Back To Top
‘Yerli ve milli’ Meclis

‘Yerli ve milli’ Meclis

- A +

Tarihsel geçmişin üzerimizde bu denli etkili, hatta belirleyici olduğunu görmek hayal kırıcı ama ne yapalım ki gerçek… Ve bu gerçekle yüzleşilmedikçe de ‘kendimizi bilerek kısıtlamaya’ dönük toplumsal psikoloji devam edecek. Mesele Türkiye’de mahalle baskısının veya otorite karşısında direnememe halinin bir ‘kültür’ oluşturması… Dolayısıyla ortada ‘birey’ görmekte zorlanıyoruz. Sanatçılarımız bile kendi başlarına ve ayrı durma konusunda sıkıntı yaşarken, aydınlar ancak kendilerine benzeyenlerle birlikte ufak cemaatler halinde içe kapanırken, siyasetçilerin bu kabuğu yırtmaları zor.

***

Üstelik kişisel hareket alanımız otoriter laiklik ve milliyetçiliğin hakim kılınmasına yol açan bir ‘kurucu’ ideoloji tarafından belirlenmiş ve bu durum anayasanın değişmez maddeleri olarak yazıya dökülmüş. Devletin sahibi olanlar, ya da hasbelkader devleti ele geçirenler makbul vatandaşın nasıl düşünüp davranacağını söylemekle kalmıyor, geleceğin nesillerinin resmi devlet anlayışını pekiştirmesini ve bir yandan da kendi beğenilerine uygun olmasını istiyor.

Demokrat zihniyetten nasibini hiç almamış bir kültür… Ama ‘demokrasi’ de olmak istiyor. Bunun referansı olan Batı ise, demokrat olmasa da relativizmi hazmetmiş bir dünya. Mutlak doğruların olmadığı, herkesin bilgisinin ‘kendisi için’ makbul bulunduğu, otoritenin denetlendiği ve bireysel özgürlüklerin de olabildiğince geniş alanda uygulanabildiği bir ‘varoluş’ tasavvuruna dayanıyor.   

Bu ilkelerin en fazla geçerli olması gereken yer ise tabi ki parlamentolar. Çünkü toplumu ilgilendiren tüm kararlar burada alınıyor, tartışmalar bütün açıklığıyla burada ve toplumun gözü önünde yapılıyor, iktidar odakları bu kurum tarafından denetleniyor ve nihayet burada her milletvekili kendi aklı ve vicdanı doğrultusunda hiçbir şeyden çekinmeden kendi doğrularını söyleyebiliyor… Kürsü dokunulmazlığı denen ‘imtiyazın’ işlevi bu… Milletvekillerine bu sayede vatandaşların kullanabileceklerinin çok ötesinde bir ifade özgürlüğü imkanı tanınıyor. Çünkü fikirlerin saklı kalmaması, aksine korkusuzca savunulabilmesinin evrensel bir insan hakkı olduğuna ve doğruların bulunmasına hizmet ettiğine inanılıyor.

Öte yandan Türkiye de demokrasi olduğunu söylüyor ve kendisinin bir demokrasi olarak görülmesini istiyor. Nitekim AK Parti’nin ilk on yılı vesayetin bitirilmesi ve sivil siyasetin hak ettiği saygıya kavuşturulması açısından çok etkili oldu. Kürsü dokunulmazlığı bu dönemde anlam kazandı ve demokratik çıtanın yukarı çekilmesine hizmet etti…

***

Derken AK Parti artık AK Parti ‘gibi’ olmamaya başladı… Cumhurbaşkanlığı sisteminin gelmesiyle de söz konusu farklılaşma sistemik hale geldi. Bugün AK Parti iktidarının iradesi ile kürsü dokunulmazlığını anlamsız kılan bir Meclis iç tüzüğümüz var. Buna göre Anayasa’nın ‘değiştirilemez’ maddelerinin çizdiği ‘düzene’ ve ‘Türk milletinin’ tarihine hakaret etmenin, “Cumhuriyet’in ülkesi ve milletiyle bölünmez” yapısının ima ettiği idari yapıya aykırı tanımlamalar yapmanın cezası var.

Kısacası Meclis kendi isteği ile söz hakkını ve hürriyetini kısıtlıyor. Muhalefet ise sığ ve klişe bir itirazı aşamıyor. Bunun milletvekilleri için tek kelimeyle ‘utanılası’ bir durum olduğu bile idrak edilmiyor. Üstelik bu söz konusu tüzük maddesinin ‘düzeltilmiş’ hali… İktidar kanadının teklifinde ‘ithamda’ veya ‘aykırı beyanda’ bulunmak da cezaya
tabi idi... 

Bazılarına göre Türkiye ‘yerli ve milli’ güzergahta ilerliyor olabilir. Meclis’in ‘yerli ve milli’ olmasından bunu mu anlıyoruz bilemiyorum, ama demokrasi denen yönetim sistemi açısından gerilediğimiz belli ve bunu hepimiz görüyor, biliyoruz. Bazımız söylüyor, bazımız susuyor… Tek fark bu... 

Not: İsveç başbakanının ağzından verilen ve benim 17 Ağustos yazımda kullandığım alıntı 4 Ağustos’ta sosyal medyada dolaşıma çıktı. 12 gün geçti herhangi bir tekzip gelmedi. Yine de birkaç paragraflık alıntıdan iki cümleyi “İsveç başbakanı şöyle demiş” diyerek kullandım. Görünen o ki palavraymış, okuyuculardan özer dilerim. Umarım örneğin geçersizliği yaşanmakta olan gerçeğin üzerini örtmez.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 19:10
Dün saat 11.38 deki karar okuru etyen beyin bir önceki yazısındaki yanlış bilginin algı yaratma amaçlı yapıldığını çok açık ve seçik ve mantıklı bir şekilde açıkladı. Hal böyle iken bile tüm etyen bey hayranları(yorumcuların yaklaşık %80 i) halen daha körü körüne etyen beyin yanlış haberine gelen tepkilere karşı duyarsız ve etyen beyi koruma peşindeler. Tamam doğal hakları ,taraftarlık yapacaklarsa yapsınlar fakat beni üzen taraf bu insanların halendaha kendilerinin demokrat olduğunu zannetmesi ve evrensel demokrasiden vs vs bahsediyor oluşları zira demokrasi ile yakından uzaktan alakaları yok ve hiç olmayacakta. Kendi düşünce ve siyası akımlarının demokrasinin taa kendisi olduğunu zannediyorlar. Demokraside olmazsa olmazlardan bir tanesi de doğru mantık yürütebilmektir. Demokrasi bir yerde de doğru mantık yürütebilen insan topluluklarının ürettiği bir sistem. Yalan haberi destekleyen bir kişi ve gruptan demokrasi tabiî ki çıkmaz. Bu algı operasyonlu yanlış haber evrensel demokrasinin var olduğu bir ülkede yayınlanmış olsa idi: 1-o ülke insanları doğru mantık yürüterek (bakınız 1138 saat karar okuru yorumuna) bu yalan haberin masum bir yalan olmadığı ve algı yaratma amaçlı yazıldığını anlarlardı 2-yazar kendi fanatik taraftarları da dahil ülke insanından öyle bir sert tepki alırdıki beklide birdaha yazı yazamayacak duruma gelirdi veya bundan sonra hiçbir gazete kendisine iş verme cesareti gösteremezdi(zira karşısında halkı bulacağını bilirdi). Burada %80 lik bir çoğunlukla trolluk yapıldığı halde %20 nin negatif yorumlarına bile katlanamayıp onları trol ilan edenlerin kendilerini demokrat zannetmesi gerçekten beni çok üzüyor. Yazar demokrasiden nekadar uzak olduğumuz konusunda gerçekten haklı fakat en uzakta olanlar maalesef laik ve kemalist kesim(gariptir fakat bizde demokrasiden en uzak olanlar kendilerini en yakında zannediyor , gerçek cahil in kendini bilge zannetmesi gibi). Etyen bey bu yüzdendirki demokrasi konusunda laik-eğitimli kesimden umudu kesmiş ve bu memlekete bir gün demokrasi gelirse onuda muhafazakarlar getirecek tespitinde bulunmuş(katılıyorum). hadi troller iş başına.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 20:26
0
Saatleriyle kimin ne yazdığını çok yakından takip edecek zamanınız varmış ne mutlu size. Üzgünüz bu şekilde takip edecek zamanımız yok ki. Yazıyı okursun geçersin. Bu hırs nedir böyle.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 22:42
1
‘Etyen’in "Algi yaratmak" maksatli bilerek yalan haberi dogru diye yazdi’ onerisinde yaniliyorsunuz. Bir kere bunu kesinlikle ispat edemezsiniz cunki Etyen in niyetini bilemezsiniz. Adam hakikaten dediginiz gibi plan kurmus da olabilir..Tamamiyla dikkatsizliginin kurbani olmus da olabilir..Fakat Etyen’e niyet atfederek, yani ‘bunu planli sekilde yapti’ diyerek asil algiyi siz yaratmaya calisiyorsunuz Etyen hakkinda onu itibarsizlastirmaya calisarak. Ikincisi algi yaratmak dogru olmayan ya da dogrulugu kesin olarak ispat edilmemis olan bir olguyu insanlarin dogruymus gibi dusunmesini saglamak icin yapilir. Iddianiza gore Etyen yalan haberi bahane ederek hukumet hakkinda “seviyesi dusuktur, orgutlu cahildir” algisi olusturmaya calismis. Fakat eger uluslararasi haber kanallarini takip ederseniz goreceginiz odur ki eski AKP yeni AKP kiyaslamalarinda ‘kullanilan dilin seviyesizlestigi , agresiflestigi ve devlet adaminin agirligina yakismayan tavirlarla muhatab olunmak zorunda kalindigi’ gibi noktalar ZATEN dile getiriliyor..hem de coktandir... Diger bir deyisle, malesef cok uzulerek soyluyorum ki dunya nazarinda Turkiye yonetiminin imaji o yalan haberdeki soylemlerin dogrultusunda ve dolayisiyla Etyen istese de algi olusturamaz..
KARAR OKURU 21 Ağustos 2017 00:09
1
sn karar okuru, fanatikçe etyen beyi savunmaya kalktıkça mantık çüküntüsü yaşamışsınız ki bu da doğaldır zira yanlışı savunan dogrudan uzaklaşmak zorunda kalır. yazı yayınlanır yayınlanmaz kendi taraftarı okuyucu nun bile yanlış olduğunu bilip etyeni uyardığı bir durumda bir gazetecinin bu haberin yanlış oldguğunu tespit edememiş olması nasıl mümkün olur?? kendiside sosyal medya haricinde bu haberin başka bir yerde yayınlanmadığını itiraf etti.sosyal medyada bir sürü haber ve bilgi kirliliğinin kol gezdiği bir ortamda nasıl bir yazar sadece sosyal medyada bulunan bir haberi doğru şekilde yayınlamaya çalışır. yapacağı 5 dakikalık bir google yoklaması haberin aslının olmadığını ortaya çıkaracakken bir gazeteci eğer sadecesosyal medyaya bakarak haber yayınlarsa tabiiki bu kasıtlı yapılmıştır. yani işine geldiği için ve o yönde algı yaratmak istediği için bulduğu ilk malzemeye sarılmıştır. bir gazeteceinin bu haberin yanlışlığını tespit edememesinin mümkün olmadığına göre mantıken haber kasıtlı yayınlanmıştır. uluslararsı medyayı çok iyi takip ederim ve sizin bahsettiğiniz olumsuz intiba gerçek olmayıp sizin arzu ettiğini-hayal ettiğiniz bir durumdur. kısacası türkiye hakkındaki algo kötüleştikçe sevinecek olan gariban bir vatandaşsınız.sizi çok daha büyük hayal kırıklıkları beklemekte haberiniz ola
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 18:18
Mahcupyan in kariyeri boyunca yaptigi en dogru yanlis bu olsa gerek..bir yanlis bu kadar mi dogru olur : muhatabin kolektif cehaleti ve o seviyeyeyle diyalog kurabilecek donanimda olamamak. Neredeyse tum dunyanin ve turkiyenin nin yarisinin dusundugu sozcuklerle hayat bulmus..o kadar..
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 18:01
Meclis var olmasına var konuşabilen var mıki?
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 21:45
0
Bombalayın o zaman...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 17:58
Halkın ruh hali vahim. Allah yardımcıları olsun.
Okur yorum 19 Ağustos 2017 16:09
Analitik orgutlu angumanlara sahip toplum ,rasyonel elitist olmalidir ,.bati reativizmi ,mutlakentellektuelinsani ,evrensel demokrasi hegomonyasinin halkin ozgun dusuncesine yararlariveya zararlari irdelenmelidir
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 11:52
Anti-etyen yorumculari/okuyuculari: Anti etyen olmaniz, o dusuncelere katilmayip bunu gerek yorum gerek begenmeme seklinde yansitmaniz elbette sizin en demokratik hakkiniz..her ne kadar fikir ve argumanlariniza katilmiyorsam da onlarin varligini bir zenginlik olarak goruyorum..ayrica suna kesin kanaat getirdim ki siz yorum yazarken argumani nasil kazanabilirim pesindesiniz malesef..su karsi tarafi bir anlamaya calisayim endisesinin esamesini goremiyorum..gun gelir ellerinizle onay verdiginiz tek adam yonetimi sizden nefret eden ve en cok sizin kadar demokrat olanlara gecerse ancak anlayacaksiniz Etyen in uyari ve ongorulerinin kiymetini..o gun gelip de demokrasi,insan haklari tekrar size lazim olunca belki anlarsiniz ama siz, fakat siz ilkelerin pesinden gitmenin kiymetini
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 14:02
6
Etyeni, sadece beğenenlerin anladığını, eleştirenlerin anlamadığını iddia eden Karar Okuru; senin gibi düşünmeyenin yanlış düşündüğünü sanmakla kendi eleştirilerinin odağı durumundasın.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 18:51
0
etyeni beğenmeyenlerin bir kısmı için haklı olabilirsiniz fakat yukarıda yazdıklarının etyeni beğenenlerin mükemmel bir tanımlaması olduğunun farkındamısınız acaba. demokratlık böyle birşey işte. herkesin çok kolay anlayabileceği ve sindirebileceği bir değer değildir demokrasi. sizin ve buradaki etyen hayranlarının çoğunluğundan benim anladığım şu:'' ben demokratım ve demokrasiyi savunurum fakat herkes benim gibi düşündüğü ve yaşadığı müddetçe''
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 21:48
1
@14:02&18:51: Soyledigim uzere..Demokrasi-insan haklari size tekrar lazim olunca ancak anlarsiniz ne demek istedigimi..simdi size ne cevap yazsam bos..saglikla kalin...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 11:38
Sayın Mahçupyan; İsveç Başbakanı'nın palavra sözlerini kullandıktan sonra nedamet duyma samimiyetinizi, aşağıda değineceğim gerekçelerden dolayı gerçekçi bulmuyorum.Maksadınız hasıl olduktan sonra sözde düzeltme yapmanız, sizleri hakkaniyetli davranan ve gazetecilik ahlakını önemseyen bir paye vermeyecektir.Ağır bir ithamı kullanırken sağlamasını yapma ihtiyacı duymadan paylaşıp,gelen tepkiler üzerine özür dilemeniz,şekil şartlarını yerine getirmenin ötesine bir anlam ifade etmeyecektir.Kaldı ki şeklen özür dileme biçimininizi dahi sahiplenmeden İsveç Başbakanının palavralarını sahiplenici ve aynı anlama gelen not cümlemizin hüküm bölümünde 'Umarım örneğin geçersizliği yaşanmakta olan gerçeğin üzerini örtmez,şeklindeki ifade biçiminizin İsveç Başbakan'ıyla düşünce ve bakışınızdaki ortaklığı görmemiz bakımında önemli olmuştur.Algı uyandırıp sonra özür dileme gazeteciliği bayat bir uyanıklıktır.Söylemek isteyipte söyleyemediğiniz ancak başkası üzerinden bu niyeti ortaya koyup sorumluluk almadan sizlerin düşüncesini de karşılayan bir takım ayak oyunları bayat gazetecilik örnekleri olarak anlam bulacaktır.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 05:37
Allah,insaf ve ozan versin.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 00:59
Yerli ve milli meclisi,15 Temmuz gecesi bombalayan tosuncuklar, gelişmiş Batı demokrasilerinin kucağında, yabancı ve gayri milli olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorlar... Kimi bunu aleni yapıyor, kimi gizli. Fark bu...
Yusuf 18 Ağustos 2017 23:17
İnşaallah ümit ediyorum
Sabır 18 Ağustos 2017 19:57
Yorumlardan pek azı yazının ana konusu ile meşgul, genellikle dipnotla ilgilenilmiş, zaman zaman da büyük bir çoşkuyla. Bundan çıkardığım sonuç, Türkiye´de evrensel demokratik ilkelerin yeterince benimsenmemiş olduğu görüşü müthiş bir sıkıntıya yol açıyor birçok okuyucuda. Anlamadığım, kendileri ne düşünüyorlar? Türkiye´de evrensel demokrasi ilkeleri geçerlidir mi diyorlar; yoksa geçersizdir ve geçersiz kalmalıdır, kimse de bu duruma dil uzatamamalıdır mı diyorlar? Ya da demokratik ilkelerde geriye gidiş vardır, bu üzücü olmakla birlikte, bunu söylemek AK Parti´ye gölge düşürür, söylenmesin mi diyorlar? Etyen Mahçupyan´ın dipnotunda belirtip özür dilediği hatasını kabul edemeyen yorumculardan iki satır da olsa görüş bildiren olursa, belki biraz açığa çıkar yazının ana konusu hakkında ne düşündükleri.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 23:06
0
Görüş mü!? E bazıları demokrasiyi sevmiyorlar zaten. Batı icadı ya, ondan. Ben olsam tutarlı olmak adına Batı icadı diye elektriği de kullanmazdım (diğer yazdıklarımı görmeyip kesinlikle bu cümleme odaklanacaklar). Hükümetin bir yanlışını ortaya koyunca, "ama 30'larda da şöyleydi" ya da "Batılı emperyalistler engellemeseydi ..." diyerek müthiş kıvrak bir zeka örneği sergiliyor. Sıkışınca üç maymunu oynuyorlar. Daha da sıkışırlarsa, mahallenin iri kıyım oğlanına uzaktan küfür edip tazı gibi evine kaçan tıfıl oğlan gibi davranıyorlar. Hükümet nereye savrulursa onlar da oraya savruluyorlar ve kof böbürlenmelerle bu ülkeye yararlı olduklarına inanıyorlar. Erdoğan yarın vazgeçip "parlamenter sisteme geri dönüyoruz arkadaşlar" dese, başkanlık sistemini önce bunlar yerin dibine batırırlar mesela.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 15:00
0
@ 23:06, herkes kendine kafa yapacak fikirler bulmuş, sen bulmuşsun çok mu?..
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 19:22
100 milyon göçmen Türkiye sınırında tutulacak Avrupa batmasin diye, ama Türkiye stabil olacak 100 milyon göçmen sınırda beklerken. Mumkun mu? Ve ayni Avrupa Türkiyenin stabil olmasını isterken, mültecilere verdiği mali yardim için bile 40 takla atacak vermemek icin. Akil tutulması yaşıyor bazi çok bilmiş yurdum insanı.
Ali Hakan 18 Ağustos 2017 19:20
Nefsin ve nefretin aklın önüne geçtiğinde kişinin, kişilerin içine düşeceği duruma dair tam bir susuz havuza atlama halı.Ve maalesef, soyismi ile müsemma halleri.Allah, hiç bir kulunu bu duruma düşürüp terbiye etmesin.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 23:03
1
Allah hic bir kulunu bu yorumdaki argumana inanabilen durumuna dusurmesin..cahil olup da cahil oldugunun farkinda olamama hali hallerin en kotusu...
A.A. 18 Ağustos 2017 18:25
Etyen Bey'e yönelik örgütlü bir karalama ve yıpratma kampanyası olduğuna kesin kanaat getirmiş bulunuyorum. Güya farklı farklı kişilermiş gibi davranan bazı piyonların yorumlarındaki ezber argümanları, anahtar kelimeleri, vb. tespit etmek zor değil. Bunlar, Putin'in yöntemleri. Yanlış hatırlamıyorsam New Yorker dergisi için yazan bir muhabir 2015 senesinde Putin'in internet dünyasında örgütlü bir söylem hegemonyası yaratmak için parasıyla tuttuğu yüzlerce kişilik (ve ofis sistemi ile çalışan, topluca servisle işe gidip gelen) trollerle ilgili kapsamlı bir yazı yazmıştı. Adeta bir basın kuruluşu gibi çalışan bu ekipler her sabah mesaiye başlamadan önce grup toplantısı yapıyor, taktik ve strateji çalışıyor, performans değerlendirmelerine tabi oluyorlar. Sahi, Rus Büyükelçisi Lavrov suikastini araştırmak için Türkiye'ye gelen (sanırım 30 küsur kişilik) uzman Rus polis ve istihbaratçı ekibine ne oldu? Halen Türkiye'deler mi? Acaba bir kısmı, medya yönetimi ve kişilik suikasti konularında birilerine özel eğitim veriyor olabilirler mi? Hani ABD'nin zamanında ÖSO güçlerine Türkiye'de verdiği eğitimler misali?
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 23:20
0
Allah Etyen Bey'i korusun.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 01:27
5
yazar aleyhine yazılan yorumlara gelen beğeni ve beğenmemeleri bakarsan kimin trol oluşturduğunu daha iyi anlarsın.burada demokrasiden bahsediliyor.yazar lehine gelen 25 beğeniye karşılık gelen 5 beğenmemeye bile tahammül edemeyecekseniz yinede kabul fakat bari demokratlıktan bahsetmeyin.
SD 18 Ağustos 2017 17:11
İçtüzük değişikliği sonucunda muhalif partilerin grup önerileri üzerinde konuşma süresi 3 dakikaya indirildi. Ne olacağını söyleyelim. Örneğin bir milletvekili, "Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, sayın bilmem kim... İthal tohumların tarım sektörümüz üzerindeki olumsuz etkilerinin araştırılması talebiyle parti grubumuzca Meclis Başkanlığına sunulan öneri hakkında grubumuzun görüşlerini dile getirmek üzere söz almış bulunmaktayım..." derken, yukarıdan bir ses gelecek: "Konuşma süreniz bitmiştir sayın milletvekili. Başka kim konuşamamak istiyor?" Aynı saatlerde hükümetin önde gelen isimlerinden biri miting meydanında kükreyecek büyük olasılıkla: "Bu Batı var ya bu batı, köprülerimizi kıskanıyor! Demokrasimizi de kıskanıyorlar!!! Gelsinler de bu meydandaki milletimi görsünler, demokrasi görsünler demokrasi!!!"
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 00:50
7
Yeni iç tüzük düzenlemesi ile vekillerin konuşma özgürlü değil, örgütlü gevezelik engellenmiş oldu... Muhalefet olmayı, örgütlü gevezelik sanan eblehler için tedbir alındı....
SD 19 Ağustos 2017 13:37
1
Parlamento kavramının anlamını bilmiyorsunuz. Demokrasiden hazzetmediğiniz de aşikâr. Laf aramızda, demokrasi de sizden hazzetmiyor. Yani aranızı yapmakla uğraşamam. "Örgütlü gevezeliğe" gelince... Belli ki AK Partili vekillerin konuşma süresinden haberiniz yok. Böylece onlara da "ebleh" demiş oldunuz. Bence yorumunuzu hemen sildirmeye çalışın, hakkınızda kamu davası açılabilir. Allah kurtarsın.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 22:15
0
sd:yorumun tam bir gerizekalılık örneği fakat kafaya takma bak 23 beğeni almışsın . kendini süper akıllı zannetmeye devam et. hadi benide hakaretten dava etmekle tehdit et ve bende korkudan tiril tiril titreyeyim.
Hende Sine 18 Ağustos 2017 16:42
Sevgili Etyen, çoğu zaman basında ülke gündemini en rasyonel değerlendiren kişilerden biri olduğunuzu düşünürüm. Ancak bazen kişisel olarak aşılamayan ve alta itilen takıntılar, düşünceleri bulanıklaştırabiliyor. Dikkatli olmak lazım. İçtüzük konusunu da benzer nedenlerle abarttığınızı düşünüyorum. Sövmek neye ve kime yönelik olursa olsun özellikle de meclis kürsüsünde suç olmalı, idari yapıya aykırı tanımlamalar ibaresi ile de neyin kastedildiği çok açık. Hükümetimizin eleştirilebileceği çok daha ciddi konular var...
El Selim 18 Ağustos 2017 17:23
1
İç Tüzük değişikliğini abartmamış aksine en naif şekilde getirilen değişikliğin nasıl bir felaket olduğunu ifade etmiş..Bir meclis düşün ki milletin vekili ifade özgürlüğüne sahip olmayacak..Kürsü dokunulmazlığı hakkın rahmetine kavuşmuş bir meclise kim demokratik bir meclis diyebilir..Bu tüzük 1930 lu yılların tüzüğüdür...
Sanık 18 Ağustos 2017 19:20
0
Mesele sırf milletvekilinin ifade özgürlüğü de değil, bir de bakın bakalım yeni tüzüğe göre muhalefet vekilleri kaç dakika konuşabiliyorlar. Ülkenin en önemli sorunları hakkında çözüm arayacak, üretecek insanlara, nerdeyse ancak yumurta pişirme tarifi yapılabilecek kadar zaman tanınmış.
Az ve Öz 18 Ağustos 2017 16:25
Yapılan art niyetli yorumları görünce Etyen Beyin dünkü yazısına bir kez daha hak verdim...
Etyen Bey e saldırı ve hakaret niteliğinde ki yorumları görünce Örgütlü Bir Cehalet olgusunun su götürmez olduğu gerçeğine tekrar şahit oldum..Yazık Ak Parti tabanı gittikçe marjinalleşen ve insanlığın ortak değerlerinden uzaklaşan Örgütlü Cehalete seyrini devam ediyor..
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 14:55
Amerikada yasiyorum..Isim geregi bati nin en elit, en egitim seviyesi yuksek, en anti-emperyalist, en insan haklari savunucusu ve yeri geldiginde amerika-avrupa politikalarini en sert sekilde elestiren, ortadogudaki bitmek bilmeyen husranin en bas sorumlulugunun amerika ve avrupaya ait olduguna inanan, demokrat zihniyetli , irkciliga ve milliyetciligin her turlusune karsi insanlariyla muhatab oluyorum. Hemen hemen hepsi nin AKP hakkindaki fikirleri, Mahcupyan in bu yazisinda belirttigi ile ayni istikamette..Yani AKP nin ilk donemlerindeki demokrasi-insan haklari vb soylemleriyle simdiki izledigi yolun tamamen farkli olusu..AKP nin eski AKP olmamasi..ve ozellikle de ‘musluman bir toplum da demokrasiyi ozumseyebilir’ fikrinin yarattigi heyecanin belleklerden hizla uzaklasiyor olmasi, AKP nin son senelerde izledigi rotadan oturu. Cok spesifik bir ornek vereyim. TR ye ve Turklere karsi sempatisi olan Alman asilli bir bilim insani olan arkadasimin Erdogan ve ekibinin son senelerde tutundugu tavir hakkinda bana soyledigi soyle idi : “ Erdogan icin universite mezunu mu degil mi, diplomasi gercek mi degil mi spekulasyonu yapiyor bu alman medyasi..halbu ki bunun hic onemi yok. yigidi oldur hakkini ver. Diplomasi ister olsun ister olmasin, Erdogan son derece akilli ve zeki bir politikaci. TR ve dunyada cereyan eden olaylar kendi partisinin lehine ve oya nasil cevrilir cok iyi biliyor ve bunu yapmaktan da kacinmiyor..Erdogan in “ Bati TR nin ayaga kalkmasini istemiyor..TR de stabilite olsun istemiyor. “ soylemi ile halkindan oy almasi mesela..Erdogan bu soylemine kendisi daha inanamayacak kadar akilli bir politikaci..Kendisi herkesten cok daha iyi biliyor ki, bati, ozellikle de Avrupa TR nin stabil olmasi hususunda tam anlamiyla “desperate’ bir durumda (cok caresiz)..TR deki stbilite Avrupa icin cok hayati bir onem tasiyor..Bir alman arastirma sirketinin yaptigi arastirmaya gore onumuzdeki 30 sene icinde kuzey afrika, orta dogu ve dogudan 100 milyon goc un avrupaya dogru ilerlemesi bekleniyormus..Dusunsene yuz milyon ..bu kesinlikle Avrupa nin sonu demek olur..Nokta..Avrupa diye birsey kalmaz..Bunun engellenmesinin en basit yollarindan biri ise avrupadan once gelen TR nin stabil ve cazip bir ulke olusu ki bu goc hic degilse TR sinirinda kalsin..Diger bir degisle TR nin stabil, yasanabilir, cazip bir ulke olmasi yani demokrasiyi tam anlamiyla yasiyor olmasi, Turkiyelilerin dusundugun aksine Avrupa nin ‘desperate’ ( cok caresizce) bir sekilde istedigi birsey..Aksi bizim sonumuz olur”
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 17:33
0
Katılıyorum. Avrupa Türkiye'yi Ortadoğu'daki karışıklıklara karşı bir tampon ülke olarak görüyor. Yani biz nasıl Suriye'nin bu durumundan rahatsız oluyorsak, onlar da Türkiye'nin karışmasından rahatsız olurlar. Üst veya alt kat komşunuzda her gün kavga gürültü olmasını ister misiniz? Bir de şu var, Erdoğan önceki yıllarda Almanya'ya gidip çeşitli mitingler yapardı. "3 çocuk yapın"dan girip vatandaşlık meselelerine varan konuşmalar yapardı. 2014 yılında Merkel bu tür konuşmalardan rahatsız olmuş olacak ki Erdoğan'ın Almanya'da daha itidalli konuşmasını önermişti. Sonuçta Almanya'da doğacak o çocuklar veya Türklerin vatandaşlık meselesi bizatihi Almanya'nın sorunu olacaktı. Sonuçta Alman hükümeti kendi ülkesinde bu türden siyasi konuşmalardan iyice rahatsız oldu ve bizim siyasilere "burada miting yapmayın" demeye başladı. Halbuki 2013'te her iki ülkede karşılıklı Türk-Alman Üniversitesi kuruldu. İlişkiler çok iyiydi.
CG 18 Ağustos 2017 14:25
Etyen Bey orgutsuz cehaletinizi bir google yaparak asabilirdiniz. Siz en iyisimi bir orgute katilin, onlar sizi tekrar bir aydinlativersin.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 21:42
0
Mutluluk bu mu senin için çok yazık...
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 14:19
Bazi yorumcu akadaslar ne kadar da mutlu olmuslar..buyuk bir istahla 'ozrunuzu kabul etmeyiz'ler mi desem..siz 'orgutlu cahilsiniz' ler mi desem..saldir Etyen e hazir bir acik bulmusken.. Bu heyecan, bu mutluluk dolu yorumlarin psikolojik analizini yapmak ise cocuk oyuncagi..o arkadaslarin bilinc altina kulak verecek isek durum su : Etyen ! Bu kadar bilgili ve tarihten, psikolojiden, sosyolojiden, ekonomiden, politikadan anlamakla kalmayip mevcut durumlari background bilgine dayanarak bu kadar dogru analiz etmek zorunda misin ? Ayrica, herseyi goze alip su ilkelerinin pesinden gitme konusunda bu kadar kati olmak zorunda misin ? Her yazinla bize cehalette senden ileri, zeka-kapasite-bilgi birikimi ve analiz yeteneginde senden geri oldugumuzu hatirlatmak zorunda misin? her bir yazinin uzerimizde olusturdugu etkiler birike birike elbet patlak verecek idi..su asilsiz haberden alinti yapmasaydin ne olurdu halimiz..bu eziklik psikolojisi oldururdu bizi..bir anlamda bizi tekrar hayata bagladin..nihayet sana saldiriken elimize dogrulugu ispat edilebilecek bir oyuncak verdin..artik kimse tutamaz bizi..
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 15:51
9
bilerek hata yaparak yalan bilgi ye dayalı bir yazı yazan yani yalan söyleyen bir yazarı eleştiriden nekadar rahatsız oldunuz. neden acaba. hani siz adalet ve doğruluk peşinde idiniz. nasıl bir ruh halidirki yalan habere gelen eleştirileri ruhsal ezikliğe bağlamaya çalışıyorsunuz. sizinkide bir yansıtma türü galiba. içinizdeki ezikliği başkalarına yansıtmaya çalışmıssınız
Tora Bora 18 Ağustos 2017 12:14
"Yerli ve milli" bir söylemin yerine ikame edebileceğimiz, sahiden bir evrensel değerler silsilesi -biçimsel olmayan- var mı? Paranın, sınırların, devletlerin ve milletlerin olduğu ve paylaşımın vahşice sürdüğü bu gezegende...
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 14:59
2
hukuk, insan hakları, düşünce özgürlüğü, adalet, vb. senin için uygun değil mi?
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 21:30
2
Telekom'u Araplara sattık, Tüpraş'ı İngilizlere sattık, Tekel'i Hollandalılara sattık, Halkbank'ın %17'sini yabancı yatırımcılara sattık. Ama yerli ve milliyiz elhamdülillah! Şişirin gururunuzu, patlayıncaya kadar şişirin.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 08:49
2
"Yerli ve Milli soylem" kurtler ve alevileri de iceriyor mu? Yoksa sadece Bayburt ve Trabzon'la mi sinirli?
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 11:35
1
@21:30: bir de 1milyon usd ye tr den ev alan her yabanciya tc vatandasligi bedava ..bunu da unutmamak gerek..cok acikli ekonomiyi kurtarma cabalari.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 21:50
2
@ 11:35, Tayyip bir milyon dolarlık ev alana vatandaşlık vermiş. Fetöcü hainler "bir dolara" vatan satıyordu...
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 11:53
hocam dünkü yalan haberle rezil olduğunuzun farkında değilsiniz galiba. bir gazeteci bir haberin yalan olup olmadığını nasıl tespit edemez? biz buna nasıl inanalım? halbuki basit bir google taraması sişze hiçbir güvenilir haber kaynağının böyle bir haber vermediğini ve bu haberin sadece sosyal medyada dolaşan kaynağı belirsiz bir haber olduğunu gösterirdi. belliki siz bu haberi doğru olsada olmasada kullanmak istemişsiniz
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 13:41
13
yorumumu begenmeyenlere:neen beğenmediniz açıklarmısınız. yalan haber yapan bir gazeteciyi eleştirmek yanlışmı????????????
Sabır 18 Ağustos 2017 19:13
2
Gazetecinin bir açığını yakalayınca ona takılıp, yazının ana fikrini, ana fikri destekleyen epeyce bir doğru bilgi olduğunu gözardı etmek, düşünmeme kolaylığına kaçmak demek. Örnekte bir hata olunca, birçok yorumcu, “Elbisesinin düğmesi kopmuş, o halde elbiseyi giyen adam beş para etmez” gibilerinden mantıksız bir fikir yürütme biçimini benimseyerek Mahçupyan´a saldırmışlar. Peki, Avrupa´da Türkiye´deki yönetimin çok olumsuz algılandığı hakkında dediklerini ne yapacağız? Bu yalnış mı, bunu destekleyen doğru haberler hergün çıkmıyor mu? Ülkeler arası nota üzerine nota verilmiyor mu? Hep böyle işte, teferruatla uğraşıp, laf dalaşına girip, meselelerin özünü kaçırmakla meşgulüz.
nuray 19 Ağustos 2017 08:42
2
sabır a ,avrupada (bak"da"yı bıtısık yazdım)turkıyedekı yönetım hakkında olumsuz dusunuluyor sacmalığı ne ya. onların ne dusundugu kımın umrunda. mısır da sısı ıcın ne dusunuyorlarmıs .ne yapalım olumsuz dusunuyorlar dıye hızaya mı gecelım cızmelerını mı yalayalım.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 11:43
Özürünüz kabul edilmemiştir. Ama Güzel Türkçe'mize yeni bir kavram kazandırdığınız için sizi sevmeye devam edeceğiz sayın "Örgütlü Cahil" Etyen Bey.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 11:36
Insan gercegine bu kadar gozleri kapali ve boylesine uzak bir ilmin varligini farketmeseydim bu kitabi yazmazdim. (Edward W.Said/Oryantalizm). Iyi ınsan olmadan, "medeniyet citalari! asgari insan olmalarina yetmemis" toplumlara benzemedigi/benzemek istemedigi/nufuz alaninda kalmadigi icin "orgutlu ve organize sekilde ic-dis siyasi-ekonomik-terorist kirli kumpaslara ve saldirilara, "orgutlu cehalet" vs gibi hakarete maruz kalan baska bir toplum ve ulke yoktur dunyada. Aziz milletin irfani-ilmi ufku, feraseti. terbiyesi, cesareti ve nezaketi oryantalistligin otesinden mankurtlasmis ve ici bos kibirleri "yalin ve samimi ozur dilemelerine engel olan! " sozde/mevat aydinlardan cok cok ileride cok sukur. Batinin kendi yerli-mili degerlerinin "islam ve turkiye dusmanligi" oldugunu bu millet acikca goruyor ama batidan cok batici kompleksliler bunu goremiyor(acaba?) ve kesinlikle orgutluler.
A.A. 18 Ağustos 2017 18:16
2
Haklısınız beyefendi, kimin "iyi insan" kimin "kötü insan" olduğunu takdir etme yetkisi ve otoritesi size ait. Bu yetkiyi kimden aldığınız bir muamma ama siz öyle diyorsanız öyledir. Sizden daha iyi bilemeyiz. Bu dünyada kimin iyi kimin kötü olduğunu ancak siz belirleyebilirsiniz. Biz de size tabiyiz. Sizin iyi dediğinize iyi, kötü dediğinize kötü deriz. Bizleri bu engin otoritenize ve uzmanlığınıza dayanarak Batı hakkında aydınlattığınız için teşekkürler.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 11:16
Bir örüntü var. AK Parti karar mekanizmalarında ( sic) radikal bir karar alındığında bu karar ufak ufak sosyal medya ve yandaş medya aracılığı ile sızdırılıyor. Kamu tepkisi ölçülüyor ve kamu fikre hazırlanıyor. Son zamanlarda sık sık demokrasinin bir Batı aldatmacısı olduğunu okur olduk. Perinçek ve Bahçeli ile yapılan koalisyon da göz önüne alınırsa bu hayra alamet değil. Türkiye, Küba, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, İran gibi bir ülke olmaya doğru mu gidiyor? Türkiye gibi bir lokasyona sahip NATO üyesi bir ülke bu şekilde radikal yön değişiklikleri yapmaya kalkarsa sonuçları ne olur?
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 10:59
Mahcupyan, özürünüz kabahatinizden büyük. Erdoğan'a karşı örgütlü cahillik yapıyorsunuz, onu da beceremiyorsunuz.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 10:39
Kültür deyince medeniyet anlıyorum, yok tabi bir medeniyetimiz ne yazık ki, öyle bir derdimiz var mı.. Birey deyince, çok ilginç islamda herkes tek başına kendi hesabını verecekken cemaate, tarikata bağlanma davranışı çok enteresan değil mi.. Ak Parti deyince tam 16 yaşındayken bir çeşit ergenlik mi yaşıyor..
S.Ç. 18 Ağustos 2017 13:53
11
Bence herkes işini yapsın anlamadığı konularda yorum yapmasın. Özellikle insanların dini konulardaki hassasiyeti konusunda böyle zırvalıklar yetmez mi artık? Ayrıca ne alaka ya? Şimdi sen kendini böyle konuşarak medeni bir birey olduğunu falan mı sanıyosun? O zaman durum baya vahim.
selvı 18 Ağustos 2017 16:49
7
tabı sort gıyınce de medenı oluyor bunlar. ama kafa eskı cağlarda kalmış
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 09:55
Buna göre Anayasa’nın ‘değiştirilemez’ maddelerinin çizdiği ‘düzene’ ve ‘Türk milletinin’ tarihine hakaret etmenin, “Cumhuriyet’in ülkesi ve milletiyle bölünmez” yapısının ima ettiği idari yapıya aykırı tanımlamalar yapmanın cezası var.Yani etyen bey diyorki Türk Milletinin tarihine dolayısıyla Türk Milletine niye hakaret edilemiyor Türkiyenin üniter yapısının bozulması için niye faaliyet yapmak yasaklanıyor . Etyen beyi anlamak kolayda bunu kılavuz edinenleri anlamak zor.
S.Ç. 18 Ağustos 2017 09:02
Bir "entelektüelin" hazin sonu. İhtiraslarınıza malzeme ararken biraz daha serinkanlı olmanız dileğiyle.
ramazan gün 18 Ağustos 2017 08:34
'Batı ise, demokrat olmasa da relativizmi hazmetmiş bir dünya. Mutlak doğruların olmadığı, herkesin bilgisinin ‘kendisi için’ makbul bulunduğu, otoritenin denetlendiği ve bireysel özgürlüklerin de olabildiğince geniş alanda uygulanabildiği bir ‘varoluş’ tasavvuruna dayanıyor. '... evet ve nihayet, galiba etyen 'yeni okumalar' yapmaya başlamış... sorun şu ki, relativite de feci eleştrilerle gümledi bile... benim anladığım ve gördüğüm kadarıyla özetlersek; yukarıda geçen dünyada hiçbir büyük fikir adamı yaşamak istemezdi!... böyle bir dünyanın en azından zihinlerde 'var olması' mümkün ise de, gerçek hayatta 'varolması' mümkün değildir... 'demokrasi bir gözyumuculuk teamülüdür' dediğimizde tam olarak bu durumu işaret ediyoruz... batı açısından da durum bu ve böylesi izafi fikir beyanları içinde, 'muktedir olanlar' TAM BİR KANUNSUZLUK ile FİİLİ DURUMLAR YARATARAK keyfi bir yönetime yol açıyorlar... siyasetin ağdalı bir skolastiğe saplandığı, fikirlerin yalama edildiği zamanlarda, iş nihayetinde yapabilenlerin, 'yapabildiğim için haklıyım' fiili durumuna bağlanıyor... her şey izafi ise, senin fikrini benim fikrim karşısında üstün kılan nedir?... el cevap: ben muktedirim ve yapabiliyorum!.. işte sokratın asla yaşamak istemeyeceği ve ölürken dahi karşı çıkmaya devam ettiği 'demokrasi' martavalı...
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 15:08
0
geçen gün bir ses duydum. ben de bu ses neyin nesi diye düşünüyordum. demekki relativitenin patlamasıymış. izafiyeti de müthiş anlamış vatandaş. felsefe bilgisinden kaynaklı galiba.
SD 18 Ağustos 2017 21:40
0
Sokrates'in Atina demokrasisine bakışı hakkında bildiğimiz veya okuduğumuz bir sürü şey Platon'un ve öğrencilerinden bazılarının ona atfen aktardıklarıyla sınırlı. O nedenle tartışmalı bir konudur bu. Fakat hem Platon'un aktardıkları, hem de o meşhur savunmasından yola çıkıldığında, Sokrates bilgiye çok değer veriyordu ve eldeki bilgilere göre "elitist" bir demokrasiden yanaydı. O, bizim kavramlarla tanımlarsak bir "Beyaz Atinalı" idi yani. Atina'nın doğrudan (aynı zamanda çoğunlukçu) demokrasisini reddediyordu. Yeterince bilgilenmemiş, akıllarından ziyade duygularına hitap edilmesinden hoşlanan Atinalıların oylarıyla seçilmeyi beceren akılsız, kurnaz ve ahlaksız politikacılara tahammül edemiyordu. Politikadan da bu yüzden çekildiği söylenir. Bir de "relativite de feci eleştrilerle gümledi" şeklindeki cümlenizi anlamadım. Bağışlayın beni ama bir iddianın, olgunun, inanışın, her ne ise, feci eleştirilerle gümleyebilmesi beni düşündürdü açıkçası. Bu doğruysa, feci eleştirilen bir hükümet de gümleyebilir sanki.
ramazan gün 19 Ağustos 2017 00:12
0
bir müddet evvel 'bizim emrenin' troller konusunda uyarısından beri kimseye cevap vermemeyi yeğliyorum... neticede diyeceğimi dedim... lakin uykum yok ve sigara molasındayım... 1. karar okuru; cümle kuruşundan izafiyeti-izafeti aynştayn ismi ile yanyana olduğu zamanlar dışında hiç duymamış bir 'belgesel kültürlü' olduğunu tahmin ediyorum... 'mutlak hakikat' ve izafi hakikat terkiplerini google yaz; aklıma diyecek başka bir şey gelmiyor ve lüzüm da görmüyorum... sd... 'büsbütün çıplak' olmadığını görüyorum; bir şeyler var dimağında... 'gümlemeye' herkes niye takılmış anlamadım (aynı biçimde isveçli zevzeğin bahsi geçen sözü söyleyip söylemediğine de ahalinin niye takıldığını anlamadığım gibi; neticede etyen bir hükme giderken 'girizgah' kaabilinden kullanmıştı) gümledi işte; eleştrilerin altında kaldı; çabuk söndü... bahsin 'aktüel' bir değerlendirmesi için bkz; georges corm... 'elitist demokrasi' ne la:) yav arkadaş yapmayın böyle...
KARAR OKURU 20 Ağustos 2017 11:41
0
İslami düşünceye karşı çıkanlar, kahir ekseriyetle hangi asırdayız vs. diye tahkir etmeye çalışır. İslam'dan tam bin yıl önce yaşamış Eflatun gibi düşünürlerden bahsederken ise hep yeni, hiç eskimeyen değerler olarak tabulaştırılır. 2400 sene öncesini referans almak her daim ilericilik, 1400 sene önce ortaya çıkmış gerçeği referans almak yobazlık.. Ya bir matematik hatası var, ya da İslam'ı yermek için "hangi çağdayız" demek büyük dangalaklık. Not: Yorumum SD'nin bu yazısına bir cevap değildir. Genel bir tespittir.
nuray 18 Ağustos 2017 08:29
almanya AB adına kararlar alıp beyanatlar veriyor babasının ciftliği gibi(zaten oyle de ama hanı demokrası, AP falan var ya)kımse hop sen ne yapıyorsun demıyor.su iğneyı bıraz da oralara batır etyen bey bız cuvaldıza da razıyız.palavraları yazına konu aldığın için özur dılemene gerek yok. bız alıstık zaten senın yazılarına.gerceğin uzerını örtmez diyorsun ya evet gerçeğin üzerını hıç bır sey örtemez.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 15:11
0
nuray, müthiş hızlısın. hemen "almanya ab adına karar alıyor" sözünü alıp kopyalamışın. senden korkulur. ama ab almanya ve fransanın babasının çiftliğidir bir yönüyle. çünkü bu iki ülke olmasa ab olmaz (dı). onun için kopya çekerken biraz dikkat et.
nuray 18 Ağustos 2017 17:00
0
peki.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 08:01
İşte o yüzden size enetellektüel değilde entel diyorum. Kusura da kalmayınız. Saygılarımla...
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 09:25
5
abartmayın siz de hata etmiş özür dilemiş. herkes sizin gibi mükemmel değil
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 07:41
Karar okuru alıştı Mahçupyan'i mahçup görmeye. Koskoca bir yazıyı dayandirdiginiz temel gerceklikten yoksun.
sabri ayçiçek 18 Ağustos 2017 05:57
Ak parti 2004 yılında anayasanın 90.maddesine çok önemli bir ek yaparak,taraf olunan uluslararası antlaşma ve belgelerin yasaların önünde olduğunu açıkça beyan etti. Bu Türkiye'nin önünü açan çok önemli bir belgedir.Şimdi ise içine kapanan bir Türkiye var...Hele hele idamı savunarak yol alabilir miyiz ki diye sormak,düşünmek lazım.Bazen ilkeler,oydan daha değerli ve önemlidir.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 13:59
2
Cok guzel demissiniz..ayrica, ilkeler bazen degil, her zaman oydan daha degerli ve onemlidir
sabri ayçiçek 18 Ağustos 2017 23:18
0
Görüş bildiren karar okuruna. Kesinlikle haklısınız,ilkeler bazen değil her zaman değerlidir.Öyle de olmalıdır.
Resneli Niyazi 18 Ağustos 2017 03:40
"Derken AK Parti artık AK Parti ‘gibi’ olmamaya başladı… " Bu kadar basit mi sayın Mahçupyan? AK Parti eleştirilerinizde -ki son zamanda başka bir şey yazdığınız yok, bizim de buna itirazımız yok, ayrı- ısrarla AK Parti durup dururken bu duruma düşmüş gibi fikir yürütüyor, kalem oynatıyorsunuz. O referans gösterip durduğunuz Batı ülkeleri bizim son birkaç yılda yaşadıklarımızı yaşasalar ne yaparlardı acaba? Binde birini yaşıyor ve çok daha büyük tepkiler veriyorlar. Fransa'da bir terör hadisesi gerçekleşti, OHAL... Amerika'nin bir eyaleti biraz (evet, bizim yaşadıklarımıza göre pekala biraz) karıştı, OHAL... Kusura bakmayın da iyimserliğiniz (?) anlaşılır olmanın çok ötesinde.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 03:10
Nota Not: Etyen Bey dünkü yazısı için sözüm ona özür dilerken diyor ki: "Umarım örneğin geçersizliği yaşanmakta olan gerçeğin üzerini örtmez." Bir okurun haberin uydurma olduğunu söylemesi üzerine, biz de: "Mühim değil, Etyen Beye göre İsveç Başbakanı muhtemelen öyle düşünüyordur..." demiştik. Sağ olsun örgütlü cahil Etyen Bey, bizi mahcup etmemiş.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 10:38
11
kısacası etyen bey örneğin geçerli olmasını çok istemiş ve geçerli olduğundan şüphelenmekte olduğu halde sanki geçerli imiş gibi bilerek örnek ile ilgili bir yazı yazmış. çünkü örnek olmazsa söylemek istediklerini bukadar net anlatamayacak idi. kısacası bir gazeteci kandırmacası. kaldıki bu kandırmacayıda devamkı dürüstlük,adalet vs gibi kavramları ağzında sakız yapmuş olan bir yazar yapıyor
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 15:22
1
Asıl mesele İsveç başbakanının öyle deyip dememiş olması değil. Kimsenin bunu garipsememiş olması ve herkesin İsveç başbakanının bunu demiş olabileceğini düşünmüş olması. ABdeki hemen hemen her görüşten siyasetçinin benzeri fikirleri olduğunu hissediyoruzdur herhalde.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 16:51
6
asıl mesele yalan dolan haber dir. kimse garipsemedi diyerek başkaları adına da konuşmayın. biz garipsedik fakat siz öyle bir haber olmasından mutluluk duyacağınızdan dolayı garipsememişsiniz. vatan sevgisinin size ne ifade ettiğini tekrar sorgulayın. bugün yıl 1974 ve başbakan da tayyip erdoğan olsa ve kıbrıs harbi patlak vermiş olsa büyük ihtimal yunanın kazanmasını isterdiniz herhalde???
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 18:27
1
@KARAR OKURU 15:22: malesef, 16:51 'e hic birsey anlatamazsiniz..Belli ki zihninde bu ulkeyi vatanim diye goren bir kendisi bir de kendisi-gibiler …sizin cok dogru olan tespitinizi anlamayacaktir .. gercek vatan sevgisinin gerceklerle yuzlesip, rasyonel dusunmekten gectigini ve rasyonel adimlar atmak oldugunu kavrayamayacaktir..ve o kadar hazin ki zihinlerinin statusu sizin gibilerin sevinecegini dusunurler orgutlu cehalet le itham edildiginde hukumetimiz..halbu ki sizin gibi dusunenlerin hissettigi derin bir huzundur..niye bu hale geldik diye..sevinc degil..
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 23:25
0
Birkaç kişilik trol ekibi bunlar. Çünkü kelime dağarcıklarında sınırlı sayıda zırva var ve sadece onları papağan gibi tekrar etmeleri isteniyor. Genelde sağlam bir karşı argüman veya bir analitik düşünce kırıntısı üretme yeteneğine sahip değiller. Hükümeti eleştiren bir yazı düştü mü, hemen saldırıya geçip onu değersizleştirmeye çalışıyor, olmadı hakaret ediyorlar.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2017 00:32
1
@ 23:25, beynini sadece hükümetin her icraatını eleştirmekten başka bir işte kullanamayan biri olarak, Etyen Beyi eleştirenleri anlayamazsın.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN