Back To Top
Sattıkça fakirleşiyor ve yozlaşıyoruz

Sattıkça fakirleşiyor ve yozlaşıyoruz

 - Son Güncelleme: 05.01.2018 Cuma 00:42
- A +

Bu yazı biraz karışık olacak. Lütfen kusuruma bakmayın.

2017 yılı enflasyonu %11,92 oldu. Gıda sektörü %21,77 ağırlığı ve %13,79 fiyat artışı ile enflasyonun 3,002’lik kısmını oluşturdu. Ulaştırma sektörü ise enflasyonun 2,975’lik kısmını karşıladı. Yani gıda ve ulaştırma sektöründe fiyat artışı sıfır olsaydı, ülkemizde enflasyon 11,92 değil, 5,95 olacaktı.

Ürün bazında enflasyona etkiler ne olmuş? 

Dizel otomobil 0,778

Benzinli otomobil 0,719

Konut kirası 0,520

Domates 0,474

LPG dolum 0,314

Mazot 0,264

Mücevher 0,257

Su faturası 0,241

Bu sekiz ürün veya hizmetin fiyat artışı sıfır olsaydı, Türkiye’de yıllık enflasyon 11,92 değil, %8,60 olacaktı.

Şimdi bu ürünlerin içinde fiyat artışı hangisi tarla (gıda) kaynaklı, hangisi vergi kaynaklı ya da hangisi kur artışı kaynaklı?

SANAYİ KÜÇÜLÜYOR

Önceki gün TİM (Türkiye İhracatçılar Birliği) ihracat verilerini açıkladı. Tablo burada....

18-01/05/screenshot_2.jpg

Bu tabloya çok iyi bakın. 10 yıl önce 105,9 milyar dolar ihracatın 72,6 milyar doları sanayi ürünlerinden oluşuyordu. Sanayi ürünlerinin ihracat içindeki payı ise %68,5’e geliyordu. Bugün ihracatımız 157 milyar dolara yükseldi ama sanayi ürünlerinin payı %59,7’ye geriledi.

2017 yılı ihracatımızın 21 milyar 235 milyon doları doğrudan tarım ve 11 milyar 786 milyon doları ise, tarıma dayalı işlenmiş ürünlerden oluşmaktadır. Yani 2017 yılında ülke olarak 33 milyar dolar gıda ihracatında bulunduk.

Bu rakam 2007 yılında 20 milyar dolardı.

Burada tartışmamız gereken nokta gıda ihracatındaki artış değil; asıl sorun sanayinin geride kalmış olmasıdır.

Gıda ihracatımız yüzde 65 artarken, sanayi ihracatımız sadece yüzde 30 artabilmiştir. Bunun üzerinde elbette düşünmemiz gerekmektedir.

Unutmayalım ki, son 4 yılda kur artışı ile ihracatçılarımız ciddi avantaj yakalamış olmalarına rağmen olması gereken başarıyı yakalayamıyor.

Peki, sorun ne?

Aslında sorunu söyleyen biri var. Bakın 2014 yılı konuşmasına: “Davut Kavranoğlu 2023 yılı ihracat hedefleriyle ilgili olarak “Bu hedeflere eski Türkiye’nin sistemiyle varılamaz. Türkiye’nin gelişmiş, kalkınmış bir ülke olmasına giden çabası, bilimden, teknolojiden, bilgiden, inovasyondan geçer. Hiçbirimiz 500 milyar dolar ihracat hedefine bugün sattığımız mallardan daha fazla satarak, miktarı artırarak varacağımıza inanmıyoruz. Daha fazla domates, hıyar, fındık, limon satarak bu hedeflere varamayız.” dedi.

***

Gerçekten de daha fazla hıyar satarak bu iş gerçekten olmuyormuş.

Bakınız TÜİK 2017 Ocak-Kasım ihracatına: 134 milyar dolarlık ihracatımızın sadece ve sadece 5 milyar 146 milyon liralık kısmı’ (%3,8) yüksek teknoloji ürünlerinden’ oluşmaktadır. Bundan 10 yıl önce bu oran yüzde 7,0-8,0 bandındaydı.

Şimdi iki konuyu birleştirelim: Tarım ve tarıma dayalı işlenmiş gıdada ciddi bir ihracatımız var. Yurtiçinde de fiyat artışları zaten ağırlıklı olarak tarla kaynaklı değil. Sorun piyasaları dengede tutmaktan geçiyor.

Ama asıl sorun sistemi yeniden gözden geçirmekte yatıyor. Yani bütün ekonomik sistemi...

Bu anlayış ile satışımız arttıkça zenginleşmiyoruz, tersine refahımız azalıyor. Hatta bilim ve teknoloji alanında ise giderek yozlaşıyoruz. Büyüyoruz ama refahımızdan feragat ederek büyüyoruz. Kalkınma ve ekonomik gelişmeye ise hiç bakmıyoruz. Oysa iktidar partisinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 04:34
Yazilariniza kaçıncı defadir bilmiyorum ama çok kere su yorumu yaptım küresel liberal kapitalist ekonomik sistem ile kalkınma gelişme mümkün değildir bu sistem içinde sadece gün gün daha çok somurulursunuz ihracatta dayalı büyüme bir kandirmacadir siz bin ton buğday satarsiniz onlar size hiç bir altinsal karşılığı olmayan dövizi yani bir kağıt parçası verir kalkınma gelişme dışa kapalı korumacı dış ticaret içinde sosyalizm ile sosyalist ekonomi ile mümkündür ancak diye
harezmi 06 Ocak 2018 23:28
son 5 yıldır çok fakirleştik,
Vatandaş 06 Ocak 2018 18:44
Bu yazar Türkiye de yaşamıyor gibi. Sanki son on yılda yaşananbazı iç ve dış mihrakların yaptıkları bu ülkede yaşanmamış gibi. Yoksa sende onlardanmısın. Olaylara biraz önyargısız yaklaşsan olmuyor mu. Kimin ekmeğine yağ sürmeye çalışıyorsun. Yazıklar olsun.
Bu adamin her yazisinda aydinlaniyorum resmen. Daha ne olsun? Erdoganim inşallah cevrendeki basdanismanlar da yapiyordur bu analizleri.
karşıyakalı 05 Ocak 2018 22:56
yazar maaşallah gene kin kusmuş.sanayi payı azalıyormuş.bunda sanayicinin hiçmi suçu yok.teknolojiye ayak uydurmadan eski teknoloji ile çalışmak ama en lüks yaşamı yaşamakla onların hiçmi suçu yok?düne kadar gümrük birliği anlaşması yapmayın diyen sanayici tertemizmi?eğer öyle olsaydı hacı muratlar araba değil uçak fiyatına satılırdı.birazda ciddiyet.sallamak kolay.
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 14:54
On yıl önce yüksek teknoloji ihracatı yüzde 7_8bandindaymis kafamı buluyorsun sayın yazar 10yıl önce hangi teknolojiyi satiyorduk
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 19:58
0
Bugün hangi teknoloji yı satıyorsun, Vestel klima yı aç bak Hollanda malı, dışardan alıp köle gibi ucuz işçilik ile montaj yapıp satmak teknoloji satmak mı oluyor.
Levent Yavuz 05 Ocak 2018 14:47
Bu nasıl mantık! Bu dediğiniz ürünler sepetten çıkarılsa, yerine birşey girmeyecek miydi?
Abdullah hasan 05 Ocak 2018 17:03
0
Yerine ağırlığı farklı yelpazede urunler girecek ve sonuç farklı çıkacak.
Sema Özbek 05 Ocak 2018 14:21
Bir konu hakkında sağlıklı bir yorum yapmak isteniyorsa kökenine bakmak zorundayız. İlk dış borç 1854 yılında Kırım Savaşı başlangıcında İngiltere'den 200.000 Sterlin alınmıştır. O yıllardan bu yıllara sistem hiç değişmemiş ve borç borçla kapatılmaya çalışılmıştır. Bir şeylerin düzeltilmesi ancak sistem değişimi ile mümkün olabilir. 1800'lü yıllarda oluşturulmaya çalışılan yarım yamalak sistemlerle ancak bu kadar olur.
Cihan 05 Ocak 2018 13:18
Özelleştirelen Kit ler zarar da etse iyi kötü birşeyler üretiyorlardı. Şimdi ise safi zarar. İkisininde savunulacak yanı yok. Böyle olmamalıydı
fani 05 Ocak 2018 12:52
Sayin Kahveci cikin siyaset meydanina.. gorelim boyunuzu...Bak bir suru seni destekleyen taraftarlarinda varken. Cik er meydanina goster kendini...
Hahahha 05 Ocak 2018 15:17
1
Fani olmaniza ragmen bi bitmediniz. Adam verilerle yorum yapiyor dili de gayet medeni.özetle işini yapiyor ülkemizde az görulen bir sey. Gelen Çağriya bak boy ölçüsünü gostermek. Sloganda Çik er meydanina. Siyasette zaten er meydani ya :)))
Abdullah hasan 05 Ocak 2018 16:29
1
Fani sen seçik er meydanını da Kahvecinin yazılarına çürür, bizde sana destekleyelim.
VATANDAS 05 Ocak 2018 18:53
3
Fani Sayın Kahveci bu rakamları Mars İstatistik Enstitüsü'nden mi alıyor?
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 20:01
3
AKP çukuruna düşenlerin anlayacak ne beyni var ne beyincigi,en iyi si hiç muhatap bile olmamak, bildikleri tek kuş karga,onun kılavuzluğu da bu kadar
Bir okuyucu 05 Ocak 2018 11:37
Sayın Kahveci; Kast yoktur umarm. (Dansöz) istatiğin hangi şekilde kullanldğı önemli. Bakın; (156,782 / 105,925)=1,48 -- (95,564 / 72,594) =1,28 (küçük değere yuvarlandı). Toplam ihracaatda artış oranı ile sanayi ihracatı artış hızlarında sanayi yerinde sayıyor, sanayimiz (eskiye göre) kötü durumda sonucu benim yaklaşımımda çıkmıyor. ( sanayimiz, 2. lig sanayi kabul, bunu değiştirmek 1. lige çıkarma ile ilgili eleştirileriniz olursa memnun olurum). Hangi yaklaşım doğru? :)
Fatih 05 Ocak 2018 10:57
Katma degerli uretim yapmak ve bunu destekleyen tuketim yapmak gerekiyor belkide. Elimizde samsung iphone varken ve satin alir almaz ne zaman degisecegimizi hesap ederken bunlar zor. Devlet te zaten ayni kafada ben nasil daha cok vergi alırım, bankalar halkin canina okurken devlet kendi payinin derdinde ali cengizlik yapiyor goruntusu var.
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 10:04
*karar gazetesi* köşe yazarları, bu tür uyarı yazılarını iktidardan dirsek yediklerinde değil de zamanında, iktidarla beraber yürüdükleri dönemde yazmış olsalardı, bugün bambaşka şeyler konuşuyorduk. not: 2012 yılında dahi bu tür uyarıları yazan ibrahim kahveci kısmen vareste tutulabilir ama kabul edin, karar gazetesi yazarlarının geneli bu tanım içindedir.
HACI CAVCAV 05 Ocak 2018 09:45
1970'li yılların sonunda Ecevit borç para bulmak için gittiği Lüksemburg'dan 1 milyon dolar borç alarak dönmüştü. Demirel'in 70 cente muhtacız dediği günlerdi.Başlıca ihracat kalemlerimiz incir,kuru üzüm,tütün,pamuk,fındık ve zeytin yağı idi.O günlerden bu günlere geldik.İhracat içinde sanayinin payının %50'nin üzerine çıkması küçümsenmeyecek bir başarıdır.Zaten yazarımız da Ak Partili yılları birbiriyle yarıştırmış.Elhamdülillah ülkemizde her mevsim her türlü nimet var.
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 20:59
0
Ak Partiyi koşulsuz destekleyen kesimde bu tür bir anlayış var. Öyle de canım kardeşim; halk bu nimetlere rahatça erişebiliyor mu?
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 09:22
Sanayiciyi kendisine küstürenler düşünsün, bu gidişle daha kötü günler bizi bekliyor
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 07:03
Gayet açık ve anlaşılır bir yazı.Eline eline gönlune sağlık
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 05:45
Satışımız artıyor ama refahımız değil, işte asıl mesele bu. Bizim eve 3 maaş giriyor ama annem geçen gün domates almamış, sordum 'çok pahalıydı' dedi. Eve tek maaş girdiği yıllarda salatamız eksik olmazdı. Ya maaşlar kuş oldu, ya bereket kuş oldu uçtu gitti. Yanlış olan bir şeyler var ama...
KARAR OKURUarkadas 05 Ocak 2018 08:59
20
nerde yaşıyorsunuz arkadası muhalefet yapta seviyeli yap ayıp biraz inandırıcı ol
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 19:27
0
@08:59: Muhalefet olarak okuduğunu anlamayan ya da anlamak istemeyen sizlerin varlığı yeter. Dikkat ederseniz benim derdim muhalefet değildi, durum tesbitiydi, 'bereket kuş oldu' derken özeleştiri yapıyordum.
Salih 05 Ocak 2018 04:10
Ülke tek elden yönetiliyor. Ama doğru yönetildiğini söylemek mümkün değil. Tamam köprü yol hastane tünel yapıldı. Bu ülkede şehirler arası yolculuğun büyük bir kısmı ozel araclarla otobüslerle yapılıyor yani yüksek maliyetli. Sağlık sektörü çok büyüyen bir sektör olmasına rağmen ( milli gelirden aldığı pay yüksek ) lakin yerlilik oranı çok düşük. Ülkemizde disa bagimli sektör varmı. Enerji, hayvancılık, tarım, sanayi, tekstil, sağlık, bilişim nerdeyse tamamı dışa bağımlı. Ayrıca cari acigimizla beraber ödediğimiz 70 milyar $ yani
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 02:26
Hıyarla nasıl kalkınamıyor muşuz Sn. Kahveci hocam; bakın, kalkınırız, açıklayayım: tabi siz Sivas'lı olmadığınız için bilmiyor olabilirsiniz. Bu Susehri hıyarı var ya, Acemli ile iddiaya giren Hemşo şöyle demiş: bak bu hıyarı bi sularım, bi sularım, alır başını, Tebriz'de çıkar, sana batar haa!.. Gördüğümüz gibi palavra sıkmakta Acem'i geçtiğimizin delili, eh biraz daha 'atarsak' ihracatı da hıyarla arttırabiliriz. Ben; büyük düşünüyorum, bu yolda ıslanmayı da göze aldım, ABD embargosunu da az masrafla izale edebilirim, ümitliyim yani..
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 01:46
200 tane unuverteden ilim bilim adamdegil de yalnız memur olmak için adam yetişirse sanayi elbette geriler acilen bu unverstelere el atılmali adamı olan değil adam olanı ulkeiçin çalışanları bulmak lazım ilim buluş yenilik geliştirmeyen ler gözden gecirmeli sorgulamali
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 01:39
Hükümet bu satışları gerçekleştirmek zorundaydı.Çünkü kamu harcamaları ve Suriyelilere harcanan milyarlaca dolar başka nasıl karşılanır ki?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN