Back To Top
Bu tartışmayı neden bitirmiyoruz

Bu tartışmayı neden bitirmiyoruz

- A +

15 Temmuz gecesi canı pahasına darbeye direnen kahramanların “yargılanmasından” kim söz edebilir? 15 Temmuz kahramanlarının “yargılanmasını istemeyi” bırakın, böyle bir sözü telaffuz eden kişiyi bu millet, tükürüğüyle boğar.

Yine de darbe gecesi tankların önüne atlayıp milletin iradesine sahip çıkmış yürekli kardeşlerimize yasal güvence sağlayan KHK’nin iyi niyetle hazırlandığından şüphe yok. Hükümet yetkililerinin “düzenleme 15-16 Temmuz’la sınırlı” şeklindeki açıklamaları da bana sorarsanız yeterli kabul edilebilir. Her ne kadar ilk başta birbiriyle çelişen birtakım beyanlar dile getirilmiş olsa da... her ne kadar yasaların kapsamını siyasi iktidarın açıklaması hukuki bağlayıcılık taşımasa da… neticede “15-16 Temmuz kriteri”nin ortaya konulması hedefe dair bir sarahat getiriyor diyebiliriz. Ama bana yeterli görünen herkese yeterli görünmeyebilir. Hukuki bağlayıcılık faslı bir yana, sözkonusu açıklamalara rağmen kuşkuları giderilemeyen toplum kesimlerinin hassasiyetini siyaset yok sayamaz. Bunu yaptığınızda kuşkuları daha da büyütürsünüz, toplumsal barışa katkı sağlamazsınız, hatta FETÖ’ye propaganda malzemesi verirsiniz. Bütün bu risklerine mukabil böyle bir yaklaşımdan hiçbir kazancınız da olmaz.

Üstelik, bazı hükümet yetkililerinin ilk başta itirazları olgunlukla karşılayıp “gerekirse metin yeniden yazılır” şeklindeki açıklamalarına rağmen bilahare, özellikle de MHP lideri Bahçeli’nin gereksiz sertlikteki sözlerinin ardından, “buna karşı çıkan FETÖ’cüdür” savunmasının benimsenmiş görünmesi toplum kesimlerinin güvenini sağlamaktan uzak bir resim oluşturuyor.

Yapılacak iş “düzenleme 15-16 Temmuz’la sınırlı” açıklamalarına uygun biçimde söz konusu metinde basit bir değişiklik yapıp tartışmayı bitirmekten ibaretken niçin bu yapılmıyor?

Son olarak bu konuda Başbakan Binali Yıldırım’ın “KHK metninde hiçbir şey değişmeyecek” diyerek kestirip atan beyanı kendi cenahında “biz muhalefet istedi diye geri adım atacak adamlar değiliz” raconu olarak anlaşılabilir. Bundan puan da kazanabilir belki. Ama, yukarıda da dediğim gibi, bu tutumu kendi kuşkularını güçlendiren emareler olarak algılayacak kesimler var bu ülkede. Onların hassasiyetini de gözetmek durumunda ülkeyi yönetme sorumluluğunun sahipleri.

***

Aynı değil ama benzer bir problem de yine FETÖ’cülere karşı bu milletin sönmeyen ve hiç sönmeyecek öfkesini soğutma amacıyla hazırlandığı anlaşılan “tek tip kıyafet” uygulamasıyla ilgili. Birkaç ay önce üstünde “hero” (kahraman) yazan tişörtle mahkeme salonuna kadar gelebilen bir FETÖ sanığının cüret ve pişkinliğinin toplumda uyandırdığı haklı infial üzerine düşünülen bu düzenleme öfkemizi bir derece de olsa soğutabilir tabii. Fakat şöyle bir problem var: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da “at izinin it izinden ayrılması gerektiğine” ilişkin demecinde dile getirdiği gibi, ne yazık ki bazı masum insanlar da çetenin kumpasları yüzünden veya başka sebeplerle ve yanlışlıkla FETÖ yargılamalarına dahil edilmiş durumda.

Geçtiğimiz haftalarda KARAR’ın manşet yaparak gündeme taşıdığı “Bylock kumpası” örneği ortada. Dün açıklanan rakamlara göre MİT’in başarıyla yürüttüğü çalışma neticesinde 11 bin küsur kullanıcı FETÖ’cülerin listesinden ayıklandı. Eğer bu ayıklama tek tip kıyafet düzenlemesinden sonra tamamlanacak olsaydı zaten haksız yere bunca zamandır hapis yatan bu sanıklara bir de badem kurusu üniforma giydirilecekti.

***

Böylesi bir “peşin cezalandırma”nın yanlışlığı bu işin bir tarafı. Diğer tarafta ise yine her zaman olduğu gibi FETÖ’nün ekmeğine kendi elimizle yağ sürüyor olduğumuz gerçeği var. Sosyal medyadaki tartışmaları izleyenler fark etmiştir, Fetullahçılar olup bitenleri adeta ağızları kulaklarında izliyorlar. Çünkü onlara bizim aleyhimize kullanabilecekleri araçları kendi ellerimizle üretip veriyoruz. Dünyadaki mevcut atmosfer zaten Türkiye’nin tezlerini savunabilmeye fazla elverişli değil.

Ne var ki eğer içeride bu çeteye karşı yürütülen mücadele dışarıda çoğunlukla bizim gördüğümüz gibi görünmüyorsa bunda muhataplarımızın iyi niyet eksikleri kadar bizim de bazı eksiklerimizin ve hatalarımızın rol oynadığını düşünmek durumundayız.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
cuma özusan 31 Aralık 2017 20:48
Sayın İ. Kiras, yaklaşık 6 aydır gazetenizi alıp okuyorum. inanın ki yalan, çarpıtma ve tek taraflı haber ve yorumlardan dolayı artık gazete okumayacağım demiştim. gazetenizi görünce hoşuma gitti almaya başladım. ama görüyorum ki yazarlarınız arasında ayırımcılık yapıyorsunuz. bazılarını sürekli ön sayfada vitrinde tanıtırken, bazılarını hiç koymuyorsunuz. onlar da sizin yazarınız değil mi. elbette dilediğiniz gibi hareket edersiniz ama bir okuyucu olarak bunun şık bir davranış olmadığına inanıyorum. SELAMLAR.
Ali yolcu 28 Aralık 2017 18:18
Guantomayı örnek vermek talihsizlik Ak parti demokrasi hikayesine yazık olacak
Ayşe Kaya 28 Aralık 2017 17:57
Son paragraf güzel bir ozettti ibrahim bey. Alkisliyorum.
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 15:08
Anlasilan hukuken sakat metnin degismemesinden ven tartismanin bitmemesinden iktidar gelecege yonelik fayda umuyor...
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 10:15
Fetöcü olmayan bazı muhalif arkadaşların dikkatine. Fetöcüler bütün muhalif sesi kendilerine mal etmekte mahirdirler. Sizler de böyle bir bela ile karşı karşıyasınız. Bu görüntüyü vermemek için özen göstermelisiniz. Bu mevzu için söyleyeyim. Fetö, elinden gelse arbeyi engelleyn halkı cezalandırmak ister. İtirazları ondandır.
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 11:56
1
yani demek istiyorsunuz ki fazla konuşmayın yoksa fetöcü olmakla suçlanırsınız. doğru mu anladım?
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 15:55
8
11:56, Öyle demiyorum, tekrar anlatayım. Fetö, sadece AKP için değil senin için de büyük beladır. "AKP Fetö ile kolkolaydı diyerek bu beladan kurtulamazsın. Fetönün en ağır biçimde cezalandırılmasını en az AKP kadar istemek zorundasın.
Karar Okuru 28 Aralık 2017 09:24
Cumhurbaskanligi secimlerinde benim oyum Abdullah Gul'e gider. Turkiyenin makul bir idareye ihtiyaci var. Gere gere nereye kadar? Bir yerden kopmayacak mi?
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 11:01
17
Siz şimdiye kadar anlamadınız dış güçler yumuşakluğı sever onların ekmeğine yağ sürmeyin onlar malzeme vermeyin başınızı diktutun
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 13:43
14
gerilme arkadaş..inceldiği yerden kopsun. birlik beraberlik elbette önemli yalnız... gezide memleketi yakıp yıkan hainlerle ben nasıl birlikte olurum? hendeklerle vatanı bölmek isteyen hainlerle nasıl bir arfaya gelirim? darbe gecesi hayasız akına gövdesini siper edenlerle omuz omuza iken market kuyruğuna nasıl girebilirim? buna tiyatro diyen alçakların safında durabilir miyim?
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 05:58
Makksadi adaleti saglamak olanin böyle propaganda ile isi olmaz. Davayi düzlüge cikardinda kiyafeti kaldi.
cevat karakalem 28 Aralık 2017 04:41
"Teoride" kanun her zaman uygulanmali ve hicbir muafiyet olmamali ama 15 Temmuz gercekten cok ozel bir durumda. Bu yuzden icerige kimsenin tirazi yok. Zaten o hengamede kim tam ne yapti anlamak imkansiz. Benzer muafiyet muvazzaf olmayan askerlere (er, erbas) ve askeri ogrencilere de getirilmeli bence. Bu iki grubun da aldiklari emirleri uygulamama kimi bir seceneginin pratikte olmayacagini askerlik yapmis herkes bilir. Hukumetne yazik ki bu olayi genelde "gerginlik azaltici" bir firsat olarak kullanmak varken heba ediyor. Tek tip kiyafet uygulamasi ise yanlis ve imaj bozucu.
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 02:29
Sorunuza cevabı Sn. Mahçupyan vermiş: ''İktidar bu maddeyi işleteceği bir gelecek tasavvur etmektedir.''
KARAR OKURU 30 Aralık 2017 00:21
2
Bu maddenin işlemeyeceği bir gelecek: Darbe olsun, millet müdahale yapmasın.... Mahcupyan bunu istiyorsa avucunu yalar...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN