Back To Top
Medeniyet çıtasının neresindeyiz?

Medeniyet çıtasının neresindeyiz?

- A +

Avrupalıların bize bakışını yıllar boyunca ‘oryantalizm’ olarak tanımladık ve bu tespitte çoğunlukla haklıydık. İnançla dünyevi hayat ve siyaset arasında geniş bir kamusal alan üretmiş olan Batılıların, Müslüman dünya karşısında kendilerini daha ‘ileri’ görmelerinde şaşılacak bir şey yoktu. Nitekim Osmanlı tarihinin son dört yüz yılında Batı uygarlığının becerilerine övgü metinleri yazıldı veya oradaki kurumlar ve uygulamalar doğrudan taklit edilmeye çalışıldı. Ancak aynı Batılıların bizim dünyamızın kendine has bütünselliğini ‘anlama’ konusunda fazlasıyla yüzeysel kalmalarına ve anlamadıkları boyutları ‘gerilik’ olarak görmelerine de haklı tepki duyduk.

***

Küreselleşme dönemlerinin bu anlama zorluğunu gidermesi gerekirdi ama İslam’la ilgili ideolojik takıntılar engelledi. Ta ki AK Parti’nin ilk on yılına tekabül eden son döneme kadar. İlk kez Batılılar Türkiye’nin otoriter bir laiklik regülasyonuna mahkum olmadığını, muhafazakârlar eliyle demokrasinin inşa edilebileceğini gördüler. Özellikle Avrupa bu dönemde hararetli bir Türkiye taraftarı oldu. Kendisi ‘yumuşak güce’ sınırlı bir oluşum olduğu için, Türkiye’nin Müslümanlıkla demokrasiyi hiçbir zorlamaya gerek kalmadan bütünleştirmesinden ve diğer İslami toplumlar için bir model oluşturmasından fazlasıyla memnun oldular.

Beklenti Türkiye’nin bu yolda ilerleyeceğiydi. AB üyesi olması konusunda tereddütler vardı ama artık ‘kültürel’ farklılık değil, ülkenin nüfusu ve AB içinde elde edeceği ağırlık konuşuluyordu. Avrupa’da yabancı düşmanlığı artarken, AB bürokrasisi ve büyük ülkelerin hükümetleri Türkiye’ye daha da yakınlaşma çareleri aramaktaydı. Ne var ki AK Parti’nin ‘ustalık’ dönemi ve esas olarak 2016 başı itibariyle her şey tersine döndü. AK Parti’nin lider etrafında güç temerküzünü kabullenmesinin ardından, darbe girişimine tepki olarak OHAL rejimi yerleşti, basın üzerindeki mahalle baskısı yoğunlaştı ve nihayet kuvvetler ayrılığı ilkesini ihlal eden bir cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi. Diğer deyişle yargıya müdahale imkanı açıldı ve parlamento etkisizleştirildi.

Adil yargılanmanın olmadığı kanaati yerleşirken, buna Erdoğan’ın ‘üst akıl’ veya ‘dış mihraklar’ söylemi de eklendi ve Batılıların Türkiye karşısında hareket alanı iyice daraldı. O noktadan itibaren bir ‘mesafe alma’ stratejisi izlemeye başladılar.  Alman şirketlerinin sorgulanması olayından sonra ise doğrudan yaptırım arayışlarına girdiler. AB bürokrasisi halen Türkiye ile ilişkileri koparmamaya çalışıyor ama temel tespitlerde aynı noktadalar… 

Anlaşılmasında yarar olan konu, bu gerilimin eski ‘oryantalizm’ klişelerinin çok uzağında olmasıdır. Avrupa Türkiye’nin Avrupalı olabileceğini gördü… Dolayısıyla bugünkü durumu Türkiye’nin Avrupalı olmak istememesi olarak yorumluyor ve çıtayı yüksek tutuyor. Almanya Dışişleri Bakanı’nın “Türkiye yolunu seçmeli” çıkışı bu sabırsızlığı yansıtıyor. 

***

Ancak mesele sadece bir gerilimin yaşanması değil. Avrupa’nın ‘bizimle’ ilgili yepyeni bir değerlendirmeye doğru ilerlemesi… İsveç Başbakanı şöyle demiş: “ Erdoğan ile söz düellosuna girmek gibi bir niyetim yok. Zira karşı karşıya olduğumuz şey örgütlü bir cehalet ve ben bununla baş edebilecek alt-kültürel bir donanıma sahip değilim… Açıkçası Avrupa olarak son 70 yıldır böyle bir olgu ile karşılaşmamıştık.”

İsveç Başbakanı’na ‘milli’ bir tepki gösterebiliriz… Ancak nasıl göründüğümüz ve algılandığımıza ilişkin açık sözlü davrandığını da teslim etmeliyiz. Şu anki Türkiye görünümü Avrupa için ‘yeni’… Yani oryantalizmin konusu değil. Türkiye o tahakküm kabuğunu AK Parti sayesinde yırttı, ama maalesef şimdi daha evrensel bir medeniyet çıtasının altında kalma ihtimali ile karşı karşıya…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 18:16
Sayın Mahçupyan, Batının bize bakış açısını değilde Ak partinin 2016 yılından itibaren değiştiğini söylemeniz Cumhur başkanı ile birebir çalışmış ona danışmanlık yapmış biri olarak bu şekilde yazmanız açıkçası içinde olduğunuz halde konjektürü görememniz ve batının iki yüzlülüğünü verdiği sözleri tutmamasını her defasında başka bahanelerin arkasına sığınarak bizi oyalaması, kendi siyasetine Türkiye yi meze yapmasına şaşırmamanız çok tezat. Batı önce kendi üstüne düşen demokratik vr ekonomik görevleri yerine getirsin. İşine geldiğinde Türkiye müttefik işine gelmediğinde Türkiye nereye gidiyor. Tamamen iki yüzlülük ve sizde bu toprakların çocuğu olarak buna çanak tutuyorsunuz. Saygılarımla.
atilla pehlivan 18 Ağustos 2017 09:07
üst akıl diye yorumlanan malum, abd. fetö'nün iplerini tuttuğuna şüphe yok. her darbede olduğu gibi son girişimde de parmakları ayan beyan ortada. dış mihraklar diye anılanlar da abd ile birlikte en belirgin duranı alamanya. sıvışan üst düzey fetöcülerinin büyük çoğunluğu (ama en çok darbe girişimcileri.) alamanyada. onları bence cia adına orada koruyorlar. erdoğanın söylemleri boşuna mı?
Lövfen'e ait olduğu ileri sürülen açıklama, 10 Ağustos 2017'de sosyal medya kullanıcıları tarafından dolaşıma sokulmuştu. Bahsi geçen "eleştiri"lerin kaynağı olarak gösterilen Svenska Dagbladet isimli gazeteye verilen röportajda ise, alıntılanan ifadelerin yer almadığı görülmüştü. Sosyal Demokrat Partisi yetkililerince yapılan açıklamalarda, söz konusu ifadelerin "uydurulduğu" belirtilmişti. Kaynak: Etyen Mahçupyan da Sosyal Medyaya Aşırı Güvenin Kurbanı Oldu! Mahçupyan AK parti ve Erdoğan karşıtlığı sebebiyle yazarlığı bIraktı, tetikçiliğe başladı. YAZIK!
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 02:17
5
Turkiye okudugunu anlamada 70 ulke icinde 50. siradaymis..inanamiyordum da yorumunuzu okuyunca 50.sira bayagi iyi bir sonucmus dedim...
Ey diyen 17 Ağustos 2017 21:14
Türkiye'nin kültürel ve politik duruşu batdan bakınca sanki söylemesi abestir zeka özürlü gibi bir şey gelecekte geçmişi yaşamak ileriyi boş verip geçmişle avunan ve dünyaya hiç bir katmedeğeri olmayan yöneticiler sanki evrimsel dönüşümü tamamlayamamış canlı türü. Ben Avrupa'da yaşıyorum ve Türkiye'nin ergen oğlan ve dünyadan kopuk halini görüyorum.
kettani 17 Ağustos 2017 19:21
avrupa ten rahatlıgından başka birşey degildir .medeniyet iki tenekeye tekerlek takmaktan ibaret degildir.üstelik hangi avrupadan söz ediyorsunuz romanya bulgarıstan avrupa dediginiz sınır nerde başlar nerde biter .siyasi olarak mı cografı olarak mı .en önemlisi vicdan inşa edebildimi o medeniyet dediginiz avrupa .eger medeniyetin neresindeyiz diye soruyorsan bu koskoca islam milletini hepsini içine alır ama türk dersen onada ırkçı arkadaşlar bozkur kültürünü söylerler.ama anlaşılan islam cografyasını sadece kan ve göz yaşından ibaret sayatsanız onuda o batıya borçluyuz .deemmokrasi adına cografyayı kan gölune çevirdiler bizim hiç mi suçumuz yok hemde fazlasıyla kendi degerlerine yüz çevirip sana biçilmiş ama uymayan elbiseyi giyersen ne kentli nede köylü olabilirsin anca gecekondu olursun .
Erciyes 17 Ağustos 2017 18:22
Bazı noktaları Net ortaya koyalım : 1- Bu hükümetin zihninde Batı karşıtlığı yoktu, İlk 10 sene icraatinden bahsettiniz. 2 – OHAL süreci , uzun dönemlik Fetö ( burada Fetö diye adlandırdığımız yapıyı siz Şer ittifakı olarak algılayın ) operasyonlarının sadece son 1 Senesinde ; o da artık darbe yapıp , kendi halkına silah sıkılıp bardağı taşırmasıyla oldu . 3- Hendek savaşları , Gezi olayları , büyükşehirlerde canlı bombalamalar , artan terör olaylarında Ohal uygulaması yoktu . 4- Yazarı muhalif çizgiye oturtan ; en basit şekilde dahi olsa eleştirel yazılardan referans almasını sağlayan ; ‘ Milli ‘ söylem - sınırımızdaki süper devletlerin üsleri , kurtarılmış şehirler için hendek , rafa kaldırılmamış Sevr projeleri , toplumsal provakasyonlar , darbe girişimleri , canlı bombalar vs ile hedef olmanın refleksidir . 5- Bu hükümet zamanındaki , demokratik kazanımları yok saymak , adı Açılım olan dosyaların varlığından habersiz olmaktır . 6- Yeni cumhurbaşkanlığı sistemi gereği ; önümüzdeki süreçte , daha kucaklayıcı uslup ve barışçıl politikalar izleyeceği aşikardır . 7 - Avrupa , darbe ve terörle bağlantılı olan kişileri kollamaktadır . Açıkçası kendine demokrattır. 8- Osmanlı ‘ nın 1600 yılındaki haritasından günümüze 40 bağımsız devlet çıkmıştır . O zamanki adalet ve medeniyetine değil Batı , dünya hayrandı . 9 - Tarihin batı ile başlayıp ,bittiğini sanmak , öğrenilmiş cahilliktir . 10- Egemenliği altındaki ülkelerin dil , din ve kültürlerini korumuş olmaları sonucu ile ilgili Demokratlık – Osmanlı - Müslümanlık konusu , bence sizin için şaşırtıcı bir tez konusudur . 11 - İsveç başbakanı , politik bir kişiliktir , yeterli donanıma sahip olmadığını itiraf etmiştir . 12 – Erdoğan da politik kişiliktir . Her dediği ve yaptığı doğru değildir . Aynı şekilde her şeyi de yanlış yapmamıştır . 13 - Avrupa lı liderler , önyargılarından ve menfaatlerinden arınmış bir şekilde ; sırf bizim iyiliğimiz için veya kendi idealleri kapsamında yorumlar yapmıyorlar . 14 - Suriye ‘ deki yeni oluşumlar konusunda ; şu dönemde Batı ile menfaatlerimiz çelişmektedir .
HACI CAVCAV 17 Ağustos 2017 18:21
Karşımızda,Mısır'da darbe yapan Sisi'nin darbesine darbe diyemeyen bir AB ve ABD var.Karşımızda,Türkiye'de yapılan darbelere destek veren ve kaçak darbecilere kucak açan bir AB ve ABD var.Ak Parti iktidarlarının ilk yıllarında ne gibi bir beklentileri vardı da iktidarı destekler gibi görünmüşlerdi kim bilir?AB'nin Türkiye'yi istiskali tahammül edilebilir olmaktan çoktan çıktı.Artık ne yapacaksak kendimiz için yapmalıyız. Karşılıklı ticaret ilişkisi iki tarafın da çıkarı olduğu sürece devam eder.İngiltere'nin AB'den çıktığı bir süreçte AB'ye girmek için gayret göstermek çok da anlamlı gelmiyor bana.
Ali Hakan 17 Ağustos 2017 16:25
İnsanın lisanı,aklının tercümanıdır.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 15:12
Doğrumu yoksa uydurmamı bilemiyorum fakat İsveç başbakanının söylediklerinden büyük zevk alabilecek kadar hücreleri Tayyip nefreti ile dolmuş olan okurlar için mükemmel bir yazı. İsveç başbakanı cevabını tabiî ki alacaktır. Acaba bu tayyipdüşmanı cahiller şundan haberdarmı: eğer İsveç başbakan na abd veya İngiltere başbakanı Tayyibe söylenenler benzeri bir şey söylense muhalıifler/düşmanlar dahil İsveç nufusunun %100 olmasa bile %99 u İsveç başbakanının yanında dururdu ve vatanseverlikte böyle bir şey işte. Onun içindir ki batı devletlerinden can Dündar lar çıkmaz. Etyen bey siz 2015 yılları civarında yabancı yatırımcılarınız için tayipten randevu almaya çalışıyordunuz ve alamayıncada çok bozuluyordunuz. Acaba 15 temmuzun nedenlerınden bırı de Tayyipten randevu alamdıgı için onu devirmeye kalkan batı servmayesinin hevesleri olabilirmi???. Bu İsveçlilerin de nasıl olurda bir ülkenin vatandaşo OHAL kalkmadığı için memleketimde demokrasi yok diye ülkesi aleyhine propoganda yapanları anlamaları mümkün değildir.not:yorum yapacakları nokta ve virgülleri değil yorumun düşüncesini değerlendirmesi rica
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 13:42
Medeniyet citasinin ustundeyiz,medeniyetzizli gormerk istiyorsaniz batiya gidin o zaman gorursunuz turkiyenin ne kadar medeniyetli oldugunu..
Bekri mustafa 17 Ağustos 2017 18:59
3
Etyen bey, bir muhafazakar olarak söylüyorum; biz doğuluların ve özelde biz müslümanların son 500 yıldır bilim,sanat,teknoloji vs.anlamında ürettiğimiz bir şey yok. Batı'ya küfretmek bir kompleksin tezahürü ve maalesef Tr. de bunu genelde muhafazakar kesimler yapıyor.Batıdan kopmak bizi tarihin dışına iter.Özbekistan,Mısır arası bir ülke oluruz.çıtadan düşmeyi bırakın yere çakılırız.Ama 150 milyar & ihracatla büyük güç olduğumuza inanan insanlara bunu anlatmak zor...
KIZILELMA GÖNÜLLÜSÜ 17 Ağustos 2017 13:36
"Alman şirketlerinin sorgulanması" olayından sonra ise doğrudan yaptırım arayışlarına girdiler. ...." YA Avrupa'da bir ülke de asker kılıklı teröristler darbe yapacak ve avrupa da bizim burda olanların hiç birisi olmayacak öyle mi! darbe olmadan da ALÂsını yapıyorlar bizim hem vatandaşlarımıza hem şirketlerimize.. sayın mahçupyan.. daha 2 sene önce teröristler iki bomba (ki bize yaptıkları daha fazla) attılar diye fransa da ohal ilan ettiler ve de hala da var.. siz bunlara ses çıkarmayın. biz de olunca ohal kaldırılsın yaygaralarına ortak oluyorsunuz, yeri geldiğinde ifade ediyorsunuz. Dünya'da adaleti sağlamak için önce ADALET'li olmaya (SONRADAN "MAHÇUP" OLMAMAK ÜZERE) kendinizden başlamanızı tavsiye ediyorum SN. MAHÇUPYAN, sonra da karşınızdakinden bekleyebilirsiniz. EĞER GERÇEKTEN ADALETLİ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNSEM Kİ! (ŞU AN KESİNLİKLE ADALETLİ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNMÜYORUM) SİZİ DESTEKLEMEKTEN ZERRE KADAR GERİ ADIM ATMAYACAĞIMI BURADAN BEYAN EDİYORUM.. HA DİYECEKSİNİZ Kİ SEN KİMSİN!!!ÜLKESİNİ VE İNSANLARINI SEVEN BİR VATANDAŞ. LAKİN ONLARDAN DA DAHA DA ÇOK ADALET'İ SEVEN BİRİ..
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 13:06
Mahcupyan, siz Karar Gazetesi de mi okumuyorsunuz? Sadece Karar Gazetesinin haberlerini okusanız, Batıya karşı algınız doğru yere oturur.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 12:46
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar, çıtayı yükseltmiş, anlaşılan implant yaptırmış.
SD 17 Ağustos 2017 12:34
Ama bu olmadı be usta! Birçoğumuzun başına geldiği gibi, sen de sosyal medyanın gazabına uğramış gibisin. Hem de netameli bir dönemde, en netameli konulardan birinde. İsveç Başbakanı "öyle bir şey söylemedim" derse (ki ilk bilgiler öyle olacağını gösteriyor), senin hesabına büyük bir gaf olarak yazılacak o cümleler. Şimdi seni diri diri gömmeye en önde koşacak kişiler arasında o aşağılık Kabataş yalanını uyduran ve onu utanmadan sündüre sündüre kullananları da göreceksin. Ne diyelim, "günah çıkartma" zamanı gelmiş gibi. Ya da Ortadoğu'nun kadim inancına göre ilk taşı en günahsız olanımız atacak. Var mı günahsız olanımız?
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 19:56
0
Çok günahkar orta günahkar az günahkar diye üçe ayıralım.
Tatar 17 Ağustos 2017 12:33
Ben Avrupalı olsam, Türkiye'yi istemem. Bu çok doğal değil mi? He, ben bir Türk vatandaşı olarak tabii ki isterim, o ayrı mesele. Hem şahsi düşüncem şu, eğitimde, kültürde, üretimde çıtanın üzerine çıkmak, benim için AB'ye girmekten daha önemli. Daha değerli. Ama şu haliyle, ki bu göçmen krizi ve terör başta Avrupa olmak üzere pek çok ülkeye daha çok bela açacak diye tahmin ediyorum, bu durumda savunma ve korkma pozisyonuna çekilip Türkiye'ye de güvenlik endişeleri nedeniyle rest çekeceklerdir. Uzun ve zorlu süreç bekliyor bizi. Hayırlısı olsun...
fermuding 17 Ağustos 2017 12:14
osmanlının son 400 yılı hahahaha puhahaha puhahaha tarih okumadıgınız nasılda belli oluyor .hangi yıllar ve övülüp taklit edilenleri bı yazarsanız çok seviniriz .ortada klasık osmanlı denen bir dönem var sizin deyiminizle 200 yıl desenenize osmanlı 400 yıl hiç bir deger ortaya koymamış balkanları ve avrupaya turistık seyehat mahiyetinde turlar düzenlemiş ordan toplamış ne kadar gelenek görenek varsa buraya getirmiş.komik olmayın lütfen
KARTAL GÖZÜYLE 17 Ağustos 2017 11:47
Bu ne menem bir Medeniyet çıtasıdır ki , Türkiye buna yaklaştıkça yükseltiliyor ve ulașılması gittikçe imkânsızlaștırılıyor? Defalarca, ve de kanırta kanırta kazandığı seçimlere rağmen, İçerideki Kemalist kartelce bin türlü belden aşağı fetbazlıklarla önü kesilip ekarte edilmek istendiği halde, iktidarının ilk 10 yılında ağzını bozmayarak iç barıșı önemsediği kanıtlanmıș olan Erdoğanlı AKP, neden savaș baltasını gömüldüğü yerden çıkarmaya mecbur edildi? Bunun istenerek yapılan bir tercih olmadığı, tam aksine, yeni, tarihi ile barışık, özgüvenli, sızlanan değil, kolunu sıvayarak çalışan ve kendi gündemini kendi belirleyen bir Türkiye'ye tahammülü olmayanlarca buna mecbur edildiği açık değil mi? Erdoğan'a tükürükler saçarak saldıranların, Ankarayı es geçerken, sırf ticari çıkarları uğruna demokrasinin beșiği (!) olan Moskova, Pekin, Tahran, Riyad, Kahire gibi bașkentlere kılları kıpırdamadan gidip gelmeleri hiç mi bir eleştiriyi haketmiyor? Demokrat olan ve entelektüel kaygı ile objektif yazan birinin, misyonu șüpheli bir batılı politikacının yumurtladığı bir cümleye mal bulmuş mağribi gibi sarılmak yerine, daha kapsamlı bir bakıșla bu tür arka planları da kaale alması beklenirdi.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 12:55
7
Çok doğru tespitler. İyi ki Ak Parti, içimizdeki İrlandalılara itibar etmiyor...
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 13:23
3
Once yurttaslarinizla (solcu,alevi, kurt, chp'li, hdp' li) barissaniz diyorum. Bu kafayla bu ulkeye catisma kulturunden baska birsey katamazsiniz. "Kanirta kanirta" demekle "entellektuel" duzeyinizi de gostermis oluyorsunuz.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 11:40
Medeniyet çıtası ve oryantalist/ideolojik evrensel güzellemeleri, ABD nin türkiye ve ortadoğuda güncel KAOS planı, BATI nın terör/terörist seviciliği, CHP-HDP İTTİFAKI..... cümlenin maksudu bir ama rivayeti muhtelif!
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 12:52
14
Batının nüfuz edemediği bir Türkiye Mahcupyan'ı geriyor.. Ağzından Türkiyeliliği düşürmeyen biri için çok komik bir durum...
Saim Egün 17 Ağustos 2017 11:12
Sayın Etyen bey, isveç başbakanı Löfven'in böyle bir demeci olup olmadığı konusunu araştırdınızmı? İsveç'te ''viralgranskaren'' isimli bir şirket bu haberin ''fake'' olduğunu yazdı... ben İsveç'te 20 yıl yaşamış bir dr.um, halen orada yaşayan çocuklarım ve diğer arkadaşlarımla da yazıştım, ayrıca izlediğim isveç gazetesi DN'de de böyle bir haber çıkmadı. maalesef durum bu ve neden böyle yapılıyor anlamış değilim...
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 11:42
7
Saim bey, başka bir yorumcu da yazmış, aslolan gerçeğin ne olduğu değil ki yazar için!
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 11:08
Etyen Bey, örgütlü bir cehalet içinde olduğu için Erdoğan'ı anlamakta zorlanıyor...
Murat 17 Ağustos 2017 11:06
Avrupa yani almanya fransa ve kuzey iskandinav ülkeri bizimle ne kadar ilgileniyorlar ? açıkçası bu konuda istatistiki çalışma yapılmasını çok isterdim
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 10:49
Doğrumu yoksa uydurmamı bilemiyorum fakat İsveç başbakanının söylediklerinden büyük zevk alabilecek kadar hücreleri Tayyip nefreti ile dolmuş olan okurlar için mükemmel bir yazı. İsveç başbakanı cevabını tabiî ki alacaktır. Acaba bu tayyipdüşmanı cahiller şundan haberdarmı: eğer İsveç başbakan na abd veya İngiltere başbakanı Tayyibe söylenenler benzeri bir şey söylense muhalıifler/düşmanlar dahil İsveç nufusunun %100 olmasa bile %99 u İsveç başbakanının yanında dururdu ve vatanseverlikte böyle bir şey işte. Onun içindir ki batı devletlerinden can Dündar lar çıkmaz. Etyen bey siz 2015 yılları civarında yabancı yatırımcılarınız için tayipten randevu almaya çalışıyordunuz ve alamayıncada çok bozuluyordunuz. Acaba 15 temmuzun nedenlerınden bırı de Tayyipten randevu alamdıgı için onu devirmeye kalkan batı servmayesinin hevesleri olabilirmi???. Bu İsveçlilerin de nasıl olurda bir ülkenin vatandaşo OHAL kalkmadığı için memleketimde demokrasi yok diye ülkesi aleyhine propoganda yapanları anlamaları mümkün değildir.not:yorum yapacakları nokta ve virgülleri değil yorumun düşüncesini değerlendirmesi rica
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 11:49
3
"Tayyip nefreti..." nereden geliyor olabilir ki? Yorum mu? Nanay....
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 12:04
14
Görüldüğü kadarıyla Mahçupyan kendisinden beklenmeyecek kadar büyük bir gaf yaptı ve kendi birikimine ihanet etti. Sizde her yazılanı gerçek zannettiğinizden, gerçekten böyle uçuk şeyler söylenmişmidir acaba diye zerre kadar düşünmeden milliyetçilik havanında su dövdünüz ve cahil tanımını sonuna kadar hak ettiniz. Tebrikler.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 13:19
7
@ 11:49, Tayyip Bey'den nefret eden değişik kesimler var. Mesela PKK, FETÖ vs. gibi Türkiyeyi bölüp parçalamak isteyen bir çok mahfil Tayyip Bey'den nefret ediyor. Başka nedenle nefret eden varsa bunu açıklayacak...
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 10:19
Ayıptır Etyen Bey. İsveç Başbakanı bir terbiyesizlik yapmış, siz de bu terbiyesizliği onaylayarak tekrar ediyorsunuz.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 18:49
2
ayip olan 'gerceklerle' yuzlesme cesaretini gosterememek...
15 TEMMUZ 17 Ağustos 2017 10:16
Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı şöyle diyor: "Başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, vatanımızı parçalayamayacaksınız, devletimizi yıkamayacaksınız, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bu ülkeye diz çöktüremeyeceksiniz, bu halka boyunduruk vuramayacaksınız, bin yıldır yürüdüğümüz bu yoldan bizi geri döndüremeyeceksiniz, ülkemizi hedeflerinden vazgeçiremeyeceksiniz. Onun için 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' diyoruz
Tatar 17 Ağustos 2017 10:08
Batı, Türkiye ve Türkiye gibi pek çok ülke için hayranlık ve nefret arasında gidip gelen bir medeniyettir. Ben, Batı'ya karşı uygulanan yahut Batı'nın Türkiye'ye karşı uyguladığı politika ve tutumların günlük olanlarını değil, büyük tabloyu görmek istiyorum. Gümrük Birliği, AB vs. olsun ya da olmasın, şu an için Batı istikametinden kopmamak lazım. Batı istikameti derken, hep o tekrarlanan, özgürlük, insan hakları ve demokrasiden bahsediyorum. Eğitim, sanat, kültür ve bilimi de zaten zikretmeye gerek yok. Ama bu demek değildir ki, Batılı ülkeler dört dörtlük...
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 09:47
Isvec basbakani yalan mi soylemis?
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 10:14
15
Evet, yalan söylemiş.
atilla pehlivan 17 Ağustos 2017 13:58
0
böyle bir beyanın olmadığı söyleniyor isveç başbakanının.
subay 17 Ağustos 2017 09:12
isveç başbakanı ince görmüş.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 09:10
İsveç Başbakanı'na ait olduğu söylenen söz uydurma.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 10:06
8
Mühim değil, Etyen Beye göre İsveç Başbakanı muhtemelen öyle düşünüyordur...
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 08:54
Sayın Etyen gerçekten yazmayayım diyorum lakin bu mümkün görünmüyor. Çünkü yazdıklarınız , kısmen doğru olsada, abartılı ve olguları olduğundan küçük gösterme çabası içeriyor. 1) öncelikle avrupalı insanın inaçla dünyevi hayat arasında kamusal alan yaratması , kilisenin yüzyıllar boyunca zalimliğidir. İnsanlar sonunda isyan etmiştir. Etki düşünsel çabayla değil mecburiyetten, dini az bilmelerinden, dini çarpıtmalarından kaynaklanmıştır. Peki son din islamiyette dini kendi çıkarları için kullanan yokmudur. Tarihte hep olmuştur. Lakin islam münevverleri eliyle hep bertaraf edilmiştir. Çünkü gerçek islam dini : ne demokratik yaşama, ne bilime, ne insan haklarına , nede kadın haklarına karşıttır. Bu sadece dine yaftalamadır. 2) son 4 yüzyıl osmanlı ,batı medeniyetine methiyeler düzmüş müş ( işte küçük görme çabanız) lakin doğrusu şudur ki , her güçlü medeniyet ticaret ve savaşlarla, dönemsel güçsüz medeniyeti etkilemiştir. Batı medeniyeti islam medemiyetinden , çin medeniyetinden hiç etkilenmemişmidir? Bu işler sırayla olur. Sizin istediğiniz , kendi medeniyetinizi yok sayıp ( bunada milli olmak diyorsunuz ) , batı medeniyetine tabi olmaktır ki bu karaktersiz bir duruştur. Osmanlı okumuş gençlerini avrupaya göndermiş. Ordaki yenilkleri ögrenip medeniyetini güçlendirmek istemiştir. Fakat çoğu ,etkileşmek yerine sevdalanmış , satın alınmış yada kandırılmış. Osmanlıya dönüncede jön olmuş. Çok mu iyi olmuş.kendi halkından uzak , kısmen ondan tiksinen , utanan , karaktersiz bir cemaat olmuşlar. Herkesin hataları olur lakin hayinlik başka bir kulvardır. 3) bizim hatalarımız elbet vardır. Lakin avrupanın sıkıntısı samimiyetsizliktir. Sizle müzakere ederken en az 3 değişik ajandayla gezerler. Örnek güney kıbrıs. Güney kıbrıs AB liğinin hangi kriterlerini karşıladı Sayın ETYEN. Nasıl olduda alındı.bunlar politik oyunlar. Ab , daha evvel AET neden kuruldu. Medeniyet düşünürlerinin ideasıylamı. Hayır basit bir cevabı var. Barbar avrupa kavimleri birbirleriyle artık savaşmasınlar diye. Daha çok şeyler yazılır da... bir ülkenin medeniyet seviyesini yükseltmesinin en önemli dayanağı dil dir. Biz malesef bir anda okur yazar olmaktan çıkıp. Latin alfabesine göre cahil olduk. Osmanlıca bir metin görsek. Ne okur ne anlar olduk. Sizin hayranlık duyduğunuz batı medeniyeti ise hala öğrencilerine farabi, ibni sina vs. Doğu medineyitenden münevverlerin kaynaklarını temel kaynak olarak okutur. Sonuç : her seferinde mecbur kalıp yazmak zorunda hissediyorum kendimi. evet bu ülkede eleştirilecek çok şey var. Örneğin eğitim. İşte tamda bu manada ,siz değişimi ; eğitim , ilimle çözmek , bunlara eleştirel bakış getirmek yerine. Kültürsüzlük, medeniyetsizlik savsatalarıyla batı sevicilik yapıyorsunuz. Daha terör örgütüne açık destek veren batı medeniyetiyle ilgili bi yazınızı okuyamadık vesselam. Samimetsizsiniz. Daha evvelde dediğim gibi bırakın entellektüliteyi, olsa olsa entel diyelim. Saygılarımla....
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 10:19
4
Osmanlica'yi "sokaktaki" kac Turk vatandas -veya koylu- konusup anliyordu sizce o donemde bile? Size o donemki resmi yazismalardan bir-iki ornek gondereyim de bir zahmet tercume edin bana. Osmanliyi bilmeden sisinmeyi birakin lutfen. Cumhuriyetle resmi ve sokak dilimiz bulusarak Turkce olmustur; bundan niye rahatsiz oluyorsunuz?
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 11:01
15
Yazdıklarınız ile okuduğunuzu tekrar karşılaştırın. Hem kendinizle çelişiyor hem de dogmatik varsayımlarla kendinize bir geçmiş çiziyorsunuz. Örgütlü cehalet diye bahsedilen tam da bu işte, o sizsiniz.
Takipci 17 Ağustos 2017 12:22
1
Osmanlica kucuk bir azinlik olan Devsirme'lerin dilidir, buyuk halk kesimleri ile hicbir ilgisi yoktur. Istanbul halki bile Osmanlica konusmamistir.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 16:58
1
Harika bir yazı. Ağzınıza sağlık. Bence de ' entel ' diyelim . Çünkü yazar , karşıtlık psikolojisiyle , duygusal yazım sürecinde ; rasyonellik ve objektiflikten uzaklaşmış görünüyor. Hangi duygusal süreçte , tamamen muhalefet çizgisine geçtiğini bilmediğimiz yazar , doğru veya yanlış İsveç li, kibirli ve bilgisiz ( tarih ve medeniyet bilgisi yetersiz ) bir politik kişiliğin sözünden medet umuyor.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 17:23
0
Yazmak istemiyorum diyorum ya. lakin mecbur kalıyorum. Malesef Etyen bey yazmak zorunda kalıyorum. Görüyorum ki sizin yazılarınızı sorgusuz kabul eden ( ki bazı yazılarınıza bende katılırım) arkadaşların medeniyet çıtasıylada biraz ilgileninseniz fena olmayacak sanırım.Saygılarımla... OSMANLICA (yada OSMANLI TÜRKÇESI), Kaşgarlı Mahmud'un Divan'inda bahsettigi Oguz ve Hakaniye diye adlandirdigi iki edebi siveden biri olan Oguz Türklerinin kullandigi dilin devami olan ve Tüklügün islami devlet içinde gelisen, Osmanli hanedanina nisbetle, devlete ve resmi yazisma diline samil olarak Osmanlica adini alan, Selçukluların son zamanlarindan Cumhuriyet Devrine kadar yedi yüzyil kullanilan^ ve kesintisiz eserlerini veren Osmanli Türklügü'nün dilidir. Bu itibarla Osmanli Türkçesi olarak adlandirmak gerekir. Osmanlica deyimi daha çok müstesrikler tarafindan verilmistir. Osmanli Türkçesi'ne, kültür dili olmasi hasebiyle, bir yüksek zuma dili olarak bakmak mümkündür. Ancak "Arapça, Farsça ve Türkçe'nin karisimi bir dildir" demek yanlistir. Eger öyle olsa idi geride kalan kültür hazinesine Araplarin ve Parslarin da sahip çikmasi gerekirdi. Halbuki bu hazine, sadece Türk Milleti'nindir. Yalniz bu dil zeki selim sahibi yüksek tabakanin dili olmus ve halk dilinden ayrilmis olarak zuhur etmistir. Yazi dili, aradigi açik ve anlasilir sekle ancak yirminci asrin baslarinda kavusmustur. Böylece bu devirden sonra yazi ve halk dili birbirine yaklasmis ve zamanla aradaki açigi kapatmistir. Osmanlica içinde ele aldigimiz ilk devre ise sonda yer alan her iki devreden daha açik ve anlasilir bir durum gösterir. Bu devrenin eserleri bugün bile anlasilir durumdadir. Fakat son devre nisbete ilk devrede, sonradan kullanistan düsen arkaik kelimeler yer almaktadir. Bugün milletimizin zevkle okudugu Yunus Divani ve Mevlid gibi eserler bu devrin mahsulüdür. Her ne sekilde olursa olsun Osmanlıca, yedi yüzyil süren uzun ömrü ile Türklüg'ün en büyük yazi dili olmustur.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 17:49
0
Bir Osmanlı Paşası olan Atatürk, "Nutuk"u Osmanlıca yazmıştır. Ve Osmanlıca odur. Osmanlıya körü, körüne düşmanlık etmek için boş, boş konuşmayın.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 08:20
AB projesi daha önceki demokrasi projesi ve benzerleri gibi hep zorlama oldu. Dışardan istendi ama içerde halk tabanında hiç bir zaman tam olarak içselleştirilmedi. Bunu sağlayacak eğitim verilmedi halka. Hala en temel demokratik meselelerde halkın tepkisi neredeyse yok. Gazeteciler içerdeymiş, en temel adil yargılanma hakkı ihlal ediliyormuş gibi çok basit şeylere baktığımızda halkın hiç de umurunda olmadığını görüyorsunuz. Dolayısıyla bu demokratik bilinç seviye(siz)liği ile ne AB ne de medeniyet çıtası tutturulabilir. Buradan bir hikaye çıkmaz. Boşa beklenti. Başka bir yüzyılda belki.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 04:28
ABnin Turkiye ile iliskileri artik ceyrek asir duzelmez, bilakis daha da kotu olur ve is diplomatik iliskileri kesmeye kadar gider. "Bagimsiz" Turkiye meraklilarinin hosuna gider bu durum ama hasar buyuk olur.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 02:53
Referandum sürecinde paketin içeriğiyle ilgili pek de bilgi sahibi olmayan bir çok tanıdıklarım 'Avrupa RTE'yi sevmiyor, demek ki RTE doğru yolda' mantığıyla oy verdi. O zamanlar bu çıkarıma hayret etmiştim ama şimdi İsveç başbakanının 'örgütlü cehalet' tarifini duyunca taşlar yerine oturdu.
Tora Bora 17 Ağustos 2017 12:59
1
Almanya Başbakanı, "Türkiye, sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetten ibaret değil. Neredeyse yüzde 50'si anayasa referandumuna ‘Hayır' dedi. Onların da bizden beklentisi var. Sert pazarlıkları sürdürmemiz, yanlış uzlaşmaya girmememiz lazım. Biz bizden umutlanan ve bizimle diyalog isteyen bu yüzde 50'ye yanlış sinyal de vermemeliyiz". Ne dersiniz????
KARAR OKURU 17 Ağustos 2017 14:44
4
Batılılara göre; referandumda "hayır" diyenler, çantada keklik...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN