Back To Top
Aptallar için hukuk devleti

Aptallar için hukuk devleti

- A +

İngilizcede dummy kelimesi -af buyurun- aptal, mankafa, salak, enayi gibi anlamlara gelir. Dolayısıyla “for dummies” ifadesi aptallar için, salaklara göre diye Türkçeye çevrilebilir. Ama aslında Amerika’da ve Avrupa’da popüler referans kitaplarının “for dummies” başlığıyla yayınlanması bazı temel konuların uzman olmayan amatör okurlara hitaben anlatıldığını, yani bu kitapların “aptalların bile anlayabileceği kadar basit içerikte olduğunu” ifade etmek için. Biraz da ironi tabii… Ne var ki bu tür serilerden Türkçeye çevrilen kitaplar bizde “amatörler için” veya “yeni başlayanlar için” gibi başlıklarla yayınlanıyor senelerdir. Çünkü adı üstünde aptallar için yazılmış bir kitabı okumayı kendisine yakıştırmaz bizim millet!

Geçenlerde KARAR’ın Görüşler sayfasında çıkan “Yeni Başlayanlar İçin Hukuk Devleti” başlıklı yazı da ele aldığı konunun “abc”sini bir çırpıda özetlemesi bakımından dikkat çekiciydi. Ama böyle bir yazının bile “şerh”ini yapmakta fayda olabilir.

Prof. İskender Öksüz bu yazıda “algoritma” kavramından hareketle hukuk düzeninin veya kuralların egemenliğinin kurumların ve toplumların ayakta kalabilmeleri için neden zorunlu olduğunu süzme ahmakların bile rahatlıkla anlayabileceği basitlikte izah ediyor. Ama tabii yazı ahmaklar için değil, aklı başında insanlar için kaleme alınmış. Okumamış olanlara bulup okumalarını öneririm.

Okuyanlar teslim edecektir ki Öksüz Hoca’nın “algoritmayla çalışan devlet” kavramlaştırması siyasi ve sosyal problemlerin teşhisi ve bunlara çare bulunması yolunda kullanılabilecek çok pratik bir anahtar…

***

Aslına bakılırsa, eskilerin “Cümlenin maksûdı bir ammâ rivayet muhtelif” dedikleri gibi, konu hakkında kafa yoran kişilerin ulaştıkları çözümler ve açıklama modelleri üç aşağı beş yukarı hep aynı olsa da farklı kalemler aynı hakikati farklı adlandırmalarla ve farklı bakış açılarıyla göstermeye çalışıyorlar bize.

Sözgelimi Daron Acemoğlu’nun kapsayıcı toplum-dışlayıcı toplum kavramlaştırması da aynı hakikati dile getiriyor. Bu sütunlarda adını sıkça andığım Acemoğlu milletlerin “başarılı” olup olmamasını -coğrafyanın ve kültürün belirleyiciliğinden ziyade- toplumların “kapsayıcı” kurumsal yapılar oluşturabilme kabiliyetine sahip olup olmamasına bağlıyor. Tabii en başta hukuk -veya yargı- kurumunun kapsayıcı olması gerekiyor… Yani ülkedeki yasaların ve kuralların herkes için eşit derecede bağlayıcılık taşıması…

Öksüz Hoca’nın yazısında alıntıladığı -Kutadgu Bilig’de adalet kavramını temsil eden karakter olan- Gün Togtı’nın sözü bu hukuk prensibini ifade ediyor: “İster oğlum olsun ister gelip geçen misafir. Vereceğim kararda kimse farklılık bulamaz.”

Haddizatında “Suç işleyen kişi kızım Fatıma da olsa cezasını vermekten geri duramam” hadisi de aynı perspektifi ifade ediyor. Kütüb-i Sitte’nin her birinin müştereken yer verdiği rivayete göre, Asr-ı Saadette Mahzumoğulları kabilesine mensup Fatıma isimli soylu bir kadın hırsızlık yaparken yakalanınca kadının kabilesinden birilerinin ricası üzerine bazı “hatırlı kişiler” Peygamberimize gelip suçlunun affedilmesini isterler. Peygamberimizin bunlara cevabı şu olur: “Sizden önceki insanları helak eden şey, içlerinden soylu birisi hırsızlık ettiği zaman onu cezasız bırakmaları, içlerinden fakir ve zayıf biri hırsızlık edince ise onun hakkında ceza uygulamaları idi.”

Bunu söyledikten sonra bütün Müslümanların bildiği o meşhur sözü ilave eder: “Vallahî, hırsızlığı yapan Mahzum kabilesinden Fatıma değil, kızım Fatıma bile olsa, ayrım yapmaz ve cezasını verirdim!”

Bugün kendilerini “Ümmet-i Muhammed” diye tanımlayan toplulukların herhalde çok azının riayet ettiği bu temel hukuk prensibi bir toplumu ayakta tutmanın vazgeçilmez gereğidir. Onun için “adalet mülkün (ülkenin, devletin) temelidir” denilmiş zaten. Ama dillerden düşmeyen bu ilkenin uygulamada karşılığı yoksa söz konusu toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri de zor olacaktır. Elbette Afganistan, Suriye, Bangladeş gibi var olmakla Norveç veya Kanada gibi var olmak arasında da fark olduğunu unutmamak lazım.

***

Şu da var ki eşitlik ve adaleti sağlamak için hırsızlık, cinayet gibi suçların cezalandırılmasında hiç kimseye imtiyaz tanınmaması gerektiğine dair ifadeler tabiri caizse “for dummies ifadeler”dir. Yani meselenin temelini ortaya koymak, konunun özünü herkesin anlayabileceği basitlikte dile getirmektir amaç. Ancak adalet mülkün temeli olduğuna göre toplumsal hayatın her alanında adaletin ve eşitliğin sağlanması lazım. Kanun hakimiyetinin veya hukuk devletinin olduğu yerde devlet memuriyetine adam alırken de, üniversite sınavı yaparken de, ihale açarken de, kamu bankasından kredi verirken de adalet gözetilir.

Peki, “toplumun geri kalanı bizden değil” diyerek bunu yapmaktan içtinap ederseniz ne olur? Hiçbir şey olmaz. Sadece Norveç veya Kanada olmak varken Afganistan veya Bangladeş olursunuz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 23:09
Tam gaz Venezuela yolundayiz...
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 20:02
vay be son demde kelimeyi şahadet bu olsa gerek
MUHAMMET APAYDIN 05 Eylül 2017 19:56
"Din" gibi "maneviyat" gibi "adalet" de -birer kutsal olarak- suistimal edildi, partilerin adı bile oldu, "saf" milletim aldatıldı; ama icraat, maalesef tam tersi olmaya başladı. Neyi hak etmişsek onu yaşamıyor muyuz şimdi? Çok gecikmiş bir teşhis, inşallah uyanmamıza vesile olur.
KARAR OKURU 06 Eylül 2017 16:38
0
Evet AKP, Fetö terör örgütü ne hak etmişse onu verecek... Kimsenin şüphesi olmasın.. Hainlik yapan cezasını çekecek...
Emekli bir vatandaş 05 Eylül 2017 19:07
İnşaallah ders alanlardan olur kapsayıcı bir anlayışla yargıyı bağımsız kılan anlayışta idarecilere sahip oluruz.
Abuzer 05 Eylül 2017 16:10
"GEÇTİ BOR'UN PAZARI SÜR EŞEĞİN NİĞDE'YE ." (Atasözü) VE " ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇTİ ! ". (Deyimlerimizden ) "Acemoğlu milletlerin “başarılı” olup olmamasını -coğrafyanın ve kültürün belirleyiciliğinden ziyade- toplumların “kapsayıcı” kurumsal yapılar oluşturabilme kabiliyetine sahip olup olmamasına " bağlayan tezi, yarı doğru ve eksik,sayın KİRAS..!.. Kültür nedir..Zihniyet ve bakış açılarımız ile oluşturduğumuz düşünüş tarzı ve buna göre davranış,tutum değil mi?? Yani hem bizi üreten hem de bizim ürettiklerimiz maddi manevi valıklarımız. Mesala bir Avrupalı neden kurumsallaşmanın gereğini inandı ? Yaşadıkaları tecrübeler krallık, feodalite, aritokrasi,monarşi ve diktatörlüğün belli dar kesim için yararlı iken, çoğunluğun aleyhine ve zararına olan sosyoekonomik,siyasi düzen olduğunu anladı ve düşünüş,yaşam ve bakış açısını oluşturan kültürü değişmesi gerektiğine kanaat getirdi.. Yani Doran Acemoğlu'nun coğrafya ile ilgili yargısı doğru ama kültüre dair görüşü
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 14:58
Norveç veya Kanada olmak ile Afganistan veya Bangladeş olmanın hususi sebepleri çok farklı değil... Siyasete yeni başlayanlar bile bu gerçeği anlayabilir...
son karar 05 Eylül 2017 14:32
Atı alan Üsküdar'ı geçti!Adalet mülkün temelidir!Ainesi iştir kişinin...Klavuzu karga olanının...Eden bulur!Kim neye layıksa Allah ona onu verir!İlim cehli giderir ama insanlık öğretmez!Mazlumun ahı zalimde kalmaz!
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 14:28
ADALETSİZLİK ÜZERİNE KURULMUŞ OLAN BİR MÜLKÜ, HANGİ ADALETLE DEVAM ETTİRECEKSİNİZ. ADALETSİZ MÜLKÜN ADALETİ, NEV-İ ŞAHSINA MÜNHASIR OLUR..
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 14:09
ne olur adaletle ilgili,hukukla ilgili yazılara, uyarılara daha çok yer şans verin. ekmek gibi su gibi memleketin ihtiyacı var.
KARAR OKURU 06 Eylül 2017 16:42
0
Kılıcının iki tarafı kestiği zamanlar, Fetö terör örgütüne de diyorlardı: Adalet bir gün size de lazım olacak... Çok şükür o gün geldi çattı... Adalet Fetö'ye de lazım oldu... Kimse merak etmesin, artık hainler de adalete boyun eğecek...
mesela dedik, 05 Eylül 2017 12:48
iyi yazı bu sayın kiras,ciddi ciddi okurken ve hali ahvalimize sitem ederken, birden Norveç ve kanada örneği ile karşılaştım,gülmekten yaş geldi gözümden... ilahi yani sayın kiras,beni güldürdün,sende gül hayatta e mi...
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 10:01
harika bir yazı . tebrikler tam isabet
selim 05 Eylül 2017 09:53
bayram geçtikten sonra kına ne işimize yarar , bu manada yazıları zamanında yazacaktınız ki kıymeti olsun
Abdullah hasan 05 Eylül 2017 12:33
0
Selim bey yazarlarimizda kanada adaleti isterler fakat hak etmek için ısrar etmezler, suyu sabuna dokunmamak gerekiyor ki Afganistan'ın üstün adaletine uğramamasi gerekiyor, bakınız bu tür yazılar arttı bugünlerde,
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 19:50
1
Bu iki fetöcü "okur" kendi akıllarınca operasyon yapıyor. Biz yazarı tanıyoruz, yıllardır izliyoruz yazdıklarını. hep bunları yazıyor. Sizin iktidarda olduğunuz günlerde de yazıyordu
Takipci 05 Eylül 2017 08:36
Sayin yazar, yaziniz icin tesekkur ediyorum. Su anda gidisimiz, tam gaz, Afganistan...
Avni 05 Eylül 2017 06:43
" Acemoğlu milletlerin “başarılı” olup olmamasını -coğrafyanın ve kültürün belirleyiciliğinden ziyade- toplumların “kapsayıcı” kurumsal yapılar oluşturabilme kabiliyetine sahip olup olmamasına bağlıyor.." diyorsunuz.. Sayın Kiras! Devletlerin ve toplumların felaketinin sebebi bu kültür ,kural, kurumsallaşmasını yapamayışındandır. Müslümanlar arası kavgaların sebebini biz hala mezhep veya yönetim biçimi bağlamında tartışıyoruz .Oysa sebep bunun olmayışı..Tamam o zamanki toplumda hutbeye çıkmış lideri sorgulayan halk var.bunu kabul edip yadırgamayan halkın emiri de var. Kapsayıcılık yöneten ve yönetilen için haklar ve hukukun işlevselliği hakkında ufacık kaygısı olmamasıdır. HUKUK herşey ve kişinin üstündedir . MUHALEFET..Denetleyen,dengeleyen,yönlendiren ,öneren bir kurum değil mi. Işte bu kurum ve kültür önce mahkum edildi sonra yok..Peki itiraz ve talep karşılanmaz ise olur.. İsyana dönüşür.Isyanın dinamiği, dinamizmi, motivasyonu içinde ihtiyaç duyduğumuz dini, ideolojik, argümanlar bulmak zorunlu hale geliyor..Yani kavgalarımızın sebebi siyasi ve itikadi ayrılıklarımız değil bunlar gerçek nedeni kamufle eden icad edilmiş aparatlar.. Bugün biz Norveç ,İsveç değil Libya,Irak olmayı tercih ettik.. "Biz bir ülkeyi helak etmek istediğimizde,o ülkenin başına iyilik yapmak için getirdiğimiz insanlar orada kötülük yaparlar.(.İsrâ 16..) İnsan çok acalecidir.Hayrı ister gibi şerri ister.(İsrâ 11)
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN