçi rejimin ideolojik ve işlevsel olarak çökerek günün toplumsal beklentilerine uyum gösteremeyecek hale gelmesi, boşluğu dolduran AK Parti’nin ideolojik bir kavgadan ziyade rasyonel bir hizmet politikası yürütmesi ve ‘merkez’ muhalefetin kendi zihniyet kabuğunu kıramayarak paralize olması.

Yaşanan dönemin iktidara alternatif çıkaramamasının ‘suçu’ herhalde AK Parti’ye yüklenemez. Siyasette her parti zaten ideal olarak kendisini alternatifsiz kılmak ister. CHP’nin vesayetçi rejimin ve Kemalist ideolojinin işlevsizleşmesi konusunda da yapabileceği pek yoktu. Ne de olsa aynı kökten beslenmiş, rejimin yarattığı imkanlar sayesinde büyümüş ve sistemleşmişti. Dolayısıyla kaderinin de vesayetçi rejimin paralelinde seyretmesi işin doğası gibiydi.

Ne var ki bu tespit 28 Şubat 1997 ile AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 sonu arasındaki dönem için anlaşılır olsa da, sonrasında farklı beklentilere kapı açıyor. Hadi 2002-7 arası da belki darbe olacak, ya da yargı marifetiyle bu iktidardan ‘kurtulunacak’ sanısı ile geçildi diyelim. Sonraki on yılda hala aynı minvalde yürünmesi ve sadece iktidarın yanlışları üzerinden siyaset aranması bir tıkanmayı ifade ediyor.

***

Anlaşılan o ki CHP Kemalizmin ve vesayetçiliğin tükenmesi ile oluşan travmayı üzerinden bir türlü atamadı. Nitekim her fırsatta yaratıcılıktan uzak, topluma dokunmayan, arkaik bir dile ve klişelere kaydı. Oysa CHP’nin şu gerçeği görmesi gerekirdi: Bugünün ‘post modern’ küresel dünyasında, yani modern milli kimlikler yıpranırken önlerinde iki yol vardı… Biri modern öncesi veya karşıtı bir ‘millilik’ arayışıydı ki bunu zaten MHP yapıyordu ve AK Parti de o noktaya çok yakın bir sosyolojik tabana sahipti. İkincisi ise geleceğe dair bir tasavvur oluşturmak üzere demokratik bir rejim önermesi yapabilmek ve vatandaşlığı/bireyi öne çıkarmaktı.

İşin ilginci bu noktada CHP’nin iki önemli avantajı bulunmaktaydı. Kimliksel açıdan temsil ettiği laik kesim ülkenin kültür ve eğitim açısından en iyi yetişmiş kişilerine sahipti. Bilgi, deneyim ve analiz açısından herhangi bir eksikleri yoktu. Ama CHP bu muhtemel kadroları neredeyse hiç kullanmadı. Ayrıca AK Parti iktidarı muhafazakar katmanların özellikle genç kuşağını zengin ve kentli kılmakla kalmamış, onları bireyselleştirmiş ve zihinsel açıdan sekülerleştirmişti. CHP bu gelişmenin nasıl bir imkan sağladığını da anlayamadı. 

***

Bugün CHP tabanında her an AK Parti’ye kayabilecek bir kitle olduğu gibi, AK Parti seçmeninde de CHP’ye kayabilecek geniş bir grup mevcut. Yeter ki partiler gerçekten ‘doğru’ davransınlar, dar kimlikçi bakışı aşabilsinler ve vatandaşı öne çıkaran demokratik bir sistemi sahiplensinler.

Bunu AK Parti CHP’den önce yaparsa, geriye barajı geçemeyen bir CHP kalır. CHP, AK Parti’den önce yaparsa iki partili bir yapıya gidilir ve yeni bir iktidar alternatifi doğar. Ya da her ikisi de böyle devam ederler ve siyaset bir bütün olarak yozlaşmaya yüz tutar.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Efsane 13 Ocak 2017 05:57
KATRANI KAYNATMAKLA PEKMEZ OLMAZ. COK EGİTİMLİ OLDUKLARİ İCİN BİR VEKİLİN BACAGİNİ İSİRAN VEKİLLERİ VAR. ORASİ KÖPEK EĞİTİM MERKEZİMİ. NE KADAR İYİ ISIRMAK İÇİN EĞİTİM ALMİS
yalan 13 Ocak 2017 20:47
0
En azından bacakta diş izlerinin olmadığını biliyor ve bunu ayıredecek kadar izan sahibi olduğunuzu umuyoruz.
ali 11 Ocak 2017 17:53
CHP yönetim kadrosuyla bir operasyon partisine dönüştürülmüştür.Devlet aklı bu olumsuzluğu engellemeli..
En samimi ve hafif elestiriye bile tahammulsuzluk, saldirganlik! Klasik kemalist tepkilerle sn.yazara saldirarak bu travmanin atlatilamayacagi kesin.!! Ozelestiri yapamadan, aynaya bakmadan, gozlerini gerceklere kapatarak, aklini devreden cikarip kayitsiz sarsiz biat etmekten ve "varolusunu sadece karsitlik ve kutuplasma" uzerinden arayan bir chp nin bu devirde bu oranda oy almasi bile sasirtici. Geminin icindekiler, gemi selaleye yaklasirken ne yapilacagina kafa yoracagina, bunu haber verenlerle ugrasiyor. Bu lafazanlikla isleri cok zor. Bugun itibariyla CHP halkla, onun inanciyla, " yerli ve milli olan herseyle" devamli sorun yasayan, sadece trubune oynayan ve seviyesiz laf ureten, samimiyetine inanilmayan ve 12 Eylul Darbe Anayasasinin yilmaz savunucusu olup, bu anayasanin degistirimemesini yegane amac edinen bir "12 Eylul darbe sonrasinda YENI KURULAN BIR PARTI" huviyeti daha one cikmis, Ataturkun kurdugu ILK CHP ILE ilgisi alakasi kalmamistir. Anahtari kaybettikleri yerde aramadikca bulamazlar...
Anayasa değişikliğinin yapıldığı günlerde esas konu CHP mi olmalı... Neden niçin tamda bugün çıkıp chp'yi suçlamak,
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 22:06
1
Evet, sayın yazar her zamanki gibi gündemi geç yazıyor. Gündem Anayasa Değişikliği olduğuna göre konu hakkında +/- yazmak uygun düşerdi... Herşeyden sorumlu CHP algısı yaratacak yazı/yorum uygun olmaz!..
11 Ocak 2017 00:34
"Kendinizi çok kültürlü, karşınızdakini de kara cahil olarak tanımlamak pek mantıklı değil." cümlesini hiçbir yorumda kullanmadım.Yazmanız talihsizlik.Silindi kabul ediyorum..."bütün anayasaların bir toplumsal sözleşme olduğunu söylemek ancak ezbercilik ile mümkün." sözünüze katılıyorum...Sayın Başbakan'ın oylama yapılırken "uzlaşmadan" bahsettiği ve de bu değişikliklerde yaşanılanlar gibi.. cevabi yorumumun hiç değinmediğiniz cümlesiyle bitiriyorum hoş olmayan kişisel tartışmayı (fikirleri tartışalım): "Siyasettede sentezle yol bulunur, yozlaşmadan kurtulunur.." Saygılar
Hakki Gök 10 Ocak 2017 23:33
Allah askina, sizin bu iteatci dursunuzu anlamak cooook zor. Bir Ermeni bireyi olarak AKP´ya bu iteatcilik neden? Ermeni düsmanliginda ustalar, Kürt dusmanliginda ustalar, demokrasiye düsmanlan, bunalar MÜSKEMOSMAN'licilar (müslüman kemalist osmanli).
"... Biz yaklaşık 3 aydır bu çerçeve içinde başkanlık meselesini tartışıyoruz bir adım öte gidemedik. Anketler açıklanıyor, halkın yüzde 78'i başkanlık sistemi konusunda kafası karışık. Bakın şunu iddiayla söylüyorum. Meclis'teki pek çok milletvekili çıkın şu yeni anayasanın 10 maddesini sayın deseniz sayamazlar! Çünkü meselede içeriği tartışmak yerine birbirimizin kalesine nasıl gol atarız onu tartışıyoruz."
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 02:58
1
Golleri de hep AK Parti atiyor, hem de ofsayttan. Sike var cunku, hakemler tarafsiz degil bu macta. Dun Meclisteki oylamada bir kepazelik daha yasandi. AK Partili vekiller gizli vermeleri gereken oyu herkese gostere gostere verdiler. Yani usulsuzluktan ote, suc islediler. Anayasayi okumayan vekiller vardir, dogru. Halkin da buyuk cogunlugu okumuyor ama neden anayasa degisikligi yapilmak istendigini herkes biliyor. Yine de bu trajikomik oyun devam ediyor. Sikeli mac seyrede seyrede, millet sikesiz mac oynanmayacagina inanmis durumda. Sorun da bu zaten.
Atma 11 Ocak 2017 16:55
3
Oyunu göstermek açıklamak suç değil.ayni şeyi Aylin nazliaka da yapmış !
Atma ya: 11 Ocak 2017 22:40
0
"Oyunu göstermek açıklamak suç değil." bir düşünce elbet amma bir korkuyu, beklentiyi ...vb. içermez mi? Gizli oy vicdanın sesi için şart ve anayasa içinde şekil şartıdır. Ayni şeyi Aylin Nazliaka da yapmış sa onun içinde geçerli... kötü misal emsal olmaz...Anayasa Mahkemesine müracaat edilmesi halinde yaptırımıda vardır. Vatandaşın oyunun resmini çekip biryerlere göndermesi hakkında düşüncenizi de alalım!
ALINTI 10 Ocak 2017 22:23
“...Bu yetkileri CHP’nin seçtirdiği bir cumhurbaşkanı kullanacak dendiğinde Ak Parti tabanı, bunun nelere mal olacağını düşünür ve o yapıyı asla desteklemezdi..."
VESAYETÇİ SİSTEM DİYE ELEŞTİRİ, YORUM YAPANLAR: Rektörleri ... HSYK üyelerini atayacak, Anayasa Mahkemesi üyelerini seçecek bir seçilmişin ataması da bir nevi vesayet değil mi? Niye onları da halk seçmiyor.Bir zamanlar valileri halk seçsin söyleri vardı hani!
Adımı da açık yazdım ama admin pek kayda değer bulmamış.Canın sağ olsun.
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 03:02
0
Adini "sakincali" bulmus olabilir. icinde "w", "q", "x" harfleri var miydi?
chp zero 10 Ocak 2017 16:51
CHP Muhalafet yapamiyor ve kendi etrafindan dönüyor. Zaten kemal kilictaroglunun ne dedigini kendisi bile anlamis degil. Tayyib cegirsa hemen kosa kosa gidiyor sonrada bana neden seker vermedi diye zirlayan simarik bir cocuk yapisi var. Deniz baykal dünden razi her seye. bu bosluk türkiyeyi ucuruma götürüyor. AKP icin bulunmaz bir Muhalafet ( aslinda destek )
John Doe 10 Ocak 2017 16:23
Asil travma sizin gibi dinci yobazlari bekliyor!
hamza akyol 10 Ocak 2017 16:06
yorumumun biri yayınlanmadı. (henüz demek lazım galiba. belki gerekli izinlerden sonra yayınlanır.) o nedenle önceki söylediklerimi biraz daha değiştirip tekrar yazıyorum. Umarım bunun için izin faslı erken sonlanır. 1. Bu ülkede sadece akp ve sadece chp yok, ya da sadece partiler yok. partilerin dışında, ekonomistler, gazeteciler, taraftarlar, ahmet, mehmet, ali, hüseyin vs. vs olarak bireyler, tüsiad, müsiad, tobb, türkiş, disk vb. v. örgütler, ayrıca da bir de "hırsız" var. "Hırsızın suçu"nu bir tarafa koyuyoruz. biz diğerlerinin suçunu araştırıyoruz. Sonuçta bu ülke bu durumda ise, bunun sorumluluğu suçu sadece iktidar partisi ile muhalefet partisine çıkarılamaz. Mesela, bir dönem iktidara ağza alınmayacak laflar eden kişilerin, bir dönem sonra iktidarın en büyük savunucusu olması var. mesela "suriyede namaz kılma" hayali ile birhoş olan insanlar var. mesela, ülke borç batağına girerken, "cari açık finanse edildikçe sorun yoktur" diyen ekonomistler var, mesela, insanlara haksızlık yapıldığında, bu haksızlıklara alkış tutan veya zımni rıza gösteren, sesini çıkarmayan, örgütler, kişiler, uzmanlar var. mesela türkiyenin belki de aydın diye nitelenebilme özelliğine sahip bazı figürlerinin, kumpasların merkezi olan taraf gazetesinde, hiçbir itiraz etmeden, ülkede hiçbirşey olmuyormuş gibi yazı yazması var. Mesela, gülenciler fenerbahçeye kumpas kurarken, uydurma haberlerin üzerine atlayıp, bu haberleri pullayarak veren gazeteciler, bunlar üzerine "temiz toplum" çığırtkanlığı yapan sarhoşlar var. bunlara destek veren takım yöneticileri ve taraftarları var. Mesela, fetö, askerlere kumpas kurarken, "hukukun üstünlüğü", "insan hakları", "masumiyet karinesi" gibi temel ilkeleri göremeyen hukuk profesörleri, avukatlar, hakimler var. Bu kadar çok suçlu varken, çıkıp chp'yi suçlamak, kusura bakmasın mahçupyan ama, birilerini aklamaktır. niyeti bu olmasa bile. chp, ayrı bir konu olarak yazılır, çizilir. ama ülkenin bu güne gelmesinin ve bu bataktan çıkmasının nasıl olacağı hakkında düşünüyorsak, biz genele bakmamız lazım. chpye değil.
D 10 Ocak 2017 15:23
Cevat ones de benzer seyler soylemis roportajda.ayni kafadansiniz.
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 01:40
0
Eski MİT'çi Cevat Öneş: "15 Temmuz'un siyasi ayağını ortaya çıkarmada gerçeklerle yüzleşmekten korkuyorlar" diyor . Yanlış mı?
İdeolojiler insan idrakine giydirilmiş deli gömleğidir...der üstad Cemil Meriç. Sorun "sorgulamayan, soru sormayan, insanın akıllı bir varlık olmasının hakkını vermeyen" davranışında bence. Bunun sebeplerini sosyolojik olarak cemaatçi toplum yapısının istisnasız bütün partilere sirayet etmiş olmasında, ulus devlet kuruluşu ve sonrasındaki aşırı kaygı ve kollayıcı reflekslerle devleti, devlet görevlilerini ve bürokrasiyi, devletin ve egemenliğin ASIL SAHİBİ OLAN MİLLET karşısında aşırı güçlendirmiş olması, sorgulayan değil itaat eden nesillerin oluşmasıyla bürokratik vesayetin işinin kolaylaşması istenmiş... vs. Bilerek/bilmeyerek bu sistem bugüne kadar gelmiş. En hazini, 2007 c.başkanlığı seçiminde "kendisine adı bildirilen! adaya TIPIŞ TIPIŞ OY VERECEĞİ SÖYLENDİĞİNDE buna da kayıtsız şartsız itaat eden kesimlerin az olmaması!". İnanmak isteyeni kandırmak kolaydır. Cemaatler ve muhafazakarlar denildiğinde sadece dindar kesimin anlaşılması da diğer yanılgı. Asıl konservatif/muhafazakar olan ve aynı sosyolojik yapılanma gereği cemaatvari hareket eden, parti lideri/önder/şeyh/hocaefendi... ni ne derse onu yapan kesim, maalesef gelir düzeyi ortalama veya üzerinde olan, eğitim düzeyi yüksek kişilerden oluşan tabana sahip CHP de daha çok olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, de son dönemde MHP ye yapılan ilk operasyonla birlikte aynı dönemde CHP de yapılan KASET operasyonu başarılı oldu. CHP nin ulusalcı, milliyetçi, sosyal demokrat, Atatürkçü niteliğinden uzaklaşması, HDP'ye yaklaştırılması sağlandı. Dünkü anayasa görüşmelerinde de chp milletvekilleri HDP sıralarında oturuyordu. Yine Diyarbakır Barosu eski başkanı genel başkan yardımcısı yapıldı. Başdanışman FETO'cu çıktı, halen dahi "İranla Türkiye savaşırsa İranı tutarım diyen biri CHP milletvekili. FETO'nun gazeteleri kapatıldığında "Fetullahtan fazla ağladığı söylenen" biri CHP milletvekili, hassas bir dönemde pozisyon almak için adeta ABD büyükelçisinin gözlerinin içine bakılması kabul edilir gibi değil.... Atatürk, İnönü CHP'si bu CHP DEĞİL!...Bu gibi durumlar, ana muhalefet görevini unutan, Atatürk ve İnönü sonrasında İKTİDAR HEDEFİNİ UNUTAN VE SADECE BÜROKRASİ SAYESİNDE HER DÖNEM GİZLİ İKTİDAR OLMA DÖNEMİNİN SONUNA GELDİK ARTIK.... Bu durum ve Türkiyenin geleceğindeki rolü bakımından CHP'nin/CHP'lilerin kritik bir karar aşamasına geldiğini gösteriyor. Evrensel demokrasiye bağlı sosyal demokratlar, Atatürkçüler, ulusalcı vatansever partililerin (mesela Birgün Ayman Güler gibi) CHP'yi vesayetçilerin işgalinden kurtararak, Türkiyenin dış güçlere karşı istiklal savaşı verdiği bu günlerde OLUMLU KATKI SUNMASI ŞART. Yoksa tarih ve millet AFFETMEZ! Nasıl ki Akpartiyi kuranlar, Refah/MSP 'ye ihanet etmekle suçlandılarsa da, öyle olmadığı ve körükörüne yanlışta ısrar etmek ve lidere MUTLAK BİATIN DAHA YANLIŞ OLDUĞU bugün ortaya çıkmışsa; CHP'yi düzeltemedikleri veya umutsuz buldukları takdirde ayrılarak HALKA HİTABEDEN, SAMİMİ, İSTİKRARLI VE DOĞRU POLİTİKALARLA İKTİDAR ALTERNATİFİ OLMALARI ÜLKEMİZE VE DEMOKRASİMİZE GÜÇ KATACAKTIR. Bugünkü haliyle CHP "aynı yanlış şeyleri yaparak farklı ve iyi sonuç bekleyen" durumunda ve hergün yokoluşa gidiyor.
AKP tabanında yaklaşık bir %10-15lik demokrat bir kesim var. Bunların önceliği ekonomi, istikrar ve serbestlik. Parti takıntıları yok. Bu kesim kime destek verirse o parti Türkiye'de iktidar adayı olur. Bu kesimin desteğini alamayan iktidar adayı olamaz. CHP bu kesime hitap edemiyor. Etmesi için bence 1) Tarihini reddetmeden kendini yeniden konumlandırması gerek.1950'ye kadar olan dönemin baskıcı bir dönem olduğunu kabul etmeli. 1. DS'dan hezimetle çıkmış ve yıkılmış bir devletin yerine yeni bir şeyler kurmaya çalışırken (bazıları büyük) hatalar yaptı CHP. Bunu böyle söylemeli. Cumhuriyeti kurmuştur ama demokrasiyi kuramamıştır. Şimdi demokrasiyi kurmaya aday olduğuna insanları ikna etmeli. 2) CHP seküler milliyetçi (ulusalcı) bir parti. Milliyetçiliği bırakmalı, AKP+MHP yeterince sahiplendiler milliyetçiliği. CHP evrenselliği ve AB üyeliğini daha vurgulu ve güçlü savunmalı. Bu önemli bir değişim olur. CHP tabanına da daha uygun ve AKP'nin artık sahiplenemeyeceği bir konumlandırma. Oysa AKP'nin 2007'ye kadarki cazibesinin önemli bir kısmını bu evrensellik oluşturuyordu. AKPli demokratlar için bu önemli. Bu kesim istikrar, ekonomi ve serbestlik açısından AB ilişkilerini önemli görüyor. Ortadoğu'ya böyle bodoslama dalınmasından ve Rusya ile yakınlaşmadan rahatsız. CHP için bir fırsat var burada. 3)Ekonomi politikalarında arkaik devletçi/solcu yaklaşımları bırakmalı. CHP tabanı işçi değil, köylü de değil. Kentli varlıklı sekülerler ve aleviler. AKPli demokratlar da esas olarak işçi değil, esnaf. İşçiler ve köylüler, esas AKP'nin çekirdek tabanı. AKP'nin ekonomi politikası da liberal değil devletçi. CHP liberal ekonomi politikalarını ve büyümeyi savunmalı ve kadrolarını da buna göre yenilemeli. Fazla akademik, memur ve hukukçu var CHP'de. Biraz daha piyasadan insan; finansçı, pazarlamacı, tedarikçi, esnaf, işadamı ve beyaz yakalı olmalı. Bu olmadan AKPli %15 güvenmez CHPye.
Ahmet Demirdağ 10 Ocak 2017 13:54
"Anlaşılan o ki CHP Kemalizmin ve vesayetçiliğin tükenmesi ile oluşan travmayı üzerinden bir türlü atamadı. Nitekim her fırsatta yaratıcılıktan uzak, topluma dokunmayan, arkaik bir dile ve klişelere kaydı." Tamam tesbit doğru ama bu zaten seçkinci ,elit ve vesayetçi duruş CHP nin varoluşsal kimliğidir.Kurucu irade 1923 den beri bunu bu şekilde kurgulamış ve devleti de bu anlayışa zimmetlemiştir.Ve sadece devleti teknik olarak değil,toplumun sosysolojisini de bu iradeye boyun eğmek, ram olmak üzre bütün milleti bu paradoksa hapsetmişti.Ve halen CHP zihniyet olarak aynı çizgide sizin tabirinizle ARKAİK çizgide devam etmektedir.Diyeceksiniz ki ben de aynısını söylüyorum zaten.İşte tam bu noktada benim ince bir çizgi çekmek istediğim yerdir.Eğer maksadımız sistemli bir Hükümet -muhalaefet ilişkisi yaratmak ve bunun için doğru dürüst işleyen bir muhalefet gerçeklerşitirmek ise , bunun adresi ne bu gün ne de yarın asla ve asla CHP olamaz.Çünkü CHP bu halkın yarattığı bir değerler manzumesi değildir ve başlangıcından beri hiç olmamıştır.Kuruluş yılları itibariyle müstemleke zihniyetin kendi değerleriyle devşirip yarattığı bir yeni dünya düzeni partisi -düşüncesi-hayat tarzı vs olarak Türk milletinin bağrına sokulmuş ve ne o gün ne de bu gün ene de arada geçen zaman zarfında toplumun ana mihveri,kahir ekseriyeti tarafından kabul görmemiştir.CHP o gün de bu günde bir proje partisidir.Ve hiç bir zaman adında olduğu gibi Halkçı değerlere yaslanmayacaktır.O gün İngiliz müstemlekesinin değerleriyle yaratılmış devşirilmiş bir partiydi.Bu gün ise yeniden harmanlanan ve oluşturulmak istenen Anadolu ve Ortadoğu cğrafyasında konjonktüre sokulan yeni siyasi ve askeri argümanları ,(PKK,PYD,YPG, vs fitne unsurlarını ) legalize etmek ve kabul ettirmek üzere kullanılmaya çalışılan bir parti hüviyetindendir.Siz bu partiyi mi ıslah etme çabasındasınız Etyen Bey.Sanırım bu boş ve bi hüda bir düşünceden öte hiç geçmeyecektir.Zira ;İranla Türkiye arasında bir savaş çıksa ben İranın tarafında olurum,ben Esedin tarafında olurum,hendek kazan arkadaşlar laiklik konuşması yapan gençler vs vs daha bir çok örneğini sıralayabileceğimiz konuşmaların sahibi milletvekillerine hatta genel başkanına sahip bir partinin devletin ve milletin hayrına dokunacak bırakın muhalefeti aldığı nefes yoktur.Artık bu ülkeye kendi milli değerlerine sahip ,bu ülkenin insanı gibi düşünecek ve ona göre davranacak bir partilere (iktidar için ya da muhalefet için fark etmez) anlayışlara ve adamlara ihtiyaç vardır..
Recep 10 Ocak 2017 20:38
4
Katılıyorum kardeşim umarım yazdıkların işe yarar.
sayın okur'a 10 Ocak 2017 13:36
Bunun adına: Toplumsal anlayışın bozulmasından yakınma denir. Anayasaların bir toplumsal sözleşme olduğunu bilmeniz/okumanız gerekir.Mecliste anayasanın bir oldu bitti ile değiştirilme telaşı, toplumda işin vehametini anlayamama tehlikesini yaratıyor.
hamza akyol 10 Ocak 2017 16:17
0
sayın "sayın okur'a". yorumunuzu 2 kişi beğenmiş. neden beğendiler bilmiyorum. Siz "okur" diye bir yorumcuya yazdınız galiba. ben de yorumları okudum. "okur" rumuzu ile yazan bir kişi gördüm. Kastınız o mu yoksa bütün okurlar mı bilemiyorum? ama eğer kastınız "okur" rumuzlu yorumcu ise, "CHP veya Ak Parti tabanlarından biri diğerine kayar ise siyaset yozlaşmaktan kurtulacak... " mantığını eleştirmesiyle "bunun adına: toplumsal anlayışın bozulmasından yakınma denir" cevabının bağlantısını ben kuramadım. senin yorumunu beğenenler nasıl kurdu bilmiyorum. Ayrıca da, çok okuduğun belli. "Anayasaların bir toplumsal sözleşme olduğu"nu öğrenmişin. ancak "okur" rumuzlu yorumcunun yorumu ile bağını kuramadım. Ayrıca da, "okur" rumuzlu yorumcunun anasanın bir toplumsal sözleşme olduğunu bilmediğine nasıl karar verdiniz? çok ilginç. aynı yaklaşımı "okuyucu" rumuzu ile bir yorumcunun benim yazılarıma eleştirisinde de görmüştüm. benim yazımla bağlantısız eleştiri yapılmıştı. Ayrıca "mecliste anayasanın bir oldu bitti ile değiştirilme telaşı, toplumda işin vehametini anlayamama tehlikesi yaratıyor" cümlesi "okur" rumuzlu yorumcuya eleştiri mi yoksa şu anki durum üzerine bir tespit mi? yazıya bakınca "okur" rumuzlu yorumcuya cevap olarak anlaşılması gerekiyor. ama öyle anlaşılınca da yine saçma, yine bağlantısız. ama tabii genel bir durum tespiti ise, yanlış yere yazılmış. ayrı bir başlıkla ayrı bir yorum olarak yazılmalıydı, en azından ayrı bir paragrafta olmalıydı.
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 18:31
1
Sayın “Okur” neden cevaplandırmamış ta, siz cevaplandırmışsınız sayın “hamza akyol” ? “yorumunuzu 2 kişi beğenmiş. neden beğendiler bilmiyorum” kadar absürd...! “Anayasaların bir toplumsal sözleşme olduğunu öğrenmişin. ancak ... "okur" rumuzlu yorumcunun anayasanın bir toplumsal sözleşme olduğunu bilmediğine nasıl karar verdiniz? “ vb. Cümlelenizle sığ tartışmaya çekmeniz çok ilginç! Toplumsal anlayış; tez antitez sentez ile doğruyu,iyiyi... güzeli vb bulur,ilerler... Tez ve antitez takım tutar gibi ise sentez mümkün mü? Siyasettede sentezle yol bulunur, yozlaşmadan kurtulunur.. Saygılar
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 19:46
1
Özel İsimler tırnakla ayrılıp yazıldığına göre kasıt ne ola (!?) yorumu beğenmeyenlerde var. Unutmayın ! Elbette beğenen/beğenmeyen yorum yazsa iyi olur, tartışırız.Tercihlerine yorum yapmak olmaz. Dimi! Saygılar
O k u r 10 Ocak 2017 23:28
0
Yorumunuz benim yazım için yapılmış ise, ben de Hamza Akyol gibi yorumunuzun yazımla çok alaklı olduğunu düşünmüyorum. Ama makale üzerinden şunu söyleyebiliriz: Etyen Bey sekülerizmi kutsayan biri. Sekülerizmin her derde deva ilaç olduğunu sanıyor. Biz ise öyle düşünmüyoruz.
hamza akyol 10 Ocak 2017 23:49
0
Bir yanlış anlamayı düzelteyim. Ben sayın "okur"un neden cevap yazmadığını bilmiyorum. ancak ben size, "okur" adına cevap yazmadım, sizin yaklaşımınızı ve söylediklerinizi eleştirdim. Sizin yorumunuzda 3 cümle var. her 3 cümlenin de birbiri ile bağı yok. öncelikle bunu eleştirdim. sonra bir kişinin yazısının eleştiri olduğu görülen cümleniz ile o kişinin yazısının hiçbir bağlantısı yok. ayrıca da, insanların yazılarından bir konudaki bilgisi belli olmazken, "... bilmeniz/okumanız gerekir" türü yaklaşım da hiçbir tartışmaya hizmet etmiyor. Kendinizi çok kültürlü, karşınızdakini de kara cahil olarak tanımlamak pek mantıklı değil. Bir de ilave, "anayasaların bir toplumsal sözleşme olduğu" tezi anayasa hukuku derslerinde teorik olarak söylenir. ancak bütün anayasaların bir toplumsal sözleşme olduğunu söylemek ancak ezbercilik ile mümkün.
hamza akyol 11 Ocak 2017 00:43
0
biliyorum bu tartışma gereksiz yere çok uzadı. herkesten özür dilerim. Ancak "sayın okur'a" diye yazan kişi sayın mahçupyanın kendisi ise, bu bölüme (sayın okur'a yorumunun altına) yazdığım bütün yorumlarımı geri alıyorum. Mahçupyanın yazısına diğer eleştirilerim ise geçerli.
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 01:58
0
Sonuç: Anayasalar bir toplumsal sözleşme olup, öncelikle evrensel hukuk normlarına uymak şartıyla asgari müşterekte anlaşmadır. SEKÜLER davranmak ta bir arada yaşamanın şartı.Kişi laikliği benimsemek ve uygulamak zorundadır laik hukuk devletinde İnancı/inançsızlığı şahsını ilgilendirir, başkasına zor kullanamaz vatandaş olarak.Devlette görev yaptığında da devlet nasıl laik devlet mantalitesiyle dinsel, hukuk devleti mantalitesiyle etnik ve bölgesel kör olmak mecburiyetinde ise öyle olmak ve davranmak mecburiyetindedir.Sayın hamza akyol ve "ben de Hamza Akyol gibi" , "Biz ise öyle düşünmüyoruz." diye 20 dk arayla yazan sayın Okur... Saygılar
Yazinin CHP ile ilgili kismina katiliyorum ne varki, AK parti gelinen nokta itibari ile hayal kirikligidir. Bana göre güc ve iktidarla imtihanini kaybetmistir. Sahislarin degil ilkelerin, degerlerin öne cikarildigi bir yönetim sekli kurma sansi varken Erdogan sanki ebedi orada olacakmis gibi, kendisine osmanli soslu kötü bir atatürk kopyasi rolu layik görmüstür. Bunu basarmak ugruna 10 yilda insa ettigi imajini yerle bir etmis benim gibi bircok secmeni hayal kirikligina ugratan keskin dönüsler yapmisitir. 2002 de Ak partiyi türkiye siyaset sahnesine tasiyan ekonomik buhrandi. Sonrasinda Ak partinin arkasindaki destegin en önemli unsuru hep ekonomi oldu. Artik ekonomik istikrar olmadigina ve eldeki verlere bakinca daha iyiye gitmeyecegi asikar olduguna göre. Ak partiyi yokluktan zirveye tasiyan ekonomi yine sonunu getirecektir. Soru ne kadar sürecek?
hamza akyol 10 Ocak 2017 13:09
Yav, bu ülke niye batıyor biliyor musunuz? bilmiyorsanız sorun söylesinler. bu ülke chp yüzünden batıyor (muş?). chp adam gibi muhalefet etsin bu ülkede hiçbir sorun kalmaz (mış), hatta chpde sadece kılıçdaroğlunu değiştirsek, ülkede muhalefet sorunu da biter (miş). Bu arada, ülkenin batışı için sesini çıkarmayan, fetönün yaptığı sınav sorusu çalma işini örtbas eden abdullah gülün, her türlü antidemokratik yasa ve uygulamaları sahiplenen ve itina ile uygulayan, babacan, mehmet şimşek, hüseyin çelik, vbnin, ankara parsel parsel satılırken sesi çıkmayıp, sonradan aklı başına gelen bülent arınçın, suriyedeki savaşta türkiyeden silah ve ışıd militanı geçişine sesi çıkmayan numan kurtulmuşun, bütün bu politikaların yapılmasında keskin zekasını kullanan danışman kardeşlerimizin, ülkemizin bu duruma gelmesinde hiçbir suçu yok (muş). Ülke borç ile büyürken, "finanse edildikten sonra cari açık sorun değildir" diyen ekodiyaloğun müthiş ekonomistinin hiçbir suçu yok (muş). Bütün suç şu kılıçdaroğlunun. eğer o gerçekten muhalefet etmeyi bilse hiçbir sorunumuz olmaz (mış). Gerçekleri öğrendiniz. şimdi bu gerçekler karşısında, yorumlarınızı bekliyorum.
tek cevap: bir alıntı 10 Ocak 2017 20:21
2
"Adayı halkın tespit edip ve TBMM’ne gönderdiği bir sistem gerçek olur mu ülkemde bilmem ama bu defa halkın zemini çok kaygan! Bu ne demek?… Bir yerel seçimde bile seçmen, adaydan o denli isteklerde bulunuyor ki evlere şenlik!. Çocuğuma iş, düğünümüzde bilezik:), inşaatımıza demir, bedava su, v.s. v.s.. Bir milletvekili adayından neler neler istemez ki. İşte hal bu."
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 20:25
2
Ben de buna benzer bir yorum yazdim, yayinlanmadi. Etyen Bey bazen karavana atiyor. Bu icine dustugumuz durum AK Partinin yaptiklari yuzunden degil de, CHPnin iyi muhalefet yapamamasi yuzundenmis. CHP laik kesimden oy alan bir parti. Laiklerin buyuk cogunlugu da Kemalist. Yani agziyla kus tutsa %30un ustune cikamaz bu parti bugun bu ulkede. Etyen Bey'in iddia ettigi gibi "gelecekle ilgili bir tasavvur olustursa" - ki bu Kemalizm cizgisinden ayrilmakla olabilir ancak - secmenini kaybeder, barajin altina duser, silinir gider. "Demokratik bir rejim onermesi yapmak, bireyi one cikarmak" gibi seyler tavsiye ediyor Etyen Bey, CHPye. Turkiye'de karsiligi olan seyler degil bunlar. Halkin buyuk cogunlugu bireysellige, demokratik bir rejime veya yasam sekline hazir degil.
izleyici 11 Ocak 2017 15:25
0
hamza batan bişey yok nereden çıkardın bunu.inanma palavralara. sn karar.com takipçisi. bu ülkede laiklerin sayısı tahmininden çokdaha fazla. senin %30 kemalistlere denk gelir. laikliğin karşıtı kelimenin ''şeriatçı'' olduğunu varsayarsak, ülkemizdeki şeriat isterim diyenlerin oranı maximum %7. yani kalan %93 laik demekmiş. değilmi?
10 Ocak 2017 12:29
Evet "AK Parti iktidarı muhafazakar katmanların özellikle genç kuşağını zengin ve kentli kılmakla kalmamış, onları bireyselleştirmiş ve zihinsel açıdan sekülerleştirmiştir" işte bu nedenle,daha önce laikliğe karşı olduğu gerekçesiyle kapatılmanın eşiğine gelen Ak Partiyi bu kez de bu grup anayasal çizgiye/doğruya zorlayacak...Sorun bunun etkili olup olmamasında. Yoksa sadece Ak Partinin değil,siyasette bir bütün olarak yozlaşmaya yüz tutar.
Anayasa değişikliğinde ve başkanlık ya da daha doğrusu bize özgü Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişte maalesef CHP yine yapıcı katkılarda bulunmadı; zamanın ruhunu okuyup "biz de varız" diyemiyor; gençlerin bir kısmı AKP'ye bir alternatif arıyor; ama maalesef bu alternatifi bulamıyor.
Hilmi 10 Ocak 2017 12:08
"Kimliksel açıdan temsil ettiği laik kesim ülkenin kültür ve eğitim açısından en iyi yetişmiş kişilerine sahipti. Bilgi, deneyim ve analiz açısından herhangi bir eksikleri yoktu." Bu elit kesimin eksikliği, demokrasiyi içselleşirememiş olmalarıydı. Sadece kendileri için demokrasi savunuculuğu yaptılar. Halka ve demokrasiye inanmadıkları için, geniş muhafazakar çoğunluğa karşı 80 yıllık baskının (türban meselesi küçük bir örnek) devamından yana oldular. İçeriden biri olarak gördüğüm kadarıyla, bugün ülkenin en tutucu, en tahammülsüz, en bağnaz kesimi maalesef CHP tabanıdır. CHP gerçek anlamda demokrat bir parti haline gelemezse daha çok uzun yıllar bu halk AKP'ye mahkum olmaya devam edecektir... Saygılarımla.
Kısaca; ufukta dar kimlikçi bakışı aşmaya çalışacak politikalar üretecek ve vatandaşı öne çıkaracak, demokratik bir sistemi sahiplenen siyasi bir oluşum gözükmekte...Bugün CHP tabanında her an bunu sahiplenecek bir kitle olduğu gibi, AK Parti seçmeninde de bu oluşuma kayabilecek bireyselleş(tiril)miş ve zihinsel açıdan sekülerleş(tiril)miş, geniş bir grup mevcut... ki, her iki tarafta siyasette yozlaşmaya yüz tutmaz, kayıtsız kalamaz... Dün dünde kalacak, yeni şeyler söylenecek, kartlar yeniden karılıp dağıtılacak gibi...
izleyici 10 Ocak 2017 10:54
CHP nin sizin arzu ettiğiniz şekilde değişime uğraması mümkün değil. vatandaşa hizmet edebilmek için sağlam ekonomi gerekir. Bu da karma ekonomi uygulamarıyla olmaz ve öncelikle chp nin liberal kapitalist ekonomi taraftarı olması gerek . sadece böyle bir değişim bile chp de deprem yaratır ve parti tabanından kabul görmez. CHP Liberal ekonomiyi savunmaya başlamazsa tarihte tüp ve benzin kuyrukları ile anılan bir party olarak kaybolur. Bakın daha ekonomi konusunda deprem oldı. Ee birde asker,Kemalizm ve burokrasinin avantajlarından vazgeçmek,halkı sevebilmek, memleketini sevebilmek gibi daha bir sürü konu daha devreye girerse CHP böyle bir voltajı kesin kaldıramaz ve sigorta kesin atar hatta trafo bile patlar. En son seçimde chp dünyada geçerliliği ispatlanmış liberal kapitalizm yerine dünyada eşi görülmemiş/hiç uygulanmamış megakent ler kurarak ülkeyi zenginleştirmeyi tasarlıyordu . ağzının payını aldı diyemeyeceğim çünkü aynı kafalar halen yönetimde ve değişmeleri mümkün değil.
" 11 Ocak 2017 01:30
1
"kobiler"i anlayabilmişseniz "megakent"leri anlayabilirsiniz. Ya "toki"lerin ne işi var serbest rekabette! "ağzının payını aldı " ise amiyane ve acizane... hakaret etmeyinde chp nin seçimlerdeki önerilerinin nasıl sahiplenildiğini yazın. çekinmeyin!
izleyici 11 Ocak 2017 15:52
0
Sn rumuzsuz yorumcu:kobilerde tokilerde liberal kapitalizmde her zaman var olmuştur. Fakat megakentler olamaz. megakentler kendileri kendi hinterlandlarındaki imkanlar dahilinde gelişirler. Chp nin dediği gibi bilim insanı ıthal edemezsin. Koyun ,inek vs ithal edilir fakat insan ithal edilen bir yaratık değildir. Doktora yapmış veya prof olmuş bir insan önce şehrin imkanlarına bakar(sanat,müzik, aktivite vs vs) ona göre verdiğin paraya göre o kente göçedere fakat bunun için illede megakente gerek yoktur. Bilim insani işini ve üretimini her şehirde yapabilir. Bu megakent projesi bile chp de her zaman var olan bir elit sınıf oluşturma özlemine yönelik bir hayal. Şöyle dünyaya biir bakıver. Megakent yaparak zenginliğine katkıda bulunabilen bir ülke olmuşmu. Bu salaklıklara inanan bir chp nin memleket yönetemeyeceğini de halk çok iyi tespit eder ve de oy vermez
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 23:21
0
Sağlık reformuyla öğünen iktidarın genç doktorların diplamalarına haciz konularak yönlendirmesi, dışardan doktor ithali oluyor... Kanal İstanbul projeleri oluyor emme CHP nin projesi olmiy! Neden Liberal Kapitalizme ters(!?) Peki et fiyatlarına tavan koymak (ve de başaramamak ) ne ola ? Devlet ticaret yapmaz denildikten sonra kendisinin müteahhit olması ne ola? Bu önerisininde iktidarca kabul edileceği muhakkak. CHP nin Sosyal Devlet ilkesine göre proje üretmesi Tüzüğü gereği... Önemli olan rekabet serbestisi ve ortamı değil mi... Almanya 2.ci genel savaştan sonra sosyal konutları/ tokileri denemiştir. Şu anda liberal ekonomiyi uygulayan ülkelerde örneği varmı ? Dağ başında iki baraka, bir prof.la üniversite kurulması oluyorsa, planlı projeli megakentler haydi haydi olur. Sorun, bunların mümkün olmaması mı yoksa liberal ekonomilerde olamaması mı? Birincisi için projeyi ve finansının nasıl olacağını, ikincisi içinde iktidarın uygulamalarını araştırın,inceleyin ve birazda içinde bulunduğunuz durumdan kurtulup dışınızıda izlemeniz dileğiyle.Saygılar
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 23:27
0
Trump'ın otomotiv sanayi hamlesi Detroit'İ tekrar Megakent yapmak değil mi? Liberal ekonomi uygulanmıyormu yoksa ABD de
Karar.com takipçisi 12 Ocak 2017 00:18
0
TOKİ: devletin KİT leri ve ekonomik kuruluşları özelleştirirken inşaat sektöründe devletin tekel oluşturmasıdır.Nokta.. Nerde liberal serbest piyasa ekonomisi.Devletin altyapıyı oluşturması, bunun yanında serbest rekabeti sağlamasıdır asıl olan. Trump’un içe kapanmacı ekonomik siyasetini nereye koyacaksınız sayın izleyici.. Bu arada tecrübesiz elemanı almak istemeyen özel sektöre tecrübe kazandıracak devlet sektörlerine gerek olduğuda aşikar.Devlet her konuda kar etmez/etmemeli.Alt yapıyı kendi kurmalı yada Tramp gibi “geri gelin, gelmezseniz vergilerinizi arttırırım “ politikası gibi sosyoekonomik yaptırımlar uygulamalı değil mi? TRAMP’ıda İZLEYİN... Boşalan abd mega kentlerini ayağa kaldırmak için neler yapcek acaba? Green Cardlar, algı yönetimi, reklamlar insanlar için unutmayın!
Tora Bora 10 Ocak 2017 10:50
1923'ten bu yana, yukarıdan aşağıya toplum mühendisliğine soyunmuş CHP elitleri, 1950'ye kadar siyasi iktidarı ellerinde tuttular. 1950'den sonra perde arkasından (yargı, üniversiteler, bürokrasi, askeriye ve kültür-sanat) tüm iktidarları baskı ve konrol altında tutmak istediler. Bu gün bu paradigmanın sonuna gelinmiştir. Yeni anayasa eğer toplum tarafından kabul edilirse. Toplumda her kesim değişmek zorunda kalacak. En başta CHP!
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 13:26
2
Ya bugün.Anayasa değişikliğinde hukuk fakültelerinden ses çıkıyor mu? Neden çıkmıyor ! (yargı, üniversiteler, bürokrasi, askeriye ve kültür-sanat) baskı ve konrol altında değil mi sizce...
Tora Bora 10 Ocak 2017 15:20
2
Evet, kendini "baskı" altında hissedenler eski "bürokratik devletten" nemalanan, vesayeti savunan ve ayrıcalıklarını kaybetmek üzere olan kesimler olabilir...
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 20:57
0
olabilirmiş! çevir kazı yanmasın !
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 21:54
0
Hukukçuların dahi anlayamadığı anayasa değişikliğini "halk çok iyi anladığını" söylemekten öte bir şey söylemeyenler tarafından yapıyorken siz," ...kesimler olabilir." demektesiniz ... Anladığınız anayasa değişikliğini bi anltsanız da faydalansak...
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 22:05
0
Sorunun "Baskı" kısmı iyi/kötü cevaplanmış.Ya "Anayasa değişikliğinde hukuk fakültelerinden ses çıkıyor mu? " kısmına cevap !
Tora Bora 11 Ocak 2017 14:17
0
Hukuk fakülteleri, 12 Eylül ve 28 Şubatta generallerin karşısında esas duruşta durdular. Hukuk bu şekilde gak-guka dönüştü. Olmayan şeyden mi bahsedeyim!
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 23:34
0
Hukuk bu şekilde gak-guka dönüştü, bunu düzelteceğiz ...Hukuk fakülteleri, 12 Eylül ve 28 Şubatta generallerin karşısında esas duruşta durdular. Olmayan şeyden mi bahsedeyim! diyenlerin demekki aynı şeyleri yapmaktan başka önerileri yok mu demek istiyorsunuz!.. YÖK ü kaldıracağız diyerek yola çıkıp, kendi elemanlarını atayınca vazgeçmek olmasın niyet !
Can 10 Ocak 2017 09:39
CHP mı kaldı ?Eskiden de halkla sorunlu bir partiydi ama artık öyle bir dönüştü mı dhpc,PKK ,feto yu savunur hale geldi sanki.cok yazık!CHP li seçmen de vatanını seven insanlar bu hale kahrolmuyorlar mı?
O k u r 10 Ocak 2017 03:20
CHP veya Ak Parti tabanlarından biri diğerine kayar ise siyaset yozlaşmaktan kurtulacak... Prof. Zihni Sinir'in kulakları çınlasın. O bile böylesi icatlar yapamaz...
hamza akyol 10 Ocak 2017 14:37
2
"Okur" kardeşim, "AK Parti iktidarı muhafazakar katmanların özellikle genç kuşağını zengin ve kentli kılmakla kalmamış, onları bireyselleştirmiş ve zihinsel açıdan sekülerleştirmiştir" övgüyü haketmiyor mu? Tamam akp devleti ve halkı soyup yandaşlarını zengin etti. işin bu kısmı doğru da bunun boyanıp, sanki ülkeye hizmetmiş gibi verilmesi azbir iş mi? Ayrıca, akpnin uygulamaları ile, din algısını değiştirip, insanları dinden soğutması ve özellikle muhafazakar kesimdeki dini yozlaşmanın akp'nin "Allah rızası için, genç tabanını sekülerleştirmesi" gibi verilmesini taktir etmiyecek misin?
O k u r 10 Ocak 2017 16:24
0
Hamza Akyol kardeş, Müslüman seküler düşünemez. Ak Partinin, Müslümanları sekülerleştirdiği iddiası Etyen Beye aittir. Çok da doğru bir iddia değildir. Doğrusu, seküler kesimin bir kısmı Ak partili olmuştur. Çünkü Ak Partinin ideolojik kökeni en fazla yüzde on beş oya tekabül eder. Oysa Ak Partinin yüzde elli seçmeni var. Ak Parti seküler olan ile olmayanı aynı çatı altında en uzun tutmayı başarmış siyasi bir harekettir. İki kesime, vatan için bir arada yaşamalarından başka bir vaadi yoktur.
Karar.com takipçisi 10 Ocak 2017 18:58
1
Evet "Ak Parti seküler olan ile olmayanı aynı çatı altında en uzun tutmayı başarmış siyasi bir harekettir." Sorun tüm toplumunu anayasal güvenceyle (laiklikle) bir arada tutmakta.Devlet laik olur,kişi değil demekle kolaycılığa kaçılamaz.Kişilerde yönetici/vatandaş olsada kendi sübjektif yaşamı dışına çıkıldığında devletin laikliği mantalitesiyle davranması ve bunu kabul etmesi gerekir.Buna da kendi dışındakilere seküler davranma denir.Yer dar laf uzun... Müslüman seküler düşünemez deyip kolaycılığa kaçmayın. Topluma karşı seküler düşünün, davranın bi.. başta yöneticiler tabii.. Yaşam tarzına müdahalede objektif davranmalı devlet.. değil mi?
O k u r 10 Ocak 2017 22:54
0
Tenkit edenlerin anladığı manasıyla "İslamcı" biriyim. Belli ki bu ortamda bir paragraf ifadeyle meram anlatmak mümkün olmuyor. İslamcı ümitlerimin Ak Partide hiç bir karşılığı yok. Hatta 17 Aralık sürecine kadar Ak Partiyi savunma ihtiyacı hissetmedim. Ancak bu günün ortamında Ak Partiyi savunmak İslamcılıktan vaz geçmek anlamına gelmez. Olsa olsa mazlumun yanında yer almaktır. Mazlum, evvelinde hata etmiş olsa da mazlumdur. İslamcılık bu toprakların anası olmaktır. Ana, evladı için bazen kendinden de vaz geçer...
Karar.com takipçisi 11 Ocak 2017 01:36
0
ne hikmetse hep seçim zamanlarında oluyor bu mazlumun yanında olmak. sair zamanlarda ver yansın, sandıkta ehveni şer. iyimi !
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN