Back To Top
Dindarlara rövanş değil adalet yakışır

Dindarlara rövanş değil adalet yakışır

- A +

Son yıllarda dindar camiaya sirayet eden rövanşist, ötekileştirici ve kötücül dili gördükçe doğrusu endişeye kapılmamak mümkün değil. İfadeyi kullanmaktan haya ediyorum ama, giderek toplumun en itibarlı kesimlerini bile istila etmeye başlayan ‘dindar zombiler’ hiçbir ahlaki ve vicdani kural tanımadan kendileri dışında herkesi hain ve bir kötülük objesi olarak ilan etmekten çekinmiyorlar.

Aslında toptancı bir yaklaşım hatasına düşmemek için belki de bu ifadeyi “devşirme zombiler” olarak kullanmak daha doğru bir tanım olacaktır. Zira devşirme yoluyla muhafazakar camiaya monte edilen bu kesimlerin dini hassasiyetlerle uzaktan yakından bir alakası bulunmamaktadır.

Toplumda adeta bir kirlilik sembolü haline gelen bu zombiler, kimi zaman dini değerlerin arkasına saklanarak, kimi zaman da siyasi siperlerde gizlenerek herkese ateş ediyorlar. Böyle bir saldırıya muhatap olmanız için özel olarak bir eylemde bulunmanız gerekmiyor. Mesela referandum sürecine girdiğimiz şu günlerde, çok doğal olarak “Referandum bir vatanseverlik testi değildir, ‘evet’ de, ‘hayır’ da bir özgür irade beyanıdır” demeniz bile bu çevrelerin saldırısına muhatap olmanız için yeterlidir.

***

Özellikle yazılı, görsel ve sosyal medyada konuşlanmış bulunan bu saldırı timleri hoşlarına gitmeyen her türlü fikir beyanını, farklı duruşları ya da eleştirel bakışları anında susturmak için her türlü hakareti ve itibarsızlaştırmayı adeta bir vatanseverlik vecibesi olarak görmektedirler.

Maalesef birtakım İslami sembollerin siyasetin diliyle birleştirilerek kendi kutsiyet ikliminden uzaklaştırılması, bu da yetmiyormuş gibi şovenizmin kaba diliyle köpürtülerek hamasi bir söyleme dönüştürülmesi toplumda derin tahribatlara yol açmaktadır.

Çünkü vatan, millet ve din gibi değerlerin kendi asli anlam dünyasından kopartılarak bir ‘meydan okuma’ aracı haline dönüştürülmesi, maalesef toplumsal hafızada adalet, vicdan ve ahlak gibi temel değerleri çürüten zehirli bir etkiye dönüşmektedir.

Oysa İslami hafızanın özünde ‘insanları hayra çağıran ve kötülüklerden alıkoyan’ ümmet olma bilinci’ bulunmaktadır. Prof. İlhami Güler bir makalesinde bu konuda çok önemli bir tespitte bulunuyor: “Hz. Muhammed, Medine’ye yerleşirken orada bulunan gayrimüslim insanlar ile adalet, eşitlik ve özgürlük ilkelerine dayalı bir toplum sözleşmesi kurdu. Bu birlikteliği nitelemek için de ‘ümmet’ kavramını kullandı.”

***

Hal böyleyken, ahlak, hukuk, özgürlük ve vicdan gibi konularda daha çok hassas olması gereken dindar insanların adeta bir intikam duygusuyla hareket etmesi endişe vericidir. Bu kanaatimi haksız ya da aşırı bulanlar olabilir. Kuşkusuz bu asla bütün dindarları kapsayan bir genelleme değil. Ama bir hakikatin de altını çizmekte yarar var.

Zira gerek yüz yüze muhatap olduğum tanıklıklarda, gerekse yazılarıma gelen yorumlarda, “Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca dindarlara zulmedildi, artık o günler geride kaldı ve şimdi biz iktidardayız, dolayısıyla şimdi sabretmesi gerekenler onlar” benzeri ifadelerle karşılaştığımda kelimenin tam anlamıyla irkiliyorum ve korkuyorum.

Evet Cumhuriyet tarihinin önemli bir bölümünde despotik iktidarların yaptıkları, Cumhuriyet’i de utandıran karanlık sahnelerdir. Ama bütün bunlar dindarları rövanşist yapmaz. Eğer dindarlar da rövanşist ve intikamcı olacaksa, o zaman dindar olmanın ne önemi var ki...

Allah müminlerin temel davranış kriterlerini Nisa Suresi 135. Ayette çok net olarak belirlemiş: “Ey iman edenler, adaleti ikame etmek/uygulamak için öncülük edin. Kendiniz, anne-babanız, akrabanız aleyhine olsa bile; zengin-fakir ayrımı yapmaksızın, Allah için şahitlik yapın. Adaleti yerine getirmede nefsiniz size engel olmasın. Eğer, eğilip-bükülür, hakikati söylemekten kaçınırsanız, bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Yazdıklarınız bizim gibi söylemek istediklerini söyleyemeyenlerin dili olmuş. Sizin gibi vicdanını ve merhametini kaybetmemiş aydınları görünce biraz daha ferahliyoruz. Saygılar
ASlı 20 Şubat 2017 11:05
Siyasal islamın bitişidir. 1980li yıllarla başlayan islamın 1990 yıllarında zirveye ulaşmasından sonra artık iniş vakti. peki Türkiye ne katkı sundular. bana kalırsa dinin içi boşaltıldı ve en büyük zararı islam aldı. bugün ben müslüman olmasam, din olarak islamı seçmezdim. bundan dahası var mı? ekonomi, siyasi, dış politikayı geçtim
Erdem 18 Şubat 2017 18:52
Çok iyi bir yazı olmuş, adeta yüreğimdeki kırgınlıkları kaleme almışsınız. Alttaki yorumların da yazıya kattıkları göz ardı edilemez. Özellikle İnönü dönemi ile açıklayan yazı, yola çıkanların yerini yoldu bulunanların almasını anlatan yazılar çok iyi olmuş. ibadet edenin sade Allah rızası kazandığı dünyevi olarak da kaybettiği dönemde insanları ayırt etmek daha kolaydı söylemini şahsen ben de sık sık dile getiriyorum. Mehmet Bey böyle bir gazeteyi okumamıza vesile olduğunuz için, bu yorumlara vesile olan yazılarınız için ve her türlü görüşe açık olmanızdan dolayı sizlere teşekkür ederiz.
mehmet 18 Şubat 2017 14:08
Allah bu dilinizi teriu taze etsin...
Erdem 18 Şubat 2017 09:17
Çok iyi bir yazı olmuş, adeta yüreğimdeki kırgınlıkları kaleme almışsınız. Alttaki yorumların da yazıya kattıkları göz ardı edilemez. Özellikle İnönü dönemi ile açıklayan yazı, yola çıkanların yerini yoldu bulunanların almasını anlatan yazılar çok iyi olmuş. ibadet edenin sade Allah rızası kazandığı dünyevi olarak da kaybettiği dönemde insanları ayırt etmek daha kolaydı söylemini şahsen ben de sık sık dile getiriyorum. Mehmet Bey böyle bir gazeteyi okumamıza vesile olduğunuz için, bu yorumlara vesile olan yazılarınız için ve her türlü görüşe açık olmanızdan dolayı sizlere teşekkür ederiz.
Serhat Güven 18 Şubat 2017 07:49
Zulümle Abad olanın sonu berbat olur.
Sabri Ayçiçek 18 Şubat 2017 02:05
Yazıyı ve yorumları okudum.Ve bir tarihi yolculuğa çıktım bilim dünyasında.Aklıma önce 1933'teki üniversite reformu geldi ve ilk "kanserle mücadele cemiyetini" kuran prof.dr.Hamdi Suat Aknar,60^sında üniversiteden atılmıştı. 84 yıl sonra ilk noröpsikolog Öget Öktem Tanör de KHK ile 82 yaşında atıldı üniversiteden. Bu kadar benzerlik insanın içini acıtmaktadır. Oysa "adalet güzeldir yöneticilerde olursa daha da güzeldir" diye hadis de var.
Vatandaş 18 Şubat 2017 00:00
İslamcıların iktidarlarında da cumhuriyet elitleri dediğimiz zümrenin egemenliği nedeniyle çoğunlukla muktedir hissetmedik kendimizi. bu dezavantajlı durum, davamızı daha çok anlatma misyonu ile yaşamamızı sağladı, bu siyasi mücadelenin arkasında da tebliğ düsturu referans alındığı için bu kutlu davaya ömürler adadık. azınlıktaydık hep. fakat ak parti iktidarlarında bizim anlatıp durduklarımıza inanmayan, gülüp geçen, alaya alanlar bu iktidarın bir gün gideceğini düşünmüş ve sağlam mevzilerde bekliyorlardı. ama baktılar ak parti gitmiyor her geçen gün artan imkanlardan yararlanabilmek için toplanmaya başladılar. Bu sonradan gelenlerin rüzgarı ile muktedir de olduk. fakat bu sonradan gelenler bu duygusallığa yeni müptela oldukları için bizim temelde bulunduğumuz ve esastan haberdar olduğumuz için özgüvenli eleştirilerimize tahammül edemiyorlar. tabi lider de bu rakamsal sonuçlardan hoşnut olduğu için ev sahiplerinin eleştirisinin matematik etkisini önemsemiyor. bizler haklıyız diyoruz ama dinleyen yok. şimdi sadece safları sıklaştırmakla hesaba çekiliyoruz. safa sonradan gelip ilk düzeni bozacakları duymak istemiyorlar. konuşmayın, durun deniyor. sormayın, söylemeyin, istemeyin. isteyene değil istediğimize veririz dönemindeyiz.
KARAR OKURU 18 Şubat 2017 03:36
1
Kaliteli bir yorum. Tesekkürler.
GARİP ŞOFÖR. 17 Şubat 2017 20:05
Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.
saadetli 17 Şubat 2017 20:05
Mehmet Beyin yazısı genelde doğru,acı tespitlerle dolu.Ama dindar zombi ifadesi yakışmamış.İstismar edilmeye açık ,maksadını aşan bir ifade...
Hüseyin Ersoy 17 Şubat 2017 18:01
Milli şef dönemini her fırsatta yeriyoruz haklı olarak ama son zamanlardaki uygulamara bakarsak o döneme doğru evrildiğimiz hissine kapılıyor insan. Umarım yanılıyorumdur. Rövanşizm sanki en tepedeki yönetenler tarafindan teşvik edilmeye çalışılıyor gibi geliyor bana. Özellikle gezi olaylarından sonra tabanı konsolide etmek için çokça yapıldı bu. Hem yaratılanı seveceksin yaratandan ötürü, hem de belli bir kesimi şeytanlaştıracaksın. Bu duruş referansını İslam'dan almakla örtüşmüyor. Saygılar.
neron11 17 Şubat 2017 17:23
işte o geride kalan zulmün yeniden hortlamaması içindir bu çaba,siz ya safsınız ya çok iyi niyetli,o günler geride kalmışmış,ne geride kalması,nasıl geride kaldı peki,o kesime direne direne,o kesim boş duruyormu peki asla hayır,o zaman merhameti olmayana merhamet edilmezide bilmek gerekir.
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 22:43
0
Söylediklerinden anlaşılan sadece kin ve nefret ile kışkırtıcılık...şu an, bahsedilen o dönemde, inançları nedeni ile eziyet çektikleri söylenen insanlar değil, bunu aleni ve abartılı kullanıp, aslında masada ve kasada yoktuk diyenlerin icraatta olduğu bir dönemdeyiz...ne zulümmüş beee...60 lı yıllarda bile 8 sene her yaz sabahtan akşama kadar camide hocanın önünde diz çöküp sureleri hatasız ezberleyen biri olarak, asla zulüm filan olmadı...sadece o dönemdeki müslümanlar gerçek inanç ve vicdan sahibiydi, güvenilir, doğru insanlardı...yani şimdikilerde olmayan nitelikler...Allah hakkımızda hayırlısını versinde senin düşüncelerindekiler tarih boyunca hiç huzura ermedi..
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 17:22
İşte bu karar kalitedir Müslüman sağduyuludur
peki ağzını açanın soluğu cezaevinde aldığı bir ülkede sabahtan akşama kadar iftira hakaret ve nefret suçu işleyen bu zombi sürüne neden dokunulmuyor?Bu zombilere neden savcılar ilişmez ?Bu zombilere hangi güç merkezi düzenli olarak maaş veriyor...bence kendimizi kandırmayalım artık Tuz Kokmuş...
Benze tavşana kaç tazıya tut yapılıyor..Mesele bu zombiler olmamalı..Asıl mesele kim hanhi muktedir güç merkezi bu zombileri perde arkasından organize ediyor destekliyor.Düşünün tek bir tweet yüzünden 24 sat geçmeden evinden sabah vakti göz altına alınan bir ülkede bu zombilere neden dokunulmuyor? neden hiç bir savcı yargıç soruşturma açmıyor?Sabahtan akşama kadar bu zombi sürüsü alanen nefret suçu işlerken neden bir gün kapılarına polis dayanmıyor? o zaman demek ki asıl mesele zombiler değil..Asıl mesele Kim ya da hangi muktedir bu zombilere yol verip onları finanse ediyor..bence Toplumun kahir ekseriyeti bu zombileri kimin finanse ettiğini kimin kullandığını gayet iyi biliyor..İnsanlar başlarına iş açmamak için bunu dillendirmiyor...
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 15:22
İNSANA adalet yakışır
halis 17 Şubat 2017 14:47
Eskiden bir nebze işler kolaydı namaz kılana hor bakılır başörtüsü takan küçümsenir devlette mevkiler kısıtlanırdı dolayısıyla ibadet Allah.cc.için yapılırdı dünyalık pek bir getirisi yoktu şimdi at izi it izine karıştı o saflık gitti onu koruyamadık kirletildi kirlettik
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 14:46
Mehmet bey, bu devşirme zombiler ne Tayip Erdoğana ne de AKP'ye gönülden bağlılar. Bunlar kendi konumlarını, emek sarf etmeden oturdukları koltukları, kaptıkları köşe başlarının ellerinde gitmemesinin mücadelesini veriyorlar. Bu zombilerin yüzünden Erdoğan'a ve AKP'ye olan güven her geçen gün gittikçe de azalıyor. Çünkü toplumdaki vicdan sahibi AKP'liler bunların AKP'nin iktidarını kemiren fareler olduklarının farkında. Fakat her nedense AKP yönetimi bunun ya farkında değil, ya da bu zombiler onlar için birer maşa, al gülüm ver gülüm yapıyorlar.
4.mehmete yaşlı bir yeniçeri devlet kul iledir kulda pul iledir pul reayadan elde edilir memlekette reaya kalmadı der.referandumdan ne çıkarsa çıksın önemli degil.ama devlet her halukarda vergiyle döner.memur Emekli maaş ister.koskoca cihan padişahlarının en büyük sorunu maaş ödemek olmuştur.kanuni altın kap kacak bozdurmuş.referandum için yapılan her türlü yanlış ülkeye zarar.esnaf,çifçiye,işletmelere verilen iyi.zorla istihtam iyi degil.vergi indirimleri iyi her sektöre yayılmalı yabancıya konutta 0kdv iyi degil.adamlar /18ucuza alacak bunu /8karla /10ucuz satsa ucuzluyan konut ve ucuzlama beklentisiyle alımı durduran yerlinin ekonomiye verecegi zarar düşünüldümü.insanda adalet duygusu varmış sana 1eşek komşuna 10eşek verelim deseler ne bana ne komşuma der insan.şimdi bu adaletsizlik benim gibi haksızlıga tahammül edemeyenlerde parasını mevduattan çekip bankada kiralık kasaya koymaya giderse ne olacak.yabancınınki parada bizimki para degilmi.vergi indirin ama herkese çifçiye esnafa işçiye memura istediginiz kadar verin.verdiginizin fazlası gelir ama kapütülasyon yapmayın.bu millet size canını verdi malını verdi.sizde art niyetli degilsiniz ama bu iş yanlış.hamiyetime dokunuyor.rahmetli erbakan millete verdi gurbetcilerin parasına verdi permi hakkı verdi.dövüz getirmenin yolu bu gurbetcilerimize verin.adil bir yol muhakkak vardır yatta vergiyi alın arabada indirin hepimizin arabaları eskidi.70sente muhtaç olduk yinede malımızı vergisiz satmadık.mütekabiliyet ilkesi var bunu yapan yabancı bir ülke varsa bizde bilelim.konut alana vatandaşlık verin tüm dünya yapıyor.ama dünyanın yapmadıgını bize reva görmeyin.aynı sitede 920bine yabancı alsa hiç bir yerli 1milyona almaz 180binlira pahalıya oldugunu düşünür olan müteahite olur.
haberin var mı..... 17 Şubat 2017 13:54
cehalet,ahlak,vicdan,toplum bilinci,özgürlük kavramlarını din adına kullanmaya başlar, zamanla indirilen din ile,kullanılan din arasında yer değişimi olur ve cahilin her eylemi artık, kutsallaşır. ilk iş,kadınların erkek gölgesinde kalması ve obje sınırlarını geçmemesi ile ilgilidir,sanki din böyle emretmiş gibi....bu sistem toplumda,eğitimin bozulmasını,kalitenin kaybedilmesini,sanat ve spordan uzak,ezberci,cehaletin arzu ettiği yeni nesiller türetir,zaten dinci zombiler bunu istemişlerdir.artık bu iş, en uç noktalara kadar,hızla çarpıtılarak gider ve toplumun geleceği için,büyük tehlikeler doğurur... öç alıcı söylemler,kin gütme artık toplumda bu zombiler tarafından meşrulaştırmaya çalışılır.çok hazin olan bu sistemin tehlikesini,en sonrada muhafazakar mantalitedeki kişiler dile getirirler ,aslında vaziyetin buralara geleceğini pek hayalde edememişlerdir, ne yazıkki, laikliğin, sosyal devlet anlayışının,hukukun üstünlüğünün,demokrasinin,çoğulculuğun,devlet bilincinin ,adil olabilmenin,yaranmacı olmadan yaşama ve yaşatmanın farkına varmışlardır... belkide düşünürler bazen,pisa 2016 da 70 ülke arasından 52. olan eğitimdeki korkunç halimizi....işte böyle yaklaşır hızla bir toplum dibe....
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 13:02
Ah hocam ah, bir türlü diliniz varmıyor , "dindar " ile muhafazakâr çok ama çok farklı, birileri birini diğerine hep yamamaya çalışıyor, birini eleştirirken diğeri de içine giriveriyor nedense.Bunların tasavvurları da farklı , pratikleri de.Bak siz bile onları karıştırıyorsunuz, zoraki ayrı isimlendirme yapiyorsunuz.
Vatandaş 17 Şubat 2017 12:45
"Dindarlığını Allah'a göster bana insanlığın lazım" diye bir söz okumuştum bir gün
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 13:51
0
Çok yerinde bir cümle.
Bülent 17 Şubat 2017 12:37
Esasında kral'dan izinli ama kral'dan çok kralcı görünen tiplere göre siyah ve beyaz dışında bir başka renk yok. Yine bu tiplere göre bu dönemde tebliğ, irşad, davet gibi kavramlara literatürümüzde yer yok ve haşa İslam kendi algı dünyalarındaki Ak parti'ye/lidere/ideoloijisine muhtaç. Adam refrandumu sistemsel bir tadilat olarak görmüyor, bir varlık mücadelesi olarak görüyor. Hatta iman-küfür mücadelesi olarak görenler dahi var. Mahallemizin ağır abilerinden birisi bu tadilatla halifelik yetkisinin Cumhurbaşkanı'na devredileceğini söylüyordu. Bu ağır abimizi ciddiye alanlar için referandum müthiş önemli ve imani bir zorunluluk! Bırak Hayır demeyi kararsızlık veya sandığa gitmemek bile hain olmak için geçerli bir sebep. Dayatılan algı'ya ve dost sitemlerine, taşlarına inat sandığa gitmiyorum kardeşim! Artık ne Ak parti'nin hatalarına ortak olmak ne de statükocuların yanında yer almak istemiyorum. İki taraf "out", prensipler "in". Trollerin oluşturduğu algı'ya esir olmayı zül addediyorum.
Bülent 17 Şubat 2017 13:00
3
Not: İlhami Güler sıkıntılı bir ilahiyatçıdır. Eserlerini okurken dikkatli okumakta fayda var...
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 15:31
0
sizi anlıyorum ama oy vermediğinizde de bir tarafa katkı yapmış oluyorsunuz, bunu unutmayalım
Bülent 17 Şubat 2017 15:49
0
Dolaylı olarak yeryüzünde etkileşim içinde olmayan bir şey yok. İkisini de reddetmenin başka bir yolu varsa buyurun, söyleyin.
Bülent 17 Şubat 2017 19:14
0
Bu öğretilmiş bir çaresizliktir. O mantıktan hareket edeceksek, uçmak gibi tabii bir eylemini gerçekleştiren kelebeğin kanat çırpması dünyanın yarısını dolaşacak bir kasırga'ya neden olabilir. Şu dar-ı dünya'da etkileşim içinde olmayan bir şey var mı ki! Komünizm'i bitirmek için kapitalist olmak zorunda değiliz!
Adalet 17 Şubat 2017 12:33
Allah razı olsun harika bir yazı.
Mustafa Bayrak 17 Şubat 2017 12:18
Bu utangaç çığlıklar için korkarım ki çok geç kaldık. "Devşirme zombilerin" ürettiği kirlilik kapımıza dayandı.
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 11:52
Islamcilarin egitim seviyesi genelde dusuk, topluma positif katkida bulunma kapasiteleri sinirli, o nedenle rovansist duygularla hareket edip tatmin oluyorlar, hayati hem kendilerine hem de cevrelerine zehir ediyorlar, ama uzun donemde kazanma sanslari yok, cunku dunyadan bihaberler...
Umut SAYAR 17 Şubat 2017 11:48
Bu yazıdaki tespitlerin tamamına katılsam da, bitirdiğimde üzüldüm; çünkü artık kendimi toplumda konumlandıramıyorum. Benim dindarlığım Allah katında değil de toplumda ve siyasi tercihlerim ile mi derecelendirilecek? Siyaseten muhalif olduğumda dindarlar benim karşımda mı olacak şimdi? Zulüm etme peşindeler mi? Eğer daha da azarlarsa bana git mi diyecekler? Acaba biz artık aynı gemide değil miyiz?
Irfan 17 Şubat 2017 11:12
Mumin olmak adaletsizliye karsi bas kaldirmaktir fetoculer bir zamanlar her seyi Mubah goruyodu ne haldeler gor
Irfan 17 Şubat 2017 11:09
Gardasim harita bi yazi sokaktaki insanlar bu yalama iftiraci insanlar yuzunden soyalist oldu 28 subatta vicdanli insanlar nasil muhafazakarlari desteklediyse simdide tam tersi olcak
Bir baba evlatları arasında ayrım yapıyor evlatlar bidaha onunla konuşmuyor.hasta olsa gitmiyor ölse ölüsüne gitmiyor.bir devletki nasıl kendi vatandaşı aleyhine yabancının lehine düzenleme yapar.hele vergi .askari ücretliden vergi al yabancı 10milyon dolarlık iş yeri alsın 8milyon tl vergiyi alma.devletin giderlerini kim karşılıyacak bana ne dolardan ucuz olsa alacak degiliz yüksek olsa satacak degiliz.80milyon vatandaşın kaçının cebinde dolar var.adalet ve kalkınma partisinin bundan vazgeçmesi vatan ve millet maslahatıdır.kaç ev satılacak atılan taş ürkütülen kurbagaya degecekmi.kırılan kalpler küsen yürekler bir daha düzelecekmi.
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 10:43
Siyaset pis bir iştir, dini alet edersen onu da kirletir
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 10:40
Sayın yazar bu yazınız dört dörtlük olmuş bütün duygularımıza tercüman oldunuz. Bugün kral çıplak diyemezsek yarın geriye ne kral kalacak ne de krallık. Her zamanki gibi gemiyi de ilk fareler terkedecek.
Hasan 17 Şubat 2017 10:34
Mehmet bey güzel bir yazı olmuş. Peygamberimizin Mekkeyi fethinden sonraki tutum ve tavırları bize örnek olmalıdır. Hem kendimize dindar deyip hem de yanlışı biz yaparsak Allah(cc) bir gün bizi doğrultur. Ama o zaman geç olur. Saygılarımla..
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 10:10
Mehmet Bey selamlar, Öncelikle kendi mahallenizi eleştirme ve doğruyu hatırlatma geyretinizi tebrik ederim. Doğru tektir. Ahlak, hukuk, özgürlük ve vicdan doğrunun yanında olmalıdır, bunun tartışılacak bir tarafını göremiyorum. Bunun yanında küçük bir eleştiri/ekleme yapmak isterim. "Hal böyleyken, ahlak, hukuk, özgürlük ve vicdan gibi konularda daha çok hassas olması gereken dindar insanlar.." demişsiniz. Bana göre bu düşünce yanlış, bu kavramlar dindarlar kadar, dindar olmayanların da hassasiyeti olmalı. Ben dindar biri değilim, dini inancım yok fakat başta ahlak ve vicdanın gerekliliğine inancım tamdır. Mahallenizin devşirmeler tarafından ele geçirilmesine gelince.. Bu devşirme dediğimiz çıkar toplulukları, her daim zamanın güçlüsü etrafında kümelenir. Zamanında bizim mahallemizi sahiplenip Atatürk maskesi altında din düşmanlığı yapanlar da bunlar ve bunların fikir babalarıdır. Malesef bu çıkar toplulukları zamanla bizim mahallenin içini boşaltıp halkı bize düşman ettiler, görüyorum ki aynı kaderi şimdi siz yaşıyorsunuz. Buradan bir ders çıkarmak gerek. Devşirmelerin bize dayattığı suni kavgalardan kurtulup dindar/dindar olmayan ayrımını aştığımız, birbirimizi kategorilere bölmemeyi başardığımız günü görmeye can atıyorum. Sevgiler, saygılar.
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 12:10
0
Size katılıyorum: dindar olmayanlar ile dindarların uzlaşabileceği birçok konu var.
KARAR OKURU 19 Şubat 2017 00:33
0
dindar olmayan dindar ayrımı suni bir ayrım. Artık insanlara bu şekilde bakmaktan vazgeçmek gerekiyor. İnsanlar arasında, topluluklar arasında, bölgeler arasında vs pekçok farklılık vardır. bunlardan bazıları gerçekten sıkıntı olan durumlar (mesela kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışanlar ile diğer insanlar arasındaki ayrım suni değil, gerçek bir ayrımdır) ancak pekçoğu sadece suni ayrıştırmalar. gerçekten sıkıntı olan farklılıkların dışında, diğer farklılıkları bir zenginlik olarak görüp, farklılıkların biraraya yaşayabileceği bir sistem gerekiyor bu sistem de aslında var. hukukun üstün olduğu, insan haklarının hakim olduğu, düşünce ve eylem özgürlüğü olan, demokratik ve laik bir ülke hem bütün dinlerdeki insanların, bütün uluslara mensup insanların birarada yaşayabileceği bir ülkedir. Laiklik, sadece dindar olmayanların değil, aynı zamanda dindar insanların da dini inanışlarını en iyi şekilde yaşayabilecekleri bir sistemdir. Ülkemizdeki laik sistemi kastetmiyorum tabii. Çünkü ülkemizde "türk tipi" laiklik var. ülkemizdeki pekçok şeyde olduğu gibi laiklik de uluslararası değil "türk tipi".
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 10:09
Sevgili Mehmet OCAKTAN, günümüz Türkiyesinin maalesef geldiği nokta bu ve gerçekten bu çok acı. kaleminize sağlık. Yıllardır desteklediğimiz partinin bunu önemsememesimi acı olan, veya yok vermesimi, bu dahada kötü. maalesef iktidar sınavını kaybediyoruz.
serdar k. 17 Şubat 2017 09:56
Yazınızı çok değerli ve anlamlı buldum sayın Ocaktan. İslam'ın en büyük amacının adaleti tesis olduğuna inanlardan biriyim. Bilge Kral Aliya, 27 Eylül 2003 tarihinde, yani ölümünden 22 gün önce verdiği son televizyon mülakatında şu "müslümanca" tavsiyede bulunuyor: "İntikamı değil, adaleti isteyin."
m.p 17 Şubat 2017 09:36
birçok kanal eski fetöcü kanalların yerini aldı onlar da din adına neler yaptılar neler sonuç ülkemize verdikleri zarar ortada iken onları eleştirenlere bakın aynısını yapıyorlar çok yazık birde dindarlar diye bahsediyorsunuz ne dindarı bunlar fetonun bir başka versiyonu gerçek müslüman uyanık ol ahlaksız çıkarcı yalakalara dikkat et dikkat etki ülken bölünmesin
Emekli bir vatandaş 17 Şubat 2017 09:33
Çok mükemmel bir yazı.Allah razı olsun.28 Şubat post modern darbesi sonucu genç yaşta mesleğimden ayrıl ak zorunda kalan bir vatandaş olarak bahsettiğiniz rövanşist uygulamalardan çok rahatsız oluyorum.Bahsettiğiniz gibi sadece sonradan eklemlenmiş "zombiler"değil yıllardan beri mütedeyyin camiada bulunan çevremdeki dost,ahbaplarım da aynı durumda.İnanın ben bir emekli öğretmen subay olafak gerek eğitimle ilgili bazı yanlışlıkları gerekse askeri konulardaki iktidarın yaptığı uygulamalara olan eleştirilerimi açıkladığımda bırakın hainliği ehl-i iman tarafından ehl-i küfür olarak damgalanbiliyorsunuz.Slogan müslümanlığından ileri gitmeyen bir toplum oluştu maalesef.Bu olayların bu hale gelmesinde "iktidar dilinin" de etkili olduğunu düşünmekteyim.Geçenlerde genç bir dostla sabah namazı bir çorba içerken olay geldi referanduma.Benim bu konudaki fikrimi soruyordu.Ben de konuya girmemeye ne kadar özen gösterdiysem de konudan kaçamadım.Genç dostuma "şimdiye kadar 4 referadum yaşadım,3 oyum"Hayır"idi,1oylamada "Yetmez ama EVET"dediğimi" söyledim.Hayırlardan pişman olmadığımı ancak 'Evet'ten pişman olduğumu ifade ettim gerekçeleriyle.Pişman olduğum 12Eylül 2010 referandumuydu.Burada üç madde için "evet'dedim.1.madde:YAŞ kararlarının yargıya açılarak olağanüstü durumlarda(12 Mart,12 Eylül,28 Şubat)silahlı kuvvetlerden ilişiği kesilen personele haklarının verilmesiydi.Kısmen gerçekleşti,tamamı değil.2.madde:HSYK'nin durumu .Sonuç malum.3.madde:Yargının tek çatı altında toplanmasıyla ilgili madde.15 Temmuz başkaldırısına kadar 6 yıl hiç gündeme getirilmedi.Bunun ne önemi var denilebilinir?Silahlı kuvvetlerde YAŞ haricinde ikili/üçlü kararnamelerle ilişiği kesilen personel AYİM'e müracaat edebiliyorlar.Ancak askerin attığı bir personeli sicil,atama yönünden komutanlara bağlı bir askeri mahkeme nasıl haklı bulacaktı.Nitekim de öyle oldu.Hiçbir dava mağdurların lehinde sonuçlanmadı.Böylelikle YAŞ mağdurlarının kısmen halarını almaları yanında "kararname mağdurları"ile "emekli olmak ve istifa etmek zorunda kalan mağdurların mağduriyetleri devam etmektedir.Bu durumda bu yapılacak referandumda "hayır"ihtimalim kuvvetli deyince o genç olaya dini vecheden bakmamı aksi tadirde vebale gireceğimi söyledi.Yani işi küfüre kadar götürdü.Durum oldukça vahim.Bu tür yazılarınızın devamını bekliyorum
Mehmet Bey adaletin olmadığı yerde adavet olur. Ülkemizde üst perdeden ekilen fitne kin intikam duyguları aşağılarda neşv-ü nema buluyor. adalet olsa bunlar olabilir mi? Biz hala istikrarı oy oranında arıyoruz. x bir parti %90 oy alsa ne olur, 3.sınıf dünya ülkelerinde ve Arap Afrika topluluklarindaki oy oranlarini hepimiz biliyoruz.Hangisinde huzur istikrar ve adalet var. Kılıç İstiklâlin, Adalet İstikrarın koruyucusudur. Allah adaletli olmayı ihlası iyiligi kardeşligi barışı emrediyor, evet çıkmazsa iç savaşa hazır olun emrini değil. Karar ailesi ve okuyucularina hayirli cumalar.
veysel 17 Şubat 2017 08:45
çok doğru ve güzel bir yazı
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 08:35
Dini emel ve amaçlarına alet eden ile dindarı karıştırmamak gerek. Kendi hırsları, gelecekleri,menfaatleri uğruna dini bir siper olarak kullananlardan hak, hukuk, merhamet, vicdan aramak beyhude. Hepimizin çevresinde çokça bunlardan var. Bunları hepimiz görüyoruz, aslında dindar olmadıklarını çok iyi biliyoruz. İktidar kimde ise güç kimde ise bunlar onların kuyruklarına takılırlar. Ne zaman ki güç gider, iktidar kaybedilir, bu güruh hemen yeni iktidarın en sadık müridleri olurlar. Bu döngü böyle sürer gider. Düne kadar devlete çöreklenmiş ve gücü elinde tutan feto'ya övgüler dizenlere bakın, hepsi şimdi sanki geçmişten beridir fetonun baş düşmanıymış görünümü vermeye çalışıyorlar. En iyi makam ve mevkileri işgal ediyorlar. Yarın devlet içerisinde başka güç odakları güçlensin bu guruh hemen oraya yanışır. Artık insanları dinlerine, ırklarına, renklerine göre değil insani değerlere verdiği öneme ve bu konuda ki tutarlılığına göre değerlendirmeli ve kategorize etmeliyiz.
O k u r 17 Şubat 2017 08:25
Adalet herkese yakışır. Ancak haini cezalandırmak adaletsizlik değildir. Rövanş almak hiç değildir. Hainlik hoş görülsün mü demek istiyorsunuz. Galiba dindar olmayı enayi olmakla karıştırıyorsunuz...
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 10:34
0
Sayın O k u r, hukukun ve vicdanın kilitlendiği bir yerde kimin hain olduğu hakkaniyetle belirlenebilir mi? Size sorum şu; devletin yasal kabul ettiği sendikaya üye olan, temiz dini duygularından faydalanınan sıradan bir cemaat üyesi ile ne yaptığını bilerek kendi ülkesine ihanet eden cemaat yöneticisi nasıl aynı kefeye konulabilir? Bir de bu "hain"lik müessesesi siyasilere işlemiyor mu? BYLOCK cu vekiller (her partiden olduğunu tahmin ediyorum) nerede? Referandumdan sonra halledicez demek, oylar için bunları görmezden geliyoruz demek değil mi?
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 11:47
0
Kimin hain olduguna siz mi karar veriyorsunuz? Hukuk devletinde her sucun cezasi kanunlarda yazilidir, bir kisi ancak mahkemede yeterli deliller temelinde suclu bulunursa cezalandirilir. Cezasini siz vermeye kalkarsaniz, bir gun baskasi da sizi cezalandirir, ortalik savas alanina doner, ulke yasanmaz hale gelir...
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 08:17
Yakışır değil mecburiyettir
Ghjj 17 Şubat 2017 03:53
Bu kısır döngü kırıldığı zaman bu topraklara yeniden huzur gelecek ama yakın vadede umut gözükmüyor.
KARAR OKURU 17 Şubat 2017 15:21
0
"Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu kaybetmedim." Umut bizleriz sevgili Ghjj :)
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN