Back To Top
Suriye’de kim neden kazandı, kim neden kaybetti

Suriye’de kim neden kazandı, kim neden kaybetti

 - Son Güncelleme: 12.01.2018 Cuma 00:38
- A +

Suriye’de oluşan bugünkü yapının Türkiye’nin çıkarlarına, en azından Türkiye’nin burada izlediği politikaların temsil ettiği beklentilere çok uygun olmadığı ortada. Açıkçası, onbinlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın yerinden yurdundan olduğu kanlı bir iç savaşın ardından Esad rejiminin dimdik ayakta kalmış olması bir yana, sınırımızın güneyinde yeni bir Kürt antitesinin ortaya çıkması Türk dış politikasının zaferi değil. Peki kimin zaferi? Herhalde öncelikle İran’ın, sonra Rusya ve ABD’nin.

Washington aslında iç savaşın başlangıcından itibaren İran-Rusya bloğunun karşısında ve görünüşte Suudi Arabistan, Katar, Türkiye bloğunun yanındaydı. Ama bu ikinci blok hem rejimin tasfiyesi yolunda bir türlü mesafe alamadığı hem de bileşenleri “ganimet paylaşımında anlaşamayarak” kısa süre içinde birbirlerine düştükleri için ABD burada kendi ajandasını devreye soktu ve aslında “Rusya doğumlu” bir hareket olan PYD’yi kullanarak son dönemde kendisi için burada bir zemin oluşturmaya yöneldi.

***

Gözden kaçırılmaması gerekir ki bu sürecin tabiri caizse katalizörü IŞİD oldu. Uluslararası irtibatlarını hâlâ çok fazla bilemediğimiz bu örgütün Suriye topraklarındaki varlığı Türkiye dışındaki hemen her aktör için hareket serbestliği sağladı. En başta PYD’nin en büyük meşruiyet kaynağı olan IŞİD aynı zamanda ABD’nin buradaki askeri varlığına da kapı açan gerekçeydi. Ama bu sonuca bakarak söz konusu karanlık örgütün küresel güçlerin kontrolünde olduğunu düşünmek gerekmiyor. Gerek IŞİD’in gerekse sonradan Nusra adıyla kodlanan El Kaide’nin en başından bu yana bazı bölge güçlerinin istihbarat servisleriyle ilişkileri “herkesin bildiği sır” durumunda.

Her ne kadar Suudi Arabistan ve Katar dolaylı yollardan birbirlerini adı geçen örgütlere yardım ve destek sağlamakla itham ediyor olsalar da mevcut tabloya bakıldığı zaman hangi örgütün hangi devletle ilişkili olabileceğini anlamak için diplomasi veya güvenlik uzmanı olmak gerekmiyor.

Elbette bu ilişkilerin emir-komuta zinciri içinde yürüdüğünü düşünerek basit komplo teorileri kurmak doğru değil. Uluslararası ilişkilerin doğası gereği bazen bir cephede birbirleriyle savaşan güçler bile başka bir zeminde aralarında kısmi veya lokal bir çıkar ortaklıkları olması durumunda kısmi veya lokal bir iş birliğine yönelmekten geri durmazlar. Ancak “uluslararası ilişkilerin doğası” dediğimiz olay diplomatik tecrübesi, yani devlet geleneği olan yerlerde karşımıza çıkan bir konu. Söz gelimi Körfez ülkelerinde bunun yansımasını görmek pek mümkün olmuyor.

Böylesi ülkelerde “düşmanımın düşmanı dostumdur” şeklindeki ilkel içgüdüsel yaklaşımlar gözleniyor daha çok. Bir de “komple başarı” aranıyor. Kısmi başarılar başarı sayılmıyor. Belki de siyaset geleneklerinde paylaşma kültürü olmadığı için “ya benimsin ya toprağın” anlayışıyla hareket ediliyor.

Oysa ABD, Rusya ve İran çıkar ilişkilerini çok daha ince yöntemlerle değerlendirebildikleri için birçok kriz alanında -ve hususen bugün Suriye’de- kazananlar listesine adını yazdırabiliyorlar.

***

Buna mukabil, Körfez monarşilerinin durumuna bakın. Hem Suriye’de hem de genel olarak bölgesel bloklaşmada en büyük rakipleri olan Katar’ın safında yer aldığı için husumet besledikleri Türkiye’nin başarısızlığına -sanki bu kendi başarıları anlamına geliyormuş gibi- seviniyorlar.

ABD, Rusya ve İran’ın aralarında anlaşıp Suriye’nin kuzeyinde yeni bir Kürt antitesi oluşturma girişimlerine yalnızca bu işten Türkiye zararlı çıkacak diye alkış çırpıyorlar. Bu refleks devlet refleksi değil.

Evet, bizim Suriye’de vaktiyle peşinden gittiğimiz politikanın da neticede bugün ortaya çıkan tablonun da pek övülecek bir yanı yok. Ama hiç değilse göstereceğimiz refleks devlet refleksi olsun.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Ocak 2018 00:11
İşidin ( DEAŞ ) ABD tarafından kurulduğu ve dünyanın muhtelif yerlere taşındığı,desteklendiği silahlandırıldığı aylardır yazılıyor. Bu kısmı ince fikir olarak işlemişsiniz. Sayın yazar ; eğer bir makalede ince saptırmalar var ise yazara soru işareti koymak lazımdır ???????
d 11 Ocak 2018 15:28
ABD ile suriyede demokrasi getirdik.ABD bop u tamamlıyor.Bize 3 milyon kardeş kaldı.Kucaklaşmak için sınırımıza pkk yı yerleştirdik.Şimdi bize saldırmazlarsa kapıları açıp sarılmayı bekliyoruz.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 14:46
Kararda İbrahim ( 1) yenişafakta İbrahim (2) var olduğunuz sürece Suriye’de kazanamasıniz
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 13:56
faşizm bir çocukluk hastalığıdır, aşağıda suriyeli sığınmacıları aşağlayan faşitlerin işleri zor.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 13:47
Vahşete destek vermek olmaz. Insanların yaşadığı topraklara saygı duyulmali. Rüzgar eken fırtına biçer. Suriyeden Türkiye gerçekliği için çok ders çıkartılmalı. Ama realite tersi yönde ders çıkartıldığı görülüyor.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 13:44
Spontane
Kürşad 11 Ocak 2018 12:16
Zarardan kâr ettik .Sadece ama kaybeden sadece mazlum halk old u tam manası ile kazanan yok.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 11:42
Turkiye de kurt fobisi devam ettikce turkiye kaybetmeye mahkumdur...
Takipci 11 Ocak 2018 11:18
Kersin kazanan: Israil. Kesin kaybeden: Turkiye. Digerleri henuz tam netlesmedi.
Ben 11 Ocak 2018 09:26
Her zaman duygu ile değil akıl ile hareket etmenin önemi ortaya çıkıyor. Oyun kurmayı başaramadık, karşı tarafı hiç şaşırtamadık. Elimizi çok açık ettik, ezberlerimizi tekrar ettik, B ve C planlarımız yoktu. Derin analizcilerimizin aklı da ancak komplo teorilerine basıp gerçek bir strateji oluşturamadığımız için Suriye'deki başarı seviyemiz böyle oldu diyebiliriz.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 11:55
1
mesele sadece duygu meselesi olsa yine bir çözümü var. mesele kapasite meselesi. bu yönetimin ne ülke yönetmeye ne de dış politika yönetmeye kapasitesi yok. olayları analiz yetenekleri, bilgileri, becerileri bu kadar.
Ayşe Ünver 11 Ocak 2018 08:14
4 milyon ne olduğu belirsiz arap mültecinin içeri sokulması ve bunların bakım yükünü zaten asgari şartlarda yaşayan Türk halkına yıkılmıştır.En büyük kaybı Türk halkı yaşamıştır.
Oguz 11 Ocak 2018 11:02
20
Ayse sen böyle düsünmeye devam et, bakarsin gün gelir, sende suriyeye gitmeye mecbur kalirsin, cünkü avrupa senide almayacagindan..
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 17:58
0
Oğuz okuduğunu anlamamış. Suriye yi kaşımasalardı bu kadar göç alınmayacaktı. Kendi halkın refah seviyesi dibe vurmayacaktı. İşsizlik rakamı ortada. Yabancı sermaye gidiyor. Tarım turizm kötü. Sonrasını birlikte göreceğiz. Umarım sende bundan etkilenen kişiler arasına girdiğinde fikrin değişecektir. Yaşamadan bilmeyeceksin.
evin 11 Ocak 2018 07:52
vergilerimizle suriyenin en eğitimsiz ve vasıfsız 4 milyon vatandaşına bakıyoruz. esad bunu rüyasında görse inanamazdı...
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 11:35
18
Verginin nerelere harcanacağını hükumet karar verir. Hoşuna gitmiyorsa seçimde oy vermezsin. Maliye çalışanı gibi her siyasi icraatı vergi ile yorumlayamazsın. Sonra senin gibi düşünmeyen ama senden çok vergi veren biri gelir sana vergin kadar konuş der.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 11:57
1
karar okuru. insansınız. Allah sizi insan olarak yaratmış. siz de kendinize insan muamelesi gösterin. başkalarının malı gibi davranmayın. ne demek hükümet karar verir. hükümetin harcadığı para senin paran. hükümet sana harcadığı paranın hesabını vermek zorunda. öyle canının istediği gibi harcayamaz.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 18:01
0
11.35 karar okuru. Çok yazık sana dokunduğu zaman sesin çıkar. En kısa zamanda sende yaşa da gör
cevat karakalem 11 Ocak 2018 04:42
Suriye tipi krizlerde belirleyici olan, reel politik acisindan soyluyorum, sahada tam kontrol altinda silahli guce, buna kullanacak iradeye ve bu gucu "acimasiz" bir bicimde kullanmaya baglidir. Iran Hizbullah milisleri ile bu uc bilesene sahipti ve istedigini aldi buyuk oranda. Rusya'da Obama'nin naif ve pasif politikasini firsat biliip gene gucunu sinirsiz bir bicimde kullandi. Turkiye'nin en buyuk sanssizligi Obama'dir. Ilk buyuk kimyasal saldiridan sonra baslatilacak kisa ama etkili bir hava harekati ile Sam yonetimi pes ederdi.
Mehmet 11 Ocak 2018 11:06
1
Sonra da en iyi ihtimalle ikinci bir Libya olurdu; selefi terör örgütlerinin cirit attığı, sürekli mezhep katliamlarının yapıldığı, devlet olmayan bir ülke. Ne zaman akıllanacaksınız acaba..
Ali Adıyaman 11 Ocak 2018 01:58
Bana göre en büyük kazanan taraf yüzlerce yıl ezilen Kürtler oldu ve en az kazanan tarafın adını yazmama gerek yok sanırım, ve ırkçılık Kürt düşmanlığı kütleri istemezükçülüğün geldiği Rusya’ya esir duruma düşmüş sevgili dostum putinciler kaybetti
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 10:41
9
Beyin göçerten bir yorum
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 12:07
8
ali bey, kürtlerin abdden silah almasını belli bölgeleri ele geçirmesini kürtlerin kazancı olarak kabul ediyorsan yanılıyorsun. savaşta en fazla en güçsüzler ezilir. abdnin çıkarı bittiğinde o silahlar kesilecek. bütün ülkelerin ciddiye alacağı en önemli kesim araplar, iranlılar ve türklerdir. sonuçta çatışmadan kürtler en fazla zararı görecek kesimdir.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 13:55
0
ali adıyaman adlı cesur solcu , abd ve kankaların ypg, güvenlik sağlarken işid geçiş yapıyor ne iş? diye soranlara cevap ver önce. ama solcular işin içinde abd olunca hemen kuyruklarını sıkıştırıp kaçıyorlar. papucumun çakma solcuları.
KARAR OKURU 11 Ocak 2018 17:32
3
ali beye hitaben yazdığım yoruma 4 tane olumsuz tık verilmiş. "yaşayın kürtler. aferin ne çok kazandınız" deseydim muhtemelen bu 4 olumsuz tık olmayacaktı. ama yazacağım da gerçek olmayacaktı. hem solcuların hem de kürtlerin olaya bakışları o kadar yanlışki. burdaki bir analizi bile kürt düşmanlığı olarak alıyorlar. ben kürt yandaşı da düşmanı da değilim. tıpkı türk yandaşı da düşmanı da olmadığım gibi. ben insandan yanayım ve kürtçülük de türkçülük kadar ırkçılıktır. ancak benim kürtlerin kazancı hakkındaki analizim bu durumun
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN