Back To Top
‘İran’ın binlerce yıllık devlet geleneği’

‘İran’ın binlerce yıllık devlet geleneği’

 - Son Güncelleme: 02.01.2018 Salı 00:23
- A +

Dikkatinizi çekmiştir muhakkak, İran’da geçtiğimiz hafta başlayan -veya başladığı duyulan- sokak olayları yoğunluğunu her geçen gün arttırırken Cumhurbaşkanı Ruhani olayların dördüncü veya beşinci günü çıkıp ilginç bir açıklama yaptı: “Anayasaya göre halkın eleştiri ve protesto yapma hakkı vardır. Hükümet yasal eleştirilere ve protestolara alan sağlamalı.”

Gerçi yapılan eylemler hükümetçe yasadışı kabul ediliyor ve protesto gösterilerine katılanlardan şiddet esirgenmiyor ama yine de cumhurbaşkanının sözlerindeki rahatlık veya özgüven ilgi çekici. Bunu yalnızca dış dünyaya yönelik bir şov gibi de görmemek lazım. Birilerinin aklına Arap Baharı’nı, birilerinin aklına aynı ülkenin 40 sene önce yaşadıklarını getiren sokak eylemleri İran devlet kademesinde beklenen ölçüde paniğe yol açmış görünmüyor. Neredeyse her zamanki “Amerika düğmeye bastı” açıklamalarında ve sokağa yönelik tehditlerde bile panikten ziyade sükûnet var. Bu gerçekten ilginç.

Özellikle dışarıdan bakıp bu ülkede olup bitenlere ilişkin yorum yapanlar arasında 1978-1979’daki sokak hareketlerinin rövanşıyla karşılaştıklarını zanneden -veya ümit eden- bunca “İran uzmanı” varken…

Muhtemelen İran’ı yönetenler karşılarındaki sorunu henüz akut niteliği kazanmamış kronik bir sorun olarak görüyorlar. Çünkü sokaktaki insanların ortak bir hedefi, ortak bir talebi yok. Birbirleriyle ilgileri de yok. Dolayısıyla liderlikten mahrum durumdalar. (Bütün bu “yok”ların anlamı: ne kadar yaygın ve geniş ölçekte de olsa organize olmayan bir halk hareketinin organize devlet gücü karşısında başarıya ulaşma ihtimalinin olmayışı.)

1979’da durum öyle değildi. Sol ve liberal müttefikleri olsa da sokağın sahibi molla sınıfıydı ve İran’daki Şii molla sınıfı kendiliğinden bir hiyerarşiye sahip olduğu için zaten liderlik sorunu da söz konusu değildi.

Ama İran Cumhurbaşkanının rahatlığının tek sebebi bu değil herhalde. Ruhani siyasi çizgi olarak ülkede toplumun daha serbest, devletin daha az otoriter olmasını isteyen zümrenin temsilcisi. Toplumu baskı altında tutarak rejimi korumaya çalışmanın yanlış olduğunu, rejimin yeni ihtiyaçlar ve yeni taleplere uygun şekilde yenilenerek korunabileceğini savunuyorlar. Dolayısıyla sokaktaki olaylar “liberal” diye tanımlanan bu kesimin haklılığını gösterdiği için Ruhani ve arkadaşlarından ziyade “muhafazakâr” denilen kesimi kaygılandırıyor olmalı. Çünkü toplumun birtakım taleplerinin yerine getirilmesinin rejimin kaybı olarak görülmesi bir yana, liberal kanadın haklılığının ispatlanması ayrı bir mutsuzluk kaynağı bu kesim için.

***

Bu noktada şunu da hatırlatmak lazım: İran’ın mevcut siyasi sisteminde yönetimin liberal veya muhafazakâr kanatlarının etki gücü çok sınırlı aslında. Ülkede bütün ipler “dini lider”in elinde. Dini lider bazen bu kanatlardan birine yol veriyor, bazen öbürüne. Toplumdaki talepler, ihtiyaçlar, dalgalanmalar doğrultusunda ve tabii “seçim sandığı” aracılığıyla gerçekleşiyor bu nöbet değişimleri ama sandığın evrensel standartlarda adil ve güvenli olup olmadığı da büyük bir tartışma konusu İran’da. (Anlaşıldığına göre, bazı Asya ve Afrika diktatörlüklerinde olduğu kadar göstermelik değil sandık bu ülkede ama Avrupa demokrasilerindeki kadar şeffaf ve adil sayılması da mümkün değil.)

Haddizatında sağcılar da kazansa solcular da kazansa sonuçta “majestelerinin hükümeti” yönetiyor ülkeyi. Zaten oradaki cumhurbaşkanı yetkileri itibarıyla yarı başkanlık rejimlerindeki başbakan gibidir. Asıl güç dini liderde.

***

Sokak eylemlerinin gitgide yayılmasına rağmen İran’ı yöneten zümrenin rahatlığının bir sebebi de yukarıda sözünü ettiğimiz siyasi yapı. Yani merkezinde veya başında dini liderin oturduğu devlet mekanizması.

Bu mekanizmada dikkat çeken ilk nokta, görünüşte molla sınıfına dayanmasına ve demokrasinin daha ziyade şekil şartlarına uygun işlemesine rağmen İran’ın mevcut siyasi yapısının oligarşik bir mahiyette olmayışı. İkincisi, devlet kurumlarının varlığını ve bağımsız işleyişini iyi kötü sürdürüyor olması. (Tıpkı -yine demokrasinin ancak şekil şartlarına sahip olan- Rusya’da olduğu gibi…)

İkide bir kullandığımız “İran’ın binlerce yıllık devlet geleneği” klişesinin anlamı galiba bu noktada aydınlık kazanıyor. İran’da 1979’da gerçekleşen “İslam Devrimi” ülkenin siyasi rejimiyle birlikte neredeyse her şeyini değiştirdi. Ama devlet sisteminde kurumsal yapılar değişmedi. Daha doğrusu yeni hedefler, yeni araçlar ve bir ölçüde de yeni kadrolarla işlevini yerine getiriyor bunlar.

Söz gelimi 1979 Devrimi’nin ihdas ettiği dini liderlik kurumu aslında devlet hayatındaki “Şah figürü”nün yenilenmesinden ibaret. “Şah” figürü İran siyaset kültürünün vaz geçilmez esaslarından biri ve toplumda sınıfların, devlette kurumların birbirleriyle ahenk içinde varlıklarını ve işlevlerini sürdürmelerini sağlayan temel otorite. Şimdi adı değişti ama işlevi aynı. Devlet kurumları da toplumsal kurumlar da üç aşağı beş yukarı aynı anlayışla yenilendi.

Demek istediğim, kurumların işlediği ülkelerde sokaktan duyulan korku kurumların işlemediği ülkelerde duyulan kadar olmaz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Muharrem KILIÇ 03 Ocak 2018 12:45
Sayın yazarın, "İran'daki güçlü devlet geleneğinin" varlığına ve bunun önemine yaptığı vurguya katılıyorum. Buna sanırım, İran halkının kitlesel eylem ve direniş geleneğinin de güçlü olduğunu eklemek uygundur. İran halkı kendisini yönetenlere itiraz etmesini tarih boyunca gerçekleştirmiş bir halktır. Bunda geçmişte çok önemli işler başarmış bir kadim devlet olmanın payı büyük olsa gerektir. Umuyorum ve diliyorum ki, yaşanan olaylar, son dönemde İran'a ve bölgeye istikrarsızlık getirmek ve bölge halklarını kendisine ram etmek isteyen güçl
Ali Adıyaman 02 Ocak 2018 22:58
İran’ın devlet geleneği dediğiniz pars (Persia) milliyetçiliğidir tıpkı Türkiye’de olan Türk milliyetçiliği gibi. Ne İran’da nede diğer islam ülkelerine islam hiç bir zaman uğramadı.... yolsuzluk rüşvet ve baskının olduğu yerde islamın işi olamaz tıpkı Türkiye’deki Türklerin hem ırkçılık yapıp Kürt düşmanlığı yaparak kendilerini müslüman sanmaları gibi bir şey.
Selman farisi 02 Ocak 2018 20:21
Fetö vardır ama ,Abdurrahman Dilipak henüz yazmadı ,bekliyoruz iranda darbe yapabilirler. Buna dikkat etmeliyiz.
Nuri 02 Ocak 2018 20:07
iran uzmanı vardı sabah cnntürkte çok heyecanlıydı bir an slogan atacak zannettim
Yazarın İran demokrasisi için açtığı parantezde örnek olarak Rusya yazdığına bakmayın. Anlayın gari :))
d 02 Ocak 2018 18:42
İran pers milliyetçiliğini dindarlığın önünde tuttuğu için içerdeki arap ve kürtler kullanılıyor.Suriye de katlettikleri masumlar müslüman değil miydi.Birde BOP a karşı gelenler içe kapanacak şeylerle meşgul ediliyor.
Mehmet 02 Ocak 2018 17:37
İbrahim bey 2009 seçimleri dışında hangi seçimler şaibeliymiş ? Ne kadar rahat laf atılıyor İran söz konusu olunca. Hameney'in adamı Reisi idi ve o da Ruhani'ye kaybetti. Hamaney neden hile yapmadı ? Nedense bir tek bazı güç odaklarının işine gelmeyen sonuçlarda hile-hurda konuşuluyor..
Abdullah hasan 02 Ocak 2018 17:23
Son cümle herşeyin özeti.
mehmed 02 Ocak 2018 15:35
Mısırın da 5000 yıllık geleneği var. Sonuç ortada. Kendisini besleyemeyen bir ülke. İslam terakkiye engeldir. Ülke değişir diller değişir ama sonuç değişmez. Kendinizi kurtarmaya bakın.
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 17:14
7
Kuş beyinli memed: "İslam imiş devlete pâ-bend-i terakki /Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı" (Devletin yükselmesine engel olan İslamiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı) "Milliyyeti nisyan ederek her işimizde / Efkâr-ı Firenge tebaiyyet yeni çıktı" (Her işimizde millî benliğimizi unutarak, Batı düşüncesine körü körüne bağlılık yeni çıktı)
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 15:22
Tipik bir Ortadoğu devleti İran...İran dışına çıkınca İranlılar kadar dinden uzak toplum yoktur muhtemelen.Buda dini baskıdan ve buna reaksiyondan kaynaklanıyor.Petrol gelirleriyle rejimi yürütüyorlar ama çok uzun süre devam etmesi çok zor.Binlerce yıllık devlet geleneği falan; hikaye bunlar.Cin şişeden çıktı bir kere...
mehmet durmuş 02 Ocak 2018 15:13
iran bize hiç dost olmadıki hep müslümanlara saldırırlar iran tarihinde 47 savaşları var hepsi müslüman devletler ile veya içerideki sunnilerle bu işler sırayla hocaları şah ismail
nuray 02 Ocak 2018 15:07
Trump Ocak ayında göreve geldiği zaman yaptığı açıklamada" 1 yıl sonra Iran da rejim değişecek,bunu biliyorum "demişti.Müneccim midir nedir?
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 17:07
0
Müneccim olmaya gerek yok, vatandaş devletinden memnun değilse o ülkeyi istediğin gibi parmağında oynatırsın. Vatandaş devletten memnunsa ne yapsan kar etmez.
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 19:01
1
Bence nuray hoşaf yapmayı da bilmiyor :))
d 02 Ocak 2018 14:36
Adalet,liyakat olmazsa devletler ayakta durmaz.Baskı,kaymak tabaka,işsizlik vs varsa insan yaşamaz.Birileri zengin birileri ekmek bulamazsa yani kaynakların adaletsiz dağılımı varsa insanlar bölünür.Hele de zorla birşeyler yapılıyorsa insanlar münafık olur.İranlı kadınlar türkiyeye girdiğinde batılı,iranda yarı kapalı nereye kadar.
Kürşad 02 Ocak 2018 14:04
79 dan beri Iran Fransa güdümünde dir sen ne dersen de aç bak arşivlere hep araları iyi olmuştur zaten rejimi de Fransa ihraç etmiştir oraya humeyni Fransa yi arkasına alarak devrimi yapmıştır.
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 15:10
0
Humeyni bir süre Bursa'da da yaşadı...
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 13:36
Iranlilar Islam devriminden sonar ne degisti sorusuna soyle cevap veriyorlar: "devrimden once evde ibadet eder disarida eglenirdik, devrimden sonra disarida ibadet ediyor evde egleniyoruz".
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 11:36
Müslümanlar gerçekleri konuşmaktan korkmamalı özellikle medya insanlar refah ve özgürlük istiyor
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 11:31
21. yyda din devleti mi olur?
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 14:43
3
Şah'ı istiyorlar. 21. YY Şahlık daha çok yakışır.
ORHAN 02 Ocak 2018 15:22
2
İSRAİL VAR İŞTE.
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 17:14
0
Yunanistan da güya din devleti, ama başbakanı ateist. Üstelik ateist olduğunu söyleyerek seçim kazandı. İsrail ve Yunanistan lafta din devleti. Bu yüzyılda din devleti olmaya kalkarsan ya yıkılırsın ya da İsrail ve Yunanistan gibi devletin dini lafta kalır. İranlılar da Şahı istiyoruz derken laik ve zengin devlet istiyoruz demek istiyorlar. Şah laikliğin ve zenginliğin simgesi. İran petrol zengini ama berbat yönetim yüzünden halk aç.
cevat karakalem 02 Ocak 2018 04:35
Ozellikle "Sah figurunun yenilenmesi" soylemi cok yerinde. Benzer durum Rusya'da "Car figurunun yenilenmesi" seklinde Putin ile (ve daha oncelere gidersek mesela Stalin ile) de var. Kisacasi ulkelerin kulturel kodlari kolay kolay degismiyor. Peki bunun bizdeki karsiligi ne? Zanneldildi gibi "mutlak hakim Padisah" anlayisi degil kesinlikle. Osmanli'nin her doneminde Saray haricinde belirleyici rol oynayan guc kaynaklari vardi. Ileri gelen ucbeyi aileleri, sadrazam aileleri, yeniceriler, tarikatlar ve ayanlar gibi. Iran'daki bu hareketlerden birsey cikacagini zannetmiyorum ama boyutu sasirtti.
KARAR OKURU 02 Ocak 2018 00:57
İran İslam Devrimi, 40 yıldır İran'da her şeyi yapacak güce sahipti ama İranlılara bir türlü Müslümanlığı sevdiremedi!..Bu bakımdan küresel emperyalizm İran için bundan daha iyi bir rejim bulamaz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN