Hayalperest bir toplum

Gerçek ve hayal...

‘Yaşam Memnuniyeti’ anketleri yıllık yapılır ve toplumun mevcut durumla gelecek beklentilerini yansıtır.

AK Parti dönemine ait yaşam memnuniyeti değişimlerindeki belirgin karakteristik özellikleri yeniden hatırlatalım:

1-AK Parti’nin ilk 2 döneminde özellikle üst eğitim grubu alt eğitim grubuna göre daha çok mutlu ve umutlu idi.. Oysa sonraki dönemlerde alt eğitim grubu daha mutlu ve umutlu hale geldi. Ekonomideki bozulma üst eğitim grubunda büyük hayal kırıklıkları yaşatırken alt eğitim grubu olaya tabiri caiz ise “kuru soğan” gözü ile baktı.

2-AK Parti’nin ilk 2 döneminde gençlerin mutluluk ve umut düzeyi çok daha yüksek ama ileri yaş grupları daha karamsardı. Sonraki yıllarda ekonomide bozulmalar başladıkça gençlerin mutluluk düzeyleri hızla gerilerken umutları da çöküyordu. Ama bu sefer iler yaş grupları tam tersi eğilim göstermiş ve tabiri caiz ise “kuru soğana” ülkelerini satmayıp mutluluk ve umut kayıplarını korumayı başarmışlardı.

Burada gerçeklik nedir? diye sorduğunuzda elbette hayal dünyası yerine hayata bakan eğitimli ve genç kesim realiteyi temsil ediyor. Hayal içinde yaşamaya başlamış olan alt eğitim ve ileri yaş grubu maalesef ülke gerçeklerinin görülmesinin önünde de en büyük engel olarak karşımızda durmaktadır.

Cehalet ve cesaret birleştiğinde ülkenin ne hale geldiğini hep beraber zaten yaşıyor ve görüyoruz.

***

Dün TÜİK “Tüketici Güven Endeksi” verilerini açıkladı. Bu ölçüm aylık yapılıyor.

Her seçim öncesi olduğu gibi bu seçimlere giderken de tüketici güveni elbette artmıştı. Geçen yıl haziran ayında 63,4’e kadar düşen tüketici güveni seçimlere gittiğimiz mayıs ayında 91,1’e kadar yükselmişti.

Yine her seçim öncesi olduğu gibi bu seçimden hemen sonra yine güven endeksi şelale gibi dökülmüş ve mayıs ayından ağustos ayına kadar 68,0’e düşüş yaşamıştı.

Kısaca iyi kandırılmak gibi bir durum var. Ama bu kandırılma neredeyse her seçim öncesi yaşanıyor ve seçim sonrası da çöküş geliveriyor.

Mesela Haziran-2018 seçimlerine de tüketici güveni 89,1 seviyesinde girmişti. Ve seçimden hemen sonra Aralık 2018’de tüketici güveni 75,3’e çoktan düşmüştü.

***

Şimdi ne oldu?

Tüketici Güven Endeksi ağustos ayından beri istikrarlı şekilde yükseliş yaşıyor. 63,7 seviyesinden aralık ayında 76,1 seviyesine yükselmiş oldu. Tüketici güveni son 4 ayda yüzde 19,5 iyileşme yaşamış durumda.

İyi ama hayatımızı bu derece etkileyen reel bir olay mı oldu? İşte onu da yine güven endeksi verilerinden öğreniyoruz.

Mesela diyor ki, mevcut ekonomik durum nedir? Burada yüzde 12,1 iyileşme var. Sonra diyor ki, gelecek dönemde ekonomik durum beklentin nedir? İşte burada iyileşme oranı yüzde 20,1.

Yani vatandaş mevcut durumundan ziyade gelecek beklentisini iyileştirmiş.

Hanenin maddi durumu hakkında da benzer durum var: Mevcut durum yüzde 12,7 iyileşmeye işaret ederken gelecek dönemde maddi durum beklentisindeki iyileşme yüzde19,5’e çıkıyor.

Şu soru da çok ilginç: Mevcut durumda tasarruf etme ihtimalin nedir? Vatandaş diyor ki yüzde 11,1 daha iyiyim. Ama diyorlar ki, gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimalin nedir? İşte orada iyileşme oranı yüzde 20,1’e çıkıyor.

Ama hanenin içinde bulunduğu mali durum sadece ve sadece yüzde 0,9 iyileşmiş.

Kısaca vatandaş diyor ki, ben gerçeklere bakmıyorum; hayalle yaşıyorum.

Bu müthiş bir şey.

Mevcut durumu berbat ama hayalleri çok güzel bir toplumsal yaşam.

Sorular ve cevaplar o kadar tutarsız ki, mesela gelecek dönemde ücretlerde beklenen iyileşme oranı sadece yüzde 3,9 ama otomobil alma ihtimali yüzde 29,9 artıyor. Veya tasarruf etme olanağı yüzde 20,1 iyileşiyor.

***

İşin özeti: 2023 seçimlerine giderken toplumda mevcut durum sadece yüzde 27,2 iyileşirken beklentilerdeki iyileşme yüzde 59,1’e çıkmıştı.

Ve şimdi: Mevcut duruma ilişkin iyileşme sadece yüzde 7,0 iken beklentilerdeki iyileşme yüzde 19,8’e çıkmış durumda.

Tıpkı Yaşam Memnuniyeti verilerinde olduğu gibi yaşıyoruz. Alt eğitim ve ileri yaş grubunun “kuru soğan” teorisi toplumu esir almış durumda. Ve bu sayede gerçekleri görmeden hayallerle yaşamayı alışkanlık haline getirmiş olduk.

İyi ama burada şu soruyu sormak gerekmez mi: Böyle hayallerle yaşayan bir toplumda demokrasi nasıl işler?

screenshot-2.jpg

screenshot-3.jpg

screenshot-4.jpg

YORUMLAR (47)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
47 Yorum